|
Karaburun yarımadasının kuzey batı ucunda bulunan Karaburun
Fenerinden (Fl 4 20s 97m 12M) sonra, güneye doğru Yunanistan’a
ait Sakız adası ile bunun önündeki iki büyük ve birkaç küçük
adacıktan oluşan Koyun (Inussa) adaları ile Karaburun
yarımadasının batı sahilleri arasında kalan bölgeye genel isim
olarak Sakız Boğazı denilmektedir.

Karaburun yarımadasının güney batısında yer alan ve denize
doğru lodos yönünde uzun bir çıkıntı yapan Karadağ veya Teke
yarımadası üzerindeki yüksek tepe ile belirgindir, bu
yarımadanın uç noktası Çolak burnudur; burundan itibaren lodos
yönüne doğru uzanan bir dizi irili ufaklı adalar ve sığlık
bölgelerin Çeşme yarımadasının kuzey ucunda bulunan Uç buruna
kadar Sakız boğazından ayırdığı genişliği yaklaşık 10 mil
çapındaki geniş körfez Ildır körfezidir. Bu büyük körfezin kuzey
doğusunda Çolak burnu ile kuzey batıya doğru uzanan Kiraz
burnunun arkasında kalan iç körfez ise Gerence körfezidir. Gerek
boğazda ve gerekse körfezde hem kuzey hem de imbat rüzgarları
etkili ve kuvvetli eser, yüksek dalga kaldırır.
Karaburun yarımadasının Sakız boğazı tarafındaki batı
sahillerinde liman niteliğinde olmayan Denizgiren ve Küçükbahçe
köyleri vardır; bu sahilde sığınılabilecek sadece bir tane doğal
liman bulunmaktadır ve o da Eğri Limandır.
Tam bir Pilot Book oluşturmak için aslında güzergah
üzerindeki karşı kıyıdaki artık bize ait olmayan adalardan da
bahsetmek gerekir fakat, ne yazık ki iki ülke arasında
birbirinin bu kadar içine girmiş halde olan coğrafi yapı, siyasi
sınırlarla birbirinden koparılmış durumda ve tek taraflı çalışan
ve bizi mağdur ettiği gibi onur kırıcı bir hale dönüşmüş bulunan
vize engeliyle biz Türkler için seyahat özgürlüğü kısıtlanmış
durumdadır. Zorda kalındığı taktirde uluslararası teamüllere
göre geçici olarak bir süre kalınabilmesi veya karasularında
giriş yapılmadan orada bulunma hakkı olmasına rağmen, komşu ülke
uluslararası teamülleri umursamadan yatçılara dahi son derecede
ters davranıyor. Uygulama ve yaklaşımlar bizim tarafımızda çok
daha insancıl; bir örnek olarak, 2005 yazında Gökçeada Kuzu
limanına Alman bayraklı bir yat geldi yanımıza bağlandı. İçinde
Yunanlı bir aile vardı. Yaşlı anneleri adanın eski
sakinlerindenmiş ve senede bir kere Tepe köyde yapılan yortuya
katılmak üzere onu getirmişler. Ama sadece dişçi olan Yunanlı
yat sahibinin pasaportu var diğerlerinin yok. Ayrıca Gökçeada
bir giriş limanı değil, gümrük yok. Buna rağmen bizim Sahil
Güvenlik hafta sonu olmasını bahane ederek iki gün müsaade etti
ve bu kişiler o süre içinde yortularına katıldılar. Buna
karşılık Ataköy Marinadan bir arkadaşımızın yatı hidrolik dümen
hortumları koptuğu için bu boğazda sürüklenerek küçük koyun
adasının kıyısına vurdu, zar zor demir atmaya muvaffak olmuşlar
ve Yunan hücum botu derhal yanlarında bitmiş, durumu anlatmışlar
ve yardım talep etmişler. Bu arkadaşım Avukattır ve çok iyi
İngilizce ve Almanca bilir, hukuki bilgisi bu konuda iyidir yani
derdini anlatabilecek birisidir; buna rağmen maalesef eşi iki
oğlu ile teknelerinden indirilip gözaltına alınmışlar, 48 saat
sonra mahkemeye çıkarılmış ve ondan sonra serbest bırakılmışlar.
İşte durum bu... Bir bizim tarafın yaklaşımına bir de
komşununkine bakın ve kararı kendiniz verin.
Dolayısıyla sadece kendi sahillerimiz ve karasularımız içinde
kalan bölgelerle kısıtlı bilgiler vermek durumundayız.

Eğri Liman
Karaburun fenerinin 8 mil güneyinde, 1 mil uzunluğunda bir
yarımada güney ucundan dar bir kıstak ile sahile bağlanmış halde
kuzeye doğru uzanır. Yarımadanın orta kısmında batı yönünde
çıkıntı yapan bir uzantının 300 m uzağında uzaktan belli olan üç
tane adacık vardır ve adları da Üç adalardır, etraflarında
kayalar ve döküntüler bulunmaktadır. Bunların biraz daha
güneyinde yarımadanın kıstağının karşısında Raks adası ve birkaç
kayalık daha uzaktan belli olur. İşte bu yarımada ile anakara
sahili arasında kalan uzun koya Eğri Liman adı verilir. (N
38,32,70 – E26,22,50) Her havaya kapalı doğal bir limandır;
girişini belirleyecek dikkat çekici bir nesne yoktur girişi 250
m kadar genişliktedir ve koyun ortasına kadar olan bölümde
derinlik yeterlidir, yarımada tarafına yakın demirlenebilir.
Koyun ortalarında ana kara sahilinde balık çiftlikleri
yerleşmiştir. (Bu konu çok üzerinde durulması ve acilen
düzenlemeler yapılması, önlemler alınması gereken bir hale
geldi; turizm açısından önemli ve doğal nitelik itibariyle
emsalsiz pek çok nokta balık çiftlikleri tarafından kapatılmış
vaziyette. Bunların çoğu denizi korkunç şekilde kirletiyor ve
zorba yöntemlerle kuruldukları mahallerde derebeylik
taslıyorlar. Dur denmez ise gidişat gayet kötü.)
|
 |
Bu balık çiftliklerinin el koyduğu ve kapattığı alan aslında
limanın demirlemeye en müsait yeri ama ne yazık işgal
altında. Çiftliklerden sonra koyun derinliği hızla
azalır yine de bu alan içinde 6 m kadar derinlikte
demirlemek mümkündür, ondan sonrası sazlıklar başlar
girilmez.
Kuzeyden Eğri limana yaklaşırken ve kuzeye doğru limandan
çıkarken çok dikkat edilmesi gereken tehlikeli bir
kayalık bölge vardır ve tam yol üzerinde kalır.
Küçükbahçe’nin önündeki burnun iki gomina açığına kadar
bazıları su seviyesinin hemen altında kalan ve birkaçı
su üstünde gözüken kayalıklar ve döküntüler mevcuttur.
Bunların özellikle görüş mesafesinin az olduğu havalarda
gece görülmesi mümkün değildir, bilmeyenler için büyük
tehlike arz ederler. Bu sebeple, kuzeyden gelirken Yunan
Koyun adasına doğru rota tutularak üç adalar iskele
başomuzluk hizasına gelip, liman girişi fark edildikten
sonra iskele tarafına dümen kırıp, liman ağzına mümkün
olduğu kadar yakın seyir edilmelidir. Çıkışta ise kuzeye
giderken Koyun adasına doğru epeyce açılıp üç adalar
iskele kıçomuzlukta kaldıktan sonra sancağa rota
değiştirilmelidir. |
Kara Ada -
Toprak Ada – Uzun Adalar
Ildır körfezini Sakız boğazından ayıran bir dizi küçük adadan
en büyüğü Karaada’dır. Uzaktan iki tepeli çift hörgüç
görünümündedir, kuzey sahilleri yar ve kayalıktır. Güney
sahillerinde üç tane demirlemeye müsait koy vardır ve sadece
kuzeyden esen havalarda barınılır, güneyden esen havalarda
durulmaz barınılamaz. Bu koylardan en büyüğü ortada olandır
Kalemlik limanı adı verilir. Günübirlik gezi motorları buraya
gelirler, 5m kadar derinlikte demirlenebilir, sahil çakıllık bir
plajdır. Doğuda kalan koya Dar liman denilir; önce batı sonra
kuzey doğuya dönen bir girinti yapar, sonu kumsal bir plajdır,
4m de demirlenebilir.
Batıdaki koyun adı Koltuk koyudur, büyük koydan üstünde
harabe bulunan bir burun ile ayrılır; kuzeybatı
köşesinde plajı vardır. Adanın üzerinde bol miktarda yılkıya
bırakılmış eşek ve tavşan yaşamaktadır.
Karaada’nın biraz güney doğusunda ince uzun küçük bir ada ve
buna hemen hemen bitişik Toprak ada bulunur. Toprak ada ile Teke
burnu arasında su derindir ve kuzeyden gelişte körfeze en uygun
giriş bu boğazdır. Kara ada ile Küçük ada arasındaki dar geçit
derin sudur ve buradan da körfeze girilebilir, bu geçide Mercan
geçidi deniliyor.
Karaadanın lodos yönünde ise kuzeyde kalanı ince uzun ve
güneyde olanı ise yuvarlak ve daha yüksek olan Uzun adalar
vardır, bunların kuzeyinde ve güneyinde kayalık döküntüler
bulunmaktadır, uzak geçilmesi gerekir. Ayrıca, Karaada’nın Uzun
adalara bakan tarafında da yarım milden daha fazla sığlık ve
kayalık bir bölge uzanır; bu tehlikeli bölgenin batısında
Uzunadalar ile arada kalan kısım derin su olup körfeze giriş
için geçilebilir, geçidin ortalarına doğru 5,6 m yükseklikte bir
kayalık görünümünde olan Makri adacığı bulunur özellikle gece
seyrinde dikkat edilmelidir.
Uzun adaların da batısında Uçburun sığlıkları ile arada kalan
geniş bir bölge de körfeze giriş için kullanılabilir.
Sığlıkların kuzey ucunu belirleyen bir Kardinal Şamandırası
bulunmaktadır (WQ Fl), bu şamandıranın kuzeyinden geçilerek
körfeze güvenli olarak girilebilir.
Ildır körfezi ve onun tali körfezi olan Gerence körfezi
içinde demirlemeye ve yüzme molasına uygun bir çok koy olmakla
beraber, yayınlanmakta olan çalışmamızın sınırlı kapsamı
itibariyle biz sadece üç önemli limandan bahsetmekle
yetineceğiz. İlerde bu çalışmamız bir kitap haline dönüşebilirse
elbette çok daha detay ve mahal anlatılacaktır.
Dalyanköy
Ildır körfezinin güney batısında, Plaka burnu ve Gazhane
burnu arasındaki ince uzun doğal liman Dalyanköy’dür. (N
38,26,36 – E 26,19,24) Yaklaşımda liman girişini kapatan kısa
mendireğin ucundaki Turgut Reis heykeli en belirgin nesnedir,
heykel geceleri aydınlatılmaktadır. Ayrıca doğudaki burnun
üzerine bir fener konulmuştur (Fl 5s). Fener kulesinin önünde
bir denizkızı heykeli göze çarpar, bunun önünde 50 metre
mesafeye kadar sığlık ve kayalık tehlikeli bir alan mevcuttur.
Girişin genişliği 50m den ibaret olup mendirek tarafına yakın
geçilmelidir diğer taraf daha sığdır.
Kısa mendireğin iç tarafı ve onu müteakip sahilin batı yakası
rıhtımdır, burada pek çok mahalli yat kendi tonozlarında kıçtan
kara bağlı durumdadır. Yer bulmak şansa kalmış olmakla beraber,
şayet araya sıkışacak bir yer bulunabilirse karşı sahile epeyce
yakın demir atıp uzun kaloma vererek kıçtan kara yapılabilir.
Limanın bu bölümünü Balıkçı kooperatifi işletiyor, yardımcı
olacak görevli bazen bulunabiliyor.

Doğu kıyısı meydan ve lokantaların olduğu bir alandır. Dar
limanın sonunda 250m kadar genişliği olan yuvarlak bir havuz
oluşur ve tüm kıyısı rıhtımdır, pek çok tekne ıskaça bağlı
vaziyette yatar. Limanın bu kısmını Çeşme Belediyesi işletiyor.
Liman hiçbir havadan etkilenmez tam kışlık bir limandır.
Altınyunus
Marina
Ildır körfezinin güneyinde yer alan Kalem burnunun batısında
yarım mil kadar güney tarafta yer alan beş yıldızlı Altınyunus
turistik tesisinin önünde bulunan küçük marina Setur tarafından
işletilmektedir. (N 38,19,50 – E 26,20,80) Genelde yer bulmak
zordur önceden bilgi vermek ve rezervasyon yaptırmak faydalı
olur. VHF 73 kanaldan erişilebilir. Fiyatları diğer marinalardan
biraz daha yüksektir. Marinanın iki mendireği vardır, uzun
mendirek geniş bir kavis çizerek uzanır; daha kısa olanı küçük
bir dirsek yaparak diğerinin dışına doğru devam eder, her
ikisinin ucunda da fenerleri vardır. Mendireklerin içi ve tüm
sahil rıhtımdır; derinlik girişte 5m, liman içinde 3m, otel
önündeki rıhtımlarda 2m kadardır. Palamar hizmeti, elektrik su
bağlantısı vardır. Yakıt istasyonu ve yat malzemesi satan
dükkanlar, market mendireğin dışında yer alırlar, ayrıca çekek
yeri mevcuttur tamir bakım işleri yapılabilmektedir. Marina
içinde restoranlar, kafeler, küçük bir çarşı olduğu gibi, beş
yıldızlı tesisin tüm olanaklarından yararlanabilmek de
mümkündür.
Yıldızburnu
Barınağı
Altınyunus marinadan sonraki kayalık sahili müteakiben bir
mil mesafede yer alır. (N 38,13,30 – E 26,21,80) Yıldız
burnundan alçak uzun bir mendirek doğu istikametinde uzanır,
öteki mendirek ise diğerinin altından önce doğuya sonra kuzeye
doğru kıvrılır. Sahil ve kısa mendirek içi rıhtımdır. Derinlik
girişte 2,5m içeride ise 1,5m kadardır. Rıhtım kenarlarında
derinlik lm civarındadır. Uzun mendirek içinde yıkık bir rıhtım
vardır. Bu mendireğin ortasında kayaların arasından sıcak kaynak
suyu çıkmaktadır. Bu kaynağın etrafını kayalarla küçük bir havuz
gibi çevrelemişler, deniz içinde girilebilen çok ilginç bir
kaplıca oluşmuş. Kuvvetli kuzey yönlü rüzgarlarda barınak içi
etkilenir, solugan girer ve çırpıntı yapar. Su kesimi 1,5 m den
fazla yatlara bu barınak tavsiye edilmez.
Ildır Koyu
Ildır körfezine ismini veren Ildır köyü koruma altına alınmış
küçük ve sakin bir köydür, bulunduğu koya Karabağ adası ile
Yassı adalar arasındaki boğazdan girilir, koyun ortası bir balık
çiftliği tarafından kapatılmış durumdadır. Doğuya doğru girinti
yapan koyun derinliği ortalama 10 m civarındadır, melteme
açıktır, sonunda bir azmak denize kavuşur, kenarında çay bahçesi
ve lokanta vardı. Jandarma karakolunun önünde 4m derinlikte
demirlenebilir dip kum ve yosundur. Küçük bir sandal barınağı da
vardır ama yatların işine yaramaz. Köyün arkasındaki tepenin
üzerinde antik Eritrea kenti varmış, burada görünürde sadece
antik tiyatro kalmış, fakat manzarası çok hoştur.
Uç Burun ve
Sığlıklar
Ildır körfezinin batı ucunu belirleyen alçak rakımlı Çeşme
yarımadasının kuzey batı sonundaki Uç burundur. Bu burnun önünde
Uçburun sığlıkları adı verilen 1,5 millik kayalık-döküntülü ve
sığlık alan yer almaktadır. Sığlık bölgenin kuzey sınırını bir
yüzer kardinal şamandıra belirler (WQ Fl), batısını ise üzerinde
fener bulunan (Fl 10s) Alev adası belirlemektedir. Bu sığlıkların
arasında bazı geçitler olmakla beraber bölgeyi iyi bilenlerin
faydalanabileceği nitelikte olan bu tehlikeli bölgeye yatçılar
girmeye kalkmasalar haklarında hayırlı olur. Uç burunun
doğusunda kalan ve Çeşme yarımadasının kuzeydoğu ucunu
belirleyen Top burnu ile sonlanan yarımada ile Uç burnunun yer
aldığı yarımada arasında tüm kuzey rüzgarlarına açık geniş bir
koy olan Alibostan koyu yer alır.
Güneye Çeşme istikametine giderken sığlık kardinal
şamandırası ve Alev adasından açık geçilmelidir.
Kemal Baral'a
teşekkürlerimizle
Denizce

31.05.2007
|