|
Sığacık Körfezi
Kuzeyini Teke burnu ve Güney ucunu da Doğanbey burnu ve
adasının belirlediği 14 mil genişliğindeki Sığacık körfezi
kuvvetli rüzgarları ile namlıdır. Arazi yapısı itibariyle
sahilden denize doğru esen rüzgarlar açık denizde olduğundan çok
daha şiddetli olur ve körfez ağzında büyük deniz kaldırır, kaba
dalga yapar. Teke burnuna kadar rahat ve rehavet içinde seyir
yapan yatlar bu körfeze girer girmez zorlanabilirler, sakin hava
bulmak nadir bir şanstır. Genellikle öğlen saatlerine doğru
başlayıp geceye kadar şiddetini arttırarak sürer bu rüzgarlar.
Teke burnunun ucunda bir demir konstrüksiyon fener vardır
(Fl3 15s 38m 10M) gündüz arazi yapısı içinde zor seçilir fakat,
gece görünümü gayet iyidir. Körfezin güney ucundaki Doğanbey
adasının da üstünde fener vardır (Fl2 5s 51m 8M) ada yüksek ve
belirgindir.
Körfez içinde sığınılabilecek en önemli doğal liman Gök liman
veya kokar liman adı verilen Teke burnunun hemen kuzeyinde
körfez ağzında yer alan doğal limandır.
Körfezin sonunda ise Sığacık beldesi ve yat limanı vardır. Bu
iki esas limanın dışında tali bir takım küçük koylar da
mevcuttur, kuzeyden güneye doğru bunlardan bahsedeceğiz.
Gök Liman (Kokar Liman)
Her boy yatın her türlü havada rahatça barınabileceği çok
güzel bir doğal limandır. (N 38,08,20 – E 26,37,00)
Maalesef, balık çiftlikleri tarafından talan edilmiş, işgale
uğramış durumdadır; hiçbir önlem alınmadığı gibi, işgal ve talan
artarak devam ediyor. Ayrıca bu çiftlikler yatların oraya
gelmesini de istemiyor, yıldıracak girişimlerde de bulunuyorlar.
Bir örnek olarak, 2006 Eylül sonunda sert bir havada gece bu
limana girmemiz gerekli oldu fakat, girişi tespit etmek zor
olduğundan bir ışık küçücük bir ışık bir ipucu görmek bile
mümkün olamadı, kendimizi riske ederek zar zor girdik. Biraz
sonra külüstür bir tekne ile bekçi yanımıza geldi. Ona neden,
çiftliklerin kırmızı işaret fenerlerinin yanmadığını ve madem ki
burada idi neden ışıldakla yaptığımız çağrılara bir fener
tutarak yanıt vermediğini sordum, aldığım cevap:
“yatları görünce ışığı kapat giremesinler diye bize tembih
ediyorlar” şeklinde oldu. Bu talan başkalarının hayatına mal
olabilecek kasıtlı davranışlara tevessül edebilecek kadar aç
gözlü olmuş.
Limanın girişi Teke burnunun 2 mil kuzeyinde kalır ve uzaktan
pek belli olmaz, liman ağzı derin sudur, koy kuzey batı yönüne
doğru yarım mile yakın adeta bir fiyord gibi girinti yapar.
Girişin doğusunda küçük bir koy daha vardır, girişi derindir
fakat sonuna doğru hızla sığlaşır, sahilde bir kulübe ve balık
çiftliklerinin sevkıyat yaptıkları küçük bir rıhtım
bulunmaktadır, toprak bir yol bu rıhtıma ulaşır. Derin bir vadi
halindeki bu koyda kuzey rüzgarı anafor yaparak şiddetli eser
küçük olduğundan deniz kaldıramaz ama zinciri ve demiri zorlar,
iyi bosa tutmak lazımdır. Doğu veya batı tarafına çıma tutulursa
daha huzurlu kalınabilir.
Liman girişinin batısı tamamen balık çiftlikleri ve bunların
barakaları ile kapanmış durumdadır: asıl liman koyun kuzeybatı
yönündeki son kısmıdır fakat, burasının girişine de balık
çiftlikleri yerleşmiş vaziyettedirler. Aralarından zorlukla
geçilebilir ve bu engellerden sonra çok rahat bir demir yerine
ulaşılır. 6-7m de demir atılır, bu koyun anafor şeklindeki
rüzgarları daha az, daha sakindir. Burada da sahile koltuk
verilirse iyi olur.
Düverlik Koyu
Gök limandan 4 mil mesafede kuzey yöne girinti yapan küçük,
kumsal sahili olan, etrafı ağaçlık bir koydur. Batı tarafında
eski çağlardan kalma kayalara oyulmuş merdivenler görülür. 5-6 m
derinlikte demirlenebilir, zemin yosunlu ve kumluktur. Kuzey
rüzgarına ve melteme karşı korunaklıdır.
Ilıca Boğazı
Düverlik koyunun yarım mil kadar kuzeyinde kuzeybatı yönüne
dik yarların arasından fiyord gibi girinti yapan bir koydur,
sonu çakıllıktır. Rüzgar vadiden aşağı anafor yaparak eser, bu
nedenle barınmak için pek uygun bir yer değildir.
Papaz Boğazı
Çatal şeklinde ikiye ayrılarak kuzey yönüne doğru girinti
yapan bir koydur (N 38,12,50 – E 26,39,20). Her iki bölümünün de
sahili kumsaldır, batıda kalan girintinin içinde bir ev ve
toprak yol vardır. Kumsalların önünde 4 m de demirlenebilir
kuzey ve meltem rüzgarlarında muhafazalıdır.
Demircili Koyu
Papaz boğazından 1 mil mesafede olan sahili kumsal geniş bir
koydur. Kuzey havalarda korunaklıdır fakat meltemde solugan
alır. Doğu yakasında güneye doğru uzanan küçük bir yarımada
vardır, üstünde birkaç harabe göze çarpar; bunun arkasında 2-3 m
suda demirlenirse meltemden ve güney rüzgarlarından da korunmak
mümkün olur.
Sığacık Limanı
Seferihisar ilçesinin sahil beldesi olan Sığacıkta yat limanı
inşa edilmiştir ancak halen işletmeye tam anlamıyla açılmış
değildir. Doğuya doğru çıkan yeni mendirek, batı istikametinde
uzanan eski mendirek arasından limana girilir tüm sahil
rıhtımdır, beş yüzer ponton yerleştirilmiştir, tonoz
döşenmiştir.. (N 38,17,72 – E 26,47,00) Karada muhafaza çekek
alanı ile lift havuzu vardır. Günümüzde kim için çalıştığı pek
belli olmayan birileri palamar hizmeti verip kafalarına göre
ücret alıyorlar, pazarlığa tabi bir vaziyet var. Su elektrik
temin etmek mümkün.
Limana yaklaşımda beldenin güneyinde kalan yarımada ile sahil
arasında Eşek adası adı verilen küçük bir adacık vardır, adanın
kuzey ucunda su altı kayaları ve sahil ile arasında sığlıklar
vardır buralardan uzak durulmalı ve bunun kuzeyinden geçilerek
limana girilmelidir. Adanın kuzey ucunda fener bulunmaktadır (Fl
10s)
Beldenin Cenevizliler tarafından antik Teos kentinden sökülen
taşlarla inşa edildiği bilinen tarihi bir kalesi vardır,
duvarları nispeten alçak olan bu kalenin dibinden eski mendirek
çıkar. Eski mendireğin sahili rıhtımdır ucunda sahil güvenlik
botu durur, onun iskelesinde ele geçirilmiş tutuklu büyücek bir
yolcu teknesi ile daha ufak bazı tekneler bağlı durur, iskelenin
başında nöbetçi vardır. Küçük mendireğin sahili geniş bir yeşil
alan halindedir burada küçük balık lokantaları ve otopark alanı
ile umumi tuvaletler bulunmaktadır. Meydanın arkasında
marketler, çayhaneler ve balıkçıların toplu olarak bulunduğu
dükkanlar yer almaktadır. Yöre balıklarını burada sabah erken
açık arttırmayla satıyorlar daha geç saatlerde de perakende
balık alabilmek mümkün.
İlçe merkezinin Seferihisar ile arası 4 km olup muntazaman
ulaşım aracı çalışmaktadır.
Sığacık beldesinde hiç durmayan bir rüzgar eser, rüzgarsız
günler sayılıdır, bu nedenle daima serin bir yerdir.
Teos Antik Şehri ve Limanı
Sığacıktan birkaç km güneye doğru gidildiğinde antik Teos
şehri harabelerine ulaşılır, M.Ö yıllarda müzisyen, dansçı ve
şair sanatçıların yerleştiği bir yer olarak bilinirdi. En önemli
yapı Dionysos tapınağı olup kısmen restore edilmiştir, ayrıca
Roma döneminden kalma Odeon da görülecek vaziyettedir. Kentin
limanı zamanla kumlarla dolmuş ve eski mendireği bataklık içinde
kalmıştır. Bu mendireğin altında yarımada sahiline yakın 3-4 m
derinlikte demirlenebilir ancak bu bölge meltemde solugan alır,
kuzey havalarında ise sakin olur.
Sıcaksu Koyu
Sığacık körfezinin batı doğu yakasında Doğanbey burnuna kadar
olan sahiller tamamen melteme açıktır ve burada bulunan birkaç
ufak koy da demirlemeye uygun yerler değildir.
Sadece, Doğanbey burnunun batı ucunda sahile bitişikmiş gibi
görünen Körmen adasının doğu tarafında küçük bir koy demirlemeye
müsait tek yerdir; bu koy kuzey havalarına karşı korunaklıdır
ancak meltemin soluganı girer. Koyun batı tarafında bir mağara
içinde sıcak su kaynağı vardır ve bu nedenle adına Sıcaksu koyu
denilmiştir. (N38,02,00 – E26,52,20)
Doğanbey Körfezi
Doğanbey burnu ve onun hemen önündeki yüksek Doğanbey
adasından itibaren güneye doğru Sisam boğazına kadar uzanan
büyük Doğanbey körfezine girilmiş olur, bu körfezde
Kuşadası’ndan başka, yatlar için sığınılacak ve demirlenebilecek
küçük bir koy dışında uygun hiçbir yer yoktur. Küçük Menderes
nehrinin deltası olan bu bölgede alüvyonlar yüzyıllarca antik
limanları doldurmuş ve sahil sığ plajlar halinde millerce uzanır
hale gelmiştir. Antik çağların en önemli limanlarından biri olan
Efes günümüzde Pamucak sahilleri denilen plajlara kadar km’lerce
denizden çok uzaklarda kalmıştır.
Yatçıların araziden kaynaklanan rüzgar ve deniz özelliklerini
dikkate alarak ve hava durumunu göz önünde tutarak bu körfeze
girmeleri ve geçmelerini önemle tavsiye ederim. Daha birkaç sene
önce İst.Yelken Kulübünde hocalık yapan Ömer isminde tecrübeli
bir denizci, gelişmiş donanımlı tam teçhizatlı modern bir
yelkenli yatı Bodrumdan alıp İstanbul’a getirirken kış
başlangıcında bu körfezde kayboldu, çoğunluk teknenin battığında
ve denizcinin öldüğünde hem fikir. Her ne kadar bu olay üzerine
çeşitli başka varsayımlar da öne sürüldü ise de, olay gizemini
halen korumakta ve bu körfezin pek tekin bir yer olmadığını da
hatırlatmaktadır. Sisam adasının gölgesine rağmen denizden
karaya esen rüzgarlar kaba dalga yapar, kuzeyden esenler ise
sahilin alçak yapısı itibariyle şiddetli olur ve deniz kaldırır,
kaba dalga yapar. Özellikle öğlen saatlerinden itibaren rüzgar
şiddetli olur, bu nedenle sabah erken saatler körfeze açılmak
için tercih edilmelidir.
Doğanbey adasının doğu tarafının yaklaşık bir gomina açığına
kadar kuzey yönüne doğru uzanan ve haritalarda gözükmeyen su
altı kayaları vardır, bu nedenle güvenli seyir için adanın
güneyinden rota tutulmalıdır; hele gece seyrinde adanın
kuzeyinden geçmeye hiç kalkışmayın risk büyük olur.
Doğanbey burnundan 10 mil doğuda kalan Sünger burnunun
doğusunda Çam limanı adı verilen küçük bir koy vardır (N
38,01,59 – E 27,05,00) Çok çaresiz kalındığında bu sahillerde
sığınılabilecek tek yerdir, koyun doğusunda küçük bir adacık
vardır ve sahille arası sığdır, koyun etrafı kayalık yar
şeklindedir, sonundaki kumsal bir plajın önüne demirlenebilir.
Bu bölgede güvenli seyir için, Doğanbey adasının güneyinden
rota tutarak Kuşadası’na kadar açık denizden gitmek ve sahillere
pek yanaşılmaması tavsiye edilir.
Kuşadası Marina
Aydın ilimizin ilçesi olan Kuşadası çok yapılaştı, şehir
haline geldi ve doğal güzelliklerini de kaybetti. Büyük yolcu
gemilerinin uğrak yeri olarak önemli turist trafiği ilçede
turistlere yönelik dükkanların büyük çarşılar halinde faaliyet
göstermesini sağlamıştır. Ayrıca pek çok lokanta ve cafe sahilde
mevcuttur. Oteller sahilden başlayıp ilçenin üzerindeki tepelere
kadar geniş bir alana yayılmıştır. İlçenin dışındaki sahil
şeridinde yazlık siteler, tatil köyleri, her iki yöne doğru
devam ederler. İlçede gümrük ve Liman başkanlığı vardır her
türlü ihtiyaç temin edilebilir.
Yaklaşımda şehrin yapıları ve ışıkları yanı sıra sahile bir
yol ile bağlantısı yapılmış olan Güvercin adasının üstündeki
fener de yol gösterici olmaktadır. (Fl2 10s 20m 8M) Etrafı alçak
sur duvarları ile çevrili ve tepe noktasında da surlardan çok
daha önce inşa edilmiş dört köşe bir kale bulunan Güvercin adası
ilçenin simgesidir. İçinde restoran ve cafeler bulunmaktadır.
Adanın arkasındaki yüksek tepenin üzerine büyük ve uzun bir
kaide üstünde Atatürk heykeli son yıllarda yapılmıştır ve
geceleri ışıklandırılmaktadır. Şehir içinde tarihi Kervansaray
görülmeye değer bir mekandır, ilçenin yakınında Dilek burnu
milli parkı vardır. Minibüsle gidilebilir tabiat güzellikleri
açısından zengin ve görülecek bir yerdir.
Yat limanı ülkemizde Marina anlamında yapılmış ilk limandır
günümüzde Setur tarafından işletilmektedir, geniş çekek alanı,
atölyeler, yüzme havuzu, tenis kortu, duş ve tuvaletler,
restoran ve bar, çarşı, hemen yanında Migros market, çamaşırhane
ve yat malzemesi satan dükkanlar marina içinde yer almaktadır.
Lift ve senkro vinç vardır. Marina ön bürosu VHF 73 ve 16 dan
devamlı dinleme yapar.
Limanın mendireği, kuzey güney yönünde liman ortasına doğru
uzanır, kısa mendirek ise sahilden uzun mendireğin ucuna doğru
çıkar. Her iki mendireğin de uçlarında fener kuleleri vardır.
Liman girişinde kısa mendirek rıhtımında sahil güvenlik botu ve
petrol istasyonu yer alır. Marinanın ortasından çıkan geniş
beton iskele dört kol halinde devam eder, bu iskelelere orta boy
yatlar bağlanır, ana mendirek rıhtımına ise büyük yatlar
bağlanmaktadır. Liman girişine gelindiğinde palamar botu
yanaşarak bağlanacak yeri gösterir, tonoz döşelidir demir
atılmaz. Liman girişi 7m, içi 4m ortalama deriliktedir. Elektrik
ve su kutuları ile teknelere bağlantı yapılır. Elektrik
bağlantısı 5 uçlu priz ve fiş gerektiriyor. Başka hiçbir yerde
kullanılmayan bu beşli fiş sistemi adaptöre ihtiyaç göstermekte.
Marina teknisyenleri ücreti mukabilinde sadece bu marinada
kullanabileceğiz adaptörü size yapıyorlar ama, önceden
hazırlayıp yanınızda bulundurursanız daha iyi olur.
Kuşadası ve civarı daha önce de belirttiğimiz gibi tamamen
melteme yani batı ve karayel rüzgarlarına açık olup, sahilde
barınılacak doğal koylar olmadığı için denizden gezilip
görülecek bir yer yoktur.
Kuşadası’ndan sonra Sisam boğazına doğru uzanan sahilde
sığlık alanlar ve Akburun önünde de kayalık döküntüler vardır
bunlar sahilden bir milden fazla açığa doğru uzanırlar. Güvercin
adasının bir mil kadar açığında da sığlık bir topuk
bulunmaktadır. Bu bölgeden açık geçilmesi gerekir. Güvenli seyir
için Kuşadası limanından çıkışta 1,5 mil batıya doğru rota tutup
bilahare Sisam boğazına dönmek gereklidir. Kuşadası’na güneyden
gelişte veya önünden transit geçişte de belirttiğimiz en az 1,5
millik uzaklığın korunması tavsiye edilir.
Sisam Boğazı
Yunanistan’a ait büyük Sisam adası ile milli park olan Dilek
yarımadası arasında kalan yaklaşık bir mil genişliğindeki geçide
Sisam veya Dilek boğazı denilmektedir. Geçidin tam ortasında
Türkiye’ye ait küçük bayrak adası bulunmaktadır, bu adanın
üzerinde fener (Fl5s 23m 8M) ve metruk fenerci kulübesi görülür.
Bu adanın her iki yanından da geçilebilir derin sudur, Sisam
tarafında kalan geçit daha geniştir.
Geçit içinde poyraz yönüne akıntı vardır, Anadolu
kıyılarındaki yüksek dağlardan inen ve Doğanbey körfezinden
doğru esen rüzgarlar dar bir alan olan boğaz içinde dışarıda
olduğundan birkaç misli kuvvetli eser; özellikle kuzeye doğru
çıkışta tekneleri zorlar, sahile yanaşmak da faydasızdır. Zira
yüksek dağlardan inen rüzgarlar kıyıda da deniz kaldırır.
Kuvvetli kuzey havalarda akıntı ile karşılaşan kaba dalga boğaz
içinde anaforlar yaratabilmektedir. Bu sıkıntılı şartlar
boğazdan çıkılınca biter ve genel hava şartlarına uygun hale
gelir.
Dipburnu ve Koyları
Sisam boğazı Anadolu kıyısındaki Dipburnu ile sonlanır,
burada yer alan üç koy 20 milden fazla uzaklıktaki Tekağaç
burnuna kadar olan bölgede sığınılabilecek olan yegane doğal
limanlardır ancak, genellikle sığlık olduklarından aşağıda
belirteceğimiz özelliklerine dikkat edilmelidir.
Dipburnu Kuzey Koyu
Dip burnunun hemen kuzeyinde önünde küçük bir adacığın olduğu
ufak bir koy vardır; içinde 4,5 m de demirlenebilir fakat, batı
ve kuzeybatı rüzgarları (bunlara meltem diyoruz) koyun içini
etkiler, bu sebeple doğu yönlü havalarda barınmak için uygun bir
koydur. Sahilinde Jandarma karakolu vardır; büyük bir Türk
bayrağı dalgalanır.
Dipburnu Güney Koyu (Su Adası Koyu)
Bölgede yatlar için barınmaya uygun koy burasıdır. Dip
burnundan sonra kuzeyinden doğru sahile su seviyesinde kayalık
döküntülerle bağlı, kıyıları dik kayalık ve güney ucunda fener
(Fl2 10s 30m 9M) olan Tavşan adası vardır. Bu adanın doğusunda
geniş bir koy ve koyun ortasında da Su adası bulunur. Koyun
kuzey sahil ile Su adası arasındaki bölgenin ağız kısmı yatlar
için her havada barınmaya müsait bir demir yeridir. Daha
içerilerde deniz hemen sığlaşır fazla içeriye girmemelidir. Su
adasının güney ve doğusu çok sığdır yanlışlıkla buralara
girmeyin. Bölge askeri mıntıkadır ve sahile çıkılmaz, devamlı
helikopter ve jandarma botu devriyesi dolaşır.
Sandal Adası Koyu
Su adası koyunun hemen güneyinde küçük bir burunla ayrılan
daha küçük bir koy ve bu koyun ortasında da küçük sandal adası
vardır. Adanın koya bakan tarafında hemen adanın dibinde
demirlenebilir, koy içerilere doğru hızla sığlaşır yanılıp fazla
içeri girmeyin karaya oturursunuz. Dip erişteliktir demir
tutturmak zordur demirinizi tutturduğunuza emin olun. (Yassı
erişteye benzer biçimdeki yosunlara bu ad veriliyor, dipte çok
yoğun olduklarından demirin altlarına nüfuz edebilmesi zor olur.
Eriştelik dip zeminlerde admiralti çapa çok etkili olmaktadır.)
Sisam boğazının bitiminden itibaren Anadolu kıyılarındaki
yüksek tepeler doğu yönüne doğru ve bilahare alçalarak güneye
doğru devam eder. Boğazın güney çıkışında doğuya girinti yapan
denizde yüksek tepelerden aşağı şiddetli kuzey yönlü rüzgarlarla
karşılaşılabilir ve sahile çok yakın konumda bile kaba deniz
kaldırabilirler.
Güneye doğru alçalan tepeler yerini Büyük Menderes nehrinin
deltasına ve dümdüz, sığlık, bataklık ve denizle irtibatlı
göllerin oluştuğu bir sahile bırakır. Bu bölge eski çağlarda
şimdiki Bafa gölüne kadar uzanan bir körfez halinde imiş ve
Milet antik şehri önünde bir de adası olacak şekilde büyük bir
limanmış. Fakat, yüzyıllar boyunca B.Menderes nehrinin taşıdığı
alüvyonlar bu körfezi doldurmuş ve eski antik limanlar denizden
çok içerilerde kalmış.
20 mil boyunca bu sahilde hiçbir sığınılacak yer yoktur.
Bölgenin güney ucunda uzaktan bakıldığında adeta denizin içinden
çıkmış gibi görünen feneri (Fl 15s 15m 10M) ile belirgin alçak
Tekağaç burnu vardır. Burnun kara ile bağlantı noktasında ise
uzaktan belli olan büyük bir arıtma tesisi binası göze çarpar.
Bölgede açıktan seyredilmesi ve sahillere pek yaklaşılmaması
tavsiye edilir.
Tekağaç burnunun 5 mil güneybatı yönünde üzerinde fener (Fl2
14s 118m 12M) bulunan iskansız Farmakosi adası vardır, gece
seyrinde her iki fenerin de konumunu dikkate alarak rota
belirlemek faydalı olur.
Tekağaç burnundan itibaren Kuzey Ege bitmiş ve Güney Ege
başlamış olmaktadır. Güney Ege’de hakim rüzgarların yönü güneye
döner; buraya kadar batı - kuzey batı yönünden esen meltem,
kıble ve keşişlemeden esmeye başlar.
Güney Ege’de Anadolu kıyıları yatçılar için dünyanın en güzel
ve cazip yerlerindendir, denizin karaya adeta dantel gibi bir
dokuyla sokulduğu, sayısız doğa harikası koyların bulunduğu
kıyılar Akdeniz’e kadar devam eder.
Kemal Baral'a
teşekkürlerimizle
Denizce

28.06.2007
|