e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -XXII Kaş'a Doğru

Kemal Baral   

 

 

Ölüdeniz’den sonra kıyı şeridi güneye doğru devam eder, Belceğiz kumsalının sonunda hafif bir girinti olan Kadrak koyu güzel bir mesire yeridir ama melteme açıktır barınılamaz.

Bu sahil şeridi boyunca Kalkan’a kadar barınılacak bir yer yoktur; Patara kumsallarına kadar kıyı yüksek dağların eteklerinde dik yarlar halinde uzanır. Meltem ve karayel bu kıyıları doğrudan rüzgaraltında tutar kaba deniz kaldırır ve bu dalgalar dik kayalık olan kıyılara çarpıp geri dönerler gelen ve yansıyan dalgaların çarpışması ile karmakarışık deniz koşulları oluşur; bu nedenle kıyıdan uzak seyredilmesini önemle tavsiye ederim.

Bu bölgede barınmaya müsait yer olmamakla beraber müsait hava koşullarında kısa süreli mola vererek görülecek bir yer vardır ki o da Kelebekler vadisidir.

 

Kördümsü Liman – Kelebekler Vadisi

Yoğun burnun 3 mil güneyinde iki tarafı da dik ve yüksek kayalık yarlar halindeki genişçe bir girinti yapan Kördümsü limanın sahilinden içerilere doğru uzanan vadide nadir bir tür olan Kaplan kelebekleri Temmuz Ağustos aylarında bolca görülürler, bu sebeple yerin adına Kelebekler vadisi denilmiştir.

 

Kördümsü liman batıya ve melteme açıktır, çok derindir barınılacak bir yer hiç değildir, sakin havada kısa süreli durulabilir. Sahili plajdır ve bu plajın ardında daralarak içerilere uzanan, sonlarına doğru bir kanyon haline dönüşen Kelebekler vadisi yer alır. Sahilde vasat bir lokanta ve kamp kuranların çadırları vardır, gezi motorları buraya uğrarlar.

Kördümsü limanın güneyindeki Ak burun geçildikten sonra yaklaşık 1,5 mil mesafedeki Gemile koyunun açığında haritalarda gösterilmeyen sığlık bir alan bulunur Kabağın Sığlığı denir. Gerçi üstünde 8 m kadar su olan bu alan yatlar için tehlike teşkil etmez ama bilinmesinde yarar var. Akburun ile güneyinde kalan Kötü burun arasındaki koyların hiç birinde barınılmaz hepsi kaba deniz alan rüzgaraltı yerlerdir.

Kötü burundan itibaren ünlü Yedi burunlar bölgesine girilir kuzeyden itibaren Yediburunbaşı, ucunda fener olan (Fl2 10s) Kötüburun, Sancak burnu, İnkalık burun, Yassıburun, Kılıç burnu, Zeytin burnu güneye doğru birbirini takibeder. Yüksek dağlar dimdik denize inen yarlar ile dolu haşmetli, biraz ürkütücü ve tehlikeli bir bölgedir. Zira dalgalar dik kayalık olan kıyılara çarpıp geri dönerler gelen ve yansıyan dalgaların çarpışması anaforlar yaratır, bu kıyılardan açık geçilmelidir; en iyisi sabah erken saatlerde henüz meltem ve batı yönlü rüzgarlar başlamadan sakin havada biran önce geçmektir.

Yediburunların en güneyde kalanı Zeytin burnunda kıyı alçalır ve bu noktadan itibaren de geniş ve uzun kumsalları ile ünlü Patara sahilleri başlar. 7 mil boyunca güneydoğu istikametinde uzanan Patara kumsalları önündeki deniz dibi de kumdur ve sığlaşır dip görünmeye başlar denizin rengi açık turkuvaza döner. Kumsalın ortalarında Eşen çayı denize dökülür onun önündeki sığlık bölge haritalarda gösterildiğinden daha açıklara kadar uzanır, denizin rengi bulanık ve sarımsı bir hale gelir; bu bölgede iskandilin devamlı çalıştırılmasını ve 10 m derinlik hattının altına düşmemeye çok özen gösterilmesini tavsiye ederim, yoksa neye uğrandığı anlaşılamadan karaya oturmak işten bile değildir; garip bir şekilde bu sahilde seyir esnasında istem dışı olarak rotadan içeri düşme eğilimi mevcuttur, o nedenle gözlerinize ve sezgilerinize değil cihazın gösterdiği derinliklere itibar ediniz.

Patara antik kenti kumsalın ardında kalır, burası SİT ve Caretta üreme bölgelerinden olduğu için özel koruma alanıdır. Patara kumsalları güney ucundaki dik kayalık İnce burunda biter. Burnun batı tarafında sakin havada yüzme molası için kısa süre durulabilir, sahilde plaj tesisleri mevcuttur.

 

Patara sahillerinin bitimindeki küçük İnce burun dan sonra  daha güneydeki Yalı burnuna kadar sahil boyunca barınmaya müsait yer yoktur. Önünde Çatal adalar denilen iki adanın olduğu yalı Burnu ile onun üç mil doğusundaki büyük İnce burun (isimler aynı ama burunlar farklı) arasında kuzeye doğru iki mil giren geniş Kalkan Koyu yer alır.

 

Çatal Adalar  

Yalı burnunun üç gomina kadar açığında yer alan iki adadan kuzeydeki küçük,  yuvarlak ve yüksek olanına Sıçan adası, güneydeki uzun ve daha büyük olanına Yılan adası denir, güney ucunda bir fener kulesi vardır. (Fl5s 76m 5M). Yılan adasının güneyi yüksektir kuzeye doğru alçalır ve nihayet sanki mendirekmiş gibi görünen taşlardan bir burun Sıçan adasına doğru uzanır. İki adanın arası derin sudur. Buraya gezi motorları yüzme molası için uğrarlar.

 

Kalkan Koyu

Büyük koyun batı kıyıları boyunca ufak girintiler ve kıyıdan 150m kadar açıkta sudan yükselen kayalıklar vardır; kuzey kıyısı ise yüksek dağlarla denize dik yarlar halindedir.

Koyun kuzey doğusunda kıyıya girinti yapan yere haritalarda Yeşilköy Limanı denir, yöre halkı ise Pırnaz Koyu der. Kıble ve Keşişleme dışındaki havalara kapalıdır, 10m civarı derinlikte demir atılıp istenirse sahile çıma tutularak veya alargada kalınabilir, dip kum yosun karışımıdır. Kuzeybatı sahilinde kıyıdan 100m kadar mesafede bir tatlı su kaynağı bulunmaktadır.

Tam karşı tarafta yani büyük koyun doğu yakasında kayalık bir burnun ardında Firenk limanı denilen uygun bir demir yeri daha vardır, derin olmakla beraber suyu temiz ve güzel olduğundan gezi motorlarının uğrak yerlerindendir.

 

Kalkan

Kendi ismini taşıyan büyük koyun kuzeydoğu köşesinde oluşmuş daha küçük bir koyun sahilinde Kalkan beldesi yer alır. Şimdi turistik yörelerde adı ön sıralarda geçen belde vaktiyle ufacık bir köydü. 1979 yılında Corvair bir arabayla; benzin karne ile satıldığı için tamamen benzin bidonları ile dolu bir ön bagaj nedeniyle bir sürü çadırlı kamp malzemesi tavanda yüklü ve ayağı kırıldığı için alçıda bir hanım arkadaşımızın da ayağı direksiyondaki bendenizin omuzunda olmak üzere, tam gençlik macerası bir yolculuk yapmıştık; İstanbul’dan başlayıp kıyıları takiben Antalya ya kadar. İşte o zaman Kalkan’ı Fethiye ve Antalya ya bağlayan yol henüz inşa halinde idi, dinamitlerle patlatılan kayalar ve zor doğa koşulları nedeniyle yol inşaatı esnasında çok insan öldü gitti. Bizim araba zaten yükten yere yapışmış vaziyette ve dağlardan düşen iri parçalarla dolu henüz asfaltlanmamış toprak zeminde ilerliyorduk, bazen irice bir taşı iki kişi zar zor yol üstünden itip geçebilecek yer açtığımız oluyordu .

 

Manzara harika idi ama, yol nedeniyle gözümüz göremiyordu; yorgunluktan ve sıcaktan kavrulduğumuz bir anda kenara çekip indik, tepeden aşağı baktığımızda sahilde bir köy gördük, pek şirin bir yerdi oraya gitmeye karar verdik ve daracık dimdik virajlı bir patikadan toz toprak içinde aşağı inerek köye ulaştık, işte o ufacık köy Kalkandı.

 

Eskiden de bir mendireği vardı halen gözümün önünde, kenarında rıhtım olmayan sadece sahili stabilize bir küçük mendirekti, saymıştım tam yedi tekne vardı altısı kayık biri de İngiliz yelkenlisi. Yolcularından biri yüksek ateşle hastalanmış bu köye gelebilmişler ve tek motel olan mendirek kıyısındaki derme çatma binanın zemin katında bir odaya yatırmışlar, dil bilen olmadığı için karşılıklı bakışıp duruyorlardı. Ben adamla konuştum ve derece koyup baktım yanıyordu mutlaka doktor bulunmalı olamazsa en azından antibiyotik verilmesi gerektiğini söyledim. Onun üzerine köylülerden bir genç yakınlarda bir yerde olduklarını söylediği karı koca iki diş hekimini getirmişti. Onlar epey uğraştılar ve İngiliz iyileşmeye başlamıştı biz ertesi gün yola devam ederken. Bir de köyün az ilerisinde kayaların arasından inilen bir yerde girdiğimiz denizin kristal berraklığındaki olağan üstü güzelliğini halen hatırlıyorum.

Günümüzde her şey çok farklı, o küçük köyü bizim gibi keşfeden ve tutkunu olanlar sayesinde gelişti büyüdü, turistik bir belde haline geldi Kalkan. Eski köy evlerini koruma altına almışlar pek çoğu bar ve kafe olmuş. Beldede yapılaşma alabildiğince artmış ve yamaçlara doğru büyümüş; fazla büyük olmayan bir koy olduğu ve denize dik yamaç olarak inen yapısı biraz frenlemese idi kimbilir nasıl bir beton yığınına dönüşürdü şimdiye kadar.

 

Kalkan limanı Fethiye ile Kaş arasındaki barınılacak tek limandır.

Mendirek keşişleme yönüne uzanır kıyıdan ona doğru kısa bir mendirek daha çıkar ve araları girişi belirler, ikisinin de ucunda fener kulesi vardır. Kısa mendirekten itibaren beldenin sahili rıhtımdır kuzeydeki kısma genellikle büyük yatlar ve guletler bağlanır. Bu rıhtımın sonu çekek rampasıdır ve önü sığdır. Rampadan uzun mendireğe kadar olan kısım da geniş bir rıhtım haline getirilmiştir, buraya daha küçük olan tekneler bağlanır. Limanı Belediye işletiyor, elektrik ve su temini mümkün, yakıt servisi yapan tankerler var ve genellikle hazırda beklerler.

Antik Lykia uygarlığının başkenti Ksantos ve önemli dini merkezi Letoon ile onun artık dolmuş ve denizden uzakta kalmış limanı Patara ören yerleri Kalkan beldesine çok yakındır, taksi veya minibüsle bu yerler gezilebilir. Ayrıca 18km uzunluğundaki muhteşem kumsalıyla Patara plajlarına da günü birlik gidip gelinebilir.

 

Kaşa doğru sahil şeridi dik yarlar halinde denize iner, virajlı karayolu yamaçlardan döne döne kıyıyı izler.

 

Büyük Kalkan koyunun doğu ucu olan İnce burunun yarım mil güneyinde haritalarda görülen Sakarya sığlığı vardır üstünde 6m su olan bu bölge orta boy yatlar için tehlike teşkil etmez, sığlık bölge ile burun arası derin sudur. 

İnce burundan iki mil doğuda kıyıdan dar bir geçitle ayrılan Sidek adası (Sarıbelen de derler) yer alır, onun güney ucunda küçük bir adacık daha vardır. Sidek adasının doğu tarafında kuzeye ve batıya kapalı ufak bir koy bulunur, 10 m civarı demirleyip kıyıya çıma tutulabilir.

Sidek’in bir mil güneyindeki Heybeli adanın etrafında barınılacak yer yoktur ve bunun iki mil doğu- güneydoğu yönünde sahilden bir mil kadar açıkta üstünde iki metre kadar su bulunan tehlikeli kayalık bir bölge vardır Kaptanoğlu Kayalığı denir. Üzerinde iki siyah küre olan bir şamandıra ile işaretlenmiştir.  

Kalkan dan Kaş a doğru yol alırken Sidek adasını geçince iki burun belirgin olarak görülür, bunlardan kıyıya yakın olanı Bucak denizinin kuzey girişini belirler. Diğer burun ise Çukurbağ yarımadasının ucudur ve Kaş a gidecek tekneler ona doğru rota tutarlar. Çukurbağ yarımadası batı güneybatı yönüne uzanan ince uzun bir yarımadadır, kara ile arasındaki deniz daralarak içerilere uzanır, buraya Bucak Denizi denilir, yarımadanın kara ile birleştiği yerde Kaş ilçesi yer almaktadır. Tam karşısında da burnumuzun dibinde olup oniki adalardan sayıldığı için tüfek bile atmadan elimizden kaçırdığımız Meis adası, Küçük Meis denen Aya yorgios adası ve daha doğuda İpsili adaları Yunanistan’a aittir.

Bucak denizin girişinin karşısında bir mil kadar sahilden açıkta kalan Gürmeli adası ile onun güney ucundaki adacık bizim sınırlarımıza dahildir, sağınılacak her hangi bir yeri yoktur ayrıca, onun bir mil kadar keşişleme tarafında uzağında tehlikeli Gürmeli Kayalıkları vardır, bu kayalar Meis fenerinin (FlWR 4,5s 20m 5M) kırmızı sektörü içinde kalırlar.

Bucak denizinin giriş ağzında ortalarda sudan birkaç metre çıkmış kayalar vardır, bunların kuzeyi daha geniş ve uygun bir geçittir. Daha içerilere girilince en dar yerde kara tarafında Bucak feneri görülür (FlWRG 14m 5M). Bu nokta geçildikten sonra asıl mahfuz liman kısmına girilmiş olur, orada yıllardır inşaatı devam etmekte olan yat limanının tam olarak hizmete girmesi halinde bölge turizmine önemli katkısı olacağı kesin.

Limanın sonuna doğru Lykia döneminden kalma kayalara oyulmuş harabeler göze çarpar onların önündeki iki küçük koy korunaklı yerlerdir, buna rağmen içeri solugan girer ve kıyıdaki dik yamaçlardan aşağı kuvvetli kuzey havalarda civarna iner, yine de kışın dahi barınılabilecek bir yerdir. Yarımadanın batı sahilinde bir çok otel, motel, villalar yapılmıştır Kaştan yol bağlantısı vardır, kıyılar kayalık dik ve derindir.

 

Kaş 

Yapılan yol ve turizm bu ilçemizin de kalkınmasını sağladı, kendi halinde köy gibi ufacık bir yerdi vaktiyle, meydanda bir Atatürk büstü vardı ve hemen yanında da duşlar; her nasılsa tek tük gelen turistlerin denizden sonra bu duşlar altında atamızın büstünün önünde yıkanışı ilginç bir görüntü teşkil ederdi. Şimdi her şey değişti ve gelişti tabi ama, yine de Kaş sevimli bir belde olarak kalmayı başardı.

Güneydoğu yönünde uzanan mendireğin başlangıç yerinden ortasına kadar olan bölümü geniş rıhtımdır, girişte daha dar olan içerisi kıyıya doğru biraz genişler. Girişi belirleyen kısa bir mendirek kıyıdan çıkar ve bunun iç tarafına sahil güvenlik botu bağlanır, buradan itibaren beldenin kıyısı boyunca devam eden rıhtım küçük ve orta boy yatların bağlandığı yerdir. Guletler ve daha büyük yatlar mendirek tarafındaki geniş rıhtıma bağlanırlar. Liman içi dar olduğu için demir atarken karşı sırada demirlemiş teknelerin demirlerine dolaşmamaya özen gösterilmelidir; bunun için demir atılırken köstek bağlanarak atılması iyi olur.

Limanı belediye işletir, su elektrik bağlantısı vardır, ancak, su sıkıntısı yaşanan dönemlerde günde birkaç saat verilebilmektedir, duş ve tuvaletler mevcut fakat. ayrı ücrete tabidir.

Kaş giriş çıkış limanı olduğu için gümrük, pasaport polisi, sahil sıhhiye ve liman reisliği mevcuttur. Bunlar Belediye binasının çevresinde toplanmışlardır.

 

Kaş beldesinin yerleşimi antik Antiphellos Lykia kentinin üzerinde olduğu için , her köşede sokak aralarında bile tarihi kalıntılarla karşılaşılır. Anfitiyatro denizden bakılınca pek güzel görünür ve kent merkezinden kısa bir yürüyüş mesafesindedir.

Küçük bir sanayi vardır ve mahdut tamiratlar yapılabilir, kısıtlı olarak yat malzemesi de bulunur.

 

Kaş ilçesi limanının bulunduğu koyun güney tarafında yer alan Bayındır doğal limanı hemen her havaya karşı korunaklı bir demir yeridir. Kaştan mesafesi 1 mil olan koyun batı ucunda üzerinde fener olan Fl3s 10m 5M İnce burundan 70 m kadar açığa döküntü kayalar  vardır, açık geçilmelidir. Doğu kıyısında ise kızıla çalan renkli kayalara oyulmuş Lykia mezarları görülür. Koyun güney sonundan çıkan küçük bir burun onu ikiye ayırır, her iki yanı da demirlemek için uygun alanlardır, batıda kalan kısım daha sığdır sahilinde plaj tesisleri ve otel inşaatı vardır. Bayındır limanı her havaya kapalı olmakla beraber bazen yıldız poyrazdan kaçak yapar, civarina indirir.

Bayındır limanı adeta Kaşın plajı haline gelmiştir, karadan ulaşımı olmadığı için günlük gezi motorları ile kalabalıklar gelir. Akşam çökerken bunlar gidince koy sükunete kavuşur.  

 

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

17.01.2008

 

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - I
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göçek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi