| |
Tekağaç burnu güneye doğru geçildiğinde kıyıların doğuya
doğru geniş bir girinti yaparak oluşturduğu Güllük Körfezi’ne
girilmiş olur; körfezin kıyılarında tabi güzellikleri olan pek
çok koy ve doğal liman bulunmaktadır.
Çukurcuk Limanı
Tekağaç burnunun güneye doğru hemen dibinde alçak ve kumsal
olan Çukurcuk koyu kuzey ile imbat havalara limandır; güney
rüzgarlarına tamamen açıktır. (N 37,21,00 – E 27,12,20) Doğudaki
koy daha derin ve büyücektir ancak güney kıyıları kayalıktır,
batıdaki koy daha küçüktür ve batı yakası balık çiftliği
tarafından kapatılmıştır. Küçük koyun kuzeybatısına doğru fazla
sığa düşmeden 3-4m derinlikte kum zemine demirlenebilir. Büyük
koy melteme açıktır ancak kuzey havalarda işe yarar. Bu liman
körfeze girmeden transit geçip yollarına devam etmek isteyen
yatlar için kısa süreli bir mola yeridir.
Didim Sahilleri
Son senelerde büyük bir yapılaşma ile büyüyen ve o ölçüde de
çirkinleşen Didim’in sahilleri kuzey rüzgarlarına kapalı fakat,
güney ve batı havalara tamamen açık bir bölge halinde doğuya
doğru uzanır. Bu sahil şeridinde önünde küçük bir mendireği
bulunan parlamenterler sitesi vardır fakat, büyük bir egoizm ile
zaruri hallerde bile bu mendireğe yatçıların girmesine izin
verilmediğini bir çok arkadaştan duydum ve olay yaşamamak için
de kendim tevessül etmedim. Biraz daha doğuya doğru Didim’in
önündeki Altınkum plajlarının hemen batısında bir mendirek
inşaatı devam ediyor, tamamlandığı zaman bu sahillerin gerçekten
ihtiyacı olan bir liman olacaktır.

Karakuyu koyu veya diğer adıyla Altınkum olarak adlandırılan
koyun batısındaki Karakol burnu önünde kayalıklar, döküntüler
vardır ayrıca bu burunun bir gomina doğusunda da sığlık bir
topuk bulunmaktadır, yöre balıkçıları buraya bir şamandıra
koymuşlarsa da sert havalarda kopup gitmesi muhtemel bu işarete
pek güvenmeyip yine de dikkatli olunmalıdır. Koyun içinde batıda
kalan burnun önünde beton bir iskele vardır, gezi motorları ve
feribotlar yanaşır, bu iskelenin 400 m doğusunda kaya
döküntüleri olan bir alan yaklaşık 200 metrelik bir alana
yayılır tam yol üstünde kalan bu bölgeye dikkat edilmelidir
bazen üzerine işaret konulduğu oluyor ama, sabit ve haritalara
geçmiş bir şamandıra olmadığı için güvenilmez. Sığlık alan
geçildikten sonra plajın önünde 5m civarında demirlenebilir, dip
kumdur. Bu koyda sadece kuzey yönlü havalarda barınmak mümkün
olup güney rüzgarlarına tamamen açık olduğu unutulmamalıdır.
Akbük Körfezi (Limanı)
Kıyı boyunca doğuya doğru devam edildiğinde üzeri makilik
yeşillik Panayır adası üzerindeki fenerle (Fl3 15s 35m 12M)
belirgin olarak görünür. Ada geçilip kuzeye doğru yönelindiğinde
Akbük Körfezine girilmiş olur. Güllük körfezi içinde yer alan
Akbük limanı (körfezi) iki kola ayrılır, büyük bölümü kuzey doğu
yönünde 5 mil kadar içerilere uzanır, diğer kol ise kuzey batıya
doğru hemen Didim sahillerinin arkasında daha küçük bir girinti
oluşturur bu koya Kuruerik bükü denilmektedir ve yatçılar için
çok uygun bir limandır.
Kuzey doğu yönünde kıyıdan içerilere giren asıl Akbük
limanının denizi çok berrak ve güzel olmakla beraber, güney
yönlü havalara tamamen açık olması ve sahillerin sığ olması
nedeniyle yatçılar için elverişli değildir. Akbük limanı ağzında
İnceburuna yakın konumda üzerinde ortalama 3m su bulunan İkikat
kayaları (N 37,19,50-E 27,22,50) ve bunların biraz
güneydoğusunda üzerinde ortalama 1,5m su bulunan İsabel kayaları
vardır, bu alandan uzak geçilmelidir.
Kuruerik Bükü
Bük’ün (güney Ege’de koylara bük derler) güney batı sahili
kumsal zeminde demirlemeye uygundur ve hem imbata hem de tüm
güney rüzgarlarına karşı korunma imkanı verir. Fakat, asıl
limanlık ve en mahfuz yeri bükün kuzeybatı sonunda yer alan
Dalyan koyudur. (N37,22,30 – E 27,20,10) Panayır adası dönülüp
büke girilirken kıyıdan bir gomina kadar açıkta etrafı kayalık
döküntü olan küçük bir ada göze çarpar, haritalarda Gökada diye
geçer ama adadan ziyade büyücek bir kayadır; buradan uzak
geçilmelidir. Panayır adasının 400 m kuzeyinde sudan biraz
dışarı çıkmış kara kayaya dikkat edilmeli ve özellikle gece
seyrinde bu bölgeden açık geçilmelidir. Yaklaşımda, iki büyük
verici anten kulesi belirgindir, geceleri de kırmızı ışıklarıyla
çok uzaktan seçilirler, bunlara doğru rota tutularak bük
içerisinde ilerlendiğinde ortada bir gemi dubası görülecektir,
bu duba iskelede bırakılarak devam edilirse iki küçük burun
arasından Dalyan koyuna girilmiş olur. (Yanılıp da minareye
doğru gitmeyin, oradaki sitenin önü birden sığlaşır ve aniden
karaya oturabilirsiniz.) Ayrıca, Dalyan koyu iki küçük koydan
oluşur; doğuda kalan daha küçüktür ve hemen sığlaşır, batıda
kalan ise daha büyücektir ve derindir, 4-5m derinlikte güvenle
demirlenebilir, genelde tüm havalara kapalıdır ama, keşişleme ve
gün doğusunda solugan alabilir. Sahilinde bir kamu kuruluşuna
ait dinlenme tesisi yer almaktadır, karaya çıkılmasında mahzur
yoktur.
Kazıklı Limanı
Kuzey yönünde karadan içerilere uzanan geniş bir koydur, esas
Kazıklı Limanı denilen yer koyun kuzey sonundaki bölgedir. (N
37,20,00 – E 27,28,48)
Koyun doğu sahilleri melteme tamamen açık, sarp kayalık ve
rüzgar altı yerlerdir buralarda barınılmaz. Buna mukabil koyun
batı yakası yeşillik, rüzgara kapalı irili ufaklı koyların
bulunduğu güzel bir sahil şerididir. Koyun içerisi hemen hemen
tamamen balık çiftlikleri ile dolmuş vaziyettedir, seyirde
dikkatli olunmalıdır; özellikle kafesleri birbirine bağlayan
halatları boşta bırakıyorlar dümene veya pervaneye sarmak
ihtimali var, bazılarının gece işaret ışıkları yanmaz. Koyun
kuzey sonu kumsal sazlık ve bataklıktır, diğer kıyılar yüksek
yamaçlı olup aralarda kalan küçük kumsal alanlar vardır. Koyun
kuzey sonundan önce doğu kıyısından küçük bir burun çıkar, bunun
güney sahilinde Kazıklı iskelesi bulunur, tüm rüzgarlara kapalı
doğal bir limandır; bu sahilde önünde tahta iskele bulunan bir
lokanta önüne bağlanılabilir ve gerekli bazı ihtiyaçlar
sağlanabilir. Koya adını veren Kazıklı Köyü 3 km kuzeyde yer
alır. Yaklaşımda, 420 m yüksekliği ile Kışla tepesi belirgindir.
Çam Limanı
Çevresi çam ormanları ve zeytinliklerle kaplı bu geniş koyun
doğu sahilleri melteme açık durumdadır ve büyük siteler kıyı
yamaçlarını kapatmış vaziyettedir. Koyun içerisinde demirlemeye
ve barınmaya müsait iki yer mevcuttur. Bunlardan Haruplu Koyu
Çam limanının kuzeybatı köşesinde yer alır dip kum derinlik 4 m
olan melteme kapalı güzel bir yerdir (N 37,16,59 – E 27,30,10).
Liman içerisindeki diğer uygun yer içerilere karayel yönüne
uzanan etrafı zeytinlik tepeler ve çam ormanları ile kaplı
Aydeniz Koyudur 5-6 m derinlikte demirlenip batı kıyısına koltuk
alınabilir.
Asin Körfezi ve İçindeki Koylar
Mandalya (Güllük) körfezinin içinde 6 mil kadar kuzey doğu
istikametine doğru karadan içerilere uzanan büyük ikincil (tali)
Asin Körfezinin içerisinde yatçılar için cazip güzel koylar
vardır. Genel olarak körfezin içi fazla derin değildir dip
balçık olduğu için iyi demir tutar. Buradaki dikkate değer koy
ve limanlardan bahsedeceğiz. Körfezin kuzey kıyısında ucunda
fener kulesi (Fl3s 13m 12M) ile belirgin İnceburun ve onun biraz
doğusunda ve üzerinde yine bir fener (FlR 5s 18m 5M) bulunan
Karaburun belirgin noktalardır. Bu burunların arkasında kalan
Tahtakoz koyu meltemde korunaklıdır; bu koy ile Gökliman
arasında denizi güzel küçük bir koy daha vardır.
Gök Limanı
Genişçe bir koy olan Gök Limanın (N 37,15 – E 27,23,20)
girişinde iskele tarafında kalan küçük koy güney havalarda iyi
bir demir yeridir ancak, büyük bir balık çiftliği vardır.
Liman içindeki diğer demir yeri batı yakasındaki bölgedir,
dip kum ve balçık olup derinlik 5 m civarındadır, keşişlemeden
rüzgarlarda barınılmaz diğer havalar için uygundur. Limanın en
sonu sığlıktır.
Kıyıkışlacık - İassos
Asin körfezi içindeki en tanınmış ve ilginç koydur (N
37,16,50 – E 27,35,00) girişinde su seviyesinin altında
kalıntıları olan eski bir mendirek ve restore edilmiş bir
Bizans kulesi vardır. Koyun doğu kıyısını teşkil eden yarımada
üzerinde antik İassos şehri harabeleri ve kale duvarları
bulunmaktadır. Batı kıyısındaki yarımada üzerinde ise
tamamlanmamış bir otel inşaatı bütün çirkinliği ile gözleri
tırmalamaktadır. Koyun girişinde batıda kalan eski kuleye yakın
geçilmelidir, zira kuleden 30-40 m kadar mesafede kalıntıları su
içinde kalmış eski mendireğin ucu belirli değildir ve
görülmeyebilir. (bazen ucunu belirlemek için bir kazık veya
şamandıra konulduğu olur ama her zaman orada olacağına
güvenilemez). Her ne kadar su seviyesinin altında kalmış olsa da
eski mendirek kalıntısı güneyden gelen havalarda dalgaları
epeyce kırarak halen bile işlevini sürdürmektedir.
Girişten sonra batı sahili hafif bir girinti yapar burada
alargada kalınabilir. Batı yakasından koyun sonuna doğru devam
edildiğinde uzunca bir rıhtım görülecektir kenarında 2-3 m su
vardır, buraya kıçtan kara bağlanılabilir, elektrik- su vardır
yakıt tankerle getirtilebilir.
Antik İassos şehrinde kazılar devam etmektedir. Bu şehri Dor
asıllı göçmenler kurmuş ve sonra Miletoslularla ittifak yaparak
İyon–Dor karışımı bir halk ortaya çıkmıştır. Attika Delos deniz
birliğine üye olan şehir Perslilerle savaşırken Atina
donanmasından yardım istemiş ve gelen gemileri müttefikleri
sanmışlardır ancak bunların düşman taraf olan Spartaya ait
olduğunu fark ettiklerinde iş işten geçmiş ve şehir istila
edilerek yağmalanmış halkı öldürülmüştür. Bilahare Büyük
İskender’in eline geçmiştir. Bu döneme ait meşhur “yunusun
kurtardığı ve sonra arkadaş olduğu çocuk” efsanesini ve bunu
tasvir eden muhtelif heykelcikleri herhalde bilirsiniz veya en
azından duymuşsunuzdur. Ören yerinde M.Ö 4. yy’a ait tiyatro,
agora, kent meclisi binası görülmeye değer. Mendireğe yakın
sahilde içi mozaiklerle bezeli Roma devrine ait bir yapı
bulunmaktadır.
Güllük Limanı
Asin körfezinin güneyi tarafında yer alan ve önünde gemi
iskelesi bulunan Güllük, (N37,14,40 – E 27,35,59) yakınındaki
perlit madeninin sevkıyatı için liman haline gelmiş bir
beldedir. Konumu liman olmaya hiç müsait olmamasına rağmen maden
ihracatı için giriş – çıkış gümrüğü ve limanı olmuştur. Vaktiyle
ufak motel, pansiyon ve kampinglerin bulunduğu kendine has sakin
bir yerleşimdi. Kamping alanında çadırlarımızda geçirdiğimiz
güzel günleri ve asude kasabayı artık eski resimlerde bıraktık.
Günümüzde yakınına kurulan Bodrum havaalanının işletmeye
açılmasıyla birlikte büyük bir hızla yapılaşmaya başladı, pek
çok tatil siteleri ve oteller koyun etrafındaki yamaçları
doldurdular, plansız programsız bu inşaat furyası beldenin
çirkinleşmesine ve büyümesine neden oldu. Bana göre gidilecek
bir yer olmaktan çıktı. Zaten liman vasfı itibariyle de yatçılar
için hiç uygun olmayan bir yerdir melteme (batı ve karayel)
tamamen açıktır, sahilinde bulunan sandal mendireği tıka basa
doludur. Ancak, zaruri bir ihtiyaç temini için gidilip iskelenin
kuzey tarafına demirlenip meltem çıkmadan ayrılınacak bir
yerdir. Sandal barınağının arkasında tekne inşaatı da yapılan
bir çekek yeri vardır. Burada faaliyet gösteren ustalar aile
geleneğini sürdürmektedirler, büyük dedeleri zamanında meşhur
bir usta imiş. Fakat şimdilerde torunların yaptığı teknelerde
eleştirilecek o kadar çok şey var ki, bu yazının konusu değil
elbette. Güllük koyunun batı ucundaki Çamlık burnunda bir fener
vardır (Fl2 5s) ve burnun önünde döküntü halinde kayalıklar
bulunmaktadır, açık geçilmelidir.
Bargilya Koyu
Günümüzde görülecek pek bir şey kalmamış olan antik Bargilya
kentinin (henüz kazı yapılmadı) bulunduğu bu koya yerel adı ile
Ülelibük denilmektedir. (N 37,12,50 – E 27,35,10) Güneydoğu
yönünde karaya doğru girinti yapan koy yarı yoldan sonra hemen
sığlaşır ve bataklık bir göl oluşturur, Tuzla veya Varvil
denilen bu gölden yakın tarihlere kadar tuz üretimi yapılırmış.
Antik kent bu gölün batısında kalır. Koyun girişinde batı
tarafında büyük bir otel vardır bunu takiben bir sürü balık
çiftliği batı kıyısını tamamen kapatmış haldedir. Bu çiftlikleri
geçtikten sonra fazla ilerlemeden ve sığlık alana düşmeden 4-5 m
de demirlenebilir, sahilde birkaç balık lokantası bulunur. Koy
melteme açık ve solugan alan bir yerdir. Doğu kıyıları yüksek
yardır.
Güvercinlik Koyu
Bodrum yolu üzerindeki Güvercinlik köyünden ismini alan bu
koy yatların uzun süre barınması ve demirlemesi için uygun bir
yer değildir. Meltem özellikle karayele yakın yönden estiğinde
bu koya hem rüzgar hem de kaldırdığı denizle birlikte girer
rahatsız eder. Ancak, hava müsaitse geçici olarak girip
çıkılacak bir yerdir, köyün önünde 7 m derinlikte alargada
geçici olarak kalınabilir dip kumdur. Köyden alışveriş imkanı ve
Bodruma daimi ulaşım vardır.
Güvercinlik koyundan önce yer alan Kuyucak limanı tamamen
balık çiftlikleri ile kapatıldığı için bahsetmeye değer bir
durumu kalmadı. Ayrıca Güvercinliğin biraz kuzeyindeki Pina
yarımadasının doğusunda kalan koy da eskiden güzel bir demir
yeri idi ama onu da balık çiftliği kapattı ve bitti. (Bu konu
gerçekten ciddiyetle ele alınması ve önlenmesi, kontrol altında
tutulması gereken bir vahim hal arzetmektedir. Ara sıra
konuşuluyor ve hiçbir gelişme olmuyor. Denizi korkunç
kirletiyorlar, sınır yasak dinlemiyorlar, kabadayılık yöntemleri
ile kafa tutuyorlar ve maalesef yönetenler susuyor. Savunmaları
ihracat yapıp döviz kazandırıyorlarmış ama, bunların kontrolsüz
varlığının kaybettirdiği dövizi kimsenin hesapladığı yok, birçok
yatçı bunlar yüzünden Yunan adalarını tercih eder hale geldiler
ve menfi propagandaları da dikkate alınınca turizm sektörümüze
verdikleri zarar ortaya çıkıyor. Oysa ki kıyıdan belli uzaklıkta
ve turizm açısından önemli yerlerin dışında, çevreyi
kirletmeyecek önlemler ve teçhizatla üretim yapmaları
doğrultusunda mevzuat çalışmaları yapıldı fakat, kimsenin
aldırdığı yok, herhangi bir denetim yapıldığı da yok.)
Salih Adası
Güvercinlik koyunun biraz kuzeyinde bulunan geniş ve yüksek
adanın tepeleri çam ormanları, yamaçları ise zeytinliklerle
doludur. Antik çağlarda burada Karianda kenti varmış, geriye
görülecek pek bir şey kalmamış. Adada melteme karşı korunaklı
birkaç koy vardır: Adanın poyraz ucundan çıkan
yarımadanın güneyindeki koy balık çiftliği tarafından işgal
edilmeden önce güzel bir demir yeri idi, şimdi bu yüzden
kullanılamaz durumda.
Adanın güneydoğusunda etrafı ağaçlık ve dibi kum olan güzel bir
koy vardır; 5 m de demirlenebilir ama, denizi civardaki balık
çiftliklerinin yaydığı pislikten ötürü kirlenmiş. Adanın
güneyinde, sahilinde 8 villanın bulunduğu bir koyda 8-10 m
derinlikte alargada kalınabilir.
Mandalya körfezinin güney kıyılarını Bodrum yarımadasının
kuzeyi teşkil eder, burada bahsedilecek yatçılar için önemli
yerler vardır; onun için bu bölgeyi gelecek yazımızda tüm Bodrum
yarımadası kapsamı içinde ele alacağız.
Kemal Baral'a
teşekkürlerimizle
Denizce

12.07.2007
|
|