e-mail
denizce@denizce.com
 






Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yatçılara Gezi Reh.
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

 

 

 

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Yatçılara Gezi Rehberi -XXIII Kaş Kekova Arası

Kemal Baral   

 

 

Kaş dan sonra doğuya doğru sahil  sivri  diş diş kayalarla  dolu olarak  uzanır gider,  güzergah üzerinde  bazıları  Yunanistan’a  bazıları  Türkiye’ye ait  irili ufaklı  pek çok  adacık ve kayalıklar  vardır. Bu bölgedeki  Meis adasından sonra en büyük ada olan İpsili adası  Yunanistan’a  aittir ve güney ucunda  fener vardır (Fl5s 17M). Bu ada ile kıyı arasında Sarı ada ve Güvercinli ada  yer almaktadır.  Adalar ile  sahil arası derin su geçididir, adalar ve adacıklar  güney yönde bırakılarak  bu ara bölgeden güvenli seyir yapılabilir ancak,  gece seyrinde  dikkatli ve temkinli olunması  gerekir. Bölgede rüzgar  genellikle batıdan eser, fakat, doğudan  batıya akan akıntı  da  kendini hissettirir; akıntı ve rüzgarın kaldırdığı dalgalar  bu kanalda  çatışıp  karışık ve kararsız deniz şartları  oluşturabilir.Bu yörede sığınılabilecek birkaç tane koy  mevcuttur.

 

Fakdere Koyu

Yüksek bir burun olan Çoban burnu ile  Uluburun  arasında  yer alan geniş koyun  poyraz köşesindeki  ufak bir adanın  ardında  kalan Fakdere  koyu  korunaklı ve sakin bir yerdir. ( N 36,09,20 – E 29,41,10). Koyun önündeki adacık  ile kıyı arasında  sığ bir berzah vardır, o  nedenle  koya  adanın kuzeyinden  20m kadar derinlik olan geçitten girip çıkılır. Girişten sonra içerisi genişler ve derinlik 3 m ye kadar düşer. Demirlerken  güney yönde kalan yarımadaya koltuk verilir.  

Daralarak  güneye uzanan Uluburun ile  Fakdere koyu arasında  sahilden 300m kadar açıkta  Sığtaş kayaları  vardır, kıyı ile  aralarındaki  geçit 15 m civarında derinliktedir.  Uluburunun doğu tarafından çıkarılan antik  çağlara ait cam eşyalarla dolu batık Bodrum müzesinde sergilenmektedir. 

Akar boğazından yarım mil  mesafedeki Yağlıca  Koyuna kadar( N 36,08,50 – E 29,47,00)  sahil ve koylar rüzgaraltıdır, solugan alırlar, barınılacak yerler değildir.

Yağlıva Koyu  kuzey yönde daralarak  fiyord gibi  içeri girinti yapar; sonuna doğru 8 m civarı  kum zeminde demirlenebilir.  Koy poyrazdan etkilenir, diğer havalara kapalıdır,  gezi motorlarının uğrak yerlerindendir.  

 

Kekova

4 mil uzunluğundaki  Kekova adası ile  anakara kıyıları arasında kalan  bölgede bir iç deniz oluşmuştur buraya  Ölü Deniz  denilir. ( Bu Ölü Denizi   Fethiye yakınındaki Ölüdenizle  karıştırmayınız.)

Kekova adasının açık denize karşı   koruduğu  Ölüdenizin   kuzeyinde Anadolu kıyılarında  bir çok  güzel doğal  liman ve  koy  bulunmaktadır. Özellikle, Üçağız koyu  hiçbir havadan etkilenmeyen  bir limandır.

 Diğer taraftan  doğal güzelliklerin yanı sıra  antik Lykia uygarlığının izleri  bölgenin her köşesinde  gözler önündedir.

Yaz döneminde, Kekova adasının batısında kalan  Sıçak yarımadası üzerinden esen meltem  öğlen saatlerinden sonra kendini hissettirir ve akşamüstü  yerini kuzey yönlü rüzgarlara bırakır, gece saatlerinde ise genellikle  durgun  sakin bir hava hüküm sürer. Ölüdeniz içinde doğudan  batıya akan hafif bir akıntı vardır, etkili olmaz ve rahatsız etmez.

Ölüdeniz’e  Kekova adasının doğusu ve batısındaki geçitlerden  girilir. 

Doğudan  girişte, üstünde fener bulunan ( Fl5s 26m 7M) Kekova burnu  ile onun yarım mil kuzey batısındaki  Kişneli ada arasındaki  geniş ve derin  geçitten  geçilir.

Batıdan girişte,  Sıçak yarımadası ile  Kekova adasının batı ucu arasındaki  iki  boğazdan  geçilebilir. Zira,  yarımada ile ada arasında orta yerde  birbirine yakın iki küçük adacık yer almaktadır. Karakol adaları  adı verilen  adacıkların arası sığlıktır  geçilmez ama açık deniz tarafında kalan kısım denize girmek için güzel bir yerdir Akvaryum  derler; alargada kalıp kum zemine çapa bırakmaya dikkat ederek kısa süre durulabilir. 

Küçük adacıkların yarımada ile veya Kekova adası ile aralarındaki  boğazlar  giriş çıkışa uygun geçitlerdir.

Yaklaşık bir gomina genişliğindeki geçitler derin sudur, yarımada ile  adacıklar arasındaki geçit daha emniyetli ve gece seyrine daha elverişlidir. Karşı kıyada bulunan  geçidin tam karşısındaki fenerin ( FlWG 3s 30m 7-4M) beyaz sektörü içinde kalınarak  gece de rahat seyir yapılabilir. 

Kekova adası ile  adacıklar arasındaki geçit  gece seyrinde tavsiye edilmez, her ne kadar  adanın güney ucunda fener varsa da (Fl2 5s)  adanın fener bulunan batı burnundan 200m kadar kuzey yönünde  üstünde en fazla 1,5 m su bulunan ve bazı haritalarda  gösterilmeyen kaya döküntüleri 25 m kadar  alanı  kaplar. Bu kayaların 100m daha doğusunda  başka bir kayalık  bölge daha vardır, burada  derinlik 3m civarındadır. 

Bu geçitten  geçilmekte ısrar edilirse   fenerden sonra kuzeye doğru  iki gomina kadar  devam edip ondan sonra  doğuya  rota değiştirilmesini önemle  tavsiye ederim.

 

 

Sıçak Koyu

Batı boğazlarından  Ölü Denize girince batıya yönelinirse  Sıçak yarımadasının  ardına gizlenmiş  olan koya  girilir, burası korunaklı bir demir yeridir.  Koy ortadan  çıkan bir küçük burundan  itibaren son kısmına doğru sığlaşır ve bataklık haline  dönüşür; burnun önlerinde 5 m civarı derinlikte  kum zeminde demirlenebilir.

Sıçak yarımadasını ana karaya bağlayan berzah alçak ve dardır, buradan meltem  koyun içine girer, buradan kısa bir yürüyüşle  kıstağın batı yanında kalan  Asar koyuna  erişilebilir, Lykia uygarlığının antik baş kenti Aperlai’nin kalıntıları  Asar koyunun kzey tarafında su altında kalmıştır ve çok  bariz bir şekilde  görülebilmektedir. Yamaçlarda  ağaçlar arasında  Roma devrinden kalma kalıntılar bulunmaktadır.  Bölgede adaçayı  çok boldur ve mevsiminde mis gibi kokar, etraftaki köylerden gelip toplarlar.

Sıçak koyunun kuzey kıyısı  önünde  küçük Topak adası  görülür, sahil ile arası 7m kadar derinliktedir.  Kuzey kıyısı boyunca daha batıda  sahile çok yakın iki küçük adacık  vardır, onları batıya doğru geçer geçmez  kıyıya girinti yapan  güzel ve küçük bir koy belirir  burası Kisle Boğazıdır ve  çok güzel bir demirleme yeridir. Kum zeminde  8 m civarı derinlikte demirlenip batı yakasına çıma tutulursa  rahat  kalınır, doğu yönlü havalar hariç  korunaklı bir yerdir.  Bu koyun  bir gomina kuzeyinde  Değirmenlik koyu denilen  yerde de  demirlemek mümkündür, su derindir, demir tutturmak zor olabilir. Daha da kuzeye doğru kıyı takip edildiğinde  batı yönde içerilere giren bir fiyord görülür, içi çok dar olduğu için  manevra imkanı yoktur.

 

Kaleköy

Bölgedeki en görülmeye değer ve önemli yer olan Kaleköy adını  yüksek bir tepede yer alan  Kaleden almıştır.  Kalenin altındaki sahilde   lokantaların iskelelerinin bulunduğu  küçük koy  demirleme yeridir ve  önünde bir çok adacık ile kayalar vardır; bunların arasından  geçmek için  birkaç geçit  bulunmaktadır.

En güneyde kalan ve üstünde taş merdiven harabeleri  görülen  adacık ile onun 200 m doğusunda sudan 1 m çıkmış kayanın arası  derin sudur ve en uygun geçittir.

Aynı adacığın 100 m kadar kuzeyinde kalan ve üstünde harabeler gözüken büyücek adanın arasındaki geçit de derin sudur fakat büyücek ada ile sahil arası sığ ve kayalıktır   geçilmez.

Gündüz  saatlerinde  güneş arkadan  veya tepeden geldiğinde  sığlıklar ve kayalıklar görülür bu zaman  dilimi içinde girip çıkılmasını tavsiye ederim, Gece  seyri için hiç uygun yerler değildir.  Köyün önündeki  demir yerinde  derinlik 10 ila 15m civarındadır.  Lokanta iskeleleri 3 m suya kadar uzanırlar, günlük gezi motorları  bu iskelelere  yanaşıp yolcu getirirler kalabalık olur. Büyük guletler  alargada kalırlar, sahile yakın adacığa   koltuk vererek  kalınabilir. Öğleden itibaren  batıdan meltem  hissedilmeye başlar, sert estiği günlerde  rahatsız edici olabilir. Bu nedenle  Kaleköy’e  sabah erken gelip  öğlende  ayrılmak veya akşam üstü gelip sabah ayrılmak  daha uygun olur.

Kaleköy ün en cazip ve ilginç tarafı  üstünde  kurulmuş olduğu  antik Simena kentinin büyük bir kısmı  göçerek  sular altında kalmış  kalıntılarının  ortasında  yer almasıdır. Deniz içinde  eski  duvarlar, merdivenler  berrak şekilde görülür, kıyıya yakın bir lahit  suyun hemen üstünde  durmaktadır, bunların arasında yüzmek  ilginç bir  deneyim olmaktadır.

Kaleye çıkmak biraz yorucudur, fakat, manzarası pek güzeldir, katlanılan zahmete değer.

Kaleköyde lokanta  ve bar   bolluğuna karşın  alışveriş imkanı çok kısıtlıdır, yerel halk ihtiyaçlarını  denizden ulaştıkları  Üçağız ve Demreden temin ederler, hemen her evin bir kayığı vardır.

 

Üçağız Limanı

Kaleköyün batısında   doğuya  uzanan  bir yarımada ile,  Kaleköyün üstünde yer aldığı yarımadanın arasındaki  geçitten  girilen  1,5 mil uzunluğundaki  iç deniz  hiçbir havadan etkilenmeyen tam kapalı ve  korunaklı  bir kış limanıdır; kıyısında  antik  Teimussa  kentinin üstüne  kurulu olan Üçağız köyü bulunmaktadır. Antik kentten geriye  Nekropol  denilen mezarlıklardan başka  pek bir şey  kalmamıştır. Liman içinde  ortalama derinlik 7 m kadardır  kıyılara doğru  azalır, dip balçıktır  çok iyi demir tutar.

Limana girişte  sığlıklar ve kayalıklar  suyun renginden  kolayca anlaşılır, geçidin  Kaleköy tarafında üstü harabelerle  dolu iki ada vardır, ayrıca  geçidin ortasında  yine üzeri harabelerle kaplı  küçük bir ada  daha vardır Yassı ada  denir; bu adanın etrafındaki sığlıklar 40m kadar  denize doğru uzanırlar. Yassı adanın doğu tarafından geçmek risklidir, en iyisi  tüm bu küçük adaları  doğuda bırakarak  yarımada ile  aralarındaki geçitten girip çıkmaktır. Gece seyri  katiyen tavsiye edilmez.

 

Üçağız köyünde  neredeyse evden fazla lokanta ve bar  vardır, hepsi  sahilde yan yana sıralanırlar, önlerinde iskeleleri vardır ve bunlara bağlanmak mümkündür. Kısıtlı alışveriş imkanı ile birkaç marketten zaruri ihtiyaçlar karşılanabilir. Kaş-Finike  yoluna 18 km lik bir yol ile bağlıdır, Demreye minibüs çalışır. Köyün hemen arkası  antik nekropol olup  çeşitli ebatlarda  pek çok lahit mevcuttur. Bu bölgede su kıttır  o nedenle  yağmur suyu biriktirmek için sarnıç ve havuzlar kullanılır, dolaşırken bunlara sık sık rastlanır.

Genellikle  köyün önünde demirlenir ama  yazın kalabalık olur, sakin  ortam istenirse limanın batı ucunda Gökbucak denen yerde  4 m civarı demirlenerek  sakin sakin  yatılabilir. Limanın doğu tarafına  Irmakbaşı derler burası sığdır, demirlemeye pek uygun değildir.

 

 

Hamidiye Koyu 

Yakın tarihimizi biraz  bilenler  meşhur Hamidiye Zırhlısını ve onun  serüvenlerini duymuşlardır. Komutanı Rauf Orbay  idaresinde bu savaş gemimiz tek başına  düşman donanmasına kafa tutmuş  ve vur kaç taktiğiyle   Balkan savaşı esnasında düşman donanmasına çok  darbeler indirmiştir. İşte bu gemi  o günlerde bir harekat esnasında  peşine takılan düşman donanmasını atlatmak için  bu yöredeki bir koya saklanmıştır, işte o kaya  Hamidiye Koyu  denilmektedir. Kaleköyün biraz doğusundaki koyun  sahilinde  gemi mürettebatının o yıllarda  kayalara resmettiği Türk bayrağı halen durmaktadır.  Koyun ortalarında 15 m derinlikte demir bırakılıp  kuzey yakasına koltuk verilerek rahat durulabilir.

 

 

Gökkaya Limanı

Ölüdenizin  kuzeybatı ucunda  yer alan ve önünde büyücek bir ada olan Aşırlı adanın  önünü  açık denize kapattığı  batıya yönünde kıyıya girinti yapan  koya  Gökkaya limanı denir.  Turkuvaz rengi suları ile  muhteşem bir denizi vardır bu koyun.  Ada ile sahil arasında  5 tanesi büyücek diğerleri  ufak olmak üzere  pek çok kayalar ve adacıklar  yer almaktadır.

Geniş bir alan kaplayan koyun içinde derinlik  ortalama 7 m kadardır ve  meltem  işlemez.  ayrıca  her havaya kapalı  daha küçük girintiler geniş koyun içinde  mevcuttur.  Güney tarafından ağzı geniş bir dere  denize akar, burada 3m derinlikte  dimirleyip  durmak mümkündür.  Koyun en batı  sonu  sığlık ve bataklıktır, buraya botla gelip   patika yoldan   yamaçlara çıkıp  dolaşılabilir.

Gökkaya limanına   Aşırlı adanın  kuzeyindeki geçitten  rahat girilir geniş su yoludur, ancak,  kıyı ile ada arasında   deniz seviyesinden 25 m yükseklikte  geçen bir elektrik hattı  bulunmaktadır, yüksek direkli  teknelerin  bunu hususu dikkate almaları ve  tellere takılma ihtimalleri varsa  bu geçidi kullanmamalarını   önemle belirtirim.

Aşırlı ada ile  güneyinde kalan Kişneli adanın arasından  giriş de rahattır. Kıyı ile Kişneli adanın arasındaki geçitten orta ve küçük boy yatlar yararlanabilirler.

Aşırlı adanın açık denize bakan güneydoğu  tarafında  içine gezi  motorların girebileceği büyüklükte bir mağara vardır, sıcak  yaz günlerinde  serin ve  duru lacivert renkli  suyundan  yararlanabilirsiniz.

 

 

Kekova Adasının Demir Yerleri

Uzun  Kekova adası sahillerinde biri  kuzey kıyılarında   biri de güney kıyısında olmak üzere iki  demir yeri bulunmaktadır.

Adanın açık denize bakan güneydoğusunda, doğu burnundan yaklaşık 1,5 mil kadar lodos yönünde  biri alçak  diğeri yüksek iki adacık bulunmaktadır, Sezgin adası  denilen yüksek adacığın  batı tarafında  sahilden 80 m kadar açıkta  üstünde azami 3 m su bulunan ve haritalarda gösterilmeyen kayalık döküntüler bulunmaktadır, Karalos’a giden teknelerin tam yolu üstünde kalırlar  dikkat edilmelidir. Karalos koyunun ( Salyangoz koyu da denir)  girişi uzaktan belli olmaz ( N 36,11,00 – E 29,53,30)  girişi derindir, içeri girince dirsek gibi bir burun görülür onun arkasında fiyord gibi  koy ortaya çıkar. Derinlik 7-8m kadardır  kıyılara doğru  azalır, dip kum ve küçük çakıllıktır, her havaya kapalı  demir yeridir, etrafında yerleşim yoktur.

Kekova adasının kuzeyinde  Kaleköye bakan tarafında Tersane koyu  demirlenebilecek bir yerdir. Kıyısında eski Bizans kilisesinin harabeleri olan küçük  koyda ancak 4-5 tekne barınabilir.

Kıyıda eski rıhtım harabelerinin döküntü taşları olduğu için fazla yaklaşmamalıdır, batı yakasına çıma tutularak  kalınabilir.  

 

Kemal Baral'a teşekkürlerimizle

Denizce

31.01.2008

 

 

28.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Antalya'ya Kadar
14.02.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Finike
31.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş Kekova Arası
17.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Kaş'a Doğru
03.01.2008  Yatçılara Gezi Rehberi - Fethiye Körfezinin Kuzeyi ve Doğusu
19.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - II
06.12.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Göcek - I
15.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmaris'ten Göçek'e
01.11.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Karaburun
18.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Yeşilova Körfezi
04.10.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Hisarönü Körfezi
20.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Datça Yarımadasının Güneyi
06.09.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi Güney Kıyıları
09.08.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Gökova Körfezi
27.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Bodrum Yarımadası
12.07.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Mandalya veya Güllük Körfezi
28.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Teke Burnu - Tekağaç Burnu Arası
14.06.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çeşme - Sığacık Körfezi Arası
31.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Sakız Boğazı ve Ildır Körfezi
17.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - İzmir Körfezi
03.05.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Çandarlı Körfezi
19.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Dikili ve Bademli
05.04.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Ayvalık, Adalar ve Koylar
23.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Edremit Körfezi
09.03.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Kuzey Ege
22.02.2007  Yatçılara Gezi Rehberi - Marmara Denizi