e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Yenilikçi mi, Yenilik Düşkünü mü?

 Prof. Dr. Yankı Yazgan    

 


http://www.yankiyazgan.com    

Yeni bir akıma niye kapılır, adını bile tam bilmediği bir yazarın fikirlerini benimseyip, niye uygulamaya geçirir ki insan? Yeniye düşkün olduğundan mı, yenilikçiliğinden mi? Yeni düşkünü ile yenilikçi arasındaki ayrımı yapmak ise bazen zor. Kimimiz çabucak sıkılıverir: Nerede yeni bir şey varsa, biz oradayız (yenilik düşkünü). Hedefi yalnızca değişiklik oluşturmak olan yenilik düşkününü oradan oraya sürüklenirken görebilirsiniz. Fikir değiştirmekten ziyade, fikirlerin uçuşması diyebileceğimiz bir ruh halinde olur. Bir konuyu, bir kitabı, bir fikiri "in" yapanlar bu değişiklik meraklıları, yenilik düşkünleri arasından çıkacaktır. "Out" yapanların da aynı kişiler olmasını bekleyin.

Yenilikçiyi ise hedefine yönelik hareket ederken bildik yol ve yöntemlerin dışına çıkabilen olarak tanımlayabiliriz. Bu davranış tarzı serüvenci, sıradışı, devrimci veya avant-garde gibi adlara da uygun ve layık görülebilir. "Bildiğinden şaşan", bunu da bilerek yapan yenilikçiyi kendinize daha yakın bulabilirsiniz. Yenilikçinin "sonu"nun yenilik düşkünününkinden daha iyi olacağını kimseye garanti edemiyorum. Eğer yaşadıklarımızın sonuçlarını sadece başarı ya da hüsran ile ölçmüyor, hedefe giden yolda yaşananların da bir anlamı olduğunu düşünüyorsanız, zaten işin "sonu" gibi bir kavram sizi pek de ilgilendirmeyecektir. Bir “business leader” okur iseniz, bu cümleden sonuç odaklı olmamak gibi (kastedilmeyen) bir anlam çıkartmış olabilirsiniz. Genelleme yapılabilecek bir söz söylemiyorum; tabii ki; sonuç almak çok önemli, yani, kâr etmekJ Ama bugün kâr gibi gözükenin yarın zarar olarak tanımlanabileceğini düşünürseniz, sonuç tanımınıza bir kez daha bakmanızdan bir zarar gelmez.

Yenilik düşkünü ile yenilikçi arasındaki ortak noktaların çokluğu, bazen ikisinin de aynı türden olduğunu düşündürebilir. Acaba bir kategoriden öbürüne geçiş yapmak mümkün mü? Genetik ve davranış arasındaki ilişkileri araştıran İsrailli bir ekip (R. Ebstein ve arkadaşları) 1996 yılında yayımladığı bir ilk çalışmada "yenilik arayışı" diye bilinen temel davranış özelliğinin ilişkili olduğu bir gen keşfettiğini dünyaya ilan etti. DRD4.7 diye bilinen bu geni taşıyanların (yukarıda tanımladığımız anlamda) yenilik düşkünü mü, yoksa yenilikçi mi olduğunu çalışma verilerinden kestirmek mümkün değil. DRD4.7 geni ve davranışlarımız üzerinde ben ve çalışma arkadaşlarımın yürüttüğü araştırma sonuçlarını merak edenler yanki.yazgan@yale.edu ya yazabilirler, ya da “Kalp Çarpar Beyin Böler” kitabımdaki bu yazının genişletilmiş biçimine gözatabilirler.

Bir insanın genine bakmak ile kahve falına bakmayı karıştırma eğilimine girmeyelim. Geçmişlerine bakarak gözleyebileceğimiz farklar var. Aynı genleri taşıyan insanların nsaıl farklılaştıklarını anlayabilmek için başlarına gelenleri ve başlarından geçenleri bilebilmek gerekir. Hayat tarzı olarak, alışkanlıklarından vazgeçivermeye hazır olan bu iki grup arasında geçmişe ilişkin başlıca fark şu: Kuralları anlama ve kuralları uygulama alışkanlıklarını çocukluklarında geliştirebilmiş olanlar yenilikçi, bu alışkanlıkları olmayanlar yenilik düşkünü oluyor. Hayata yenilik geni açısından aynı noktadan başlamış olanlar, birbirine yakın gözüken ama çok farklı noktalara ulaşıyorlar.

Yenilikçi okurlar, yenilik düşkünü okurlar, ya da tam tersiyim diyen okurlar, ne durumda olduğunuzu anlamak için genlerinize baktırmanıza gerek yok. Oyunları kurallarına göre oynayıp oynamadığınızı bir kontrol edin, yeter. Kuralı geliştirebiliyor, anlayabiliyor ve uygulayabiliyor olmanız, kuralı değiştirebiliyor olmanızı da getirecektir, doğallıkla.   

 

Prof. Dr. Yankı Yazgan'a teşekkürlerimizle

Denizce

04.12.2007