e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -XIV  Gökova Körfezi - Güney Kıyıları

Kemal Baral   

 

 

Çamlı veya Gelibolu Limanı

Gökova iskelesinden itibaren körfezin güney sahilleri boyunca batıya doğru ilerlendiğinde ilk dikkate değer yer Çamlı limanı isimli geniş koydur. Koyun doğu ucunda karadan dar bir geçitle ayrılan üzeri tamamen zeytin ağaçları ile kaplı alçak rakımlı Çamlı Ada ve batı ucunda ise yüksek kayalık Çapa burnu bulunmaktadır. Çamlı adanın üç gomina kadar kuzey doğusunda üstünde 1,5 m kadar su olan bir kaya bulunmaktadır, dikkat edilmelidir.

Koyun içinde derinlik fazladır 30-40 m kadar ve hem melteme hem de kıran rüzgarının etkisine açık bir yerdir, batı kıyıları dik yamaçlıdır sığınılacak bir yer yoktur, güneyi ise sazlıklarla kaplıdır; burada tahta bir iskele vardır önündeki derinlik 2m civarındadır. Buradan Sedir adasına giden motorlar kalkar, sahilde bir büfeden başka bir şey bulunmaz, Marmaris’e giden anayol 6 km içeride kalır ve Çamlı köyünden geçerek buraya ulaşan yol bağlantısı vardır. Koyun doğusu da melteme açıktır, burada bulunan bir azmağa kayıklar girebilirler eski bir karakol binası görülür. Koyun içinde sığınılabilecek tek yer doğu sahilinde koyun ucuna doğru yer alan ve 150 metreye yakın kuzey yönüne girinti yapan Çanak Koyu’dur. Dip kumdur, ortalarda derinlik 6 m kadardır, sahile doğru azalır, kumsal bir plajla son bulur.

 

Şehir Adaları

Üç adadan oluşan (Sedir, Orta ada, Küçük ada) Şehir adaları grubu yüksek kayalık Çapa burnunun batısında yer alırlar. Kuzeydeki Orta adanın kuzey ucunda bir fener bulunmaktadır (FlWR 10s 15m 9M). Küçük ada hemen orta adanın güneydoğu yanındadır ve araları sığlıktır. En büyük ve meşhur olan ada Sedir adası diğerlerinin biraz güneyindedir, bu adanın kuzeye doğru uzanan ucu ile Orta ada arası 5 m derinliktedir. Sedir adasında üç demir yerinden bahsedilebilir, asıl çokça kullanılan kuzeye uzanan burnun doğusunda kalan koydur, adaya ulaşımı sağlayan gezi motorlarının yanaştığı iskele buradadır. İskele önü derinlik 2 m kadardır; iskelenin biraz kuzeyinde 5 m ortalama derinlikte demirlenebilir. Karaya koltuk alınırsa rahat edilir bu mevki melteme kapalı ve solugandan az etkilenen bir yerdir fakat, yıldız ve poyraza açıktır, kıran rüzgarından tehlikeli şekilde etkilenir. (Kıran rüzgarının belirtilerinden daha önce bahsetmiştik) böyle bir durumda adanın güneyindeki küçük girintiye demirleyip sahile koltuk alınarak korunulabilir. En iyisi böyle bir olayın olacağı sezildiği taktirde adadan uzaklaşmak ve Söğüt tarafına giderek sığınmak tavsiye edilir. Ayrıca adanın doğusunda antik yerleşim zamanında liman olarak kullanılan koyda da geçici olarak demirlenebilir.

Sedir adası Kleopatra plajı ile ünlüdür, adanın kuzeybatısında yer alan plaj Akdeniz bölgesinde hiç rastlanmayan yuvarlak emsalsiz kumları ile ünlü olmuş ve bu plajın hakkında aslı olmayan hikayeler uydurulmuştur. Güya Antonius ile Kleopatra Oktavianus ile girişecekleri deniz savaşı öncesi bu adaya gelmişler ve pek beğenmişler fakat, adada kum bulunmadığı veya olanı beğenmedikleri için bu plajın kumlarını Mısır’dan getirtmişler (!). Elbette böyle bir şey söz konusu olamaz o tarihten bu yana ne kum kalır ne de Mısır’ın çöl kumları ile bu kumun bir benzerliği söz konusudur. Turist çeken iyi bir rivayet.

İşin aslı ise, ya deniz yatağındaki yüksek karbonat içeren yapıdan veya karbonat oranı yüksek bir dip su kaynağından ötürü deniz tabanındaki yüksek karbonatlı çamurların bir çekirdek etrafında toplanmasıyla oluşmuş özel yapıda bir kum olduğudur. Kumlar koruma altındadır, adadan dışarı çıkarmak yasaktır. Ada üzerinde adı Kadreai olan antik şehrin ve surlarının kalıntıları halen görülebilmektedir; özellikle zeytin ağaçları arasında kalmış tiyatrosu iyi durumdadır.

 

Sedir adasının batısında adadan 350 m uzaklıkta su seviyesinde bir tehlikeli kaya ile onun güneybatısına doğru 30 m kadar yayılan kayalık döküntülere Ördek Kayalıkları denilir (N36,60,00 – E 28,12,20) üzerine bir kardinal şamandırası konulmuştur, yol üstünde kalan bu bölgeden dikkatli ve uzak geçilmelidir. Ayrıca adanın poyraz burnu önünden uzanan antik mendireğin su altında kalmış kalıntıları 60 m kadar uzanır, gece görünmez ve güneyden gelirken tam yol üstünde kalır dikkat edilmeli ve açık geçilmelidir.

 

Şehir adalarının önünde bulunduğu geniş koya Taşbükü denir kumsal sahilinde birkaç motel ve lokanta bulunur, sahilin alt kısmında ise kamuya ait bir dinlenme tesisi vardır. Bük batıya açık olup meltemde durulmaz.

 

Boncuk ve Karaca Koyları

Taşbükünün batısı denize alçalarak inen kayalık Domuz burnu ile sonlanır, bu burunun batısına geçildiğinde karaya doğru epeyce girinti yapan Boncuk koyuna girilmiş olur. Masmavi boncuk rengindeki denizinden adını almış bu koy melteme tamamen açıktır ve barınılmaz.

Sahili takiben güneye doğru devam edildiğinde kayalık Kargı burnu ve önünde yer alan Karaca adası görülecektir, ada zeytin ağaçları ile kaplıdır, sığınılacak koyu yoktur, etrafı derin sudur. Adanın karşı sahili geniş kumsal ve melteme açık Karaca koyu’dur, burada da meltemde barınılamaz; kumsal sahilin arkası geniş bir ovadır, iç kısımlardaki dağlara kadar uzanır.

 

Karacasöğüt

Karaca adasının güneyinde, batısında Küçükyalı burnu ve doğusunda Dedek burnu olan yarım mil çapındaki geniş koy Söğüt limanıdır. (N 36,57,00 – E 28,11,50)

Geniş ve yuvarlak koyun güneyinde bir azmak denize ulaşır ve onun batı yanında Martı Marinanın işlettiği Karacasöğüt İskelesi yer almaktadır. T şeklinde bir iskelenin önüne tonoz döşenmiştir, 15-20 yat burada kıçtan kara bağlanabilir, elektrik su vardır, sahilde tuvalet, duş, lokanta, market bulunmaktadır. VHF 16 ve 73. kanallardan telsiz irtibatı sağlanabilir. (tel: 252 465 5346-47

Martı Marinaya ait iskelenin hemen batı yanında köy muhtarlığının işlettiği kıyıya paralel uzun iskele yer almaktadır. İskelenin önünde 3 m su vardır demir atılacak yerde ise 15 m kadar. Demir bırakılarak kıçtan kara olunur, 40 tekneye yetecek yer vardır. Elektrik ve su temini mümkündür.

Koyun batısında Gökova Yelken Kulübü bulunmaktadır. Ağaçlar arasındaki binanın önündeki yüzer iskele 10 yelkenli yat bağlamaya müsaittir, Motoryat kabul etmezler. Tonoz vardır demir atılmaz; su elektrik, duş tuvalet, market, sauna, tenis kortu, lokanta ve bar mevcuttur. Ayrıca  motel olarak kullanıma tahsis edilmiş birkaç odaları da vardır. Yelken kursları ve bu alanda etkinlikler düzenlemektedirler.

 

Yukarıda belirttiğimiz iskelelere bağlanmak istemeyenler için, Köy iskelesi ile yelken kulübü arasında kalan kıyı önünde 10 ila 15 m arası derinlikte demirleyip sahildeki ağaç veya kayalara koltuk vererek barınmak mümkündür.

Koyun doğu tarafında kalan iskele ise oradaki özel siteye ait yüzme amaçlıdır tekne bağlanmaz.

 

Söğüt korunaklı bir koydur ve kışın da barınılabilir, dip iyi demir tutar. Kıyıda bakkal ve lokanta bulunur, sağlık ocağı mevcuttur. Köy ova içine yayılmıştır, seracılık ve arıcılık esas meşgaleleridir. Marmaris’e minibüs seferi vardır, ana yola 12 km mesafededir. Okluk koyuna giden yol ise köy iskelesinin arkasındaki yokuştan devam eder, bu yol üzerinde batı burnundaki eski kale harabesi görülebilir, manzara buradan çok hoştur. Sahilin alt ucundaki kaynağın üzerine bir çeşme yapılmıştır (Piri reisin buradan su aldığı rivayet edilir.)

 

Çanak Koyu

Söğüt limanından sonra batıya dönüldüğünde sahil kuzeye doğru Andızlı burnuna kadar devam eder kıyıda iki koy vardır fakat mahfuz değillerdir, ancak Andızlı burnunun ucunda yer aldığı yaramadanın doğu kıyısında meltemden korunabilir ama bu bölge kuzey ve kıran rüzgarlarına açıktır.

Andızlı burnunun batısına dönülür dönülmez karaya üç gomina kadar girinti yapan Çanak Koyu yer almaktadır. İki yandaki kıyılarda dik yamaçlar halindedir ve koy güneye doğru bir fiyord şeklinde uzanır. Girişe yakın doğu tarafında balık çiftliği yolu kapatır onu sancakta bırakıp geçilir. Koy sonunda ikiye ayrılır tam ortada balık çiftliğinin binası görülür batıda kalan küçük koy ağlar ve kazıklarla kapatılmıştır; doğudaki küçük koy ortasından sonra sığlaşır ortalarda 3 m kadar suda demirlenebilir, koltuk almak için kıyıda ağaçlar vardır aralarında kalmış eski bir taş lahit görülür. Söğütten Okluk’a giden orman yolu koyun hemen üstünden geçer.

Bu koy çok korunaklı ve güzel bir yerdir, onun niteliklerini bozan balık çiftliğinin bu koydan biran önce kaldırılması elzemdir.

 

Değirmen Bükü ve İçindeki Koylar

Değirmen bükü Gökova körfezindeki en büyük büktür (N 36,55,50 – E 28,10,00) iki milden fazla karaya girer ve yarım mil kadar genişliktedir girişinde üstü zeytin ağaçları ile kaplı Zeytinli ada yer alır, onun biraz daha kuzeyinde ise çıplak Kara ada bulunmaktadır. Kara ada ile ana kara arasındaki (Sazan burnu) geçit derin sudur, iki ada arasındaki haritalarda gösterilen sığlık bölgenin derinliği 5 m den fazladır ve yatların geçişine engel teşkil etmez. Bükün sonuna doğru Okluk koyunun girişinde Cumhurbaşkanlığı konutu ve Devlet konuk evi vardır. Bu nedenle bükün batı sahilinde olan ve Okluk koyunun girişinin karşısında bulunan küçük burundan itibaren bükün güneyi yasak bölgedir, bükün sonu Malderesi koyu diye adlandırılan kısmı sığlıktır. Bükün batı yakasında iki doğu tarafında ise bir dikkate değer koy bulunmaktadır.

 

Hırsız Koyu

Bükün batı yakasında girişten hemen sonra yan yana iki koy vardır bunlardan dışta yani doğu tarafında kalana Hırsız Koyu denir (N 36,55,40 – E 28,09,58) girişi güneye bakar ve kuzey yönüne giren iki yanı da kayalık sahildir, sonuna doğru sığlaşarak kumsal bir sahil oluşturur. Dibi kumdur, iyi demir tutar, suyu berrak ve temizdir, 7-8 m de demirlenip sahile koltuk alınarak rahat yatılır. Solugandan meltemden ve kuzey havalardan etkilenmez, sadece güneyden kuvvetli eserse etkilenir.

 

İngiliz Koyu

Hırsız koyunun batısındaki dik kayalık burundan sonra bir fiyord şeklinde kuzeye ve küçük bir kısmı da batıya uzanan İngiliz koyu yer almaktadır. (N 36,55,50 – E 28,09,40) Kuzeye uzanan kısım daha fazladır, her iki girintinin de yarısından sonra deniz sığlaşır ve birkaç karıştan ibaret olur. Dibi kumdur, buraya hiçbir hava etki etmez sadece kuzey sonundan içeri rüzgar alabilir. Etrafı alçak kayalıklardır, batıya uzanan kolun kenarından orman yolu geçer. 70 li yıllardaki yangınlarda yok olmadan önce bu koyun etrafı büyük çam ağaçları ile kaplıymış ve kendilerine koltuk bağlayan teknelerin üzerini örterlermiş. İşte bu özelliğinden yararlanan İngiliz donanmasına bağlı birkaç gemi, ikinci dünya savaşı esnasında buraya saklanır ve üstlerini ağaçlarla kamufle ederek Alman keşif uçaklarından gizlenirlermiş, gece olunca da çıkarak düşman hedeflerine saldırırlarmış; bu yüzden adı İngiliz koyu olarak günümüze gelmiştir, diğer yöresel adı Çanak koyudur.

Bazen demirlemek için yer bulmak özellikle yaz ortasında zor olabilir, zira sığ kısımlar işe yaramadığından kısıtlı bir demirleme alanı kalmaktadır. Ben 2004 de kuzey sonuna doğru tam sığlık bölgenin sınırına demirlemiş ve sakin geçireceğim zamanın keyfini çıkarmaya hazırlanırken münasebetsiz bir İtalyan gelip ikazlarıma rağmen tam benim demirimin üstüne demirini bıraktı, fark edince demiri toplamaya kalktı benimkini de beraber kaldırdı. Kuzeyden koy içine esen rüzgarın etkisi ile karışan zincirleri ayırmaya çalışırken koyun dışına kadar sürüklendik. Demir ve zincirimi bu acemi İtalyan’dan kurtarıp tekrar eski yerime döndüğümde başka birinin çoktan orayı kaptığını gördüm, uygun diğer yerler de dolu olduğu için koya tekrar demirleyemedim ve Okluk koyuna gitmek zorunda kalmıştım.

 

Değirmen bükünün batı kıyısında başka koy yoktur.

Bükün doğu yakasında ise kıyı deniz kenarından tepelere kadar çam ağaçları kaplıdır. Kara adanın doğusunda kalan Sazanlı koyu’nun denizi çok temiz ve güzeldir fakat, bu geniş koy tamamen rüzgaraltı olup melteme açıktır barınılmaz; ayrıca tam ortasında sığ bir kayalık vardır. Zeytinli adanın karşısında alçalarak bir boyun şeklinde uzanan yarımadanın içinde biri hemen burnu döner dönmez diğerleri ise sona doğru üç küçük koy demirlemeye müsaittir. Yarımadanın sonundaki iki koyu ayıran küçük burnun önünde kayalık döküntüler vardır bunlara dikkat edilmelidir. Doğu sahilinin devamında bulunan diğer koylar rüzgaraltıdır, meltemden etkilenirler ve buralarda barınılmaz.

 

Okluk Koyu

Değirmen bükünün doğu sahili boyunca koy içine doğru gidildiğinde bükün ortalarında sahile yakın bir kayanın üzerinde Denizkızı heykelini ve kitabesini görürsünüz. Ünlü yatçımız ve denizcimiz Sadun Boro bu yöreyi ve özellikle Okluk koyunu çok sevdiği için buraya kendince bir armağan, bir nişane vermek istemiş ve heykeltıraş Tankut Öktem’in yaptığı kaya üzerinde oturan deniz kızı heykeli 1995 yılında buraya yerleştirilmiştir, kitabesini de Sadun bey yazmış altına da ismini eklemiştir.

 

Deniz kızını geçer geçmez, kuzey doğu yönünde yarım mil uzanan Okluk koyu yer almaktadır. Koyun güney burnunda Cumhurbaşkanlığı konutu ve önündeki T iskele görülür.

Koyun kuzey kıyısı kayalık inen çamlık bir yamaç halindedir, güney yakası ise düzlük ve bahçeliktir. Deniz dibi balçık kum olup çok iyi demir tutar, derinlik ortalarda 12 m kadardır fakat, hemen sığlaşmaya başlar koy sonuna 40 m kala birkaç karışa düşer. Demirlerken bu durumu göz önünde tutmak gerekir.

Koyun kuzey sahilindeki ağaçlara koltuk vererek rahat demirlenebilir. Güney kıyısında ise lokantalar ve önlerinde T iskeleleri bulunmaktadır; bunlarda elektrik, su, market, duş tuvalet, çamaşır yıkama imkanı, telefon, faks vardır. Marmaris’e araç bulmak da mümkündür, mesafe 25 km dir. Girişteki lokantanın VHF telsizi de vardır “Avare” kodu ile çağrı yapılırsa temas kurulabiliyordu.

Okluk koyu uzun süre barınmaya müsait bir yerdir, etrafında doğanın güzelliklerinin cömertçe sergilendiği yürüyüş güzergahları bulabilirsiniz. Koy’un biraz ilerisinde küçük Buzaotu köyü vardır, köy halkının hepsinin akraba olduğunu söylemişlerdi, doğal ve taze sebze meyve ile yörenin meşhur çam balını temin edebilirsiniz. Devlet konukevinin bulunduğu Malderesi tarafında çok sık Günlük ormanlarını görebilirsiniz. Bu tesis Turgut Özal tarafından ihya edilmiş ve onun döneminde çok kullanılmıştır. Şimdilerde kimsenin uğradığı yok.  

 

Ayin Bükü

Değirmenbükü ile Ayin Bükü’nü kuzey batıya doğru çıkıntı yapan Ayin Burnu ayırır. Batıdaki İnce burun ile Ayin burnu arasında geniş Ayin Bükü güneye doğru uzanır, sonu çakıllık bir plajdır. Burası hem kuzey rüzgarlarına hem de melteme açık bir yerdir fakat, bükün batı yakasındaki üç koyda barınmak mümkündür.

İnce burunun hemen altında sahil bir koltuk yapar bunun içinde kısa süreli kalınabilir.

İnce burunun yarım mil kadar güneyinde sahil batıya doğru bir girinti yapar kıyı kumsaldır bir lokanta ve önünde T iskelesi vardır, burası melteme karşı korunaklıdır, su, duş ,tuvalet bulunur derinlik 8 m kadardır.

Bükün sonuna doğru plaja yakın köşede geniş girinti şeklindeki koy daha mahfuz bir yerdir, dip kum olup 7 m de demirlenebilir. Mahalli kayıklar da burada dururlar.

Meltem esmeyen havalarda doğu yakasındaki koylarda da durulabilir ama havaya güvenilmez. Bükün sonundaki plajın batı tarafına bir azmak dökülür, plajın ortasında içilebilir suyu olan bir kuyu vardır. Arkada Günlük ağaçları ormanı yamaçlara uzanır.

 

Köremen Adaları !

İnce burundan batıya doğru önce küçük ve üzeri çamlık Çamlı ada görülür, kıyı ile arası sığlıktır. Daha sonra kıyıdan 150 m kadar açıkta 20 m kadar yükseklikte 100 m boyunda çıplak bir ada görülecektir, bu adanın doğu tarafında sudan birkaç metre dışarı çıkan siyah kayalar vardır, ada ile kayaların arası ve kıyı ile bunların arası döküntü ve sığlıktır. İşte bu ada ve etrafındaki kayaların hepsine birden Köremen adaları denilir. Yatların güzergahı üzerinde kalırlar, kuzey tarafları derin sudur o yandan geçilmelidir. (N 36,36,50 – E 28,07,50)

 

Ballısu Koyu ve Taşları

Köremen adaları batısında Çiçekli burnunu geçince geniş bir girinti yapan deniz batıya doğru uzanan Ballısu koyunu oluşturmuştur. (N 36,56,10 – E 28,07,00) Koy’un tam ortasında yer yer sudan birkaç karış dışarıya çıkmış kayalar 60 m lik bir alana yayılırlar bunlara Ballısu taşları denir, tehlikelidirler uzak geçilmelidir.

Ballısu koyu tamamen melteme kapalıdır fakat, poyraz ve gündoğusuna açıktır, 10m de demirlenebilir. Koyun sonu çakıllık bir plaj olup koya adını veren bir su kuyusu bulunmaktadır. Denizi şeffaf ve temizdir, ne yazık ki etrafındaki orman yangınla yok oldu.

 

Löngöz

Kargılı burnu kuzey batıya doğru bir çıkıntıdır, bunu geçer geçmez Löngöz’ün girişine varılmış olur. Diğer adı Kargılı bük olan koy geniş bir ağızdan sonra daralarak geniş bir kavisle batıya döner yarım mil kadar içerilere uzanır. Her havaya kapalı çok mahfuz bir limandır; ancak yamaçlardan içeriye akan rüzgar koy içinde anafor yaratabilir fakat deniz kaldırmaz. Koyun içinde demirlenebilecek yer çok kısıtlıdır, tam dirsek yaptığı yerden itibaren kısa bir mesafe içerisinde 8-10 m arası derinlikte demirlenip kuzey veya güney kıyıya koltuk alınabilir. Bu bölgeden sonra koyun sonuna kadar deniz sığlaşır ve sahil düzleşir, orta kısımda 2-3 m lik bir kanal biraz devam eder fakat kıyılar iyice sığdır.

Kuzey yakasının sonuna doğru yıkılmış bir bina kalıntısı ile çökmüş bir iskele görülür. Koyun en dibi adeta bir havuz görünümündedir burada bir tahta iskele ile bir büfe vardı. Kuzey kıyıda çamların arasından bir patika yol Bördübet’ten gelen orman yoluna çıkar. Bu koyda herhangi bir ihtiyaç giderme ve ulaşım imkanı bulunmamaktadır.

 

Löngöz den sonra batıya doğru ilerlendiğinde “ T ” şeklinde kuzeye çıkıntı yapan Nergis yarımadası – burnu görülür; bu noktadan sonra batıya doğru uzun bir yarımada şeklinde uzanan Tuztutan Burnu’na erişilir, yüksek bir yarımadadır ve özellikle Bodrum tarafından gelirken uzaktan bir ada imiş gibi algılanabilir. Tuztutan burnu batısına geçilince kıyı doğuya doğru büyük bir girinti yaparak Tuzla Koyunu oluşturur; koy’un diğer ucu ise güneybatıda kalan alçak bir meyille denize ulaşan Koyun burnu dur.

Tuzla koyu’nun kuzey kıyıları dik yar ve kayalıktır, ortadan sona kadar olan kısım ormanlıktır. Koy’un güney kıyıları ise irili ufaklı koyların bulunduğu girintili çıkıntılı sahildir; koy’un tam ortasında etrafı derin su olan alçak ve çıplak bir ada bulunmaktadır.

Büyük Tuzla Koyunun içinde üç dikkate değer tali koy - demir yeri bulunmaktadır.

 

Fener Koyu

Koyun burnunun yarım mil doğusunda poyraz yönüne uzanan ince uzun bir burun vardır, bunun ardı Fener Koyu dur. Hemen sivri burundan sonraki girinti içinde veya biraz daha altında kalan daha büyücek sahili kumsal olan girintide 6- 8 m arası suda demirlenebilir; buradaki kıyıda adeta yere yatmış gibi duran ilginç Çam ağaçları bulunmaktadır. Ayrıca güney tarafında suyu daha derin olan iki koy daha bulunmaktadır. Bu liman sadece yıldız ve poyraz rüzgarlarından etkilenir. Kıyıda herhangi bir yerleşim ve ulaşım imkanı yoktur.

Fener koyundan sonra Tuzla koyu içinde rüzgaraltı olan iki büyük koy görülür buralarda barınılmaz; önlerinde küçük bir ada vardır kıyı ile arası sığdır kuzeyinden geçilmelidir.

 

Adalı Koy

Doğuya doğru devam edilince minik bir ada görülecektir sahille arası ve doğuya doğru 40 m kadar kısmı kayalık döküntü olan bu adacığın altında mahfuz bir koy yer almaktadır, kıyıdaki plajı kayalık bir çıkıntı ikiye ayırır, 7 m de demirlenip karaya koltuk verilirse rahat yatılır. Burada da her hangi bir yerleşim ve ulaşım imkanı yoktur.

 

Tuzla

Büyük Tuzla koyu yarısından sonra huni gibi daralarak doğuya doğru yarım mil kadar daha girer, bu bölgede derinlik haritalarda belirtildiğinin aksine 10 m den fazladır, sona doğru 4m kadar derinlikte adeta yuvarlak bir göl haline dönüşür. Dip balçık olduğu için su bulanıktır, sudaki koyu renkli kısımlar yosunluklardır ve derinlik buralarda 2m nin altına düşer. Koltuk almak için mesafe uzundur bu nedenle alargada kalınır. Pek az yat gelir, gezi tekneleri uğramaz. Kuvvetli batı havalarında biraz etkilenir. Bu koy ile daha önce bahsettiğimiz Löngöz sırtsırtadırlar aralarında 1,5 km lik bir düzlük ve yürüyüş yolu vardır.

 

Karamuk Kayaları !

Gökova körfezindeki en tehlikeli yerdir, (N 36,55,26 – E 28,00,55). Üzerinde demir çatkı fener bulunan (Fl3 10s 17m 7M) Koyun Burnu’nun 500 m batısında Karamuk kayaları yer alır ve güneybatıya doğru 50 m den fazla yayılır, kolay gözükmez üzerinde 1 m kadar su vardır, tam yol üzerinde kalır bilmeyen ve dikkat etmeyenler için tam anlamıyla bir tuzaktır.

Ayrıca Koyun Burnu’nun önünde döküntü kayalar 60 m açığa kadar yayılırlar; burnun güneyinde kalan iki koyun önü de kayalık döküntüdür.

Bu bölgede feneri gördükten sonra üç gomina kadar açıktan geçilirse tehlikeden uzak durulmuş olacaktır.

 

Hırsız Limanı

Teke Burnu aynı adlı yüksek yarımadanın ucudur ve Koyun Burnunun 1,2 mil lodos yönünde yer almaktadır. İki burnun arasında geniş koya Hırsız Limanı denilir; kuzey sahilleri dik yardır, güneyi ise melteme ve kuzey havalarına açıktır, buralarda barınılmaz. Sadece geniş koyun en sonunda girişten 1,5 mil kadar doğuda poyraz yönüne girinti yapan ve girişi pek belli olmayan bir koy vardır derinlik 2 m civarındadır, su kesimi bu derinliğe uygun olan yatlar barınabilir, burası meltem almaz. (N 36,54,33 – E 28,02,32)

 

Yedi Adalar

Teke burnunun güneyinde kalan geniş Teke koyu rüzgar altıdır ve barınılmaz. Bu koyun güney ucunda küçük Göllü ada bulunmaktadır, adanın kuzey ucunda döküntü kayalar 50 m kadar yayılır; güneyinde ise iki minik adacık bulunmaktadır adanın karşısındaki sahilin önü güneye doğru döküntü kayalarla doludur.

Sahil bu bölgede geniş bir girinti yapar ve içerisinde Gökova’nın en güzel koylarını oluşturur, kıyının önünde ise irili ufaklı yedi adalar sanki bir mendirek gibi bu koyları korurlar. Yedi ada kuzeyden güneye doğru Göllü ada ve onun güneyindeki iki topak adacık, küfre koyunun girişinde yer alan Küçük ada, büyücek Zeytinli ada, yassı ve uzun Uzun ada ve bu adaların en iricesi olan Martılı adadır. Martılı ve Uzun adalar arasındaki geçit tehlikelidir hem Uzunada tarafında hem de geçidin hemen kuzeyinde sığlık ve kayalar vardır, buradan geçilmemesini tavsiye ederim.

Göllü ada ile sahil arasında da kayalık döküntüler vardır buradan da uzak durmalı ve adanın batısından geçmelidir.

Diğer adalar arası geçitler emin ve sorunsuz sulardır.

 

Küfre Koyu

Yedi adaların önünde dizildiği körfezde en kuzeydeki koy Küfre koyudur, (N 36,53,05 – E 28,03,40) poyraz yönünde içerilere girer ve sığ bataklık bir sahilde sonlanır. Etrafı orman yangınlarından sonra yeniden ağaçlandırılmış olan koyun içinde ortalama 10- 15 m derinlikte demirlenip koltuk bağlanarak durulacak bir çok yer bulunabilir, doğu sahili boyunca sert meltemden biraz etkilenebilir ama batı ve kuzey tarafı tam limanlıktır. Koyun sonunda bir azmak ve bazen çalışan bir lokanta vardır.

 

Saklı Liman – Uzun Liman

Zeytinli adanın karşısında yer alan ve Babuş bükü denilen geniş koydan sonra onun güneyinde ve Uzun adanın karşısında yer alan doğuya doğru daralarak uzun bir girinti oluşturan koya genellikle haritalarda Saklı liman derler. Fakat bazı kaynaklarda ise bunun asıl adının Uzun liman olduğu ve sazlık sığlık girinti yapan son kısmına Saklı liman denildiği belirtilmektedir. Gerçekten de son kısmı koyun içine girildikten sonra bile iyice ilerlenmedikçe keşfedilemeyen bir bölge olduğu için o kısma Saklı liman denilmesi bence daha doğru. (N 36,52,25 – E 28,02,50)

  

Liman girişinin kuzeyi kayalık ve düzdür, güneyi ise karaya alçak bir boyunla irtibatlı bir yaramadadır ve uzaktan sanki ada imiş gibi görünür. Girişten sonra koy genişler, yarım mil kadar doğuya doğru uzanan bük yarısından sonra daralmaya başlar bir havuz görünümünde sonlanır. Buraya gelişte kuzey tarafı geçittir 6 m kadar su vardır, güneyinde sazlıklar ve sığlık bölge vardır, bunlar geçilince güney yakasında da su tekrar derinleşir ve havuz görünümündeki Saklı limana varılmış olur buraya hiçbir hava tesir etmez. Son kısımdaki 2 m kadar derinlik olan havuz da küçük kayıklar ve bağlandıkları iskele doğanın kucağında saklanmış gibidirler.

Uzun limanın girişinde güneyde kalan yarımadanın arkasına demir atılıp sahile çıma verildiğinde her havaya korunaklı bir yer seçilmiş olacaktır. Buna mukabil koyun içlerine doğru kenarlara koltuk verilerek demir atıldığında uzun kaloma vermelidir zira, deniz kaldırmasa da sert meltemde içerisi etkilenir, yandan alınacak rüzgar demir taratabilir.

 

Bekar Limanı

Belki de bölgedeki en sevimli koy budur diyebiliriz. Küçük bir koydur en fazla 4-5 yat sığabilir, derinliği de fazla değildir ortalarda 3 m en fazla. Bu nedenle 2 m den az su çeken yatlara uygundur. Dibi ve sahili kum olan koyun etrafını süsleyen çam ağaçlarının bazıları adeta denizin içinden çıkmış gibidirler. Her havaya limandır, kıyısından orman yolu geçer.

İşte bu tabiat harikası güzellikler içine bazen kötü niyetli kurtlar da saklanabiliyor, başımızdan geçen bir olayı ikaz mahiyetinde anlatarak iyi niyetli temiz insanları uyarmak istiyorum. 2004 yılının Ağustos ayında Sevgim adlı kotram ile Gökova’da fırtına sertliğinde bir havada Bekar limanına sığındık. Koyda üç yelkenli ve bir küçük motor yat vardı; önce bizim gelişimize girişi kapatıyorsunuz diye itiraz ettiler, dışarıdaki havayı hatırlattık mecburduk ve teknede o zaman 4 aylık olan kızım Deniz’i de görünce sesleri kesildi. Bir süre sonra orta yaşlı bir zat yanımıza botla gelerek, önce özür diledi sonra da hepsinin bir kulübün üyesi olan arkadaşlar olduğunu ve aralarına yabancı almak istemediklerini bu nedenle gelişimize itiraz ettiklerini belirtti ve bizi sahilde verecekleri partiye davet etti. Kabul ettik ve içlerinden birinin doğum günü sebebiyle düzenledikleri pikniğe iştirak ettik, tesadüfen o adam da 20 sene kadar önce aynı kuruluşta çalıştığım ve pek makbul tanımadığımız biri imiş. Bu hoş dostça ortam içinde bize botla gelerek davet eden adam, “sizi pek sevdik, kulübümüze üye yapalım” diye teklifte bulundu diğerleri de teşvik ettiler, yüz milyon lira verirsek hemen üye yaparlarmış.

“Yani nedir sizin kulübünüz, nedir üyelik şartları, tüzüğünüzü bir okusak öyle karar versek“ falan dedim ama, hemen iki kasket iki fanila ve bir flama getirip elime verdiler tamam üyesin ver yüz milyon!... Bu tavır beni şüphelendirdi, “siz bana kulübün hesap numarasını verin şimdi üstümde yok sonra bankaya yatırırım, bu verdiklerinizi de şu anda taşıyamayacağım bilahare alırım” dedim. Adam bana kendi ismine özel banka hesabını bir kağıda yazıp verdi. İyice anladım ki bu işte bir iş var. Zira, kulüp dernekler kanuna tabi bir oluşumdur ve yasa gereği üye olmanın şekil şartları ve istenmesi gereken belgeleri vardır, ayrıca üye kabulünün yönetim kurulunca onanmasının prosedürlere tabi olduğu da malumdur. Neyse bu şekilde olayı atlattığımızı düşündük, sert hava iki gün devam etti ve sakin ilk sabah en dıştaki tekne olarak erkenden gidelim dedik fakat kader!.. Aküler bitmiş marş basmadı ve orada kalakaldık. Diğerlerine bir akü ve takviye için ricalar ettik ancak her biri sudan birer bahane bulup yardım etmeden çekip gitti. En sona bize teklifte bulunan adam kaldı, bana tekrar geldi ve “ ya şu yüz milyonu verirsin seni bağlayıp çekerim, ya da burada kalırsın ne halin varsa görürsün” diye karşıma dikildi. “Tamam vardığımız yerde tedarik eder veririm” dedim bizi bağlayıp Okluk koyuna çekti, sonra anladık ki bizi oradan çıkarmaz ise kendi de çıkamayacakmış çünkü su kesimi 2 m den fazla ve bizim zincir çıkışına mani imiş. Neyse, Oklukta iskele bağlandık yanımda küçücük kayığında karısı ve çocukları ile bulunan balıkçı Hasan’a akünden takviye yapabilir miyim diye sormama kalmadı, adam elbette emrin olur diyerek koştu yardım etti aküsünü çıkardı verdi. İşte insanlık budur. Mecburen Marmaris’e telefon edip iki yeni akü getirttik ve bu arada ağzımızdan çıktığı için yüz milyonu da bayıldık.

Bu olay çok canımı sıktı ve bilahare araştırdım ki, ne öyle bir dernek var, ne de resmi bir kulüp var. Adam bu işi geçim kapısı yapmış ve meğerse kimlerden bu yolla ne paralar almış, bir milyar verdim diyenler bile çıktı. Olayın peşini bırakmadım ve üzerine gittim, uzun süren bir hukuk süreci yaşandı mahkemeler oldu tazminat kararları verildi ve foyası meydana çıkan bu adam zarar veremez şekilde afişe oldu.

Bütün bu tatsızlıklara rağmen, Bekar koyunun emsalsiz güzelliği aynen orada ve anılarımızda duruyor.

 

Sahilin Yapısı

Bekar limanın batısında sahil kuzeye kıvrılan bir yarımada oluşturur; Taneli burnu olarak haritalarda görülür, ucunda ve batısında kayalıklar vardır. Yarımadanın batısında ise geniş kumsal bir alan demirlemeye müsait güzel bir bölgedir özellikle belirgin şekilde denize doğru eğilmiş bir çam ağacının olduğu kısma Çamaltı koyu denilir, denizi güzel melteme korunaklı bir yerdir.

Taneli burundan itibaren batıya doğru uzanan sahil Göllübük burnuna kadar rüzgaraltıdır ve herhangi bir demir yeri yoktur. Göllübük burnu ise hem önündeki kayalıklar ile hem de 400 m kadar açığında yer alan aldatıcı sığlık ile tehlikeli bir yerdir. Burnun önündeki döküntü kayalar 50 m kadar açığa yayılmıştır. Fakat asıl tehlikeli olan burnun 400 m kadar açığında yer alan ve burunla arasında 10 m kadar derin su bulunan sığlıktır. Üzerinde 3 m kadar su bulunan bu sığlıkta derinlik denizin çekildiği zamanlarda 2 m civarına iner. Üzerine konik tepeliği olan kardinal şamandırası konulmuştur, aydınlık da denizin renginin yeşile çalmasından da anlaşılır fakat, alacakaranlık ve gece görünmez. Burundan 200 m kadar açık geçilirse derin su kanalından geçilmiş olur.

Göllübük burnundan itibaren sahil doğu yönünde girinti yaparak güneye doğru devam eder.

Bu güzergahtaki ilk iki koy rüzgaraltıdır işe yaramaz. Fakat, önünde kayalık döküntüler olan Çatalca burnunun güneyinde yer alan geniş Çatalca koyunun kuzeyinde hemen burnun ardında kalan ilk koy demirlemeye uygundur, ikincisi ise sığdır elverişsizdir. Geniş koyun doğuya doğru daralarak girinti yapan sonunda Mine koyu denilen havuz görünümünde fakat sığ bir koy vardır, doğası güzel ve limanlık olmasına mukabil sığ olması nedeniyle ancak küçük tekneler için kullanışlıdır, yatların işine yaramaz.

Çatalca koyunun güney sahilleri ise düz ve rüzgaraltıdır barınılacak yer yoktur, koyun güney ucunu üstünde fener (Fl W R 3s 30m 7M) bulunan Mersincik burnu belirler. Burundan itibaren sahil güney doğu istikametinde irili ufaklı koyların olduğu kıyı şeridi halinde uzanır. Buradaki koylar rüzgaraltı ve önlerinde kayalık döküntüler olan yerlerdir barınılmaz, bu sahilin güney ucunda kıyıya döküntü taşlarla bağlı ve ucunda sivri kayalar ile belli olan Çatal ada yer alır. Çatal adanın batısındaki burnun önünde kıyıdan 150 m açıkta üstünde 50 cm su olan tehlikeli bir kaya döküntüsü tam yol üzerinde kalır üzerinde herhangi bir ikaz olmayan bu mevkide çok kazalar olmuştur, açık geçilmesi uzak durulması gerekir.

 

Bördübet Limanı

Çatal ada’dan itibaren sahil doğuya doğru büyük bir girinti yaparak Bördübet limanını oluşturmuştur. Genişçe bir körfez olan Bördübet içerisinde tabiat güzellikleri ile bezeli barınmaya çok elverişli koylar bulunmaktadır, bunlardan bahsedeceğiz. Ben bu bölümü yazdığım esnada bölgede ihmal ve umursamazlık neticesi büyük bir orman yangını çıktığı haberini duydum ve çok üzüldüm, gerçekten dünyada cennet benzeri bir bölgenin sorumsuzlukla karartılması çok acı.

 

Mezar Koyu

Çatal adanın yarım mil doğusundaki bu küçük koy (N 36,50,00 – E 28,02,10) melteme limandır, dibi kumdur, 5-6 m derinlikte demirlenip plajına veya batı tarafına çıma tutulursa rahat barınılacak bir yerdir.

 

Amazon Koyu

Bördübet limanının kuzeydoğu ucunda iki yakası da sık çam ormanları ile kaplı fiyord gibi içeriye uzanan çok güzel bir koydur. Sonunda Amazon kamping adlı bir tesis bulunmaktadır, Marmaris –Datça yolunun Değirmenyanı köyünden ayrılan bir yol ile ulaşımı vardır. Çok güzel bir orman yoludur, yol üzerinde Goldenkey oteli bulunmaktadır, yol Amazon kampingten sonra yediadalar istikametine devam eder. (ne yazık! bu bölgenin bu gün bir köylünün evinde kaynak yaparken çıkardığı yangınla çok zarar gördüğünü üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.)

Koyun yarısına kadar su derindir, ortalarda bir kum bankı sahilden çıkar ve hoş bir plaj oluşturur, dibi kumdur ve su bulanıktır fakat, çok iyi demir tutar. Batıdan havalarda biraz solugan alır diğer tüm havalara limandır.

 

Kapıcık Koyu

Amazon koyunun güney ucunda denize iki parmak gibi uzanan bir yarımada vardır. Bunun hemen doğusunda kalan koy, güneyden havalara açıktır fakat, melteme ve kuzeyden havalara limandır; 4 m kadar suda demirleyip alargada kalınabilir veya sahile koltuk alınabilir.

Yarımadanın ucundan güneybatı istikametine 100 m kadar uzanan döküntü kayalardan oluşmuş sığlığa dikkat edilmeli ve açık geçilmelidir, burası eski haritalarda gözükmez... kapıcıktan itibaren Balıkaşırana kadar olan sahiller ve koylarda barınılmaz rüzgaraltı yerlerdir.

 

Balıkaşıran Koyu

Bördübet limanının güney sahilinde yer alan koy güneye doğru uzanır ve sonunda batıya girinti yapar. Bu girintinin kuzey kıyısında adeta bir klan hayatı yaşayan balıkçı ailelerinin kolonisini görebilirsiniz. Balıkaşıran koyu Gökova körfezi ile Hisarönü körfezinin birbirine çok yaklaştığı bir noktadır, aradaki mesafe birkaç yüz metreden ibarettir. Buradan geçen Datça–Marmaris yolundan her iki körfezi Egeyi ve Akdenizi seyretmek hoş bir duygu yaratır. Antik çağlarda Knidoslular yaklaşan Pers istilasına karşı kendilerini korumak için bu dar kıstağı kazarak Datça yarımadasının batısını ana karadan ayırmak istemişler, fakat teknik imkansızlıklar nedeniyle başaramamışlar. Şimdi buradan bir kanal açılsa yat trafiği için ne kadar pratik olurdu, yüz mile yakın bir yol kat etme mecburiyeti ortadan kalkardı. Kim bilir belki bir gün bu hayal gerçekleşir. Koyun sonu çamlık bir plajdır buradan yürüyerek ve yol sebebiyle yükseltilmiş yokuşu tırmanmayı göze alırsanız, önce ana yola ve sonra da Hisarönü körfezinde Bencik koyunun sonuna erişebilirsiniz. Koyun içi sığdır, doğu sahili rüzgaraltında kalır, batı sahilinde kıyıya çıma tutularak barınılabilir. Girişin her iki yanında da kayalık döküntüler bulunmaktadır, batı ucunda sahil ile arası kayalık döküntü olan küçük bir ada vardır. Haritalarda burası Gökçelerbükü diye gösterilir.

 

Küçük ve Büyük Çatı Koyları

Bördübet limanının güney kıyısında Balıkaşıran koyunun batısında yer alan ve birbirlerinden küçük bir yarımada ile ayrılmış iki koydan doğuda kalanına Küçük, batıdakine de Büyük Çatı koyları denir. Aynı sahilde rüzgaraltı olan ve barınılmaz başka koylar da vardır bunları birbirine karıştırmamak için en belirgin nirengi noktası Büyük Çatı koyunun girişinde bulunan ve üzerinde rüzgarın etkisi ile yamuk büyümüş tek bir ağacın bulunduğu küçük toprak adadır, uzaktan açıkça belli olur. Bu ada ile sahilin arası döküntü kayalıktır dar bir geçit var ise de adanın doğusundan geçilmesi güvenli olacaktır. Büyük Çatı koyu önce güneye doğru uzanır ve ortası ile sonunda batıya uzanan iki girinti yapar. Ortadaki girinti kuzey rüzgarlarına açık ve daha derindir 10 m civarı suda demirlenip sahile koltuk vererek büyük boy yatlar yararlanabilir. Sondaki girinti tüm havalara kapalı ve korunaklı ama daha sığdır, 5 m civarında demirlenip sahile koltuk alınırsa her havada rahat yatılır. Burasının sahilinden ana yola çıkan 1,5 km kadar bir patika bulunmaktadır; yoğun ağaçlık ve doğal olarak çok hoş bir ortamda yürüyüş yapmak keyifli olur. Koyun doğu sahili rüzgaraltı kalır. İki koyun arasındaki küçük yarımadanın ucunda denizi güzel küçük bir koy vardır buraya botla gidilip yüzülebilir. Yarımadanın doğusunda kalan Küçük çatı koyunun her iki kıyısı da yüksek ve makiliktir, koyun doğu tarafı rüzgaraltıdır barınılmaz, güney sonundaki Günlük ağaçları ile kaplı kısım da kuzeye açıktır ve aynı zamanda meltemin soluganını alır barınılmaz. Asıl korunaklı olan kısım koyun sonuna doğru batı tarafında kalan küçük girintidir, burası en fazla iki tekne alır, her havaya kapalıdır, şansınıza boş bulur da demirlerseniz, sahile de koltuk bağladınız mı etrafı çamlar ile kaplı özel havuzunuzda hissedersiniz kendinizi. Girişin tam karşısındaki koyda çakıllık sahilin hemen ardında üstünü Günlük ağaçlarının kapattığı tertemiz suyu olan bir doğal havuz vardır, yürüyüş yapmak ve çevrenin doğal güzelliğini yaşamak için mükemmel bir fırsattır burada bulunmak.

 

Gölyeri

Gökova körfezinin güney yakasında batıya doğru son barınmaya müsait yer burasıdır. Esasen Gökovayı gezmek için meltemi pupaya alarak buradan itibaren doğuya doğru seyahate başlamak en rahat rota olacaktır.

Gölyeri ile Büyük Çatı koyu arasında Gerence ve Ballıcak Büklerinden başka barınılacak liman yoktur, bu ikisi de kuzey rüzgarlarına açıktır ve meltemin soluganı işler, acil durumlarda ve geçici olarak yararlanılabilir; diğer koylar tamamen rüzgaraltıdır barınılmaz. Bu bölgede Kuzgun Burnu sığlığı tehlikeli bir yerdir üzerinde kardinal şamandırası bulunan sığlıktan epeyce açıktan geçilmelidir. Gölyerinden itibaren batıya doğru da 15 mil boyunca Körmen limanına kadar sığınılacak yer yoktur.

Gölyeri (N 36,48,50 – E 27,53,70) siyah kayalık küçük bir yarımada şeklinde kuzeye doğru çıkıntı yapan Liman Burnunun doğusunda kalan koydur. Burnun ucunda ve batısında sahile yakın kayalıklar uzanır biraz açık geçilmelidir, burun dönülünce güneye doğru uzanan liman içi koyuna girilmiş olur. Derinlik fazla değildir, dip kumdur. Melteme karşı liman olmakla beraber kuzey ve doğu yönlü rüzgarlara açıktır. Sahilde birkaç köy evinden başka yerleşim yoktur 4 km mesafeden Datça yolu geçer.

 

Körmen Limanı

Datça yarımadasının batı ucunda sığınılabilecek tek yapay liman burasıdır (N 36,46,30 – E 27,37,00) iç içe yapılmış iki liman halindedir, önce içte kalan küçük mendirek yapılmış sonra onun dışına daha büyük yenisi inşa edilmiştir. Maalesef girişinde bir fener yoktur, ayrıca sert havalarda girişte eski küçük mendireğin üzerinde kırılan denizler tekneyi abramaya mani olabilir bu nedenle sert havalarda dış mendireğin ucuna yaklaşıp hemen içeri kıvrılıp girmenizi tavsiye ederim.

Küçük mendireğin içinde 3 m kadar su vardır sahil de iyice sığlaşır burasını genellikle mahalli balıkçılar kullanırlar, mendireğe çıma tutularak barınılabilir.

Büyük mendireğin içinde ortalama 5 m derinlik vardır sahil tarafı kayalık ve sığlıktır. Buraya yaz sezonunda Bodrumdan feribot gelir gider limanın kuzeyine kıçtan kara olarak yanaşırlar, feribot saatlerinde Datça’ya minibüs çalışır, taksi bulunur. Limanda basit bir lokantadan başka bir şey yoktur, etrafı çoraktır ve yerleşim yoktur.

 

Mersincik Limanı

Datça yarımadasının kuzey batısındaki ve dolayısıyla Gökova körfezinin güney batı kıyısındaki son doğal limandır.(N 36,45,25 – E 27,28,55) bundan sonra yarımadanın güney batı ucundaki Deveboynuna kadar başka sığınılacak yer yoktur. Mersincik koyu sonu kumsal plaj olan melteme liman fakat kuzeye açık bir yerdir, sert estiği zaman meltemin soluganı da işler. Bu sebeplerle, kumsal sahile koltuk vererek tekne başı kuzeye bakacak şekilde demirlemek faydalı olacaktır. Koyun batı girişinde hemen batı yönünde içeri kıvrılan küçük bir koy daha vardır burası daha korunaklı bir demir yeridir.

Böylece Gökova körfezinin kıyılarını tamamlamış oluyoruz, bundan sonra Datça yarımadasını dönüp Akdeniz’e girecek ve gelecek yazılarımızda oraları anlatmaya devam edeceğiz.

 

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

06.09.2007

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - I
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göcek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi