e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -X  Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası

Kemal Baral   

 

 

Sığacık Körfezi

Kuzeyini Teke burnu ve Güney ucunu da Doğanbey burnu ve adasının belirlediği 14 mil genişliğindeki Sığacık körfezi kuvvetli rüzgarları ile namlıdır. Arazi yapısı itibariyle sahilden denize doğru esen rüzgarlar açık denizde olduğundan çok daha şiddetli olur ve körfez ağzında büyük deniz kaldırır, kaba dalga yapar. Teke burnuna kadar rahat ve rehavet içinde seyir yapan yatlar bu körfeze girer girmez zorlanabilirler, sakin hava bulmak nadir bir şanstır. Genellikle öğlen saatlerine doğru başlayıp geceye kadar şiddetini arttırarak sürer bu rüzgarlar.

Teke burnunun ucunda bir demir konstrüksiyon fener vardır (Fl3 15s 38m 10M) gündüz arazi yapısı içinde zor seçilir fakat, gece görünümü gayet iyidir. Körfezin güney ucundaki Doğanbey adasının da üstünde fener vardır (Fl2 5s 51m 8M) ada yüksek ve belirgindir.

Körfez içinde sığınılabilecek en önemli doğal liman Gök liman veya kokar liman adı verilen Teke burnunun hemen kuzeyinde körfez ağzında yer alan doğal limandır.

Körfezin sonunda ise Sığacık beldesi ve yat limanı vardır. Bu iki esas limanın dışında tali bir takım küçük koylar da mevcuttur, kuzeyden güneye doğru bunlardan bahsedeceğiz.

 

Gök Liman (Kokar Liman)

Her boy yatın her türlü havada rahatça barınabileceği çok güzel bir doğal limandır. (N 38,08,20 – E 26,37,00)

Maalesef, balık çiftlikleri tarafından talan edilmiş, işgale uğramış durumdadır; hiçbir önlem alınmadığı gibi, işgal ve talan artarak devam ediyor. Ayrıca bu çiftlikler yatların oraya gelmesini de istemiyor, yıldıracak girişimlerde de bulunuyorlar. Bir örnek olarak, 2006 Eylül sonunda sert bir havada gece bu limana girmemiz gerekli oldu fakat, girişi tespit etmek zor olduğundan bir ışık küçücük bir ışık bir ipucu görmek bile mümkün olamadı, kendimizi riske ederek zar zor girdik. Biraz sonra külüstür bir tekne ile bekçi yanımıza geldi. Ona neden, çiftliklerin kırmızı işaret fenerlerinin yanmadığını ve madem ki burada idi neden ışıldakla yaptığımız çağrılara bir fener tutarak yanıt vermediğini sordum, aldığım cevap:

 “yatları görünce ışığı kapat giremesinler diye bize tembih ediyorlar” şeklinde oldu. Bu talan başkalarının hayatına mal olabilecek kasıtlı davranışlara tevessül edebilecek kadar aç gözlü olmuş.

Limanın girişi Teke burnunun 2 mil kuzeyinde kalır ve uzaktan pek belli olmaz, liman ağzı derin sudur, koy kuzey batı yönüne doğru yarım mile yakın adeta bir fiyord gibi girinti yapar. Girişin doğusunda küçük bir koy daha vardır, girişi derindir fakat sonuna doğru hızla sığlaşır, sahilde bir kulübe ve balık çiftliklerinin sevkıyat yaptıkları küçük bir rıhtım bulunmaktadır, toprak bir yol bu rıhtıma ulaşır. Derin bir vadi halindeki bu koyda kuzey rüzgarı anafor yaparak şiddetli eser küçük olduğundan deniz kaldıramaz ama zinciri ve demiri zorlar, iyi bosa tutmak lazımdır. Doğu veya batı tarafına çıma tutulursa daha huzurlu kalınabilir.

Liman girişinin batısı tamamen balık çiftlikleri ve bunların barakaları ile kapanmış durumdadır: asıl liman koyun kuzeybatı yönündeki son kısmıdır fakat, burasının girişine de balık çiftlikleri yerleşmiş vaziyettedirler. Aralarından zorlukla geçilebilir ve bu engellerden sonra çok rahat bir demir yerine ulaşılır. 6-7m de demir atılır, bu koyun anafor şeklindeki rüzgarları daha az, daha sakindir. Burada da sahile koltuk verilirse iyi olur.

 

Düverlik Koyu

Gök limandan 4 mil mesafede kuzey yöne girinti yapan küçük, kumsal sahili olan, etrafı ağaçlık bir koydur. Batı tarafında eski çağlardan kalma kayalara oyulmuş merdivenler görülür. 5-6 m derinlikte demirlenebilir, zemin yosunlu ve kumluktur. Kuzey rüzgarına ve melteme karşı korunaklıdır.

 

Ilıca Boğazı

Düverlik koyunun yarım mil kadar kuzeyinde kuzeybatı yönüne dik yarların arasından fiyord gibi girinti yapan bir koydur, sonu çakıllıktır. Rüzgar vadiden aşağı anafor yaparak eser, bu nedenle barınmak için pek uygun bir yer değildir.

 

Papaz Boğazı

Çatal şeklinde ikiye ayrılarak kuzey yönüne doğru girinti yapan bir koydur (N 38,12,50 – E 26,39,20). Her iki bölümünün de sahili kumsaldır, batıda kalan girintinin içinde bir ev ve toprak yol vardır. Kumsalların önünde 4 m de demirlenebilir kuzey ve meltem rüzgarlarında muhafazalıdır.

 

Demircili Koyu

Papaz boğazından 1 mil mesafede olan sahili kumsal geniş bir koydur. Kuzey havalarda korunaklıdır fakat meltemde solugan alır. Doğu yakasında güneye doğru uzanan küçük bir yarımada vardır, üstünde birkaç harabe göze çarpar; bunun arkasında 2-3 m suda demirlenirse meltemden ve güney rüzgarlarından da korunmak mümkün olur.

 

Sığacık Limanı

Seferihisar ilçesinin sahil beldesi olan Sığacıkta yat limanı inşa edilmiştir ancak halen işletmeye tam anlamıyla açılmış değildir. Doğuya doğru çıkan yeni mendirek, batı istikametinde uzanan eski mendirek arasından limana girilir tüm sahil rıhtımdır, beş yüzer ponton yerleştirilmiştir, tonoz döşenmiştir.. (N 38,17,72 – E 26,47,00) Karada muhafaza çekek alanı ile lift havuzu vardır. Günümüzde kim için çalıştığı pek belli olmayan birileri palamar hizmeti verip kafalarına göre ücret alıyorlar, pazarlığa tabi bir vaziyet var. Su elektrik temin etmek mümkün.

Limana yaklaşımda beldenin güneyinde kalan yarımada ile sahil arasında Eşek adası adı verilen küçük bir adacık vardır, adanın kuzey ucunda su altı kayaları ve sahil ile arasında sığlıklar vardır buralardan uzak durulmalı ve bunun kuzeyinden geçilerek limana girilmelidir. Adanın kuzey ucunda fener bulunmaktadır (Fl 10s)

Beldenin Cenevizliler tarafından antik Teos kentinden sökülen taşlarla inşa edildiği bilinen tarihi bir kalesi vardır, duvarları nispeten alçak olan bu kalenin dibinden eski mendirek çıkar. Eski mendireğin sahili rıhtımdır ucunda sahil güvenlik botu durur, onun iskelesinde ele geçirilmiş tutuklu büyücek bir yolcu teknesi ile daha ufak bazı tekneler bağlı durur, iskelenin başında nöbetçi vardır. Küçük mendireğin sahili geniş bir yeşil alan halindedir burada küçük balık lokantaları ve otopark alanı ile umumi tuvaletler bulunmaktadır. Meydanın arkasında marketler, çayhaneler ve balıkçıların toplu olarak bulunduğu dükkanlar yer almaktadır. Yöre balıklarını burada sabah erken açık arttırmayla satıyorlar daha geç saatlerde de perakende balık alabilmek mümkün.

İlçe merkezinin Seferihisar ile arası 4 km olup muntazaman ulaşım aracı çalışmaktadır.

Sığacık beldesinde hiç durmayan bir rüzgar eser, rüzgarsız günler sayılıdır, bu nedenle daima serin bir yerdir.

 

Teos Antik Şehri ve Limanı

Sığacıktan birkaç km güneye doğru gidildiğinde antik Teos şehri harabelerine ulaşılır, M.Ö yıllarda müzisyen, dansçı ve şair sanatçıların yerleştiği bir yer olarak bilinirdi. En önemli yapı Dionysos tapınağı olup kısmen restore edilmiştir, ayrıca Roma döneminden kalma Odeon da görülecek vaziyettedir. Kentin limanı zamanla kumlarla dolmuş ve eski mendireği bataklık içinde kalmıştır. Bu mendireğin altında yarımada sahiline yakın 3-4 m derinlikte demirlenebilir ancak bu bölge meltemde solugan alır, kuzey havalarında ise sakin olur.

 

Sıcaksu Koyu

Sığacık körfezinin batı doğu yakasında Doğanbey burnuna kadar olan sahiller tamamen melteme açıktır ve burada bulunan birkaç ufak koy da demirlemeye uygun yerler değildir.

Sadece, Doğanbey burnunun batı ucunda sahile bitişikmiş gibi görünen Körmen adasının doğu tarafında küçük bir koy demirlemeye müsait tek yerdir; bu koy kuzey havalarına karşı korunaklıdır ancak meltemin soluganı girer. Koyun batı tarafında bir mağara içinde sıcak su kaynağı vardır ve bu nedenle adına Sıcaksu koyu denilmiştir. (N38,02,00 – E26,52,20)

 

Doğanbey Körfezi

Doğanbey burnu ve onun hemen önündeki yüksek Doğanbey adasından itibaren güneye doğru Sisam boğazına kadar uzanan büyük Doğanbey körfezine girilmiş olur, bu körfezde Kuşadası’ndan başka, yatlar için sığınılacak ve demirlenebilecek küçük bir koy dışında uygun hiçbir yer yoktur. Küçük Menderes nehrinin deltası olan bu bölgede alüvyonlar yüzyıllarca antik limanları doldurmuş ve sahil sığ plajlar halinde millerce uzanır hale gelmiştir. Antik çağların en önemli limanlarından biri olan Efes günümüzde Pamucak sahilleri denilen plajlara kadar km’lerce denizden çok uzaklarda kalmıştır.

 

Yatçıların araziden kaynaklanan rüzgar ve deniz özelliklerini dikkate alarak ve hava durumunu göz önünde tutarak bu körfeze girmeleri ve geçmelerini önemle tavsiye ederim. Daha birkaç sene önce İst.Yelken Kulübünde hocalık yapan Ömer isminde tecrübeli bir denizci, gelişmiş donanımlı tam teçhizatlı modern bir yelkenli yatı Bodrumdan alıp İstanbul’a getirirken kış başlangıcında bu körfezde kayboldu, çoğunluk teknenin battığında ve denizcinin öldüğünde hem fikir. Her ne kadar bu olay üzerine çeşitli başka varsayımlar da öne sürüldü ise de, olay gizemini halen korumakta ve bu körfezin pek tekin bir yer olmadığını da hatırlatmaktadır. Sisam adasının gölgesine rağmen denizden karaya esen rüzgarlar kaba dalga yapar, kuzeyden esenler ise sahilin alçak yapısı itibariyle şiddetli olur ve deniz kaldırır, kaba dalga yapar. Özellikle öğlen saatlerinden itibaren rüzgar şiddetli olur, bu nedenle sabah erken saatler körfeze açılmak için tercih edilmelidir.

Doğanbey adasının doğu tarafının yaklaşık bir gomina açığına kadar kuzey yönüne doğru uzanan ve haritalarda gözükmeyen su altı kayaları vardır, bu nedenle güvenli seyir için adanın güneyinden rota tutulmalıdır; hele gece seyrinde adanın kuzeyinden geçmeye hiç kalkışmayın risk büyük olur.

Doğanbey burnundan 10 mil doğuda kalan Sünger burnunun doğusunda Çam limanı adı verilen küçük bir koy vardır (N 38,01,59 – E 27,05,00) Çok çaresiz kalındığında bu sahillerde sığınılabilecek tek yerdir, koyun doğusunda küçük bir adacık vardır ve sahille arası sığdır, koyun etrafı kayalık yar şeklindedir, sonundaki kumsal bir plajın önüne demirlenebilir.

Bu bölgede güvenli seyir için, Doğanbey adasının güneyinden rota tutarak Kuşadası’na kadar açık denizden gitmek ve sahillere pek yanaşılmaması tavsiye edilir.

 

Kuşadası Marina

Aydın ilimizin ilçesi olan Kuşadası çok yapılaştı, şehir haline geldi ve doğal güzelliklerini de kaybetti. Büyük yolcu gemilerinin uğrak yeri olarak önemli turist trafiği ilçede turistlere yönelik dükkanların büyük çarşılar halinde faaliyet göstermesini sağlamıştır. Ayrıca pek çok lokanta ve cafe sahilde mevcuttur. Oteller sahilden başlayıp ilçenin üzerindeki tepelere kadar geniş bir alana yayılmıştır. İlçenin dışındaki sahil şeridinde yazlık siteler, tatil köyleri, her iki yöne doğru devam ederler. İlçede gümrük ve Liman başkanlığı vardır her türlü ihtiyaç temin edilebilir.

 

Yaklaşımda şehrin yapıları ve ışıkları yanı sıra sahile bir yol ile bağlantısı yapılmış olan Güvercin adasının üstündeki fener de yol gösterici olmaktadır. (Fl2 10s 20m 8M) Etrafı alçak sur duvarları ile çevrili ve tepe noktasında da surlardan çok daha önce inşa edilmiş dört köşe bir kale bulunan Güvercin adası ilçenin simgesidir. İçinde restoran ve cafeler bulunmaktadır. Adanın arkasındaki yüksek tepenin üzerine büyük ve uzun bir kaide üstünde Atatürk heykeli son yıllarda yapılmıştır ve geceleri ışıklandırılmaktadır. Şehir içinde tarihi Kervansaray görülmeye değer bir mekandır, ilçenin yakınında Dilek burnu milli parkı vardır. Minibüsle gidilebilir tabiat güzellikleri açısından zengin ve görülecek bir yerdir. 

Yat limanı ülkemizde Marina anlamında yapılmış ilk limandır günümüzde Setur tarafından işletilmektedir, geniş çekek alanı, atölyeler, yüzme havuzu, tenis kortu, duş ve tuvaletler, restoran ve bar, çarşı, hemen yanında Migros market, çamaşırhane ve yat malzemesi satan dükkanlar marina içinde yer almaktadır. Lift ve senkro vinç vardır. Marina ön bürosu VHF 73 ve 16 dan devamlı dinleme yapar.

 

Limanın mendireği, kuzey güney yönünde liman ortasına doğru uzanır, kısa mendirek ise sahilden uzun mendireğin ucuna doğru çıkar. Her iki mendireğin de uçlarında fener kuleleri vardır. Liman girişinde kısa mendirek rıhtımında sahil güvenlik botu ve petrol istasyonu yer alır. Marinanın ortasından çıkan geniş beton iskele dört kol halinde devam eder, bu iskelelere orta boy yatlar bağlanır, ana mendirek rıhtımına ise büyük yatlar bağlanmaktadır. Liman girişine gelindiğinde palamar botu yanaşarak bağlanacak yeri gösterir, tonoz döşelidir demir atılmaz. Liman girişi 7m, içi 4m ortalama deriliktedir. Elektrik ve su kutuları ile teknelere bağlantı yapılır. Elektrik bağlantısı 5 uçlu priz ve fiş gerektiriyor. Başka hiçbir yerde kullanılmayan bu beşli fiş sistemi adaptöre ihtiyaç göstermekte. Marina teknisyenleri ücreti mukabilinde sadece bu marinada kullanabileceğiz adaptörü size yapıyorlar ama, önceden hazırlayıp yanınızda bulundurursanız daha iyi olur.

Kuşadası ve civarı daha önce de belirttiğimiz gibi tamamen melteme yani batı ve karayel rüzgarlarına açık olup, sahilde barınılacak doğal koylar olmadığı için denizden gezilip görülecek bir yer yoktur.

Kuşadası’ndan sonra Sisam boğazına doğru uzanan sahilde sığlık alanlar ve Akburun önünde de kayalık döküntüler vardır bunlar sahilden bir milden fazla açığa doğru uzanırlar. Güvercin adasının bir mil kadar açığında da sığlık bir topuk bulunmaktadır. Bu bölgeden açık geçilmesi gerekir. Güvenli seyir için Kuşadası limanından çıkışta 1,5 mil batıya doğru rota tutup bilahare Sisam boğazına dönmek gereklidir. Kuşadası’na güneyden gelişte veya önünden transit geçişte de belirttiğimiz en az 1,5 millik uzaklığın korunması tavsiye edilir.

 

Sisam Boğazı

Yunanistan’a ait büyük Sisam adası ile milli park olan Dilek yarımadası arasında kalan yaklaşık bir mil genişliğindeki geçide Sisam veya Dilek boğazı denilmektedir. Geçidin tam ortasında Türkiye’ye ait küçük bayrak adası bulunmaktadır, bu adanın üzerinde fener (Fl5s 23m 8M) ve metruk fenerci kulübesi görülür. Bu adanın her iki yanından da geçilebilir derin sudur, Sisam tarafında kalan geçit daha geniştir.

Geçit içinde poyraz yönüne akıntı vardır, Anadolu kıyılarındaki yüksek dağlardan inen ve Doğanbey körfezinden doğru esen rüzgarlar dar bir alan olan boğaz içinde dışarıda olduğundan birkaç misli kuvvetli eser; özellikle kuzeye doğru çıkışta tekneleri zorlar, sahile yanaşmak da faydasızdır. Zira yüksek dağlardan inen rüzgarlar kıyıda da deniz kaldırır. Kuvvetli kuzey havalarda akıntı ile karşılaşan kaba dalga boğaz içinde anaforlar yaratabilmektedir. Bu sıkıntılı şartlar boğazdan çıkılınca biter ve genel hava şartlarına uygun hale gelir.

 

Dipburnu ve Koyları

Sisam boğazı Anadolu kıyısındaki Dipburnu ile sonlanır, burada yer alan üç koy 20 milden fazla uzaklıktaki Tekağaç burnuna kadar olan bölgede sığınılabilecek olan yegane doğal limanlardır ancak, genellikle sığlık olduklarından aşağıda belirteceğimiz özelliklerine dikkat edilmelidir.

 

Dipburnu Kuzey Koyu

Dip burnunun hemen kuzeyinde önünde küçük bir adacığın olduğu ufak bir koy vardır; içinde 4,5 m de demirlenebilir fakat, batı ve kuzeybatı rüzgarları (bunlara meltem diyoruz) koyun içini etkiler, bu sebeple doğu yönlü havalarda barınmak için uygun bir koydur. Sahilinde Jandarma karakolu vardır; büyük bir Türk bayrağı dalgalanır.

 

Dipburnu Güney Koyu (Su Adası Koyu) 

Bölgede yatlar için barınmaya uygun koy burasıdır. Dip burnundan sonra kuzeyinden doğru sahile su seviyesinde kayalık döküntülerle bağlı, kıyıları dik kayalık ve güney ucunda fener (Fl2 10s 30m 9M) olan Tavşan adası vardır. Bu adanın doğusunda geniş bir koy ve koyun ortasında da Su adası bulunur. Koyun kuzey sahil ile Su adası arasındaki bölgenin ağız kısmı yatlar için her havada barınmaya müsait bir demir yeridir. Daha içerilerde deniz hemen sığlaşır fazla içeriye girmemelidir. Su adasının güney ve doğusu çok sığdır yanlışlıkla buralara girmeyin. Bölge askeri mıntıkadır ve sahile çıkılmaz, devamlı helikopter ve jandarma botu devriyesi dolaşır.

 

Sandal Adası Koyu

Su adası koyunun hemen güneyinde küçük bir burunla ayrılan daha küçük bir koy ve bu koyun ortasında da küçük sandal adası vardır. Adanın koya bakan tarafında hemen adanın dibinde demirlenebilir, koy içerilere doğru hızla sığlaşır yanılıp fazla içeri girmeyin karaya oturursunuz. Dip erişteliktir demir tutturmak zordur demirinizi tutturduğunuza emin olun. (Yassı erişteye benzer biçimdeki yosunlara bu ad veriliyor, dipte çok yoğun olduklarından demirin altlarına nüfuz edebilmesi zor olur. Eriştelik dip zeminlerde admiralti çapa çok etkili olmaktadır.)

 

Sisam boğazının bitiminden itibaren Anadolu kıyılarındaki yüksek tepeler doğu yönüne doğru ve bilahare alçalarak güneye doğru devam eder. Boğazın güney çıkışında doğuya girinti yapan denizde yüksek tepelerden aşağı şiddetli kuzey yönlü rüzgarlarla karşılaşılabilir ve sahile çok yakın konumda bile kaba deniz kaldırabilirler.

Güneye doğru alçalan tepeler yerini Büyük Menderes nehrinin deltasına ve dümdüz, sığlık, bataklık ve denizle irtibatlı göllerin oluştuğu bir sahile bırakır. Bu bölge eski çağlarda şimdiki Bafa gölüne kadar uzanan bir körfez halinde imiş ve Milet antik şehri önünde bir de adası olacak şekilde büyük bir limanmış. Fakat, yüzyıllar boyunca B.Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar bu körfezi doldurmuş ve eski antik limanlar denizden çok içerilerde kalmış.

 

20 mil boyunca bu sahilde hiçbir sığınılacak yer yoktur. Bölgenin güney ucunda uzaktan bakıldığında adeta denizin içinden çıkmış gibi görünen feneri (Fl 15s 15m 10M) ile belirgin alçak Tekağaç burnu vardır. Burnun kara ile bağlantı noktasında ise uzaktan belli olan büyük bir arıtma tesisi binası göze çarpar. Bölgede açıktan seyredilmesi ve sahillere pek yaklaşılmaması tavsiye edilir.

Tekağaç burnunun 5 mil güneybatı yönünde üzerinde fener (Fl2 14s 118m 12M) bulunan iskansız Farmakosi adası vardır, gece seyrinde her iki fenerin de konumunu dikkate alarak rota belirlemek faydalı olur.

 

Tekağaç burnundan itibaren Kuzey Ege bitmiş ve Güney Ege başlamış olmaktadır. Güney Ege’de hakim rüzgarların yönü güneye döner; buraya kadar batı - kuzey batı yönünden esen meltem, kıble ve keşişlemeden esmeye başlar.

Güney Ege’de Anadolu kıyıları yatçılar için dünyanın en güzel ve cazip yerlerindendir, denizin karaya adeta dantel gibi bir dokuyla sokulduğu, sayısız doğa harikası koyların bulunduğu kıyılar Akdeniz’e kadar devam eder.

 

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

28.06.2007

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göcek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi