e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -XII  Bodrum Yarımadası

Kemal Baral   

 

 

Bodrum Yarımadası

Edebi eserlerinde Halikarnas Balıkçısı adını kullanan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın 1925 yılındaki bir yazısı nedeniyle üç yıl sürgüne mahkum edildiği (mahrumiyet bölgesi olduğu için) Bodrum kasabası ve civarını, hayatını süngercilik ve balıkçılıkla sürdürmeye çalışan bölge halkının vurgunlar ve yokluklarla dolu hayat mücadelesini, anlatan yazıları neticesinde tanınmaya başlayan ve esasen tabiat olarak susuz ve kurak bir yarımada olmasına rağmen, denizinin ve koylarının güzellikleri ile cazip Bodrum yarımadası, Mandalya ve Gökova körfezlerinin arasında yer alır.

En büyük yerleşim Bodrum ilçesidir ve antik çağlardan beri yerleşim yeridir, o devirlerdeki adı Halikarnassos olan belde, antik çağlardaki dünyanın yedi harikasından biri olan Kral mezarının da bulunduğu yerdir. Mousoleion olarak bilinen bu muhteşem yapı, Pers satrapı - valisi Mousolos tarafından kendisi ve karısı için bir anıt mezar olarak inşa edilmeye başlanmış ancak bitirmeye ömrü vefa etmediği için ölümünden sonra kız kardeşi ve karısı Artemissia tarafından tamamlanmıştır, yeri şimdiki Bodrum ilçesinin üzerinden geçen anayolun biraz üzerinde kalmaktadır. Bu sanat abidesinin sonu pek hazin olmuştur, çağımızda çok medeni olduklarını öne sürüp duran batı Avrupalı bir çok ulustan üyesi olan Saint Jean Şövalyeleri adlı organizasyon insanlığın bu medeniyet hazinesini taşları için söküp yok etmiş ve söktükleri taşları şimdi orada bulunan kalenin inşaatında kullanmışlardır, ayrıca bunu hatıratlarında iftihar edilecek bir şeymiş gibi anlatmışlardır. Kale Rodos seferine çıkan Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilmiş ve bölge Türk yurdu haline gelmiştir. Kale günümüzde müze olarak kullanılmakta ve özellikle su altı arkeolojik çalışmalarının emsalsiz neticeleri sergilenmektedir; ayrıca kalede konser ve benzeri etkinlikler de düzenlenmektedir.

1970 li yıllardan itibaren büyük kentlerin yaşam tarzından ve toplumun kurallarından kaçış noktası olarak görülen asude bir bölge olarak özellikle bohem hayatı seven aydın kesim insanın gözdesi haline gelen Bodrum ve civarı moda olmuş, adına şarkılar bestelenmiş ve popüler hale geldikçe de kalabalıklaşmaya başlamıştır.

O tarihlerde Bodrumun doğru dürüst yolu bile yoktu, dağların üstünden geçen ince bir şose ile ulaşılırdı. O zamanlar biz de gençler olarak motosikletlerimizle toz toprak içinde oraya gider, Mavi barın mavi boyalı tahta iskemlelerinde oturur, genellikle gitarla yapılan canlı müzik dinler, sessiz sahillerde veya Torba’nın yakamozlu denizinde mehtap banyosu yapar ve kendimizi uçan bir martı ile özdeşleştirirdik. Şimdi tüm bunlar geçmişteki hikayeler olarak, orta yaşı çoktan geçmişlerin gevezelikleri gibi geliyor; zira etrafı, tepeleri, koyları her yeri muazzam bir yapılaşma ile dolan ve dolmakta olan yarımadanın haline bakınca başka türlü düşünebilmek mümkün değil.

Günümüzde hemen hemen her koyun sahilinde bir yerleşim yeri veya tatil sitesi ya da tesis vardır, şehirleşmiş, gürültülü ve kalabalık bir yer haline gelmiştir. Yerli ahalisi arsa ve arazi satışından zenginleşmiş ve doğru orantılı olarak da biraz tembelleşmiş olduğundan, çalışacak işçi bulmak zorlaşınca doğudan bir sürü işçi buraya getirilmiş ve bunların bir kısmı lokanta bar işine el atmış, neticede buraların tadı kaçmıştır.

Yarımadanın kuzey kıyılarında doğudan batıya doğru sırası ile Torba, Gölköy, Türkbükü, Gündoğan, Tilkicik koyları önemli ve rağbette olan yerlerdir. Yarımadanın kuzeyindeki tüm koylar her türlü güney havalarına kapalıdır. Melteme (Batı ve karayel) karşı birçoğu limanlıktır; ancak yıldız ve poyraza açıktırlar, yaz aylarında bu yönden şiddetli rüzgar pek olmaz, bu nedenle esintiler serinlik yaratacak tatlılıkta kalır ve yarımadanın kuzeyi sıcak yaz aylarında tercih edilir.

 

Torba Koyu

N 37,05,30 – E 27,27,40 koordinatlarında yer alan geniş bir koydur, yarımadanın kuzeydeki kıstağını oluşturur güneydeki kıstak olan Bodrum ilçesi ile arası 6 km kadardır. Koyun lodos köşesinde bir balıkçı barınağı bulunur ve her zaman ıskaça dolu vaziyettedir. Mendireğin içi ve sahil rıhtımdır, yer bulunabilirse orta boy tekneler sahil tarafına demir bırakıp mendirekteki rıhtıma koltuk verebilirler, derinlik 3 m kadardır.

Eskiden jandarma karakolu olan ve bir zaman da gümrük muhafaza binası olarak kullanılan iki katlı eski bir taş yapının yanında büyük balıkçı motorlarının ve yaz aylarında Didim’e gidip gelen feribotun yanaştığı taş iskele köyün önünde yer alır. Vaktiyle burası İskender adlı Ankaralı bir müzisyen tarafından motele dönüştürüldü ve uzun zaman pek çok insanın tatlı anılarında yer aldı. Bilahare önce bu iskele ve binanın yanındaki kumsala Miltur tatil köyü inşa edildi, sonraları el ve isim değiştirdi; iskelenin önünden iki arabanın yan yana zor geçebileceği kadar dar bir yol mendireğe doğru giderdi, bu yol üzerinde moteller yapıldı. Şimdi tüm yamaçlar bina dolmuş vaziyette ve geniş bir asfalt köyün üstünden geçiyor, bu yoldan köy içine sokaklar iner.

Torba koyunun içi Meltemin koy etrafındaki yüksek yamaçlara çarpıp yansımasıyla her yönden rüzgar yapar. Köyün karşı kıyısından ise ana yol geçmektedir ve bu sahilde beş yıldızlı birkaç tatil köyü faaliyettedir.

 

Çomça Bükü

Ilıca koyu diye de anılır, bir zamanlar etrafı çam ormanları ile kaplı idi maalesef yangında kül oldular. Torba koyunun kuzeyinde Gök ve Çomça burunları arasında kalan ve önce güneye doğru geniş girinti yapan ve son kısmında batıya doğru bir dirsek şeklinde kıvrılan poyraz hariç her havada mahfuz bir koydur. (N 37,06,10 – E 27,25,20).

 

Türkbükü Limanı

Güney sahilinde Gölköy ve batı sahilinde Türkbükü yerleşimlerinin olduğu geniş bir koydur, Gölköy yerleşiminin önü melteme ve kuzey havalarına açıktır.

Türkbükü tarafı ise melteme ve yıldızdan esen rüzgarlara karşı nispeten daha korunaklıdır. (N 37,08,20 E 27,23,00) Koyun güneyinde küçük bir sandal barınağı vardır, derinliği mendirek tarafında 2,5m kadardır, sahile doğru sığlaşır, yanında bir çekek yeri bulunmaktadır, yatçıların işine pek yarayacak bir yer değildir. Türkbükü yerleşiminin önünde su 15 m kadar derindir, uzun kaloma verilerek demirlenebilir ancak, dip eriştelik olduğu için demir tutturmak zor olabilir, eriştelik zeminlerde klasik admiralti çapa iyi iş görür, diğer pulluk tipi Cor ve kum tipi Dawnfort çapalar eriştenin altına nüfus edemezler ve  tutmaları zor olur. Türkbükü koyunun kuzeyine doğru derinlik azalır 5-6m ye düşer ve dipte kumdur burada daha rahat ve güvenli demirlenebilir.

Türkbükü son zamanlarda revaçta olan bir tatil yöresi haline geldi, pek çok otel, bar, restoran açıldı, bazı restoranların önünde bağlanmaya uygun tahta iskeleler vardır.

Koyun kuzeyinde küçük ve büyük iki ada bulunmaktadır, bunların ana kara ile arası derin su olmasına rağmen, her iki tarafta da balık çiftlikleri bulunmakta ve geçidi neredeyse kapatacak kadar yayılmış durumdadırlar, dikkatli seyredilmesi gerekir.

 

Gündoğan Limanı

Farilya bükü denilen geniş ve derin bir koydur. Gündoğan köyü sahilden biraz içerde kalmakla beraber koy bu isimle anılır hale gelmiştir. Koyun güney sonunda bir barınak bulunmaktadır. (N,37,08,15 – E 27,21,08) Mendireğin hem içi hem de dışı rıhtımdır, yakın zamanda barınağın içi tarandı ve 3m derinlik sağlandı, içine tonoz döşendi, kıyıya rıhtımlar yapıldı. Mendirek rıhtımlarına içten veya dıştan kıçtan kara bağlanmak mümkündür. Kuzey rüzgarlarına açık bir koydur melteme karşı korunaklıdır ancak soluganı içeri girer ve rahatsız eder. Büyük koyun batısındaki Kandemir koyu melteme karşı en korunaklı demir yeridir, üstünde bir otel binasının bulunduğu küçük bir burunun altında kıyı bir koltuk oluşturmuştur, derinlik 7m civarındadır, sahile koltuk verilirse rahat edilir.

 

 

Tilkicik Limanı

Diğer adı ile Firenk Azmağı bükü. Bodrum yarımadasının en kuzey ucunu teşkil eden ve adı gibi kızıl yarlardan oluşmuş Kızıl Burun ile 2,5mil batısındaki Payamlık burnu arasında kalan girintili çıkıntılı kıyıları olan geniş koydur. Koyun doğu sahilleri tepelere kadar yayılmış binalar ve sitelerle dolu olan, melteme ve kuzey rüzgarlarına açık yerlerdir, barınılmaz. Koyun batı yakası ise Yalıkavak yarımadası olup inşaat yasağı konulmuş (Akdeniz fokları var diye) çıplak bir arazidir. Bu geniş koyun içinde demirlenebilecek iki uygun yer bulunmaktadır.

Alacain koyu: Alacain burnu, önünde mantara benzer sudan 4 m yükseklikte bir kaya ile belirgindir; burnun güneyindeki koya Alacain koyu denir. (N 37,08 – E 27,17) Deniz dibi ve sahili kumsaldır, derinlik 6 m kadardır. Koyun batı yakasında antik mezar mağaraları görülür, koyun nihayetine doğru önünde tahta iskele bulunan günübirlik bir tesis vardır.

Payamlık koyu: Aynı isimdeki burnun bir gomina güneydoğusunda melteme karşı muhafazalı küçük bir koydur. Burnun önünde 15m açıkta kayalardan oluşmuş bir adacık vardır açığından geçilmelidir. Burnun yarım mil batısında ise haritalarda ada gibi gösterilen fakat, aslında su seviyesinde olan ve üzerinde denizlerin kırıldığı kayalığa çok dikkat edilmelidir. Aynı burnun bir mil kuzey batısında dikdörtgeni andıran şekliyle belirgin Gemitaşı kayası vardır etrafı derindir.

 

Yalıkavak ve Port Bodrum Marina

Batıya doğru çıkıntı yapan Yalıkavak yarımadası çıplak ve kuru bir arazi parçasıdır, ne var ki Akdeniz foklarının yaşama bölgelerinden olduğu için koruma alanı olmuş ve yapılaşmaya kapatılmıştır; bu yarımadanın güneyinde ağzı batıya açık geniş Yalıkavak koyu yer almaktadır. Koy tamamen melteme ve soluganlara açıktır. Bu dezavantajlı konumuna rağmen koy içinde Port Bodrum Yalıkavak yat limanı inşa edilmiştir, (N 37,06,00-E 27,17,10) bu esnada koyun sonuna doğru sahilden 400m açıkta bulunan Karataş kayaları doldurulmuş ve kazıklı bir yolla sahille bağlantısı yapılmıştır. Pek etkili olmasa da marinaya dalgakıran vazifesi de görmesi düşünülmüş olsa gerek, ayrıca yüzer bir mendirek de bunun arkasına yerleştirilerek etkisi arttırılmaya çalışılmıştır. Marina yüzer pontonlardan oluşmuş bir sistemle yapılandırılmıştır, hem bu sebeple hem de coğrafi konumu itibariyle meltemden ve solugandan etkilenen bir limandır, devamlı sallanırsınız ve tekneniz pek sakin kalmaz. Tesis olarak güzel ve çevreye uyumlu olarak inşa edilmiş, Osmanlı mimarisi stilinde inşa edilmiş çarşısında, barlar, cafeler, restoranlar, tanınmış firmaların mağazaları bulunmaktadır. Çamaşırhane, tuvalet ve duşları gayet modern ve bakımlıdır. Gezer lift ve karada çekek alanı vardır, tamir ve bakım servisleri bulunmaktadır. 16 ve 73 VHF kanalından dinleme yaparlar, palamar botu vardır. Personelin tavırları ve yaklaşımları beni ve beraberimdekileri pek memnun etmedi, orada bulunduğum süre içinde aynı yönde pek çok yerli ve yabancı yatçıdan da serzenişler aldım. Bir tesisin güzel olması tek başına yeterli bir etken değil, insanların rahat etmesi için sadece yapılar kafi değil. Mesela, Marinanın yarıdan fazlası boşken, gelen tekneleri itirazlarına aldırmadan dip dibe aynı iskeleye tıkıştırma gayretini biz anlayamadık, aynı konuda ödenen paraları unutup tekrar aynı konu için ücret talep etmenin de yanlışlık ve pardon ile izah edilebileceğini sanmıyorum. Mantıksız bir takım kurallar koyup bunları uygulama uğruna gelen müşteriyle çatışıp kaçırmanın da esprisini anlamak mümkün değil. Diğer marinaların hiçbirinde karşılaşmadığımız yadırganan davranışlar listesi burada epey uzun.

Koyun sonunda Yalıkavak beldesi önünde bir barınak mevcuttur, mendirek duvarında 4m sahilde 2m derinlik vardır. Mahalli tekneler ve gezi motorları ile dolu vaziyettedir, yer bulunup bağlanmak pek mümkün değildir. Ayrıca Marina ile barınak arasında rıhtım ve T iskele bağlamaya müsaittir, ne var ki koy melteme açık ve solugan alan bir konumda olduğu için rahat edilmez.

Koyun kuzey yakasına Güdür derler. Burada melteme kapalı Bahçeköy’ün önü, Pirasen koyu adı verilen ve hem kuzeye hem de melteme kapalı ortada kalan mevkii ve en batıda yer alan Ötüsarmı koyu uygun demir yerleridir. Dip hepsinde eriştelik olduğu için demir tutturmak kolay olmayabilir. (Bu konuda daha önce tavsiyelerde bulunmuştuk).

Yalıkavaktan itibaren yarımadanın güney ucunda yer alan Hüseyin burnuna kadar olan Bodrum Yarımadasının 9 mil uzunluğundaki batı sahili arkasında çıplak dağ ve tepeler uzanır, kıyının önünde ise irili ufaklı adalar ve kayalıklar bulunmaktadır. Kuzeyden güneye doğru sırası ile Büyük Kiremit adası (üstünde fener vardır) – Sahile çok yakın konumda olan Küçük Kiremit adası (sahil ile arası derin sudur) – Çavuş adası - Çatal ada (kuzey ucunda  fener vardır) – Topan ada (üzerinde fener vardır) – Yassıada – Çobanada – Tüllüce adaları yarımadanın karşısında yer alırlar. Hüseyin burnunun açığında da Paşa kayaları (üzerinde  beton bir sütun ile iki küre vardır) ve biraz güney doğusuna doğru da Bekçi kayası vardır. Bu adalar ile yarımada arasında kalan denize Karabakla boğazı denilir, yatlar buradan gelip geçerler. Rüzgarı ve dalgası bol bir bölgedir, özellikle karayelden şiddetli eser, bazen güneyden de kuvvetle bindirdiği olur, kuzeye çıkan yatlar daha ziyade zorlanabilirler. En iyisi sabah erken saatlerde meltem başlamadan bu bölgeden geçmektir; bazen hiç durmadığı da olur rüzgarın bu durumda havanın şiddetine göre karar verip ya beklemek yada denizle didişmeyi göze almak kaptana kalmış bir tercih olacaktır. Seyir esnasında seyir işaretlerine ve haritaya dikkat ederek yol alınmalıdır. Bu bölgede Gümüşlük doğal limanı ve Turgutreis barınağı ile D. Marin Yat limanı demirlenecek ve barınılacak yerlerdir

 

Gümüşlük Doğal Limanı

Yaklaşımda limanın batısında kalan ve üzerinde bir gözetleme kulesi bulunan yarımada en belirgin kerteriz noktasıdır. Koya bu yarımada ile onun doğusunda kalan ve karaya sığ bir kıstak ile bağlı olan adacık arasından girilir. (N 37,03,20 – E 27,14,30) Bu küçük adacığın giriş tarafında eski bir mendirek kalıntısının taşları 30 m kadar geçide doğru uzanır, buradan açık geçilmelidir. Koy kuzeye doğru kıvrılarak girinti yapar, kuzeye ve melteme kapalıdır, geçit ağzının karşısı solugan alabilir, Koy fazla büyük değildir, derinlik 10m ortalama ve dip kumluk sazlıktır, iyi demir tutar.

Gümüşlük köyü sahil boyunda yayılmıştır ve önünden beton bir iskele çıkar genellikle gezi motorları ve balıkçılar bağlıdır, köy SİT alanı olup yapılaşma yasağı uygulanmaktadır. Burası eski çağlardaki adıyla Myndos antik kentidir ve tek tük kalıntıları civarda görülebilmektedir. Vaktiyle gümüş çıkarılan bir maden varmış ve kalıntıları bulunmuştur o nedenle adı Gümüşlük olmuştur.

Sahil boyunca bir çok lokanta sıralanmıştır, deniz mahsulleri açısından zengin çeşitler sunulmaktadır.

Gümüşlük koyunun bir mil güneyindeki Karabakla burnu önündeki kayalıklar kıyıdan 200 metre açığa kadar devam eder, açık geçilmelidir.

 

Turgutreis Barınağı

Eski adı Karatoprak’tır halen bir çok haritada bu şekilde geçer, hızla şehirleşen bir yerleşim oldu, her türlü alışveriş ve ulaşım imkanı olan bir belde haline geldi. Arkasındaki tepe yamaçlarına kocaman taştan harflerle ismi yazılmıştır, millerce öteden görülür.

Beldenin önünde girişi güneye açık küçük bir barınak vardır, derinliği 3m civarındadır, tıka basa dolu bir haldedir, özellikle yaz aylarında yer bulmak mümkün değildir. Ayrıca, kuvvetli meltemde liman girişi dalga ve rüzgar altında kalır, yatlara uygun bir barınak değildir.

Esasen, bu sahil devamlı rüzgaraltı bir yerdir ve yaz aylarında serin olduğu için tercih edilir.

 

D.Marin

Ülkemizdeki en düzenli ve altyapısı iyi marinalardan biridir, iki yüksek mendirekle korunan limanın girişini belirten iskele ve sancak fenerlerinin kuleleri uzaklardan fark edilir. Kıyıdan çıkan kısa mendirek üzerinde yakıt istasyonu bulunmaktadır, mendirek kenarları (uzun mendireğin uç kısmı hariç) tamamen muntazam rıhtımdır. Sahilden liman içine yüzer iskeleler çıkar, girişe yakın üç iskelede tonoz döşelidir, daha içte kalanlarda ise tekneler arasına parmak iskeleler yapılmıştır; bütün bağlama yerlerinde elektrik, su, tv, internet bağlantıları mevcuttur, palamar botu ve servisi vardır.

Gezer vinç 100 ton ve karada muhafaza alanı 100 tekneliktir, VhF 16-72 den irtibat kurulur. Telf:252 – 382 9200 e-posta info@dogusmarina.com.tr. Her türlü tamir bakım için taşaron müesseseler mevcuttur.

Gerek marina içinde ve gerekse müştemilatında gayet modern ve düzenli bir çarşı, tenis kortları, yüzme havuzu, yat kulübü, sauna, bar ve lokantalar, sağlık birimi bulunmaktadır. Gümrük giriş çıkış noktasıdır, akaryakıt istasyonunun olduğu kısa mendireğin dış tarafı feribot iskelesidir.

Marinanın önü genelde sığ bir denizdir, lacivert derin sulardan sonra sanki birden çok sığlaşacakmış gibi tedirginlik veren bir yeşile dönüşür rengi fakat, derinlik aslında girişte 8m ve liman içinde 3m’dir.

Turgutreis’in ve genel olarak Bodrum yarımadasının batı sahilleri karşısında yer alan ve yukarıda isimlerini belirtmiş olduğumuz adalarda uygun ve uzun süreli demirlenecek yer yoktur, kısa yüzme molaları için durulabilir.

Hüseyin Burnu güneye doğru geçilip doğuya dönülünce Bodrum yarımadasının güney yakası başlamış olur, kuzey rüzgarları ve meltem karanın ardında kalarak etkisini yitirir; bu durum yaz ayları için geçerlidir, kış döneminde ise bu bölgede güneyden rüzgarlar öne çıkar ve bu sahiller barınılması zor hale gelir. Yaz sezonunda bu sahil şeridi yarımadanın en sıcak kısmı durumundadır, melteme kapalı olduğu için denizi sakin olur, kış sezonunda ise durum tersine döner.

Hüseyin burnundan itibaren Bodrum’a kadar demirlemeye uygun koylar sırasıyla; Akyarlar, - Karaincir, - Bağla, - Kargı, - Müskebi, - Aktur.- Bitez yalısı, Adaboğazı, Gümbet, - Haremten, - Bardakçı koylarıdır; güneye açık yaz limanlarıdır. Bunların en önemlilerinden bahsedeceğiz.

 

Akyarlar Koyu

Parça parça beyaz kayalardan oluşmuş Akyarlar burnu ile bir mil doğusundaki Koca burun arasında kuzeye doğru karaya girmiş olan geniş Akyarlar koyu (N 36,58,00 – E 27,18,00) sonundan çıkan ufak bir burunla ikiye ayrılır, doğu sahilinde ortalarda suya yakın seviyede kaya döküntüleri 200 m açığa kadar yayılmıştır, özellikle batıdan gelirken yol üstünde kalır, sıyırmak için köyün minaresine doğru rota tutulursa sancakta kalırlar. Koca burunun yarım mil açığında üzerinde fener olan Kargı adası vardır, kıyı ile arası derin sudur. Burunun bir mil kadar doğusunda ise kayalardan ibaret birkaç metre sudan çıkmış Köçek adacığı gece görünmez, dikkat edilmelidir.

Köy küçük burunun ikiye böldüğü koyun doğuda kalan kısmının sahilindedir, önü kumsal plaj ve sahili Okaliptus ağaçları ile gölgelenmiş şirin bir yerleşimdir. Köyün önünde bir barınak mevcuttur, derinliği 2m kadar ve kenarları rıhtımlanmıştır. Güney havalarda rıhtıma koltuk verilerek içinde barınılabilir. Meltem ve kuzey havalarda yatlar açısından plajın önünde 5m de demir atılırsa daha rahat edilir. Koyun batıda kalan kısmına Akçabük derler burada da demirlenebilir.

Koca Burunu döner dönmez kıyıda 200m yükseklikteki Aspat tepesi ve üzerindeki Çıfıt kalesi görülür.

 

Karaincir 

Aspat tepesinin batısında geniş kumsalı olan Karaincir Koyu’na gezi motorları rağbet eder ve gelirler, kıyıda bir çok lokanta, kahvehane, börekçi vs vardır, çoğunun önünde gelenlerin yanaşması için tahta iskeleler bulunmaktadır, kalabalık olur, geliş gidiş güzergahının dışında bir yere 6 veya 8 m de demirlenebilir.

 

Bağla Koyu

Aynı isimli burnun batısında denizi güzel, plajı kum olan fakat, rüzgarı fazla bir koydur. Buraya da gezi motorları gelir gider, plajın ortasından uzun bir T iskele çıkmaktadır, bunun etrafına demirlenebilir.

 

Aktur ve Bitez Yalısı

İki yüksek burun arasındaki koyun etrafını Aktur tatil sitesi çevreler. Kumsal plajı ve lokantaları koyun nihayetinde yer alırlar. Plajın önünde demirlenebilir derinlik 10m den fazladır.

Bu bölgedeki yerleşimlerin, deniz kıyısındaki mahallelerine o yerin yalısı denilmektedir. Bitez köyünün yalısı geniş bir koydur ve Akturun hemen doğusundadır. (N 37,01,40 – E 27,22,50) Kumsal plajının önü şamandıralarla çevrelenmiştir, bunların önünde 6m civarında demirlenebilir. Plajın arkasında otel, lokanta ve barlar bulunur.

Koy Kıble ve lodos dışındaki rüzgarlara kapalıdır, doğu kıyısındaki küçük girinti daha korunaklıdır; batısı ise sığlık ve bataklıktır.

Sahilin doğu tarafında belediyenin işlettiği bir T iskeleden su, elektrik sağlanabilir, duş, tuvalet, kafeterya sahilde mevcuttur. Kıyıdan biraz içeride kalan Bitez köyü selvi ağaçları ve mandalina bahçeleri ile bezeli sakin bir yerleşimdir.

 

Gümbet

Bodrum limanının batısında kalan geniş koy’a vaktiyle üstü açık jeeplerle dolmuş yapılırdı, denize girmek için gidilirdi. Şimdi günümüzde tüm etrafı ve yamaçları binalarla doldu kalabalık bir yer haline geldi. Geniş ve büyük bir koydur, doğuya doğru girinti yapan son kısmı sığlık olmakla beraber yeterli derinlikte demirlenebilirse güney havaları da dahil her havaya korunaklı bir yerdir, kışın bile kalınabilir. Batı yakasında küçük bir koy oluşturan girintiye Asarlık koyu derler, burası daha sakin bir yerdir demirlenebilir. Ayrıca plaj şamandıraları önüne 5 m de demirlenebilir dip erişteliktir. Gümbet koyunun kıyısındaki bazı otellerin tekne bağlamak için iskeleleri vardır, son zamanlarda doğu yakasına bir T iskele daha inşa edildi önünde 3m derinlik var istifade edilebilir.

Gümbet koyu ile Bodrum limanı arasında üç uzantı halinde bir yarımada yer almaktadır, üstünde eski yel değirmenleri vardır; genel olarak bu yarımadaya Haremten Burnu denilir. Önünde kıyıdan 300m açıkta su seviyesinde kayalar vardır bunların üstünde Dikilitaş feneri bulunur (Q 8 +LFI 15 S) Burnun güneybatı ucunda 100m kadar açığa uzanan döküntü kayalar vardır. Ayrıca atıksu tahliye borusunun sac bidon şeklindeki şamandıraları da burnun önündedir. Üç çıkıntı yapan burnun aralarda kalan küçük koyları geçici olarak durulabilecek yerlerdir.

Bu yarımada şeklindeki burundan sonra küçük Bardakçı koyu (antik adı Salmakis koyu bir zamanlar Zeki Müren koyu da denildiği oldu) yer almaktadır, denize girmek ve geçici olarak kalmak için melteme kapalı bir yerdir.

 

Bodrum

Yarımadaya ismini veren ve bu bölümün başında hakkında izahat verdiğimiz ilçe dünyaca tanınan bir tatil merkezi olmuştur. Biri daha kısa iki mendirekle korunun limanı tıklım tıklım dolu vaziyettedir, öyle ki ticari guletler artık iki sıra halinde bağlanmaya başlamıştır, liman ortasında geçici duruşlar için yüzer bağlanma pontonları da yapılmıştı. Meşhur büyük kale limanın doğu ucundadır bunun önü rıhtımdır, buradan Datça ya giden feribotlar da kalkmaktadır. Gümrük, sahil güvenlik, liman başkanlığı bu civardadır.

Limanın batı tarafı ise Milta Bodrum Marina adı altında Yat limanıdır. Gelişinizden önce haber verirseniz ve yer varsa palamar botu karşılayıp yer gösterir, marina pontonları tonoz döşelidir demir atılmaz. 70 tonluk lift ve karada çekek alanı vardır, her türlü tamir ve bakım için firmalar mevcuttur.

Denizde yardım için cankurtarma ekibi büyük ve hızlı bir lastik botla hizmet veriyor, ayrıca yangın söndürme ve acil durumda çekme kurtarma hizmeti veren bir tekne de var. Marinanın çarşı binaları yeniden yapıldı, duş ve tuvaletleri temiz ve bakımlıdır, otopark alanı çarşının arkasında bulunmaktadır. VHF 73 den ulaşabilirsiniz.

Liman ve marinada kalmak istemeyen veya imkan bulamayanlar, Kalenin batısında uzanan Kumlubahçe veya kale Koyu denilen sahil önünde demirleyebilirler. Kıyıdaki kumsalın önü şamandıralarla kapatılmıştır, disko ve barlar genellikle bu tarafta olduğu için gece sabahlara kadar birbirine karışmış müzik seslerinin yarattığı korkunç gürültü altında rahat edebilecekseniz burada alargada kalabilir ve botla sahile gidip gelebilirsiniz. Ayrıca, koskocaman bir katamaran diskotek haline getirilmiştir, gece yarısından sonra ışıklar ve müzik gürültüsü içinde denize açılır, farkına varmadan onun yolunu kapatacak şekilde demirlemişseniz sabaha karşı tatlı uykunuzdan uyandırılacağınızdan emin olabilirsiniz.

Kumlubahçe sahilinin sonunda üstünde aynı adlı meşhur disko bulunan Halikarnas burnunda belediyenin işlettiği bir T iskele vardır etrafı tonoz döşelidir, genellikle yerli tur tekneleri bağlıdır, VHF 16 dan Kumlubahçe Belediye Marinası olarak çağrı yapılarak konuşulabilir.

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

27.07.2007

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - I
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göcek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi