
17 Ocak 1875’te bugün İstiklal Caddesi olarak bildiğimiz
Cadde-i Kebir’in bitiminde hummalı bir çalışma
yaşanmaktaydı. İstanbul’un ilk, Avrupa’nın ise ikinci metro
projesi açılıyordu.
Tünel,1875 yılında tamamlanıp hizmete girdiğinde, 1863
yılında açılan Londra Metrosu’ndan sonra Avrupa’nın ikinci
metrosu olma özelliğine sahipti. İstanbul halkının bu metro
ile tanışma macerası ise Eugene-Henri Gavand isimli bir
Fransız mühendisin 1867 yılında İstanbul’u ziyaretiyle
başlar.

Gavand, bu ziyareti sırasında dönemin önemli merkezlerinden
Galata ile Pera yani Karaköy ile Beyoğlu arasında yoğun bir
insan trafiği olduğunu fark eder. Bu dönemde Karamliköy
İstanbul’un en ön bir finans merkezi konumundaydı ve
İstanbul Borsası, bankerler, bankalar, gümrük ve işyerleri
bu semtte toplanmıştı. Beyoğlu’nda ise; eğlence mekânları,
oteller, lokantalar, elçilik binaları ve konutlar
bulunmaktaydı.
Araştırma
ve Gözlem
Henri Gavand, bu iki merkezdeki insan trafiği ile ilgili bir
araştırma yaptı ve Galata ile Beyoğlu arasında günde
yaklaşık 40 bin insanın gidip geldiğini tespit etti. Üstelik
bu insanlar oldukça dik ve yorucu bir yokuşu kullanmak
zorundaydılar. Gavand, bu iki merkez arasında yerin altından
giden ve asansör tipinde bir demiryolu projesinin hem bu
insanların işini kolaylaştıracağını hem de kendisine ciddi
bir gelir getireceğini düşünerek kolları sıvadı.
Çalışmalar Başlıyor
Henri Gavand’ın İstanbul Metrosu’nun ilk nüvesini oluşturacak
bu proje için yürüttüğü çalışmalar sırasında başına gelen
olaylar ise ciltlerce kitaba sığacak kadar fazla ve oldukça
dikkat çekicidir. Bu anlamda projesini hayata geçirmek üzere
Fransa’ya giden Henri Gavand, mali desteği sağladıktan
sonra, Tünel’in işletme imtiyazı ve inşaatı için Bâb-ı
Âli’ye başvurdu ve 10 Haziran 1869’da Gavand’ın başvurusu
kabul edildi. Bir sonraki aşama ise bir şirketin kurulması
ve sermayenin temin edilmesiydi.
1870’de tekrar Fransa’ya giden Henri Gavand, daha önce
kurduğu bağlantılar sayesinde sermaye sorununu çözdü ve
şirketi kurdu. Şirketin adı: “Chemin de Fer Metropolitian de
Galata a Pera” yani “Galata’dan Pera’ya İstanbul
Metropolitan demiryolu” idi.
Savaşlar,
Şanssızlıklar
Gavand, şirketi kurmuştu fakat başına gelecek olan
talihsizliklerden ilki onu bekliyordu: Fransa–Almanya
Savaşı…
19 Temmuz 1870’de Fransa ile Almanya arasında savaş çıktı.
Üstelik bu savaşta Fransızlar mağlup oldu ve 1 Mart 1871’de
de Almanlar, Paris’i işgal etti. Bu durumda Fransa’da hiçbir
malî işlem yapılamaz olmuştu. Henri Gavand ise, çaresiz bir
şekilde projesini İngiltere’de kuracağı bir şirket ile
hayata geçirmeye karar verdi ve “The Metropolitain of
Constantinople from Galata to Pera” isimli bir şirket daha
kurdu. Bâb-ı Âli’den ise imtiyazı bu şirkete vermelerini
talep etti.

Fakat bu işlemin gerçekleşmesi Henri Gavand’ın tahmin
ettiğinden çok daha uzun sürecekti zira Osmanlı şirket
kanunları Fransız yasalarına göre düzenlenmişti. Kurulan bu
yeni şirket için İngiliz kanunlarına göre bir düzenleme
yapılmalıydı ve bu da oldukça uzun bir süre gerektiren bir
çalışmaydı. Oysaki Gavand’ın hiç vakti yoktu, çünkü yapılan
sözleşme gereği işin başlaması için bir süre tanınmıştı ve
bu süre zarfında çalışmaların başlamaması durumunda sözleşme
iptal edilecekti. Sözleşmesinin iptalini engellemek isteyen
Gavand, göstermelik de olsa bazı istimlâkler ve kazılar
yaptı.
Azimle
Mücadele
9 Eylül 1871 tarihine gelindiğinde İngiliz şirketlerine göre
gerekli düzenlemeler yapılarak yeni şirketin imtiyazı
verildi. Fakat Henri Gavand’ın talihsizliği bununla da
aşılacak gibi değildi. Bu sefer de başka bir sorun gündeme
geldi. 7 Eylül 1871 tarihinde Sadrazam Âli Paşa vefat
etmişti. Âli Paşa, Gavand’ın yapmak istediği metro projesine
en fazla desteği veren kişiler arasında yer alıyordu ve Âli
Paşa’nın demiryolu yapımı konusunda son derece olumlu
fikirlere sahip olduğu da herkesçe malum idi.

Âli Paşa’nın vefatından sonra yerine geçen Mahmut Nedim Paşa
ise, Tünel ile ilgili tüm kayıtların gözden geçirilmesini
istedi ve bu Henri Gavand’ın önüne çıkan bir başka sorun
olarak kayıtlara geçmişti.
4 Nisan 1872’de bu süreç de bitti ve artık Henri Gavand,
Tünel çalışmalarına başlayabilecekti. Projesi 1869’da
onaylanan Gavand, şirketin kuruluşu için gereken izini ancak
1872 tarihinde alabilmişti. Tüm olumsuzluklara rağmen Henri
Gavand, ortaya 555 m. uzunluğunda, 4,90 m. yüksekliğinde,
6,70 m. çapında ve 626 m. uzunluğunda demiryolunun döşendiği
bir tünel çıkardı.

Kasım 1874’te tamamlanan Tünel’in açılışı ise 17 Ocak 1875’te
gerçekleşti. Ancak Kasım ayında, henüz Tünel’in deneme
seferleri devam etmekteyken yeni bir gelişme yaşandı. Belki
de Henri Gavand’ın “daha ne olabilir ki” dediği anda Henri
Gavand’ın mali destek aldığı ve projenin ortağı olan İngiliz
şirket, Tünel’in gelirlerini tek başına elinde tutmak istedi
ve Gavand’ı Tünel projesinden uzaklaştırdı…

17 Ocak 1875 tarihinde gerçekleşen törende bir kişi yoktu ve
davetlilerden hiç biri bu kişinin yokluğunu fark etmedi
bile. Bu kişi Tünel projesini hayata geçirmek için bin bir
türlü soruna karşı mücadele veren Eugene-Henri Gavand idi…