|
"Yelken Sporu ve Kişisel Gelişim"
[http://www.denizce.com/yelkensporu_nince2.asp] başlıklı yazıda, yelken sporunun kişilere
kazandırdıklarından söz etmiş; zekâ gelişimine ve
kullanımına, sorumluluk alma becerisine, özgüven
duygusuna, paylaşımcılığa, dayanışmaya, sosyalleşmeye
katkılarına işaret etmiştik.
Toplumsal etkilerinden söz etmeden önce sözkonusu yazıda
yaptığım bir hatayı bana anımsatan bir yelkenciye
teşekkür ederek bunu düzeltmek istiyorum. Optimist
teknesinin olimpik sınıf olduğunu yazmıştım ki bu
doğru değil. ISAF tarafından “16 yaş altı
sınıfı” olarak resmen kabul edilmiş tek sınıftır ama
olimpik bir sınıf değildir.
Yelkencilik denizciliğin abecesidir.
Yelken sporu yaygınlaştıkça deniz kültürü yaygınlaşacak,
denizin önemini kavramak kolaylaşacaktır ki bir ulusun
“Denizci Ulus” olabilmesinin ilk adımı budur.
“Denizci Ulus” olmak yelkenciliğin yaygınlaşmasından
geçmektedir. Zenginleşmek de “Denizci Ulus” olup
denizin zenginliklerinden yararlanmaktan geçmektedir.
Denizlere hâkim olan denizlerin ekonomik potansiyelini iyi
kullanan ülkeler tarih boyunca zenginleşmiş, refah
içinde yaşamışlardır. Osmanlı Devleti’nin zenginleştiği
dönemler denizlere hâkim olduğu, denizlerden
yararlandığı dönemlerdir. Çöküşünü hızlandıran en önemli
etkenlerden biri denizlerdeki hâkimiyetinin bitmesidir.
İngiltere’yi “güneş batmayan” imparatorluk yapan,
Hollanda’yı zenginleştiren yine denizcilikleridir.
Yelken sporu “Denizci Ulus” ile ülkeyi zenginleştirir.
Yelken sporu için tekne, donanım, yani malzeme gerekir.
Malzeme demek üretim demektir. Üretim demek
istihdam demek, katma değer demek, zenginlik demektir.
Yelken sporunda çalışan bir kişiye karşılık diğer
sektörlerde 9,5 kişiye iş yarattığını İtalyan’lar
hesaplamışlar. Yelken sporu için çalıştırıcı, malzemeci,
yönetici gerekiyor bu da istihdam demektir.
Yelken sporu zenginleştirir, katma değer üretir,
işsizliği azaltır.
Yelken sporu amatör denizcileri arttırır. Amatör
denizciler deniz kültürünü zenginleştirir, denizine
sahip çıkar, kullandığı tekne ve donanımları ile
üretimi teşvik ederler. Bu alanda firmaların
gelişmesini sağlarlar, ulusal ölçekte üretim yapan
firmaların kapasiteleri artınca uluslararası ölçekte
üretim yaparlar, döviz kazandırırlar.
Daha da önemlisi bir ülkeye gelen yabancı yat sayısının o
ülkedeki amatör yatçıların sayısına paralel olduğunu
dünya pratiği göstermiş. Bizde artacak amatör yatçılar
Akdeniz’de bulunan ve içinde her sene 300.000’in
hareketli olduğu 750.000 amatör yatın daha fazlasının
ülkemize gelmesine olanak sağlayacaktır.
Daha fazla turizm geliri, daha fazla marina geliri, yine bu
yatların onarım ve bakımında kullanılacak malzemenin
üretimi arttırması, daha fazla iş, daha fazla katma
değer, daha fazla zenginlik ve de bu da çok önemli; daha
fazla tanınma, bilinme, daha fazla saygınlık demektir.
Yelken sporu turizm gelirlerinin artmasına ciddi katkıda
bulunur, tanınmayı sağlar, saygınlık kazandırır.
“.....Toprakların
ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkın kudret ve
yeteneğinin hududu çizer. En uygun coğrafi konumda ve üç
tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye; endüstrisi,
ticareti ve sporu ile en ileri bir denizci ulus
yetiştirme yeteneğindedir. Bu yetenekten yararlanmasını
bilmeliyiz. Denizciliği Türk’ün büyük ulusal ülküsü
olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız….”
Diyen önderimiz Mustafa Kemal Atatürk daha 1937 hükümet programında
“Denizci Ulus” olmaya ve denizciliğe verdiği önemi böyle
vurgulamıştır.
Soruyu bir kez daha sorup yanıtları düşünelim.
Neden yelken sporu?
Dr. Nedim İnce
www.mersinyasam.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

12.11.2009
|