|
Marmaris limanını Akdeniz’e bağlayan boğazlardan çıkıp doğuya
yönelince, Yıldız yarımadasının dik kayalık sahilleri başlar;
burada birkaç tane derin mağara vardır. Bunlardan biri direksiz
teknelerin rahatça girebileceği kadar büyüktür, günlük gezi
motorları içine girerek gösteri yaparlar.
Yalancı boğazın güneyinde açık denize Marmaris’in
kanalizasyonu boşalır, birkaç sarı şamandıra ile bölge
işaretlenmiştir. Burada deniz kirlidir ve kirlilik birkaç millik
alana yayılır.
Doğuya Karaağaç Limanına kadar uzanan sahil rüzgaraltı ve dik
yarların denize indiği bir kıyı şerididir. Burada döküntü
taşlarla sahile bağlı, büyük olanı dikdörtgen görünümlü iki kaya
vardır, bunlara Devetaşı denir.
Bu bölgede tehlike arz eden önemli bir kayalık olan Turnalı
Kayası kıyıdan üç gomina açıkta ve Marmaris boğazından itibaren
6 mil mesafede yer alır. (N 36,46,50 – E 28,24,00) Üzerinde bir
metre kadar su bulunan ve 50 metrelik alana yayılmış kayalık
döküntüler kolay görünmez, dalgalı havalarda üzerinde denizler
kırılır. Üstüne işaret konulmadan önce epey canlar yakmıştı,
şimdi iki küresi bulunan kırmızı bir şamandıra ile
işaretlenmiştir, kuzeyinden veya güneyinden ama açık
geçilmelidir.
Karaağaç Limanı
Akdenizdeki en büyük donanma üssümüzün bulunduğu Aksaz’ın
içinde yer aldığı büyük koy askeri yasak bölgedir. Aslında
içinde çok güzel demir yerleri olan doğal bir liman olmasına
rağmen, yatçıların girip çıkamayacağı yasak bir yer olduğu için
hakkında daha fazla izahat vermek gereksiz olacak.
Yılancık Adası
Karaağaç limanının ağzında bulunan üstü yeşillik adanın güney
tarafında yüz metre yükseklikteki tepede fener bulunmaktadır
(FlWR 5s 102m 10M). Adanın güney sahilinde 7-8 m derinlikte kum
yosun dip zemini olan geçici olarak durmaya müsait yerler
vardır.
Ancak, bu ada da yasak bölge içinde kalır, karaya çıkmak ve
yabancıların izinsiz girmesi yasaktır, devriye botu tarafından
ara sıra denetlenir.
Karaağaç limanının doğusunda kalan Güdük burnu önünde biri
sahile yakın diğeri ise 250 m açıkta burnun güney tarafında olan
iki kayalık tehlikelidir, üstünde 50 santim su vardır zor fark
edilir. Haritalarda ikisi de görünür fakat, açıkta kalan
haritanın derinlik 40 m hattı çizgisi üzerine denk geldiği için
gözden kaçabilir; dikkat edilmelidir. Kızılburun ile Turnalı
burnu arasındaki farazi düz hattın güneyinde kalacak şekilde
rota tutulmasını tavsiye ederim, o taktirde bu kayalıklar
kuzeyde kalır ve tehlikesiz sularda seyir yapılmış olur.
Köyceğiz Limanı
Batıda Kızılburun ve doğuda Delikada arasında yer alan
Köyceğiz limanı kuzeye doğru genişleyerek uzanır ve sonunda
daralarak Ekincik koyunda sonlanır. Kızılburun adını kırmızıya
çalan dik kayalık yapısından almıştır ve tam önünde küçük bir
ada bulunur. Delik ada ise güney kıyısındaki gerçekten kocaman
bir delik nedeniyle bu ismi almıştır, üstünde fener vardır (Fl2
5s 35m 8M)
Kızılburun civarında haritalarda gözükmeyen tehlikeli
kayalıklar vardır:
Burunun bir gomina kadar kuzeyindeki küçük burnun önünde 60m
açıkta, üstünde bir metre su olan kayalıklar vardır.
Kızılburundan yarım mil kuzeyde kalan diğer küçük burnundan
50 m açıkta su seviyesinde kayalar vardır. Aynı burnun 120m
açığında 40m lik bir sahaya yayılmış, üzerinde 1,5 m kadar su
olan kayalık döküntüler vardır.
Köyceğiz limanının doğu sahili tamamen rüzgaraltıdır
sığınılacak yer yoktur.
Batı sahilinde ise birkaç tane meltemde barınılacak koy
bulunmaktadır.
Semizce Koyları
Kızılburunun kuzeyindeki önünde kayalıklar olan burun
geçilince, biri batıya ve diğeri güneye doğru girinti yapan iki
koy vardır.
Güneye doğru daralarak girinti yapan koy Küçük Semizce
koyudur. Su derindir ve koy küçüktür 3 tekne ancak sığar; 15 m
ortalama derilikte demir bırakılıp kıyıya koltuk alınarak
durulabilir.
Batıya girinti yapan Büyük Semizce Koyu daha büyüktür, arkası
taşlık plajdır. Koyu ortasından çıkan kayalık bir burun ikiye
ayırır. Bunun güneyinde kalan kısım demirlemeye daha uygundur,
dip kumdur; 7m kadar derinlikte demir atılıp plaja çıma
tutularak rahat kalınır.
Kargı Koyu
Semizceler ile arasında belirgin yüksek bir burun olan geniş
Kargı koyunun sahili çakıllık bir plaj ve arkası çam ormanıdır,
sahile yakın bir su kuyusu vardır. Dip kumdur iyi demir tutar,
iki metre derinlik hattı kıyıdan 20 –30 m mesafeye kadar devam
eder; güney tarafı daha korunaklıdır.
Karaçay Koyu
Kargı koyunun kuzeyindeki yüksek kayalık bir burun ile,
üzerinde fener bulunan daha kuzeydeki burnun arasında kalan
Karaçay koyunun kuzey tarafında deniz dibi kum ve derinlik 6 m
kadardır; burada demirlenip kıyıdaki ağaçlara koltuk
verilebilir. Koyun güney tarafı daha korunaklıdır ama, bu
tarafta su derindir ve dip de yosunluktur demir tutturmak daha
zordur.
Bu koylarda alargada kalınmasını tavsiye etmem, her ne kadar
melteme arkalarını dönmüş olsalar da meltemin yarattığı solugan
buralara işler ve alargada kalan tekne yalpaya düşer; halbuki
sahile çıma tutulunca solugan bodoslamadan gelir ve pek fazla
rahatsız etmez.
Ekincik limanı kalabalık olduğu zaman tur tekneleri buraya
demirlerler ve yolcularını Dalyana gönderirler.
Ekincik Koyu
Köyceğiz limanının kuzeydeki son kısmı iki yandaki yüksek
burunların arasından girilen Ekincik koyudur. Batıda kalan
burnun üzerinde fener vardır (Fl 5s 5M). Koyun kuzey sahili uzun
kumsal plajdır. Caretta kaplumbağalarının yumurta bıraktığı
yerlerden biri olan plaj yumurtaların açıldığı dönemde koruma
altına alınır. Plaj sert bir kumu olmasına rağmen denizin ve
çevrenin güzelliği nedeniyle büyük ilgi görür, yaz aylarında
kumsalın kenarında kampingler kurulur, birkaç tane de sabit
tesis vardır. Köy plajın arkasında yamaçlara doğru yayılmıştır.
30 km lik bir yol Fethiye – Marmaris ana yoluna bağlantı yapar.
Koyun batısında köy muhtarlığının işlettiği bir rıhtım
mevcuttur. Gayet kaba olarak taşların üzerine dökülmüş betonla
yapılmaya çalışılmış rıhtımın denize bakan duvarı büyük kayalar
halinde olduğundan yanaşmak zor olur; kıçtan kara yapılırken
dümeni taşa vurmamak için özen göstermeli ve biraz açık
kalmalıdır, hal böyle olunca karaya çıkmak ve pasarella
kullanmak mesele olmaktadır. Bu uyduruk rıhtımın kuzey tarafında
tahta kazıklar üzerine yapılmış uzun iskele yer alır ama burası
Dalyan’a yolcu taşıyan üstü tenteli piyade adı verilen
teknelerin yanaşma ve bağlama yeridir, yan yana tıkış tıkış
dururlar, bir kooperatif organizasyonu altında çalışırlar.
Dalyan önünde demirlemek ve durmak mümkün olmadığından tur
tekneleri genellikle bu rıhtıma kıçtan kara olur ve yolcularını
burada bulunan piyadelerle Dalyan’a gezmek için gönderirler. Bu
iş köy için önemli bir geçim kaynağı halindedir. Rıhtımda su ve
elektrik alınacak bir yer vardır, arkasında kooperatif binası ve
bir büfe ile market bulunur. Köy muhtarlığından bir görevli
yanaşmaya yardımcı olur ve günlük ücret tahsil eder. Buraya
yanaşırken demiri açığa ve uzun kaloma vererek atıp, tuttuğundan
emin olmanızı tavsiye ederim.
Plajın önünde 6 ila 10 m arası suda demirleyip alargada
kalmak da mümkündür. Öğleden sonra biraz rüzgar ve meltemin
soluganı sebebiyle sallanır tekneler ama, gece genelde pek sakin
olur. Orta boy ve özel yatlar mecbur kalmadıkça köy iskelesine
yanaşmaz alargada kalmayı tercih eder. Ekincik koyunun güneydoğu
köşesindeki Maden koyu hemen her havaya kapalı bir demir
yeridir, eskiden buradan krom madeni yüklenirmiş. Şimdi ise “My
Marina Clup” adlı bir tesis bulunmaktadır. Restoran olarak
faaliyete başlamış tesisin önünde gayet muntazam iskeleler ve
rıhtımlar inşa edilmiştir, tonoz döşenmiştir, palamar botu
vardır, VHF irtibatı kurulabilir, teknelere yemek ve içki
servisi yapılır, elektrik su tuvaletler ve duş mevcuttur; birkaç
dükkanda alışveriş imkanı da sağlanmıştır. Böylece küçük çapta
bir marina yaratılmıştır. Gurup vakti terasın manzarası pek hoş
olur.
Delik Ada
Köyceğiz limanı girişinin doğu ucunda yer alan bu ada güney
kıyısındaki kocaman bir delik nedeniyle bu ismi almıştır,
üstünde fener vardır (Fl2 5s 35m 8M). Ada arkasındaki alçak
sahilden kolayca ayırt edilir, üstü zeytinlik ve etrafı sivri
kayalıklar halindedir. Ada ile karşısındaki sahil arasındaki
geçit derin sudur.
Adanın doğu tarafında bir demir konstrüksiyon iskele vardır,
buraya gezi motorları yanaşıp orada hazır bekleyen piyade
kayıkları ile yolcularını Dalyan gezisine gönderirler.
Yatlar burada ancak meltemin esmediği havalarda kısa süreli
olarak 4-5m kum zeminde demirleyebilirler. Tekneyi yalnız
bırakıp gidilmemeli, içinde mutlaka mürettebat bırakılmalıdır;
sakat yerdir her an hava değişebilir ne olacağı belli olmaz.
Dalyanı rahat ve gözünüz arkada kalmadan gezmek istiyorsanız
yatınızı Ekincik veya Karaçay koylarına demirleyiniz.
Dalyan
Antik Kaunos şehrinin limanının alüvyonlarla dolması
neticesinde oluşmuş, labirent gibi su yolları ve sazlıkların
bulunduğu bir delta; deniz ile artık bir göl halinde olan eski
limanın arasında yer almaktadır. Deniz tarafı uzun kumsal bir
plajdır ve burası Caretta kaplumbağalarının yumurtlama ve üreme
yeridir, bu nedenle koruma altındadır ve dünyaca ünlü bir
plajdır.
Dalyanın kuzeybatısındaki yüksek tepelerin dik yamaçlarına
oyulmuş antik kaya mezarları da çok ünlüdür.
Kıvrılarak sazlıkların arasından geçen su yolu deniz ile gölü
birbirine bağlar, sığ ve dar olduğu için yatların girmesi ve
geçmesi mümkün değildir, ancak sandallarla ve piyade denilen
üstü tenteli büyük kayıklar olan gezi tekneleri ile buradan
geçmek ve dolaşmak mümkündür. Bunlar yörede bol miktarda hazır
beklerler ve kooperatif organizasyonu altında çalışırlar, VHF 06
kanaldan çağrılabilirler. Yatlar uzun süre duracaklarsa Ekincik
veya Karaçay koyuna demirler ve buradan piyadeler ile yolcular
Dalyana götürülüp gezdirilir.
Dalyanın girişi güneyinde uzanan İztuzu plajının ucu ile,
kuzeydeki sahili kumsal yüksek tepe arasındadır; girişteki
üstünde ortalama 1 m kadar su olan kum bankı rüzgar ve akıntı
sebebiyle sık sık yer değiştirir. Girişten sonra içerisi biraz
genişler derinlik 1,5 ila 3 m arasında değişir, plajın arkasında
kalan kısımda piyade kayıklarının müşteri çıkardığı birkaç tahta
iskele vardır. Dalyanın içindeki su yolları gerçekten labirent
gibidir yolu bilmeden kaybolursunuz, bu nedenle kendi botunuzla
iyice yolu öğrenip bilmeden gezmeye kalkışmayın. Hız limiti 6
mil dir sürat motorlarına izin verilmez.
Girişten sonra bir su kanalı kuzeye doğru devam eder ve
genişler burada Çandar köyünün tahta iskelesi vardır. İskelenin
arkasındaki yamaçlarda Kaunos Akropolünün harabeleri vardır,
dimdik bir tepenin doğu tarafından patika bir yolla çıkılan
akropol görülmeye değer bir ören yeridir. Dağın yamaçlarına
oyulmuş kaya mezarlarına çıkmak zordur.
Kanalın devamında buraya ismini veren Dalyanın balık geçiş
kapısı görülür, buranın Kefal balığı yumurtaları ünlüdür
kooperatiften satın alınabilir. Su kanalının devamında Dalyan
beldesi sancak tarafta yer alır, uzun bir rıhtımı vardır buraya
kayıklar bağlarlar, çınar ağaçları altında lokanta ve kahveler
sıralanır. Beldeden Ortaca ve Köyceğize minibüs çalışır. Çok
fazla sivrisinek ve sinek vardır, önlem olarak sinek kovucu
solüsyonlardan vücudunuza sürmenizi tavsiye ederim.
Kanalın ucu göle ulaşır, bulanık yeşilimsi suyu olan göl
vaktiyle antik şehrin limanı imiş. Buraya varmadan hemen önce
bir çamur banyosu yapılan tesis vardır, şimdiki adı “ Aqua Mia”.
Yöresel adı ise Rıza Çavuş Girmesi. Kenarında bir iskele bulunur
ve kayıklar yanaşırlar, ortalıkta simsiyah çamurlara bulanmış
bir sürü insan dolaşır, rivayete göre çamur şifalıymış. Kimi
söylentilere göre de doğal çamur yetmediği için tesistekiler
arada bir çimento sulandırıp geceden hazırlıyorlarmış.. Bilemem
tabi, bazı kayıkçıların rivayeti böyle. Ama, çamura bulanmasanız
bile, kafeteryada oturup ortalıkta simsiyah dolaşanları
seyretmek de enteresan oluyor.
Dalyan ilginç ve benzeri olmayan bir yerdir, gezip görmenizi
tavsiye ederim.
İztuzu kumsalından sonra doğuya doğru kıyı birden yükselir,
Dalaman ovasına kadar yüksek kayalık dağlar ve bunların
eteklerinden denize inen dik kayalık yarlar şeklinde sahil
azametli ve yüksek Dişibilmez burnuna kadar devam eder. Bu
kıyılar meltemde tamamen rüzgar altı olup sığınılacak barınacak
uygun yer yoktur.
Dişibilmez burnu dikine 550 m deniz seviyesinden yukarı
çıkar, yamaçlarında kayaların içine oyulmuş mağaralar vardır. Bu
ve bunun gibi dik kayalık burunların önünde kuvvetli rüzgarlarda
denizler kırılarak geri döner ve gelen dalgalarla çarpışıp büyük
anafor ve dalga yaratırlar; o nedenle sert havalarda bu
burunların açığından geçmek yararlı olur.
Dişibilmez burnu ile onun iki mil uzağındaki Karaburun
arasında geniş Dişibilmez koyu yer almaktadır, kıyıları dik
kayalıktır, koyun içinde sadece bir tane sığınılacak yer vardır.
Aşı İçi Limanı
Geniş Dişibilmez koyunun içindeki tek sığınılacak yer olan ve
kuzey ucunda iki yüksek burun arasından girilen koy içine
girilince batıya doğru koltuk yapar bu tarafta gri kumsal bir
plaj sahilini çevreler, 10 – 15 m arası demir atılıp sahile
koltuk verilerek kalınabilir. Koy içi hafif de olsa solugan
alır. Doğuda kalan tarafta koy kuzeye doğru uzanır, sivri
kayalık bir adacık koyun ağzında bulunur, iki tarafından da
içeri girilebilir derin sudur. İçeride 4 – 5 teknelik yer vardır
koy ağzındaki küçük ada soluganı önler, dipte sahile yakın
tarafta plaka kayalar vardır demir tutmaz veya takılır; taşlık
bölgeden önce 8 – 10 m derilikte dip kumdur buraya demir atılıp
kıyıdaki taşlara çımı tutularak kalınabilir, sahilde küçük bir
lokanta vardır, 25 km lik bir yol ile Ortacaya bağlantısı
vardır.
Karaburundan sonra kıyı şeridi alçalarak devam eder ve
Dalaman ovasına iner, buradaki tamamen melteme açık geniş koy
Dalaman büküdür. Bükün kuzey yamaçlarından sahile kadar çam
ormanları iner, kumsal plajın denizi temiz ve berraktır, bu
bölgeye Sarıgerme denir. Dalaman bükünün dümdüz sahili küçük bir
yarımada gibi denize doğru çıkıntı yapan Akça buruna kadar devam
eder. Akça burundan itibaren sahil tekrar yükselir, buradaki tüm
koylar rüzgar altı ve kaba deniz alan yerlerdir barınılacak bir
yer yoktur. Dar bir kıstakla karaya bağlantısı olan büyük ve
yüksek Kapıdağ yarımadasının batısında geniş ve derin Gökgemile
limanı adı verilen koy da melteme rüzgaraltıdır barınılmaz.
Kapıdağ yarımadasının en güney ucu Kurtoğlu burnudur,
ucundaki diş diş yüksek kayalar 150 m boyunca denize uzanır ve
uzaktan sanki bir adacıkmış gibi algılanır.
Bu burun geçildikten sonra büyük Fethiye körfezine girilmiş
olur. Kapıdağ yarımadasının kuzeye bakan arka tarafı ünlü Göçek
koylarının yer aldığı havzadır.
Bu kıyı şeridinde üç tane de ada vardır.
Baba Adası
Dalaman bükünün batıdaki başlangıç noktası olan Karaburun’dan
1 mil kadar doğuda üzerinde fener (Fl2 5s 58m 7M) olan kıyıya
yakın Baba adası yer alır. İki hörgüçlü görünümü olan adanın
güney ucuna yakın bir mağara adayı boydan boya delip geçer. Batı
ve güney kıyısı dik yardır, poyraz tarafı hafif meyille denize
iner burada küçük bir koy batıya doğru girinti yapar; bunun
içinde 6 m demirlenip kıyıya çıma tutularak geçici bir süre için
kalınabilir, koy meltemin soluganından etkilenir. Adanın batı
tepesinin üstünde bir kule harabesi göze çarpar.
Nar Adası
Akça burnun karşısında lodos yönünde 2 mil açıkta alçak yassı
kayalık küçük bir ada olan Nar adası yol üstünde kalır, etrafı
derin sudur, kuzeyinde kıyıya yakın bir kaya vardır.
Peksimet Adası
Kapıdağ yarımadasının güney ucu olan Kurtoğlu burnundan 1,5
mil açıkta lodos yönünde küçük Peksimet adası bulunmaktadır.
Adanın üstünde fener vardır (Fl 10s 35m 12M)
Kemal Baral'a
teşekkürlerimizle
Denizce

15.11.2007
|