|
Yelken rüzgar enerjisinden yararlanıp su araçlarının hareket
ettirilmesini sağlayan bir araçtır. Yelken ile ilgili
ilk bilgilere Mısır uygarlığında rastlanır. M.Ö. 5000
yıllarına dayanan bir geçmişte papirüsten yapılmış ilk
yelken kalıntıları bulunmuştur.
Bilinen tarihe göre insanlar yaklaşık 7000 sene ırmaklarda,
göllerde, denizlerde ulaşımı yelkenli gemilerle
yapmışlardır. Son yüzyılda önce buhar gücü ardından
motorların gücü yelkenin yerini almıştır. 18.Yüzyılda
yelken bir spor aracı olarak da kullanılmaya
başlanmıştır. Hollanda ve Belçika açıklarındaki büyük
yelkenli gemilere insan, kargo taşıyan küçük yelkenli
gemiler, karaya dönerken kendi aralarında yarışmaya
tutuşmuşlardır. Bu yarışlar zamanla sistemli hale
gelmeye ve kurallar oluşturulmaya başlanmıştır. Yarışlar
sonucunda ödül olarak verilen kupalar, yarış için bir
araya gelenlerin kurduğu örgütlerin kulüp ismini
almasını sağlamıştır. Burada başlayan yelken yarışları
kurulan yelken kulüpleri daha sonra İngiltere’ye
yayılmış ve o dönemde dünyanın büyük bir kısmına hakim
olan bu ülke sayesinde de dünyaya yayılmıştır. Son
yüzyılda buhar ve motor gemilerde yelken kullanımını
ortadan kaldırmasına rağmen yelken yerini spor alanında
sürdürmeye devam ettirmektedir.
Yelkeninin tekneyi ileri götürmesi fizik kurallarına dayalı
olmaktadır. Rüzgar bir direğe bağlı açılmış yelkenin iki
yanından geçerken, özel şekli nedeniyle gidilen yöndeki
yüzünde negatif basınç oluşturmakta ve teknenin
yürümesini sağlamaktadır. Bu fizik kuralı nedeniyle
teorik olarak yelkenli tekne rüzgarın hızından 2,8 kat
daha fazla hız yapabilmektedir.
Yelkenli tekneyi rüzgarın estiği yönden bağımsız istediğiniz
yere götürebilirsiniz. Tekne dümeni ve yelkene yön veren
bumba, ıskota adı verilen sistemler ile yelken seyir
teknikleri buna olanak sağlamaktadır.
Denizler ülkeler için çok önemli gelir kaynaklarıdır.
Deniz taşımacılığı, balıkçılık, yat turizmi ve deniz
sporları başlıca gelir getiren alanlardır. Bir ülkenin
denizden yeterince yararlanabilmesi için deniz kültürüne
ihtiyaç vardır bu kültürü de oluşturacak olan yelken
sporu ve onun hayat bulacağı yelken kulüpleridir.
Yelken sporu denizciliğin abc’sidir demek yanlış olmaz. Yaygınlaşan yelken sporu deniz taşımacılığını dolaylı
ve uzun vadede olumlu etkiler. Kısa vadede ise yat
turizmini ve deniz sporlarını olumlu etkiler.
Akdeniz’de dolaşan 350.000 yatın ülkemize
gelmesini kolaylaştırır ve önemli turizm geliri
sağlar. Bunun yanında yelken sporunda kullanılan tekne,
direk, yelken, makara, halat vb… malzemeler imalat
sanayini oluşturur ve istihdam sağlar. Yelken
sporunda çalışan bir kişiye karşın 7 kişiye
istihdam sağlandığı İtalya’da yapılan bir çalışma
sonucunda ortaya çıkmıştır.
Yelken sporunda, kişi doğa ile baş başa kalmakta ve doğa
ile işbirliğinin önemini yaşayarak öğrenmektedir. Bu
da doğa bilincinin erken yaşlarda oluşmasını
sağlamaktadır. Diğer yandan yelkenli tekneyi kullanırken
bir dakikada ortalama 26 uyaran gelmekte, kişi bu
uyaranları algıladıktan sonra onlara uygun karar
vermekte ve kararını anında uygulamaktadır. Uyguladığı
kararının sonuçlarını aynı anda almakta ve yaptıklarının
sonuçlarını görme olanağını bulmaktadır. Bu süreçler
kişinin akıl ve beden gelişimini olumlu etkilemekte,
olgunlaşmasına katkı sağlamaktadır.
Özetle yelken kişisel gelişim yanında toplumsal ilerlemeye de
önemli katkılar yapan bir spor dalıdır.
Dr. Nedim İnce
www.pratikhaber.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

03.03.2009
|