e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Yaşasın Zihni Sinir Yaşasın Futbol

 Dr. Nedim İnce    

 

  

11 Haziran’da başlayan Dünya Futbol Şampiyonası 11 Temmuz’da finalde İspanya’nın Hollanda’yı yenip Dünya Şampiyonu olması ile sona erdi.

1 ay boyunca dünyanın dört bir yanından milyarca insan televizyon başında turnuvayı izledi; futbol ile yattı, futbolla kalktı. Güney Afrika’da statlarda yer alan milyonlarca kişi ise sadece futbol yaşadı bir ay boyunca. Yer küremizde, hoş küremizin dörtte üçü su ile kaplı ve biz burada da ben merkezli davranarak karada yaşadığımızdan dünyaya yer küre diyoruz,  en zengininden en fakirine, tepe yöneticisinden sıradan insanına büyük bir çoğunluğun yaşamında birinci sırada Dünya Futbol Şampiyonası maçları vardı.

Futbolun büyük bir insan kitlesini nasıl etkilediğini ve üstelik dünya çapında olmak üzere bir kez daha  gördük, yaşadık.

Futbolun sadece spor olmadığı daha fazla bir şey olduğu söylenip yazılıyordu uzun süredir ve öyle olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

 “Gösteri Dünyası”nın çok önemli araçlarından biri olduğunu uzun yıllar öncesinden keşfeden aktörler her geçen sene bunu daha da kusursuz bir şekilde kullanmakta ve sistemlerini sürdürmedeki rolünü daha da arttırmaktadır.

Tribünlerinde onbinlerce seyircinin yer aldığı stadyumlar Roma İmparatorluğu dönemlerindeki arenaları anımsatırken, sahada bir topun peşinden koşan 22 futbol emekçisi de tabloyu modern gladyatörler olarak tamamlamaktadırlar.

İnsanları bu derece etkileyen bir sosyal olgunun paranın gözünden kaçması mümkün değildi. Nitekim kısa zamanda futbol para kazanmanın bir nesnesi haline geldi ve paranın girdiği her yerde olduğu gibi özünden; spor olduğu, oyun olduğu ve haz almak için yapıldığı özünden koparıldı; ticaretin kuralları işlemeye başladı. Futbol sporun, oyunun kuralları yerine  başlangıçta örtük git gide açık bir şekilde paranın kurallarına göre yönetilmeye başlandı.

Tüm bunlara rağmen futbol iki taş ve bir top ve de düz bir alan ile hala tüm dünyada çocukların, gençlerin; halı sahalarda ağır ağabeylerin göz bebeği olma özelliğini  sürdürmekte ve en çok yapılan spor  unvanını korumaktadır.

Futbol sonuç amaçlı sporlardan biridir. Maç sonunda fazla gol atan o yarışmanın galibi olmaktadır. Gol attırmamak gol atmaktan daha kolay olduğu için günümüzdeki ticari futbolda oyun sistemleri gol attırmama üzerine kurulmaktadır. Sonuçta statlarda yüzbinlerce, ekran başında milyonlarca, milyarca seyirci tatsız maçlar izlemektedirler.

Bu maçları tatlandırmanın yolu futbolu süreç amaçlı bir spora dönüştürmekten geçebilir. Maç süresince yapılan olumlu davranışlar artı puan alırken olumsuz davranışlar eksi puan ile değerlendirilebilir ve yüksek puanı alan takım maçı kazanır. Gole oldukça yüksek puan vererek önemi bu sistem içinde de korunabilir.

Hangi olumlu davranışa ne puan verileceği, eksi puanların nasıl olacağını futbolcular, teknik direktörler, futbol üzerine uzmanlaşmış akademisyenler, basın mensupları istatistikçilerden de yardım alarak belirleyebilirler.

Alın size Nedim İnce’den futbolu güzelleştirmek için ‘Zihni Sinir’ esinlenmeli bir proce önerisi.

Dr. Nedim İnce         

www.mersinyasam.com    

 

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

15.07.2010