Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 
 

 



Yelken Eğitimi
2007 İlke Kararları
Genel Yarış Talimatı
Amat.Tekne Yöner.
Argolis Yachting
Ayda Ünver
Boylu Soylu Gemiler
Güzelyalı Y.D.İ.M.
Hendikap Hesapları
ISAF 2009-12
ISAF 2005-08
ISAF 2000-04
Örnek Olaylar
Rota Kartları
Türk Yelken Tarihi
TYF
Windsurf
Yarınımız Yelken
Yarış Çizelgeleri
Yarış Yazılımı
Yelken Kulüpleri
Yelken Okulu
Yılın Antrenörü


Uygulamalar
Yelken Eğitimi I
Yelken Eğitimi II

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 

 

 

 

 

 Bir Bölge Yelken Yarışlarının Ardından!
 
 

 

Türkiye Yelken Federasyonu, yelken sporunu yaygınlaştırmak, denizi sevdirmek, ulusu “denizci ulus” yapmak amacıyla ülkemizin dört bir yanında kurulmuş yelken spor kulüplerinin özerk üst örgütüdür.

Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) bir yandan yurdumuzda kulüplerin hedeflerini bir araya getirip gerçekleşmesine ön ayak olma çabası gösterirken diğer yandan da uluslararası alanda sportif ve idari etkinliklerle ülkemizi en iyi şekilde temsil etme gayretindedir.

TYF’nin bir bölge yelken yarışlarında yelken hakemi olarak görev aldım. 4 günlük yarış sürecini yaşama fırsatı yakaladım.

Yarışın ilk günü ev sahibi yelken kulübünün park alanı kamyonlarla doldu önce. Yelken kulüpleri yükledikleri teknelerini, şişme lastik takip botlarını ve malzemelerini göndermişlerdi önden bu kamyonlarla. Ardından bahçe, lokal ve kayıkhane çocukların cıvıltısından, gençlerin kıpırtılarından, yetişkinlerin telaşlı mırıldanmalarından geçilmez oldu.

8 yelken kulübünden gelen sporcu, yönetici, çalıştırıcı ve hakemler ile ev sahibi yelkencilerinin buluşma sahnesinin coşkusu yelken sporunun insanları nereye götürdüğüne dair canlı ve çok güzel bir örnekti.

Ev sahibi ile birlikte 9 yelken kulübünden 9 yönetici, yarışlara 38 Optimist, 15 Laser 4.7 ve 15 Laser Radyal sınıfında olmak üzere 68 sporcu kaydı yaptırdı. Birçok yelken kulübünün çalıştırıcısı yarış hazırlıklarına girişmişlerdi bile. Değişik yerlerden gelen 18 yelken hakemi, başhakemin önderliğinde TYF’nin kural ve ilkelerine göre yarış programını oluşturdu. Yarışın ilk günü çalışmalarla sona erdi.    

Yarışın ikinci günü start saat 12.00 de verilecekti. Sporcu, çalıştırıcı, yönetici, hakemlerden oluşan 100’ü aşkın insan sabah 9.00 da kulüpteydiler. Deniz coşmuş, esiyor, çalkalanıyor ve yelkencilerle zaman geçirmek istemediğini açık bir şekilde gösteriyordu tüm katılımcılara.

Yarış merkezi yelken kulübüydü ama yarış mahalli denizdi. Denizde yarış mahalli şamandıralarla hazırlanmalı, sporculara yarışma ortamı oluşturulmalıydı. Ama dediğim gibi denizin canı istemiyordu. İkinci gün sabahtan akşama kadar denizin gönlü olur mu diye beklendi: olmadı…

İkinci günün gecesi bastıran yağmur denizi sakinleştirmiştir umuduyla üçüncü günde herkes büyük bir heyecanla sabahın erken saatlerinde yine kulüpteydi. Görünen o ki yağmur denizi sakinleştirmek yerine daha da coşturmuştu. O gün de denizin köpüklü dalgaları izin verir mi ola deyi sabahtan akşama kadar seyredildi.

Biliniyordu ama bir kez daha anlaşıldı ki insanoğlu denize, doğaya kafa tutamaz. Onunla uyum içinde olmak gerektir. Tabiat, kurallarına uyulduğunda işbirliğine sonuna kadar açıktır. Bilinen bir şey daha pekişti ki; yelken sporu bir doğa sporudur ve denizin izni ölçüsünde gerçekleştirilebilir ve de bu izini almak için sabır sabır sabır gereklidir.

Atalarımız sabrın sonu selamettir demiş ve sanırım bunu denizden öğrenmişti çünkü dördüncü gün yelken yarışına bağrını açan bir derya karşımızda duruyordu. Gerçi sabrın sonunu selamete çıkaran küçük bir yardım vardı; ikinci günün akşamı yağmurdan denizin uslanmadığını gören gök, üçüncü günün akşamı yağmuruna şimşeklerini, yıldırımlarını ve hatta hortumunu  eklemiş ve de anlaşılan o ki deniz gerekli mesajı alarak sakinleşmişti; ama görmezden gelinebilirdi çünkü yarış için denize çıkılıyordu.

68 yelkenci iki gün donatıp tekrar söktükleri teknelerini yine büyük bir dayanışma ile donattılar. Denize çıkma izni verildiğinde kuğular gibi deryada süzülmeye başladılar. Denizdeki iki pelikanın onlar için yaptıkları danslara tekneleriyle katıldılar.

Hakemlerde, hakem botları, kurtarma botları, çalıştırıcı botları görevlilerinde başka bir telaş vardı. Botlar denize çıkarılıyor, malzemeler, şamandıralar yükleniyor, yarış parkurunu kurmak için bir koşuşturmadır gidiyordu. Deniz büyük bir keyifle bu kendine âşık, sabırlı insanları sevgiyle kucaklıyordu.

Yarışlar bitti. Yarışanlar, yarıştıranlar karaya görevlerini yapmanın huzuru ile döndüler. Eksiklikleri olgunlukla tartışıp bir sonrakinde yapmamanın yollarını aradılar. Madalya töreni ile 4 günlük yarışı taçlandırdılar.

Optimist’te yarışan 8-9-10-11-12-13-14-15 yaşındaki çocuklar biraz daha büyümüş, Laser 4.7 ve Radyal’de yarışan gençler biraz daha olgunlaşmış olarak evlerine dönerken, yöneticiler, çalıştırıcılar ve hakemler çocuk ve gençlerimize yani geleceğimize hizmet edebilmiş olmanın mutluluğu ile dönüş yolunu tuttular: hiçbir emeğini, desteğini, yardımını esirgemeyen misafirperver ev sahibi yelken kulübüne, yöneticisine, gönüllülerine ve emekçilerine sonsuz minnet duyarak…

Dr. Nedim İnce         

www.pratikhaber.com    

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

05.05.2009