e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -XXI Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu

Kemal Baral   

 

 

Fethiye körfezinin  kuzeydoğusu yüksek dağlar, dik kayalık yarlar ve ormanlık yamaçlar halinde Göcekten sonra Katrancık koyunun sonuna kadar   5 mil boyunca uzanır; bu noktadan itibaren  ise denizi sığ  ve bataklık  bir ova halinde  Fethiye’ye kadar devam eder.

Bu sahildeki koyların hepsi ya güney havalarına ya da melteme açıktırlar, bu nedenle yatçıların işine yaramaz ve  yatlar pek uğramaz.. İnlice, Çığlık, Küçük kargı, Katrancı  koyları o nedenle  burada  daha fazla anlatılmayacaktır.  Fakat, karayoluyla ulaşılan bu koylar kamp ve piknik yeri olarak  rağbet gören güzel yerlerdir. Bu sahilin önünde  irili ufaklı adalar  yer almaktadır.

 

Katrancı adası  etrafı denize dik  yar inen  yüksek   bir adadır, üstü  çamlık ve makilik  kaplıdır, etrafında sığınılacak koyu yoktur; adanın çevresinde su üstü kayaları ve  minik adacıklar  vardır. 

Deliklitaş adaları,  Kızıl adanın yarım mil  kadar kuzeyinde  ondan derin bir kanalla ayrılarak yer alan  büyükçe bir ada ile etrafındaki küçük adacıklar ve  pek çok  kayalardan  oluşur.

Tavşan adası  Deliktaş adalarının  kuzeyinde kalan koni biçiminde bir adadır. Bunun bir gomina kuzeyinde su altı kayaları vardır, üzerlerinde  sarı bir  batı kardinal şamandırası yeralır.

Adanın iki mil batısında  iz kayası sığlığı ve iki buçuk mil doğusunda da  sudan yarım metre kadar çıkmış Balık kayası bulunur. 

 

Kızıl ada körfezin her yerinden  görülen  yüksek (160m)  rengi kızıla çalan  bir adadır, güneybatı ucunda  güçlü bir fener vardır  ( Fl5s 32m 15M) . Fenerden sonra adanın kıyısı dik kayalık yardır,  burada  batıya girinti yapan genişçe bir koy vardır; sahili kum ve çakıl, arkasındaki bölge çam ormanıdır; melteme  kapalıdır, kıyıya yakın 15 m kadar derinlikte demir atılıp sahile çıma tutularak kalınabilir. Fethiye’den gelen günlük gezi motorlarının uğradığı bir yerdir.

 

 

Fethiye Limanı 

Fethiye ilçesi,  adını verdiği büyük körfezin güneydoğu köşesinde  bir yarımadanın ardında önünü  ince uzun bir ada olan  Fethiye adası veya diğer adı ile Şövalye adasının  kapattığı  geniş Fethiye Limanı  denilen koyun  kıyısında yer alır.  Limanın  doğu tarafında sığlık geniş  bir bölge vardır, bu  bölgenin kuzey ve güney uçları birer ışıklı şamandıra ile işaretlenmiştir; sığlık alan  kuzeye doğru  uzar ve  Şövalye adasının karşısında doğu kıyısındaki Çavuş burnuna kadar devam eder.

 

Üzerinde yerleşim olan Şövalye adasının batı ucunda bir fener vardır. Yarımada tarafında ise  üstünde  Letonya  tatil köyünün çiçekler arasında yer aldığı ince uzun  Paçariz burnu denize doğru uzanır,  bunun ucunda da bir fener bulunur.  Burun ile ada arası veya diğer bir deyişle iki fenerin arası  limana giriş çıkış  yoludur. Her ne kadar Şövalye adasının doğu ucu ile  Çalışır burnu arasından da limana giriş çıkış mümkün ise de  burası hem dar ve hem de daha sığ olduğu için pek kullanılmaz.

 

Geceleri  şehrin ışıkları içinde   fenerler  belli olmayıp zor seçilebilir, o nedenle    Paçariz burnunun ardında  kıyıyı takip ederek  rota tutmak  sığlık alandan uzak durmak için yeterli olacaktır.  Paçariz burnundan sonra  sahil takip edilerek  devam edilirse  Fethiye ilçesinin karşısında yer alan Aksaz  Koyuna  varılır.  Aksaz limanı da denilen koy  sahili  kumsal ve ormanlık  çok güzel bir demir yeridir, poyraza kapalı olan tam bir kış limanıdır.  Fethiye’de  marinaya bağlanmayacak  yatlar için her ne kadar  şehre uzak kalsa da   en  korunaklı demir yeri  Aksaz koyudur.

 

Fethiye limanında Aksaz koyu dışındaki  yerler  poyraza açıktır ve kışın  çok etkilenir, yaz sezonunda ise poyraz bu bölgede  genellikle rahatsız edecek kadar esmez. Liman içinde derinlik 10 – 13 m kadardır rıhtım kenarlarında 2 m kadar iner, dip balçık çamur olduğundan çok iyi demir tutar.

İlçenin sahili boydan boya yürüyüş yolu ve  rıhtımdır. Ancak,  günlük gezi tekneleri buraya bağlanırlar ve  rıhtımın önü de bunların manevra sahasıdır. Yaz sezonunda  öğlene doğru rıhtımlar bomboş görünür,  aldanıp da buralara bağlanırsanız veya  yakın mesafede alargada kalırsanız,  akşamüstü  bir anda  geri dönen sabırsız yolcularla dolu   günlük gezi teknelerinin arasında kalır  sıkıntılı anlar yaşarsınız.

Rıhtımda  belediyenin işlettiği  elektrik ve su  temin  kutuları  rıhtım boyunca  yerleştirilmiştir. Artık bunlar  alınan bir manyetik kart ile çalışacak şekilde modernize edilmişler ama  hemen hemen tüm rıhtım  gezi tur  tekneleri tarafından parsellenmiş vaziyettedir.

 

Rıhtım  boyu bir girinti yaparak  uzun gemi iskelesine kadar devam eder, gemi iskelesinin doğu tarafına  tur yapan ticari guletler bağlanırlar, batısı genelde boş tutulur gümrük giriş alanı olarak  kullanılır, yolcu gemileri yanaşır.

Fethiye  giriş çıkış limanıdır, liman başkanlığı gemi iskelesi önündedir, gümrük ve polis  marina kapısı karşısındadır.

İskelenin batısında kalan   rıhtım alanı  Ece marinaya tahsis edilmiştir. Gemi iskelesi ile  Marina arasında kalan kısımdaki rıhtıma da ticari tur guletleri bağlanırlar. 

Ece Marinanın yüzer uzun  iskelesi  önce kuzeye çıkar ve sonra batıya doğru epeyce uzanır, ucunda bir fener  marinanın girişini  belirler. Bu iskele aynı zamanda kuzey rüzgarlarına karşı mendirek vazifesi de görmektedir, içinde kalan  alan marina sahası olarak kullanılmaktadır. Beş tane yüzer iskele  kuzeye doğru uzanır  en batıdaki aynı zamanda girişi belirleyen tali mendirek vazifesi görmektedir. Tonoz döşelidir  demir atılmaz,  derinlik mendirek kenarında 13 m den kıyıda 3 m ye kadar tedricen azalır. Büyük tekneler  mendirek dışına,  30m den küçük olan ise  mendirek içine bağlanabilirler. Tüm bağlama birimlerinde elektrik, su, kablosuz internet, TV, telefon sistemi vardır, palamar hizmeti devamlıdır. Ece marinanın karada  çekek yeri yoktur, ancak acil durumlar için iki tane  yüzer lift mevcuttur, 13 m ye kadar tekneleri su içinde kaldırabilirler. Yakıt istasyonu ana mendireğin başlangıcında yer alır, aynı yerde bir market  de bulunmaktadır. Marina kıyısındaki  eski otel restore edilerek  lüks bir otel haline getirilmiştir, yüzme havuzu, restoran, bar ve sağlık merkezi bulunmaktadır, yatçılar bunlardan yararlanabilirler. VHF 16–73   Tel: 0252-612 5005  -  www.eceraray.net

 

Fethiye büyük bir ilçedir. Bankalar, sanayi sitesi,  alışveriş merkezleri ve büyük bir çarşısı mevcuttur; her türlü alışveriş ve ihtiyaç giderme imkanı sağlanmıştır. Ülkenin her yerine  karayolu bağlantısı ve otobüs seferleri  vardır, Dalaman havaalanına 50 km mesafededir.  Fethiye aynı zamanda  tarihi bir kenttir,  antik çağlardan Lykia uygarlığından  beri  yerleşim yeridir, şehrin içinde limanın hemen karşısında  antik tiyatrosu  ve  yamaçlarda  kaya mezarları ile  kalesi  gezilip görülebilir.  M.Ö. 446 yılında  Lykialılar tarafından  Telmessos adıyla kurulduğuna dair kayıtlar vardır.  Yamaçlarda  bulunan bir çok kaya mezarından  bir tanesi çok  muhteşem ve ilgi çekicidir, M.Ö. 4 yy da yapılmış olan Amyntas’ın mezarı  geceleri ışıklandırılmaktadır. Kentin içinde  muhtelif yerlerde antik döneme ait taş lahitleri görmek mümkündür. Daha önemli eserler kent müzesinde sergilenmektedir.

Fethiye’nin çevresinde gezip görülecek çok  ilginç ve tarihi yerler vardır, kısa bir kara yolculuğuyla  mübadeleden sonra terk edilen ve sit alanı olarak aynen korunan  Kale köye  ulaşılabilir. Ölüdeniz’e kara yolu ulaşımı vardır ve yol üstündeki  Ovacık, Hisarönü köyleri  turistik yöreler ve eğlence merkezleri haline  gelmiştir.  Şehir doğuya doğru büyümüş ve bu tarafta  oteller, yazlık siteler  bataklıktan sonraki Çalış mevkiinin kumsal sahilini  çevrelerler.

Fethiye’nin civarında antik  Lykia   kentleri olan  Ksantos, Letoon, Patara ve doğal güzelliği ile ünlü Saklıkent kanyonu aynı gün içinde gezilip görülebilecek mesafededirler.

Fethiye geniş ve verimli bir ovaya sahip olduğu için tarım alanında ileri gitmiş bir yerdir, seracılık ve narenciye  üretimi  büyüktür; yakın zamanlara kadar turizmden  çok  ziraat ve çiftçilik ile uğraşılırdı ancak yeni nesil  turizmle  ilgilenmeyi daha ön planda tutuyor.  

Ece Marinanın batısında kalan kısımda  Karagözler denilen yerde   tersaneler faaliyettedir, bakım ve onarım işleri burada yapılabilir, yeni tekneler de yapılmaktadır; lift yoktur  tekneler  kızakla karaya çekilirler. Tersaneler zaman içinde  başka bir yere taşınacaklarmış.

 

Fethiye Civarındaki  Diğer Demirleme Yerleri 

Fethiye  ile  açık deniz arasındaki  yarımadanın  doğu ve kuzey  kıyısında da  uygun demir yerleri vardır; yarımadanın batısı ise  melteme açık olup rüzgaraltıdır.

Üstünde ve iki yanında  Letonia tatil köyünün yer aldığı Paçariz burnunun kuzeyindeki  koy melteme kapalı ve  denizi güzel bir yerdir, 8 – 10 m arası derinlikte kum dip zeminde demirlenebilir.

Yarımadanın kuzeyindeki Batıkkaya fenerinin güneyinde  etrafı çam ağaçları ile kaplı, sahili kumsal  Samanlı koyu  vardır. ( N,36,39,00 – E 29,05,20 )  Burada  poyrazda durulmaz, diğer  havalara korunaklıdır. Sahile yakın 6 m civarı demirlenir. Koyun  üstünden karayolu geçer,  fener ile  kuzeybatı ucundaki burun arasında 7 m derinlik vardır. 

Yarımadanın kuzey batı ucundaki  Çamlı burun  bir ucundan diğerine  kocaman bir delik bulunan  kayalık bir burundur; onun  hemen batısında  Kul burnu ile arasında Kuleli koyu  yer alır, sahili plaj olan bu koya meltemin soluganı işler, uzun süreli durmaya uygun değildir. 

Kul burnundan itibaren  yarımadanın batı sahilleri  rüzgaraltıdır barınılmaz,  sahilin batıya doğru devamında Şahin burnuna kadar olan  kısımda  birkaç güzel koy varsa da bunlar  doğrudan melteme rüzgaraltı olmasalar dahi  soluganını alırlar ve kuzeye açıktırlar, demirlemeye ve barınmaya uygun yerler değildir.  

Şahin burnunun hemen dibinde  Sömbeki limanı denilen  çatal  şeklinde iki koy vardır; batıdaki  küçüktür  iki tekne zor sığar, denizi güzel olduğu için  günlük gezi motorları uğrar, büyük boy yatlar giremez,  geçici olarak yüzme molası için durulabilecek yerlerdir. Deniz derindir, iki koyun arasındaki kayalara çıma tutulup geçici olarak kalınabilir.

Bu koylardan sonra  güneye  5 mil kadar devam eden sahil  boyunca   arazi denizden itibaren yükselen dağlar halinde  devam eder, bu sahilde barınılacak yer yoktur, rüzgaraltıdır, meltemde   deniz kaba dalga yapar,   motor arızası ihtimalini göz önünde tutarak  kıyıya  uzak  seyretmenizi tavsiye ederim.  Merdivenli burnundan sonra  sahil geniş bir girinti yaparak  Gök Gemile   veya diğer adıyla Açıkdeniz limanını oluşturur; burası da rüzgaraltı bir yerdir ve barınılmaz. Bu noktadan itibaren  anakaraya dar bir kıstak ile bağlı  yüksek  Boğazdağ yarımadası  başlar,  yarımada batı ucundaki  İblis burnuna doğru tedricen alçalır ve yassı kayalıklar halinde sonlanır. Burunda  arkasındaki araziden kolay farkedilmeyen demir konstrüksiyon bir fener vardır  ( Fl 2 5s ). Burnun 40 m kadar açığında  tehlikeli bir su altı kayası mevcuttur, dalgalı ve çırpıntılı havalarda hiç belli olmaz,  burundan en az 100m açık geçilmelidir.

 

İblis Burnu  Ölüdeniz Arası 

Fethiye körfezi  İblis burnunda  biter,  burnun hemen arkasında sanki  içi oyulmuş gibi gözüken gri renkli  kayalık bir yar  dimdik denize iner  buraya Dökükbaşı  denilir. Ayrıca, İblis burnunun  doğu- güneydoğu   istikametinde  üç gomina  açığında  sudan biraz çıkmış tehlikeli bir kaya  vardır,  dışından geçilmesi gerekir.  Boğazdağ yarımadası  güney kıyıları  2 mil boyunca  doğudaki Tuzla burnuna kadar  rüzgaraltı ve kaba dalga alan  kıyılar halindedir. Tuzla burnu geçilince  kıyı şeridi  2,5 mil doğuda yer alan  Yoğun buruna  kadar  küçük bir körfez görünümünde  kuzeye doğru geniş bir girinti yapar; bu bölgede  önemli  demir yerleri, koylar, görülecek doğal ve tarihi  alanlar bulunmaktadır.

 

Karacaören Koyu 

Adeta  bir yengecin kıskaçları gibi denize uzanmış Tuzla burnu ile onun iki gomina  kuzeyindeki  İnce burun arasında  Karacaören koyu  ve tam karşısında da  Karacaören adası yer alır. Ada  Bizans döneminde yerleşim yeri imiş ve o zamandan kalma  harabeler görülmektedir. Tuzla burnu ile ada arasında üç tane su üstü kayası vardır, buruna yakın olan kayalar büyük, en güneyde kalanı  küçüktür;  İblis burnundan gelirken sanki adanın güneyinde imiş gibi göz yanıltır.  Kayalar ile  ada arasındaki 150m genişliğindeki  geçit  10 m kadar derinliktedir.  Kayalar ile  Tuzla burnu arası ise  yer yer döküntü kayalar ve sığlıklar ile doludur. Büyük yatların adanın açık deniz tarafından geçmesi hayırlı olur. Karacaören koyu melteme  kapalı ve güneyden  gelen soluganın da  az hissedildiği bir demir yeridir. Koyun güneybatı köşesi güneyden şiddetli havalarda bu bölgede sığınılabilecek en  korunaklı yerdir.  Koyun güney ve batı tarafı önünde dip kum yosun karışımı olup 8-10 m derinlikte rahatça demirlenip kıyıdaki kayalara koltuk bağlanabilir; burada  Tuzla burnunu oluşturan yarımada alçak  olduğu için adeta bir mendirekmiş gibi  koruma yapar ve arkasında açık deniz görülür. Koyun batı sahilinde düzenli bir restoran vardır, lokantanın personeli genellikle  demirler ve bağlanırken botla gelip yardımcı olmaktadır.

  

Kısık Limanı 

İnce Burun ile onun kuzeyindeki Delik Burun  arasında  Boğazdağ yarımadasının ana karaya bağlandığı dar kıstağa doğru  girinti yapan  geniş koy derindir,  güney tarafı yüksek yamaçlara kadar  çam ormanı ile kaplıdır, karşı tarafı ise zeytinliktir.   Koy batıya doğru daralır  derinlik de 10 m kadar düşer, burada demirleyip güney kıyısına çıma tutularak kalınabilir, solugan hissedilir.

 

Gemiler Koyu ve Gemiler Adası 

Ucunda  bir baştan bir başa kocaman bir delik olan kayalık  Delik burunun ardında doğu tarafında kalan  koya  Gemiler koyu  denir; güneye açık olduğu için meltemin soluganı  içeri girer, güney havalarında barınılmaz. Dip kumdur, plaja yakın kısımda dipte yassı taşlar vardır.

 

Koyun sonu plajdır, Kayaköy ve Fethiyeye  karayolu bağlantısı vardır bu nedenle plaj ve civarı  yaz aylarında piknik ve denize girmek için gelenlerle dolar, sahilde birkaç tane  uyduruk lokanta vardır bunların ve  civardaki yatların  botları devamlı ortalıkta dolaşıp huzursuz ederler.  Yatlar için tavsiye edilecek bir demir yeri değildir. 

Delik burundan  ve ardındaki koydan  sonra doğuya doğru devam eden sahilin  karşısında  Gemiler adası yer alır. Kara ile arasında 250m  genişliğinde  bir boğaz  vardır, bu boğazın içinde  kara veya ada tarafına  koltuk bağlanarak  demirlemek ve barınmak mümkündür. Güneyden havalarda  ada tarafına, kuzeyden havalarda ise kara tarafına bağlanmak gerekir.

Boğazda  su derindir, 20m civarında demir atmak gerekir, dip taşlık ve kayalık olduğu için   çapaya köstek bağlayarak atınız ki takıldığında kurtarabilesiniz.

 

Gemiler adasında vaktiyle kalabalık yerleşim varmış, boğaza bakan kuzey kıyısında hem Lykia hem de Bizans döneminden kalma  harabeler  vardır. Bazıları  kayalara yontularak yapılmış  kalıntılar kıyı boyunca yan yana uzanırlar, bunların önünde demirleyip  onlara çıma tuttuğunuz zaman kendinizi  binlerce yıllık bir insanlık mirasının içinde  hissedebilirsiniz.

 

  

Kalevezi Koyu

Gemiler adasının doğusunda  kuzey yönde  girinti yapan  büyücek koyun adı  Kalevezi Koyudur. İçerisinde  demirlemeye uygun iki  yer vardır, batı yakasında  sanki bir fiyord gibi  girinti yapan yere  Soğuksu Limanı denir. ( N 36,34,30 – E 29,05,00). Kuzey yamacının üstünde beyaz badanalı  kubbesi ile  bir gümbet uzaktan fark edilir, güney girişinin önünde bir kaya sudan  iki metre kadar çıkar. Koy içeri doğru daralır ve kuzeybatı yönüne kıvrılır, sonunda  bir lokanta ve küçük plaj  vardır.  Güney yakasına koltuk bağlanarak  derin suda demirlenebilir; plajın önünde derinlik 7m civarındadır, küçük yatlar burada da demirleyebilirler.  Eskiden Kale köyün iskelesi olduğu rivayet edilen bu yere günlük gezi motorları  gelirler  gündüz saatlerinde kalabalık olur. Plajın karşı tarafındaki bir girintinin içinde  tatlı su kaynağı vardır, koya ismini bu kaynak vermiştir.

Kalevizi koyunun içinde  soğuksu limanının karşısında doğu yakasında  ve doğuya girinti yapan  küçük koya  Mersin Limanı  denir. Etrafı kayalık ve aralarında çamlık  olan koyda  8m civarında demirleyerek birkaç tekne sığabilir. Dip ortalarda kumdur fakat, kıyıya yakın taşlıktır.  Güneşin doğuş ve batışına yakın saatlerde  bu koylarda çok arı uçuşur.

Mersin Limanının  500m kadar güneyinde  denizden  birkaç metre dışarı çıkan  gri renkli kayalar vardır bunlara  Beştaş  derler. Onların  kuzeyindeki küçük girintiye  Beştaş plajı denir, suyu ve denizi güzeldir, günlük gezi motorları  yüzme molası için uğrarlar ancak, demirlemeye uygun değildir, gece kalınamaz. 

 

Ölüdeniz 

Geçen yaz  guletimizle son seyahatimizde yanımda olan eşimin  tarifi ile  “Yatçılar için ölmüş denizdir, çünkü 80 li yıllardan beri  yatların girmesi yasaktır, girişi  ağ şamandıraları ile kapatılmıştır”. Bu  serzenişli  tanım bir yana, aslında önü uzun bir kumsal ile  açık denizden ayrılmış bulunan, her türlü hava ve deniz koşulunda   sakin kalacak kadar korunaklı kocaman havuz gibi bir koydur ve her koşulda kıpırtısız kalan denizi nedeniyle bu ad verilmiştir.

 

Yoğun burun  doğuya dönülünce  sahil  batı yönde girinti yapar onun kuzey ucunda  karaya döküntü kayalarla bağlı bir adacık vardır, bunu da geçince  Ölüdenizi  açık denizden ayıran uzun Belceğiz  Plajı  gözler önüne serilir, plajın batıdaki sonu ile  kara arasında  Ölüdenizin girişi  yer alır,  60 m kadar genişlikteki giriş ağ şamandıraları ile  kapatılmıştır. Bu geçidin geçilebilir  kısmı ise  30 m kadar bir genişliktedir zira  kumsal taraftan  sığlık alan denizin içinde devam eder,  geçilebilecek yerde derinlik azami 5 m dir, sığlıklar ve kanal  suyun renginden belli olur; girişin karşısında  bir kaya ve etrafındaki sığlık bölge vardır onun sancak tarafından geçilerek  Ölüdenize girildiğinde  derinlik  40m ye kadar artar, kıyılara doğru  demirlemeye uygun  derinliklere iner; karayel ve keşişleme  taraflarındaki kıyıları  sığdır.

 

Ölüdenizin kirlenmesini önlemek için  deniz araçlarının girişi yasaklandığından,  burayı ziyaret etmek üzere gelen yatların    Gemiler adası boğazında  demirlemesi uygun olur, buradan botla  gelinebilir. Daha yakın olsun istenirse  Yoğun burnun ardındaki koyda demirlemek de mümkündür fakat, burası  çok solugan alan rahatsız bir yerdir, kıyıya  koltuk bağlamak  meseledir, kıyının önündeki  kayalar çıma tutmayı zorlaştırır ve  koltuk halatını çözemeden  oradan ayrılmak zorunda kalmış  teknelerin  geride bıraktığı halatlar soluganın  dalgalarında  savrulur durur. Derin olduğu için  uzun kaloma ile  demir bırakmak gerekir ve nispeten dar olan bu alanda  rahat barınmak  pek mümkün olmaz, hele mürettebatsız tekneyi burada bırakıp  gitmek hiç doğru olmaz, her an kayalara düşmek  ihtimali vardır. Belceğiz plajının önünde alargada durmak da pek mümkün olmaz, devamlı solugan  alır, demir tarayabilir.

Her halükarda botla  karaya çıkmanız gerekir ve  bütün plajın önü  ağ şamandıraları ile kapatıldığından  çıkış için  dar bir giriş alanı bırakılmıştır, burada elinde biletle  görevli bekler ve  ayak bastı paranızı  yani Milli Park giriş ücretini hemen tahsil eder.

Plaj  Fethiye ve civarından akın edenlerle doludur; son senelerde  Yamaç Paraşütü burada moda spor haline geldiğinden  rengarenk uçuşan  paraşütler iki bin metre yükseklikteki Babadağ’dan süzülerek kumsala inerler.

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

03.01.2008

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - I
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göçek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi