|

Yıllar geçse de modası hiç geçmeyen kış tatil merkezi Uludağ,
uluslararası standartlarda kayak pistleri, konforlu otelleri ve
renkli hayatıyla Türkiye’nin kayak başkenti.

Aslında Uludağ’a gitme hazırlıkları yaparken başlar heyecan.
Kayak takımları, gözlük, kar botları derken yüreğiniz kıpır
kıpırdır. Uludağ’ın beyazlara bürünmüş alımlı bir kraliçeye
benzeyen cazibesine karşı koyamaz yollara düşersiniz. Antikçağın
efsanevi Olimpos’u, bugünün modern dağ kasabası Uludağ da boş
durmaz, ipeksi kollarını açıp sizi bekler. Ya karlı kayınlar
arasında kıvrılan maceralı bir yolla ya da büyüleyici manzaralı
bir teleferik yolculuğuyla ulaşırsınız ona…
Haydi Kayağa!
Bursa Yenişehir Havaalanı’na sadece bir saat mesafedeki
Uludağ Kış Sporları Merkezi’nin şaşırtıcı bir özelliği var.
Çevrede gördükleriniz ne kadar hareketli ve renkliyse, doğa da o
kadar sakin ve huzurludur. Ormanlık yamaçları kaplayan pürüzsüz
beyazlık, eşsiz pastoral tablolar serer önünüze. Kıvrım kıvrım
tepeler yer yer yükselip alçalarak, masmavi gökyüzüne doğru
uzayıp gider. Kartpostal güzelliğine bürünen karlı yollarında
bıraktığınız izler, kısacık bir kahve molasında bile kaybolur
gider. Lapa lapa yağan kar, doğaya yeni kıvrımlar, yeni
manzaralar bahşeder; başka eğlencelere davetiye çıkarır.

Karın ardından pistler kayak için yeniden hazırlanır. Yağışın
durduğu ve güneşin neşeli yüzünü gösterdiği zamanlarda, açık
hava kafelerinin tadı çıkarılır. Yılın ortalama altı ayı beyaz
örtünün kaybolmadığı dağda, mart ayı ortalarına kadar kış
sporları keyfi devam eder. Uludağ’ı rakiplerinden ayıran en
önemli özellik, dört bir yanının pistlerle donatılmış olmasıdır
belki de. Burada, kayağı profesyonel olarak yapanlara da, ilk
kez deneyenlere göre de pistler bulmak hiç zor olmaz.

Teleski ve telesiyej yardımıyla tepelere çıkılıp, slalomla
aşağılara iniş yapılan Alp disiplini stilindeki kayak türü
yaygındır burada. Kayak pistleri uluslararası müsabakalara
uygun, lift tesisleri de dünya standartlarındadır. Otellerin
hemen önünde ve yakın çevresinde bulunan pistler, çocukların
bile rahatlıkla kullanabileceği türdendir. Uludağ’da iyi bir
kayak takımı kiralamak ya da profesyonel eğitim almak ise sezon
boyunca mümkündür.
Dağda Tatil
Denizden yaklaşık iki bin metre yükseklikteki kar denizinin
ortasında, ışıltılı bir dağ kasabasını andıran Uludağ’ın
serüveni, 1930’lu yıllara dek uzanır. İlk yıllarında sadece tek
konaklama tesisine sahip olan dağda, bugün beş yıldızlı
otellerden pansiyonlara uzanan geniş bir seçenek mevcut. Ayrıca
işinin uzmanı olan sağlık ve arama – kurtarma ekipleri de 24
saat görevinin başında. Genellikle kolay pist seçeneklerine
sahip olan dağdaki pistler, kış sporlarının hemen hepsi için
elverişli. Hayli geniş bir alana yayılan kayak alanını etkileyen
rüzgârların hâkim yönü, güney ile güneybatı. Ocak ve şubat
aylarındaki normal kış koşullarında kar kalınlığı üç metre
civarında seyreder.

20 Aralık – 20 Mart arasındaki kayak sezonu boyunca görülen
toz kar, kış sporları için ideal zeminin kaynağıdır. Dağın
yıldızlı otelleri ise her türlü konfor beklentisini karşılayacak
özelliklerdedir. Şömineli süit odalardan dünya lezzetlerinin
sunulduğu restoranlara kadar, her detay ayrıcalıklı kış bir
tatil için kurgulanmış gibidir. Otellerin içinde ya da
bitişiğindeki butikler, alışveriş tutkunlarını memnun edecek bir
çeşitlilik sunar. Kayakla pek arası olmayanlar için de seçenek
çoktur: Şömineli restoranlar, romantik yürüyüş parkurları ya da
gece kulüpleri… Akşama doğru kayaktan dönenlerse dağın ve karın
kokusunu taşır otellerine.

Sıcak bir duşun ardından biraz şekerleme yapılır, bu
eğlenceli dağ hayatının her anını solumak isteyenler vakit
kaybetmeden kafelerin yolunu tutar. İri odunların alevlendirdiği
şöminenin çevresinde, sıcacık bir içecekle başlayan keyif
anları, en şık giysiler eşliğinde açık büfe akşam yemeği için
restoranlara doğru akar. İlerleyen saatlerde gece kulüplerinde
eğlencenin tadına varılır. Seyahat hayallerinizi tek mevsimle
sınırlamayıp ‘kış tatilinin tadı başkadır’ diyenlerdenseniz,
Uludağ’ın size kendisini sevdirebileceği bir şeyler mutlaka var.
İsteyene büyük kentlerin kalabalığından uzaklaşıp doğanın tadını
çıkarma fırsatı, isteyene kent konforunu dağda yaşama şansı…
Tercihiniz hangisi?
Yazı : Melih Uslu
Fotoğraf : Fatih Özenbaş
Kaynakça:
SkyLife - Şubat 20 10
Melih Uslu ve
Fatih Özenbaş'a teşekkürlerimizle
Denizce

17.03.2010
|