| |
Halkımız için acılarla
dolu, özgürlük uğruna, demokrasi uğruna verilmiş kurbanlarla
dolu bir yıl sona ererken bir umut yılı başlıyor şimdi
ülkemizde. Karanlık bir yıl tükenirken giderek aydınlığa
dönüşecek bir yıl başlıyor Türkiye'mizde. Işık yılına, umut
yılına giriyoruz 1977 ile... Seçim yılıdır çünkü bu yıl...
Silahlara karşı oy yılıdır, zorbalara karşı halk yılıdır,
haksızlığa karşı hak yılıdır bu yıl... Günleri güvenle saymaya
başlayınız yurttaşlarım: Dokuz ay sonra bir mutlu Türkiye
doğabilir. Sizin elinizdedir bu yeniden doğuş, sizin
oylarınızdadır kurtuluş... Özgürlük uğruna, demokrasi uğruna,
insanca yaşamak uğruna bunca acıya katlanan, bunca kurban veren,
çile çeken halkımız, hiç kuşkusuz demokrasinin gereği olan bu
ödevlerini de eksiksiz yapacaktır. Türk Ulusuna kutlu olsun 1977
yılı, ışık yılı, umut yılı, kurtuluş yılı... Kıbrıslı Türklere
huzur getirsin, tüm insanlığa barış getirsin, halkımıza mutluluk
getirsin 1977 yılı...
Siyasi tarihimize
Milliyetçi Cephe olarak giren Süleyman Demirel başkanlığındaki
AP - MSP - MHP koalisyon hükümeti döneminde, cepheleşme giderek
artıyordu. Seçimi kurtarıcı olarak gördüğü için 1977 yılını bu
sözlerle selamlayan Bülent Ecevit'in öngörüsü, olaylı 1 Mayıs'ın
ardından 5 Haziran'da yapılan seçimlerde gerçekleşti ve CHP,
Türkiye'de sol bir partinin aldığı en yüksek oy oranı olan yüzde
41.4'e ulaştı. Ancak seçimi kazanan Ecevit, seçim sistemi
nedeniyle güvenoyu alacak kadar sandalye kazanamayınca, iktidara
2. MC hükümeti geldi.
Ecevit'in bahsettiği
yeniden doğuş, ancak 1978 Ocak ayında 11 AP milletvekilinin
partisinden ayrılıp bakanlık karşılığında CHP'ye katılmasıyla
gerçekleşecekti. Fakat "Güneş Motel Olayı" olarak adlandırılan
bu yöntem de Türkiye'nin siyasi bunalımına çare olamayacak ve
ülke, giderek hızlanan bir şiddet döngüsü içinde 12 Eylül'e
doğru ilerleyecekti.
|
|