e-mail
denizce@denizce.com
 





Sinemalar
Tiyatrolar

Nobel Ödülleri
. Barış
. Edebiyat
. Fizik
. Tıp
. Kimya

Ressamlar
Emin Baba
Fahri Kaptan
Amadeo Preziosi
Ayvazovski
Leonardo DeMango
Titian

Ahlat Müzesi
Atatürk Müzesi
Beşiktaş D.Müzesi
Bursa Kent Müzesi
İst.Oyuncak M.
Hünkar Kasrı
İstanbul'dan Geçen...
İzmir Arkeoloji M.
Pera Müzesi
Rahmi M.Koç Müzesi
Sakıp Sabancı M.
Süreyya Operası
Tahtakuş Et.Müzesi
Yesemek

Metropolitan M.

Cengizhan
Ebru
Frankfurt 2008
Lale D. Çeşmeleri
Osmanlı Müziği
Saray Tiyatroları
Sessiz Gemiler
Süleymaniye Küt.
Terracotta Army
Yazının Kaldığı...
Zeugma ve Mars

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Kültür / Sanat    

  Yeraltındaki İstanbul

 

 


İki dehliz için hazırlanan proje sumen altı edildi.

İstanbul Erkek Lisesi’nin altında, Bizans döneminden kalan ve bir kilise olduğu sanılan yapı topluluğu ile iki adet dehliz bulunuyor. Ancak bu eşsiz tarihî hazine için yapılan restorasyon tasarısının, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından sümenaltı edildiği iddia edildi.

Osmanlı döneminde 1897’de Fransız mimar Alexandre Vallaury tarafından yapılan İstanbul Lisesi’nin (İstanbul Erkek Lisesi) bulunduğu tarihi bina, görkemiyle göz kamaştırırken altında da bir tarih barındırıyor. Ajans Habertürk'ün haberine göre bu eşsiz tarihi hazineyi Habertürk görüntüledi. Bizans döneminden kaldığı bilinen ve kilise olduğu sanılan yeraltındaki yapı topluluğunun restorasyonu için İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na öneri götüren ve bir proje hazırlayan okul yönetimi, 1 yıldır sonuç alamadı.

 

Cağaloğlu’ndan Sarayburnu’na

Kilisenin yanı sıra dehlizleri Sarayburnu’na kadar uzanan yeraltı şehrinin giriş ve çıkışları tedbir olarak beton duvarlarla örüldü. Eski mezunların “Okulun altından girip Yerebatan Sarnıcı’ndan çıkıyorduk” sözleriyle tarif ettiği yapı topluluğu ve dehlizler, okul yönetimi tarafından 1 yıl önce tüm detaylarıyla tespit edildi. Kapılar açıldıkça da yeni dehlizler ortaya çıktı. Sütun başları görülen alan, müstahdemlerce temizlendi.

 

Tünel Beton Duvarla Örülü

Zeminden sonra 3. bodrumda yer alan yapı topluluğunu korumaya alan okul yönetimi, ışıklandırma ve temizlik çalışmaları yaptı. Hırsızlık olaylarına karşı kilisenin giriş ve çıkışları beton duvarlarla örüldü. Sarayburnu’nda birleşen dehlizler kontrol altına alındı. Yeraltı tünelleri ve kilisenin restorasyonu için İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na başvuruldu. Ancak 1 yıldır yanıt alınamadı. Okulun altında bir de 1816’da ünlü İngiliz asillerinden Haden Ailesi’nin kurduğu Haden&Son’s şirketi damgalı buhar makinesi bulundu. Şirketle bağlantı kuran okul yönetimi, 200 yıllık buhar makinesinin restorasyonu için sponsor olmalarını isteyecek.

 

1940’tan Beri Biliniyor

İstanbul Lisesi’nin 30 yıllık Müdür Başyardımcısı Atakan Alan, 1940mezunlarının yer altında kilise olduğundan bahsettiklerini belirterek, “Okulumuz, bu kilise üzerine yeni kolonlar yapılarak kurulmuş. Bu yapı topluluğuna 3. bodrumda ulaştık. Restorasyon için 1 yıldır İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’ndan yanıt bekliyoruz” dedi.

 

İki dehliz Sarayburnu’nda birleşiyor

Okulun altındaki dehlizlerle ilgili hiçbir şey yapılamadığını kaydeden İstanbul Lisesi Müdür Başyardımcısı Atakan Alan, şöyle konuştu:

“Şimdi lise olarak kullandığımız bina, Osmanlı döneminde ‘Borçlar İdaresi’ olan ‘Düyun-ı Umumiye’ için inşa edilmiş. İTÜ’den eski mezunumuz, bu alandan tüplerle Sarayburnu’na doğru ilerledi. Ancak bazı alanlarda göçükler olduğunu bildirdi. Risk almamak için geri döndüler. Yerebatan Sarnıcı ve Sirkeci Büyük Postane’ye çıkan 2 dehliz, daha sonra Sarayburnu’nda birbiriyle birleşiyormuş.”

 

‘Aya İrini gibi kullanılabilir’

İstanbul Lisesi’ne kısa süre önce atanan Müdür Dr. Sakin Öner de, dehlizlere ilk kez Habertürk muhabirleriyle indiğini belirterek şunları söyledi:

“Şehir efsanesinin gerçek olduğunu gördüm. Heyecan verici. Gün yüzüne çıkarılmasını bekliyoruz. Bu yapının, binada görev alan gayrimüslim personel tarafından ibadethane olarak kullanıldığını da öğrendik. Burası akustiği olan, Aya İrini gibi konserler için kullanılabilecek, turizme kazandırılabilecek çok özel bir yer.”

 

Şadi Gücüm'e teşekkürlerimizle

Denizce

04.02.2011