e-mail    
denizce@denizce.com
 

  ACİL YARDIM / DAKSAR



Denizcilik Eğitimi
ADF Olası Sınav Soruları
DTO Olası Sınav Soruları
VHF Olası Sınav Soruları
Denizcilik Tarihi

AB ve Denizcilik
Akıntılar
İst.Boğ.Dip Akıntısı
Balıkçı Günlüğü
Bayrakların Dili
Bofor Tablosu
Boğazlarımız
Boylu Soylu Gemiler
Büyük Denizciler
Büyüklere Oyuncak
Cankurtarma İşaret.
Deneyim/Sintine p.
Deniz Aşıkları Koop.
Deniz Bilim.Enst.I
Denizde Yangın
D.Taşıtlar.Yangın
Dizel Motorlar
Ege ve Akdeniz...
Fenerler
Forsa Yelkenlisi
Gemi İşletmecisi
Gemi Sicili Kodları
Gemi Söküm Tes.
Hamidiye Krvz.
Harita Simgeleri
Kıyı Konferansı
Kurtuluş'un Son..
Kürek Sporu
Levent Yatı
Marmara'da Yaşam..
MDTMYO B.Bülteni
Ölçüler
Pusula
Saltanat Kayıkları
Savarona
Trak'ın Seferi
Tekne Boya-Bakım
Teknede Yaşam
Türkiye Süngerleri
Yavuz / Bismarc

Ev Tersaneciliği
Marinalar
Marina Map
Mersin DTMYO
Tekne İmalatçıları
Türk Loydu
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri
 Türkiye Yelken Sporu ve Olimpiyatlar

Dr. Nedim İnce    

 

 

Her şeyin para, kazanç olduğu günümüzde deniz ve göl kenarlarına bu gözle bakılmaktadır. Yelken sporunun doğası gereği yelken kulüplerinin deniz ve göl kenarlarında yer alması gerekmektedir. Bir rant kapısı olarak görülen deniz ve göl kenarları ticari kuruluşlara komik rakamlarla onlarca yıl kiraya verilirken bu kolaylık ne yazık ki yelken kulüplerine sağlanmamaktadır. Yine de tüm zorluklara  rağmen Türk yelkenciliği yıllardır bir avuç gönüllünün amatörce ve insanüstü çabası ile varlığını sürdürmektedir.

Uluslararası alanda bir çok sportif başarıya imza atan Türk Yelkencileri aynı başarıyı Pekin Olimpiyat seçmelerinde de göstermektedir. Türk Yelkenciliğinin önemli isimlerinden olan ve bu spora büyük emekleri geçen, eski mili yelkenci Sayın Yalçın Gürkan bu konu ile ilgili yelkenciler grubuna bir mesaj iletmiş. Okuyunca ne demek istediğim daha rahat anlaşılacaktır.

“Sevgili Yelken Dostları, bu güzel spora gönülden bağlı deniz severler,

Yelken sporunu Olimpik anlamda icra etmek ve başarılar kazanabilmek gün geçtikçe daha zor, kapsamlı ve masraflı hale gelmektedir. Çok basit olarak bunun nedeni ülkeler bazında genel seviye çıtasının sürekli yükselmesidir. Bunun yanı sıra, her gelen Olimpiyat Oyunlarında, katılımcı sayılarının giderek kısıtlanması, oyunu akıl almaz bir biçimde zora sokmaktadır. Genel anlamda bakıldığında ise tüm Olimpik spor dallarında da durumun farklı olmadığını görürüz. Bunun doğal sonucu olarak da, bugün itibariyle ülkemizde çok sayıda Federasyonun büyük bölümünün Olimpik kotaları alamayarak, önümüzdeki 2008 Pekin Olimpiyat Oyunlarına katılamayacak olmalarıdır.

Türk Olimpik Yelkencileri, komşumuz Yunanistan ile bile kıyaslanamayacak kadar küçük bütçesi ile mevcut 11 Olimpik Yelken dalında ki Türkiye’de bunların sadece 6’sı yapılmaktadır, şu anda 4’ünde 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları kotalarını kazanmış ve bir 5’ncisi için Yeni Zelanda’da Mart ayında yapılacak seçmeleri bekleyerek ümitlenmektedir.

Amatör bir spor dalı için 6 da 4 yapabilmek ve 5 nciyi de hedefleyebilmek bile çok büyük bir başarı aşamasıdır. Şimdi birileri kalkıp da, biz zaten çok para harcadık, çok emek sarf ettik diye yuvarlak, hamasi nutuklar atarsa, onlara sözüm kısaca; “siz bu işin farkında bile değilsiniz” olacaktır.

1992 yılından bu yana uluslararası yelken camiasında bilfiil görev yapan birisi olarak gözlemim, bu konuda daha emekleme aşamasında olduğumuzdur.

Bilinir ki, uluslararası ciddi bir araştırma sonucunda Yat ve Dingi sporu dünyada mevcut en komplike ve zor spor dalı olarak belirlenmiştir. İkinci sırada Formula 1 ve üçüncü sırada ise Konkurhipik sporlarının bulunduğu belirtilmektedir. Bunun en büyük nedeni ise başarıya giden yolda en fazla etken’in bulunmasıdır. Üstelik gezegenimizde gün geçtikçe tahminleri zorlaştıran hava ve su olayları da işi daha da çok zorlaştırmaktadır. Zorluk derecesi böylesine yüksek bir spor dalında, sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen sporcumuz ve onlara destek veren antrenörlerimiz uzun ve meşakkatli yolun çok önemli bir aşamasını başarı ile geçerek yol ayrımına gelmişlerdir. Yukarıda saydığım kişiler son üç yıldır, okudukları okulları dondurmuşlar, işlerini güçlerini bırakmışlar ve bir büyük Olimpik rüyanın gerçekleşmesi için önemli mesafe kat etmişlerdir.”

47 yıldır Türk Yelkenciliğine sporcu, yönetici, yazar olarak hizmet vermiş Yalçın Gürkan insanlarımıza duyduğu güvenle yazısını şu şekilde tamamlamaktadır:

“Şimdi sıra sizde, Türk Spor Yönetimi, Milli Olimpiyat Komitesi, Yerel Yönetimler, Büyük Kuruluşlar, Kulüpler ve imkanlı Kişiler devasa bir çanak oluşturmalı ve katkılarımızla bu başarılı sporcularımızı bir üst kavşağa elbirliğiyle taşımalı ve bundan gurur duymalıyız.

Bütün kalbimle inanıyorum ki, Türk insanı bunu yapmaya muktedirdir.

Kalın sağlıcakla!”

Dr. Nedim İnce      

www.pratikhaber.com



Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

25.03.2008