|

Hemcinslerinin aksine yılkı atları yularsız, eyersiz
alabildiğine ‘özgür’. Yemyeşil çayırlarda uçarcasına süzülürken,
onları izlemek garip bir ürperti verir insana.

Duygularıyla, hisleriyle insanoğlunun kendine en yakın
hissettiği atlar aynı zamanda insana en çok vefa gösteren,
düşeceğini hissettiği anda sahibinin canı yanmasın diye
yavaşlayıveren son derece de asil bir canlıdır. Yılkı atlarında ise
dağlardaki yaşam içinde artık insanoğluna değil de birbirlerine olan
vefa duygusu hayranlık uyandıracak derecededir. Baskın olan
özellikleri ise özgürlüğe tutkuyla bağlı oluşlarıdır. Bu yüzden bir
kez gördüğünüz noktada bir daha bulamazsınız yılkı atlarını. Çünkü
sürekli yer değiştirirler. Bütün bağlardan azade olduklarından
küçücük haralar değil uçsuz bucaksız dağların, ormanların sınırları
kadar geniştir yaşam alanları. İstedikleri yöne koşmanın, başına
buyruk yol almanın tadını çıkarırlar. Hemcinslerinin aksine yılkı
atları yularsız, eyersiz alabildiğine ‘özgür’. Yemyeşil çayırlarda
uçarcasına süzülürken, onları izlemek garip bir ürperti verir
insana. Sanki ‘özgürlük’ hissinin ete kemiğe bürünmüş halidir yılkı
atların başı dumanlı dağların eteklerinde başınabuyruk bir hayat
sürmeleri…
Rüzgârla Dans Eden
Asalet
Yılkı atları ürkektir; mesafe koyarlar insanoğluyla
aralarına. Sözgelimi 50 metre bile yaklaşamazsınız. Zira korkup
kaçarlar sürüleriyle birlikte ve arkalarından bakakalırsınız.
Seyrine doyulmaz manzaradır yılkı atlarının ‘özgürlük’ dansı…
İnsanoğlunun tahrip eden ve tüketen, azaltan yanına rağmen yeniden
var olmanın ve var etmenin, yeni başlangıçların seremonisi gibidir
yılkı atlarının rüzgârla yarışan halleri… Dağlar ve atlar ne çok
yakışır birbirine. Dağların heybetine atların asaleti nasıl da denk
düşer. Arap ya da İngiliz atı gibi asil bir soydan gelmezler ama
yılkıların asaleti zincirlerini kırmalarından gelir. Dağları mesken
tutmalarından da. Özgürlüğe yazgılı olmaları da hayranlık vericidir.
Yeni Başlangıçların
Seremonisi
Yılkı atları, 10–12 atlık gruplar halinde dolaşırlar. Her
öğreğin bir lider atı vardır. Özgür dediysek yılkıların bile belli
sorumlulukları vardır. Zira kışın zor şartlarında yaban hayatında
kendilerine saldırmak isteyen kurtlarla mücadele etmek için bir
arada olmak zorundadırlar. Kışın yiyecek bulmak yılkı atları için
zorlu bir hâl alır. Yaşadıkları alanlar karla kaplandığında
burunlarıyla karı delerek altındaki otlara ulaşırlar. Su
ihtiyaçlarını ise dere yataklarından, eriyen kar sularından
gidermeye çalışırlar.

Ağaçların altı da hemcinslerinin haralardaki güvenli
yaşamları kadar olmasa da sığınaktır. Yılkı atları, insanlardan
mümkün olduğunca uzak durmaya ve doğaki yiyeceklerle hayatını
sürdürmeye çalışırlar. Son yıllarda artan çevre kirliliği, su
kaynaklarının kimyasal atıklarla zarar görmüş olması yılkı atlarının
yaşam mücadelelerini zorlaştırıyor. Bu yüzden orman müdürlükleri,
yaban hayvanlarına destek olmak amacıyla kış aylarında ormanlık
alanlarına yem bırakarak onların hayatta kalmasını sağlıyorlar.
Yazı
: İpek Tanır
Fotoğraflar: Akgün Akova
Kaynakça:
SkyLife - Mart 2010
İpek Tanır ve
Akgün Akova'ya teşekkürlerimizle
Denizce

24.03.2010
|