| |

Kaygı duygusunu,
zaman zaman hepimiz hissederiz. Nasıl bir duygu olduğu düşünüldüğünde,
çoğu insan kaygıyı, gerginlik ve sıkıntı hissi veren olumsuz bir duygu
olarak tanımlar. Ancak her duygu gibi, bu da insan için gerekli.
Uzmanlar, orta düzeydeki kaygının insanı harekete geçirici olduğunu,
isteği artırdığını, karar almayı kolaylaştırdığını ve enerjiyi bu
yönde kullanmayı sağladığını ileri sürüyorlar. Kaygı düzeyinin yüksek
olmasınınsa, kişinin dikkatini, gücünü ve enerjisini etkili bir
biçimde kullanmasını engellediğini düşünüyorlar. Hiç kaygı
duyulmamasının da istek ve güdüde azlığa yol açtığını söylüyorlar. Bir
insanın performansı, potansiyelini tümüyle eyleme dönüştürebildiği
durumlarda en iyi oluyor. Yüksek kaygı düzeyi ya da tam bir
kaygısızlık, bu açıdan dezavantaj. Psikologlara göre amaç, kaygıyı
tümüyle ortadan kaldırmak değil, ona yenik düşmeden, belli bir düzeyde
tutarak, varlığını yarara dönüştürmek; başka bir deyişle kaygının
denetlenebilir bir düzeyde tutulması. Kaygı düzeyi yükseldiğinde,
öğrenme ve başarı düzeylerinde düşme olduğu da yapılan saptamalar
arasında. Üstelik kaygı düzeyinin çok yükselmesi, düşünce ve davranış
boyutlarında birtakım değişikliklere neden olabiliyor. Düşünce
boyutunda, panik duygusuna yol açan olumsuz yorumlar, beklentiler ve
inançlar ortaya çıkabiliyor. Davranış boyutundaysa, bu duyguya neden
olan olaydan kaçınma davranışları gözlenebiliyor. Ayrıca kaygı düzeyi
yükseldiğinde, vücutta birtakım fizyolojik değişiklikler de
oluşabiliyor. Örneğin, kaslarda gerginlik, baş ağrısı, karın ağrısı,
aşırı terleme, solunum güçlüğü, kalp atışlarında artış, uykusuzluk ya
da uyku hali. Yüksek kaygı durumunda, bu fizyolojik değişikliklerden
biri ya da birkaçı ortaya çıkabiliyor.
Kaygı duygusunun en
yoğun olarak hissedildiği durumlardan biri de sınav öncesi hazırlık
dönemleri. Üniversiteye giriş gibi, insanın geleceğini belirleyen
türden sınavlarda kaygı daha yoğun olarak hissedilebiliyor. Sınav
kaygısının temelinde farklı nedenler olabiliyor. Geçmiş deneyimlerden
kaynaklanan bir sınav kaygısı, her sınavda yeniden kendini
gösterebiliyor. Önceki sınavlarda başarısız olma ya da sınav
durumlarında kendini yeterince ortaya koyamama, kaygılanmaya neden
olabiliyor. Hatta kaygının kendini nasıl etkileyeceğini düşünmek bile,
insanı kaygı kadar olumsuz etkileyebiliyor. Bu tip bir kaygı, sınav
zamanı yaklaştıkça artabiliyor ve öğrencinin hazırlanmasına engel
olabiliyor. Kaygıya yol açan bir başka etken de sınav için yeterince
hazırlanmamış olmak. Zamanı iyi kullanmamak, çalışma alışkanlıklarının
sağlıksız olması, plansız ya da yalnızca sınavdan bir iki gün önce
çalışmak, öğrencilerin kendini iyi hissetmemesine ve kendine güven
eksikliğine neden olabiliyor. Güven eksikliği, başarısızlıktan korkma
ya da başka bir olumsuz düşünme süreci, sınav kaygısına neden
olabilir. Öğrencilerin, sınavlarda başarılı olma baskısını üzerlerinde
hissetmeleri, aşırıya kaçmadığı durumlarda etkili bir güdüleyici.
Mükemmeliyetçilik ya da kendini değersiz hissetme gibi özellikler de,
kişilerin gerçek dışı amaçlarla yola çıkmalarına neden olabiliyor. Bir
öğrencinin özgüveni sınav sonuçlarına sıkı sıkıya bağlı olduğunda da
olumsuz bir tablo ortaya çıkabiliyor. Bu tür durumlar, daha çok
öğrencilerin dikkatlerini sınava hazırlanmaya değil de, başarısızlığa
bağlı olarak oluşabilecek olumsuz sonuçlara vermesi halinde
gözlenebiliyor.
Kaygıyla Başetme Yöntemleri
Kaygı duygusuyla
başetmede uzmanların önerdiği bazı yöntemler var. Bunlardan biri,
olumsuz düşünceleri durdurmaya yönelik bir uygulama. Kaygılı
olduğumuzda, olumsuz düşünceler geliştirmeye başlarız. "Hiçbir soruyu
yanıtlayamayacağım, paniğe kapılacağım, kafam duracak..." Eğer böyle
bir durum oluşursa, bu düşüncelere "Dur!" demek öneriliyor. Bunu
başardıktan sonra da, planları uygulamayı sürdürmek öneriliyor.
Olumsuz ya da
abartılı düşüncelerin etkilerini azaltmanın bir yolu da yapıcı
düşünceler geliştirebilmeyi başarmaktan geçiyor.
|
 |
|
Ancak, bunun için
öncelikle kendi düşüncelerinin neler olduğunun farkında olmak
gerekiyor. Kendi düşüncelerinin neler olduğunu fark ettikten
sonra, eğer olumsuz düşünceler baskınsa bunları olumluya
çevirmekte yarar var.
Örneğin, "bu sınav
çok zor, yapamayacağım, başarısız olacağım" diye düşünen biri,
bunu "bu sınav gerçekten de zor, ama ben bununla başedebilirim"
gibi bir düşünceye dönüştürebilir. Üstelik bunu küçük bir çaba
harcayarak başarabilir. |
Kaygıyla başetmede
uzmanların önerilerinden bazıları da, derin soluk alma ve kasları
gevşetmeye dönük basit egzersizler. Kaygılıyken, genellikle daha kesik
kesik solur ve kendimizi yeterince hava alamamış gibi hissederiz. Bu
nedenle yavaş yavaş ve derin soluk alma, bizi bu döngüden çıkarır.
Derin soluk almayı öğrenmek için, eli karının üzerine koyup denemeler
yapılabilir. Elin karın üzerinde durması, soluğun yeterince derin olup
olmadığını anlamayı sağlar. Öyle ki derin bir soluk alınca karın
bölümü genişler, verince de eski haline döner. Günde 2-3 kez, arka
arkaya 10-15 derin soluk alma denemesi yapmanın, hem soluk almayı
öğrenme hem de gevşemeyi sağlama konusunda yardımcı olduğu söyleniyor.
Kasları gevşetme egzersizlerinin de derin soluk alma denemeleri
sırasında yapılması öneriliyor. Kaygılıyken kaslarımızda oluşan
gerginliği gidermek için, dikkati belli bir kas grubuna vererek,
bunları kasıp gevşetmek gerekiyor. Ayrıca sınav öncesi dönemde sağlık
konusunda özellikle dikkatli olmak da vücudun daha güçlü olmasını
sağlıyor.
Başka Gereksinimler de Var!
Sınav heyecanı
içinde, öğrenciler biyolojik, duygusal ve toplumsal gereksinimlerini
karşılamayı unutabiliyorlar. En yüksek verimi elde edebilmek için, bu
tür gereksinimlerin de karşılanması gerekiyor. Başka bir deyişle,
insanın kendini yalnızca sınava girecek bir kişi değil, başka yönleri
ve gereksinimleri de olan bir insan olarak görmesi en uygunu. Bu
düşünceden hareketle önerilenlerden bazıları şöyle:
-
Dengeli beslenme
ve egzersiz alışkanlıklarını sürdürme
-
Eğlenceye de
zaman ayırma ve toplumsal etkinlikleri sürdürme
-
Çalışma hızını
aşırıya kaçırmama, gerektiğinde mola verme
-
Sınav için
yeterince hazır olunduğu düşünüldüğünde gevşemeye yönelik bir
etkinlik yapma
Sınav Günü İçin
Öneriler
Sınav gününü daha iyi geçirebilmek için
yapılan önerilerden bazıları şöyle:
-
Sınavdan bir gün önce iyi uyuma
-
Güne iyi bir kahvaltıyla başlama
-
Son dakikada dersle ilgili hiçbir şey
yapmama
-
Sınav sabahı hafifçe gevşeten bir
etkinlikte bulunma
-
Sınav salonuna erken ya da zamanında
gitme
-
Sınav saatini beklemek gerginlik
yaratıyorsa, beklerken gazete ya da dergi okuma
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayı: 426 Mayıs-2003
Zuhal Özer'e teşekkürlerimizle
Denizce
 |
|