Denizce
  e-mail denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Dost Köşesi   

  Nevada Çölünde 11, Türkiye'de 22 Marina Var...             Yılmaz Dağcı

 

 

İlk defa 1952 yılında ondan sonra da belli aralıklarla gittiğim Las Vegas’a bu yıl kaçıncı seferimi yaptığımı bilmiyorum. Ancak sizi bir rüya aleminde yaşatan ve özellikle son 10 yıldaki gelişmeler karşısında şaşırmadan, kendinden geçmeden yürümenin pek mümkün olmadığı şehirden, şovlardan, shopping’ten uzaklaşıp  civarı dolaşmaya karar verdim.

Las Vegas’a gidilir de kumar oynanmaz mı diyenlere: 

Bana her yönü ile Atatürk Barajını andıran 1936 yılında yapıldığında dünyanın 8nci harikası diye adlandırılan “Hoover Dam” barajını,

Bu barajın yarattığı ve kıyı uzunluğu 1300 km. civarı Lake Mead gölünü,

Barajdan başlayıp Arizona eyaleti üzerinden Meksika sınırına inan, iki ülke arasındaki sınır boyunda 5 km. gittikten sonra  Gulf of Mexico’da Pasifik okyanusuna dökülen “Colorado” nehri kıyısını,

Bir çöl faresinin dahi geçmekte zorlandığı Nevada’da kovboy filmlerinde öldürülmeleri ile adeta insanlığı kurtulduğuna inandığımız kızıl derilerin bu çöllerde  nasıl ve ne ile yaşadıklarını,

Dünyanın en enteresan ve arasına / içine helikopterle 4000 feet veya yaklaşık 1300 metre inerken helikopterin  pervanesi hangi yamaca değecek diye içinizin ürperdiği “Canyon” ları,  

21 yüzyılda “çevre korunmasının” göl, nehir ve yol kıyılarında nasıl gerçekleştirildiğinin en canlı örneklerini,  

“NEVADA” çölü diye gülüp geçtiğimiz yerlerde görmenizi öneririm.

Her biri 5.000 odalı, günde 50.000 üzeri insanın girip çıktığı ve kıymeti 2.5 milyar doları aşan oteller,   520.000 nüfusunun %12 geliri 100.000$ ve üzeri, %45’inin geliri 50-75.000$ olan,  yerli ve yabancı turistin  geçen yılki cirosu 30 milyar doları aşan, kadın, kumar ve  içkinin adeta sınırsız ve  yan yana olmasına rağmen hiç bir yerde hiç bir polis görmediğim gibi tek bir kavga ve gürültüye  bugüne kadar bir kere olsun rastlamadığım Las Vegas şehrini arkada bırakıp   “Mead” gölü kıyısına ve orada gezmek  imkanını bulduğum 9 marinaya gidelim.

Şehrin dışında karşılaştığım ilk uyarı levhasında :

Bölgemizi koruyalım, çöle çöp atmanın cezası  1.000$” görünce kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde arabadan atılan çöpü  nasıl görüp 1.000$ ceza kesiyorlar? Bir denesem mi diye içimden geçti ama hem bir çevreci olmam, hem misafiri olduğum ülkenin kanunlarına saygılı olma sorumluluğum  hem de rakkamın büyüklüğü nedeni ile bu denemeyi yapmadım.

İkinci enteresan nokta en ücra köşelere kadar bütün yolların mükemmel şekilde işaretlenmiş olması idi...

Üçüncü enteresan nokta gezdiğim her marinada teknelerini göle sokmak isteyenler için ücretsiz “rampa” zorunluluğu idi...En küçük marinada iki, biraz büyüklerde tam 8 şeritli yani aynı anda sekiz otomobilin yan yana ve geri geri giderek getirdikleri tekneleri suya indirme imkanı veren rampalar..

Rampa  yakınında otoparklar ve otoparklarda üstü kapalı  beton masa ve sıralar ve  her masanın hemen yanında yere sabitlenmiş balık  veya et kızartmak/pişirmek için “ocak”lar..

Her oto parka giriş yerinde  içinde tazyikli bol su, balık kılçıklarının ayıklanmsı ve ezilerek hayvan yemi olarak kullanılmasını sağlayan “Fish Cleaning”mekanizmalı balık temizleme masaları...

Haziranda 50 dereceyi aşan sıcak çölde hafta içi belki hiç kimse gelmese de  “air condition” lu, sıcak ve soğuk suyu bol  bay–bayan tuvaletleri...

Adım başında temiz,  kokmayan  çöp torbaları...

Marinaların hemen hepsinde yüzer iskeleler... teknelerin arasında “parmaklar” ve en az kapasitesinin %35 gölgede bağlanmasını sağlayan üstleri “kapalı“ yat garajları !..

Göl bölgesine özel bir kapıdan giriliyor... 5 gün geçerli ziyaretçi bileti araba başına (içinde kaç kişi olursa olsun) 5 dolar... Gölde balık tutmak isteyenler için ayrıca günlük, haftalık, aylık veya yıllık balık tutma belgesi satılıyor... Bir hafta için avlama bedeli 10$ civarı... Bugüne kadar tutulmuş en büyük balığın ağırlığı 35 kg. kadardı yanında  bir resim çektirdim.

Marina çevresi,  giriş–çıkışlar, göl ve nehirler gayet güzel, kolay anlaşılır şekilde  işaretlenmiş hem navigasyon kolaylaşmış hem kaza riski azaltılmış... 10-12 metre boyunda  bir motorbot’un  1 saatlik kirası 50 dolar... Günlük ve daha uzun kiralama için özel indirimler yapılıyor...

Marinalarda palamar hizmeti verilmiyor; buna mukabil kışlık konaklama boya onarım ve bakım hizmetleri var. Gezdiğim marinalardan en büyüğü 200 çatı altında olmak üzere 450 tekne, en küçüğü 120 tekne kapasiteli idi.

Yelkenli sayısı çok az kiralık motorbotlar, 150 kişi alabilen “sight seeing” tekneleri bol miktarda mevcut... Bir marinada da yandan çarklı, mississipi tipi  nehir teknesi turist gezdiriyor  ve eski Amerikan filmlerinde de gördüğümüz gibi içinde kumar oynanabiliyor... Göl’de bir  teknede de olsanız Nevada kurallarına göre kumar serbest! Bu tip teknelere ve oyunlara sadece turistler rağbet ediyorlar...

 

Hazır Nevada-Arizona derken Colarado nehri kıyısından Californiya’ya da girince şu  çok önemli olayı duyurmak istiyor ve Denizce'nin desteğini rica ediyorum:

 

9-12 Ocak 2005 tarihinde San Diego, Calif. da  2005 International Marina Konferansı yapılacak.
 

Üyesi olduğum  ICOMİA (Int’l  Council of Marine Industry Association)‘ın öncülüğünde

The Marina Operator’s Association ( MOAA),

The National Marine Manufacturers Association (NMMA),

The Int’l Marina Institute,   ( IMI ),

The American Boat Builders   & Repairers Association (ABBRA),  ve

The Yacht Harbour Association, London (Y.K.üyesi olduğum TYHA),

gibi  bu konuda dünyanın en ileri kuruluşlarının hazır olacağı ve 4 gün sürecek bu konferansta; Yat turizmi  ve  dünya marinacılığının  geleceği konuşulacak  ve eminim önemli kararlar alınacak.

Bu  uluslararası platformda:

Yat/Deniz Turizmi,

Marinacılık,

Yat Kiralama,

Mavi Yolculuk,

Deniz Kirliliği, Çevre

v.b. konular ile ilgili kişi ve kuruluşlar tarafından temsil edilmesi Türkiyemiz yararına olacaktır.

Alakalıların en geç 1 Eylül 2004 tarihine kadar  Deniz Ticaret Odasına telefonla
[0212-252 0130 ref.Capt.Yılmaz Dağcı] başvurmaları rica olunur.

 

Sevgi ve Saygılar,

 
Capt.Yılmaz Dağcı
DTO Y.K.Başkan Danışmanı
 

Yılmaz Dağcı'ya teşekkürlerimizle,

Denizce

13.07.2004