|
Çeşme Limanı
Uç Burun
sığlıkları kuzeyde kaldıktan sonra yarımadanın güneybatı dibinde
bulunan Çeşme limanına yaklaşımda, kuzeyden gelirken belirgin
nesneler olarak Uç Burunun bulunduğu yarımadanın üzerindeki
büyük Üniversite ve sahilindeki yüksek otel binaları, şehrin
kuzeyindeki anten direkleri ve liman ağzından 1 mil uzakta olup
kuzeybatıya doğru 300 m yayılan Kaleyeri Sığlığı fenerinin beton
kulesi (QR) görülür. Biraz daha yaklaşılınca liman girişindeki
iskelede bekleyen büyük gemiler ve liman girişinin batısında
kalan Kızıl Burunun üzerindeki fener kulesi (Fl 3s) seçilir.
Güneyden yaklaşımda ise liman Kızılburunun arkasında kalır ve
burundaki fener ile Kaleyeri sığlığının feneri görülür.
Liman ağzına
doğru yönelindiğinde tarihi kale ve mendirekler belirir.

Ana mendirek
feribot iskelesinin dibinden çıkar ucunda belirgin bir fener
kulesi vardır( FlG 5s). Şehrin önünden daha kısa beton bir
iskele mendirek ucuna doğru uzanır. Bu sene mendireğin dışına
büyük gemilerin yanaşması için yeni bir iskele mendirek işlevi
de görecek şekilde inşa edilmiş ve her iki tarafı da gemi
yanaşmasına uygun şekilde rıhtımlanmıştır. Henüz bu yeni
mendireğin ucuna fener konulmamıştı ama, bir kırmızı şamandıra
ile ucu işaretlenmişti. Çeşme limanının içi rüzgar alır ve
çırpıntı yapar, bu ikinci mendirek epeyce önleyici ve koruyucu
bir etki yapmış.
Çeşme limanının
(N 38,19,30 – E 26,17,45) içi Yat limanı olarak hazırlanmıştır.
Dört yüzer iskele vardır ve bunlarda elektrik su bağlantı
kutuları mevcuttur, tonoz döşenmiştir. Limanın etrafı da
rıhtımdır ve bunların üzerinde de elektrik su kutuları vardır.
Girişte şehir tarafında kalan kısım bir yat firması tarafından
kiralanmış ve yabancı yatların bağlanması için ayrılmış durumda.
Marinanın işletmesi halen Belediye tarafından yapılmakta ve her
şey iki ikiz kardeşe emanet edilmiş vaziyette. Biri gündüz
diğeri gece nöbetleşe çalışırlar ve ellerinden geleni yapmaya
çabalıyorlar, palamar botları yoktur fakat, görüp gelirlerse
yanaşıp bağlanmanıza yardım ederler. Limanın dip tarafında
kullanılmayan atıl kalmış bir çekek rampası ve lift havuzu var
ama önlerine ve üstlerine tekneler terk edilmiş işlevsiz
kalmışlar. Rıhtım boyundaki elektrik su kutularının bir çoğu
kırılmış, bakımsızlık her yerde kol geziyor, limanın etrafını
çeviren tel örgüler alçak olduğu için üstünden atlamak için
birkaç yerde ezilmiş, giren çıkan belli değil. Dip tarafta
ikizlerin kullandığı bir prefabrik yapı var onun içinde duş ve
tuvalet mevcut ama pislik ve bakımsızlık içerisinde. Bu liman
nedense ciddi bir marina işletmesi tarafından alınmadı ve
görünen o ki belediye bu işi kıvıramıyor; böyle giderse
yapılanlar yıkılacak ve yatırıma yazık olacak. Fakat, bu kadar
sallapati davranan ve limanı ihmal ederek yıpranmaya terk eden,
doğru dürüst hizmet vermeyen belediye, iş para almaya gelince
bir çok marinadan fazla para istemeyi biliyor, minimum 30 YTL
den aşağı günlük ödeme yok. Bu konuya acilen ve ciddi olarak
ilgi gösterilmesi lazım.
Sahildeki
rıhtımlara aborda olunur, yüzer iskelelere kıçtan koltuk
verilerek bağlanılır. Marina tam şehir merkezinde olduğu için
alışveriş ve ulaşım açısından çok iyi bir konumdadır, yakıt
tankerlerle getiriliyor, tamirler için usta bulunabiliyor;
ikizler bu konuda iyi niyetle yardımcı oluyorlar. İki adamın
koskoca liman için bundan fazla bir şey yapabileceğini beklemek
pek doğru olmaz. Limanın hemen arkasında Liman başkanlığı binası
ve feribot iskelesinin üzerinde polis – gümrük binaları
bulunmaktadır.
Çeşme
tarihimizde acı bir olay olan ve donanmamızın yakılması ile
sonuçlanan 1770 Çeşme deniz savaşının cereyan ettiği yerdir;
kale 1508 yılında günümüzdeki haliyle yeniden inşa edilmiştir,
içindeki müzede daha ziyade Eritrea kazılarında çıkarılan
eserler sergilenmektedir.
Çeşme otoyol ile
İzmir’e bağlantısı yapıldıktan sonra ulaşımı çok kolaylaştı ve o
ölçüde de gelen giden sayısı arttı, festival zamanlarında ve
yazın hafta sonlarında kalabalıktan yürümek bile zorlaşabiliyor.
Yat limanından tüm bu hareketliliği, kaleyi, aktiviteleri
rahatça izleme olanağı yatçılar için hoş bir ayrıcalık
oluşturmaktadır.
Limandan sonra
şehir meydanının önünden kuzeye doğru rıhtım devam eder, bu
bölge yürüyüş yolu olarak kullanılır ve gezi motorları ile
guletler bağlanır rıhtımın sonunda küçük bir sandal barınağı yer
alır.

Çeşme limanından
çıkıp güneye yönelindiğinde Sakız adası ile Anadolu kıyılarının
ortasında yer alan ve üzerinde fener bulunan (Fl5s) Süngükaya
adası ve onun yarım mil kadar doğusunda kalan ince uzun yapıdaki
Boğaz adası Sakız boğazını ikiye böler her iki taraf da derin su
dur.
Çeşme
yarımadasının batı ucundaki Akburun ismine uygun olarak beyaz
yarlardan oluşur ve gayet belirgindir, bu noktadan sonra sahil
20 mil boyunca Sığacık körfezinin kuzey ucunu teşkil eden Teke
burnuna kadar devam eder, bu kıyılarda korunaklı doğal limanlar
vardır.
Alaçatı
Akburundan 7 mil
keşişleme yönünde iki mil kuzeye doğru girinti yapan ve
başlangıcında bir mil genişlikte olan Alaçatı körfezi yer alır,
körfez ağzının doğusunda Bozalan burnu üzerindeki fener kulesi
ile belirgindir (Fl2 5s 33m6,5M). Körfezin iki kıyısından ortaya
doğru sığlıklar uzanır, orta kısım derin sudur; körfezin
ortalarında batıdan denize doğru çıkan bir burun ve üzerinde
büyük bir otel binası görülür, bu noktadan itibaren geniş sığlık
bir alan körfezin ortasına doğru yayılır. Körfezin kuzeyinde
ortalarda bir gemi şamandırası bulunmaktadır, rahatça görülür;
derin su bölgesinden bu şamandıraya doğru gidilirse sığlıklar
iskele tarafında kalır. Alaçatı limanı (N 38,15,32 – E 26,23,21)
bahsettiğimiz sığlık alanın kuzeyindedir. Yan yana iki barınak
halindedir; küçük olan sandallar için barınaktır, büyük olan
yat limanı olarak inşa edilmiştir. Sahilden Poyraz yönüne doğru
uzanan ana mendireğin ucunda girişe doğru kısa bir mahmuz
çıkıntısı vardır; tali mendirek sahilden doğuya doğru çıkıp bir
kavis yaparak güneye doğru devam eder. Mendirek uçlarında
fenerler vardır. Yat limanı özel bir kuruluş tarafından
işletilmektedir, elektrik su, tonoz sistemi, duş, tuvalet
mevcuttur. Derinlik girişte 4 m, içeride 3 m civarındadır.
Körfezin sonu
sığ bataklık halindedir ve bir azmak denize kavuşmaktadır; yat
limanına girmek istemeyenler gemi şamandırasının civarında demir
atabilirler, bu bölge kuzey ve meltem rüzgarlarına karşı
korunaklı konumdadır.
Alaçatı
rüzgarının devamlılığı ve buna mukabil deniz kaldırmayan
özelliği nedeniyle, Windsurf meraklılarının çok rağbet ettiği
bir yerdir, windsurfçülere hizmet veren tesisler mevcuttur.
Bu yöreye adını
veren Alaçatı beldesi limandan 5 km mesafededir. Bakımlı ve
otantik yapıları ile ilgi çeken, son yıllarda gördüğü rağbet
artmakta olan beldeden İzmir ve Çeşmeye her an ulaşım imkanı
vardır.
Mersinli Körfezi
Alaçatı
körfezinden güneye doğru bakıldığında sahile yakın iki küçük ada
görünür, bunlara Dümbelek adaları denir. Kuzey yönde kalanı
Carufa adası daha basık ve karaya döküntü halindeki kayalarla
bağlıdır; güneyde kalan Çırakan adası daha yüksektir. İki adanın
arasında 500m den fazla genişlikte bir geçit ve bu geçidin
ortasında da 40m lik bir alana yayılmış su altı kayaları vardır.
Bu kayalık alan ile Bozalan adası arasında 7 m derin su olan
geçitten Mersinli körfezine girilebilir. Ayrıca, körfez ağzının
doğu burnu önünde sahile kayalıklarla irtibatlı olan Böğürtlen
adacığı bulunur, bu ada ile Bozalan adası arasından körfeze
girmek daha emniyetlidir. Körfez kuzey batı yönünde karaya
1,5mil girinti yapar; kıble ve keşişleme dışındaki havalara
kapalı bir limandır, içerideki derinlik 10m den başlayarak
sahile doğru azalır. Fakat, günümüzde gerek adaların önü ve
gerekse körfezin içi balık çiftliklerinin istilasına uğramış
vaziyette, bunların kırmızı şamandıraları arasından yol bulup
geçmek bile mesele, ayrıca çevreyi çok kirlettikleri için bu
körfezin yatçılar açısından hiçbir cazip tarafı kalmamıştır.
Zeytineli Koyu
Dümbelek
adalarının biraz güneyinde kuzeye doğru yarım millik girinti
yapan bir koydur, kumsal plajla sona erer. Koyun etrafını kamu
kuruluşuna ait bir dinlenme tesisi kapatmıştır; yakındaki
Zeytineli köyünden gelen bir yol sahile ulaşır ve orada küçük
bir sandal mendireği bulunur. Plajın önündeki alana 4m civarında
demirlenebilir, zemin kumluk ve yosunluktur. Kuzey rüzgarlarında
vadiden kuvvetli bir anafor oluşur, rahat edilmez ancak meltemde
barınılabilir.
Sarpdere Limanı
ve Nergis Koyu
Bu bölgede doğal
liman olarak yatçıların istifade edebilecekleri hem korunaklı ve
hem de tabiat olarak güzel iki limandan biridir. Diğeri Gök
limandır.
Dümbelek
adalarından itibaren güneye doğru 3,5mil mesafede liman ağzına
varılır, giriş uzaktan bakıldığında genel arazi yapısından ayırt
edilmez ancak önüne gelindiğinde belli olur (N 38,11,50 – E
26,29,30) Kuzeye doğru yarım milden fazla girinti yapar ve
kumsal bir plajla sonlanır. Burada 15 evlik bir site sahili
kapatmış vaziyettedir, tel örgülerle çevrilmiştir, camileri ve
çağdışı kalmış kadınlara mahsus deniz hamamları vardır.
Kendilerine kapalı bir dünya yaratma çabalarından olsa gerek,
yaz kış bekçiler devriye gezer ve sahile çıkmaya izin vermezler.
(Yani, bunları 21 yy da halen ve maalesef ülkemizde görmek çok
acı.) Neyse ki şimdilik denize müdahale edemiyorlar, (kimbilir
belki yakında devriye botu kullanmaya da kalkabilirler hiç
şaşmam!) plajın önünde 4-5 m kum zeminde demirlenebilir.

Doğal liman
girişinin hemen güneyinde içeriye doğru kıvrılan Nergis koyu
gerçekten çok güzel bir tabiat köşesidir, pırıl pırıl berrak
suyu az görülür güzelliktedir. (Girişinde 10 m kadar olan
derinlik tatlı bir meyille sığlaşarak kumsal bir plajda son
bulur. Kıyıda telefon link istasyonunun küçük bir binası ve
önünde çekili duran sandallar vardır.
Bu koy her
havada korunaklı bir yerdir bilhassa güney yönlü rüzgarlarda
mahfuzdur. 8 ila 10m derinlikte zemin sert olduğu için demir
tutturmak nispeten zordur, 4 ila 5 m derinlikte ise dip kumluk
ve yumuşak olduğu için demir daha iyi tutar. Sahilden çıkıp
koyun ortasından güney burnu istikametinde dipten giden bir
telefon hattı kablosu vardır, demirlerken buna dikkat
edilmelidir.
Kırkdilim Limanı
Sığacık
Körfezinin kuzeydeki başlangıç noktası olan Teke burnunun hemen
kuzeyinde yer alan geniş körfeze Kırkdilim limanı adı
verilmiştir. (N 38,07,05 – E 26,34,52)
Kuzey
istikametinde 1,5 mil karaya girinti yapar sonuna doğru
daralarak kuzeybatı yönünde çakıllık bir plajla sonlanır. Etrafı
kayalık ve makilik dağlarla çevrili geniş bir limandır, plajın
önünde 4-5m derinlikte çakıllık zemin üzerinde demirlenebilir.
Güney havalarda barınılmaz.
Kuvvetli kuzey
havalarda ise dik yamaçlar ve tepelerden aşağı rüzgar anafor
yaparak daha güçlü eser ve liman içini etkiler, bu nitelikleri
itibariyle yatçılar için pek tavsiye edilecek bir liman
değildir. Etrafında herhangi bir yerleşim yoktur, denizinin suyu
epeyce serin olur yüzmek için de pek cazip değildir.
Kemal Baral'a
teşekkürlerimizle
Denizce

14.06.2007
|