e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Dost Köşesi    

  Yusuf Köprülü  / Demirleme Teknikleri
 
 

Sevgili Dostlar,

Bir önceki RÜZGAR YÜKÜ başlıklı yazımda çeşitli rüzgar kuvvetlerinin teknelerimiz üzerinde meydana getireceği yükleri, diğer bir deyişle çapalarımızın maruz kalacağı  yükleri bir tablo halinde görmüştük. Bu çizelgeye eklenecek bir husus da tablodaki yüklerin normal gabarilerdeki tekneler ve akıntısız bir ortam için veriliyor olması. Teknenizin normal gabarilerin üzerinde, havaleli bir tekne olması veya bulunduğunuz bölgede akıntı varlığından şüphe etmeniz halinde ise çizelgedeki bir üst yükü almanız daha doğru olacaktır.

İlk yazımda teknelerimize binen yükler hakkında bilgi sahibi olmamızın, demirleme tekniklerini öğrenmede ve çapa seçimimizde bizlere yardımcı olacağını, denizde demirleyecek bir denizcinin, bu tablo ile belki de daha önce bilmediği kuvvetler hakkında bundan böyle bilgi sahibi olabileceğinden bahsetmiştim.  

Tablomuz önümüzde, bizler artık teknemizde hangi mertebede yüklerle uğraşacağımızı biliyoruz. 

Denizcilik literatüründe ve geçmişte demirler, demirleme teknikleri hakkında bir çok özgün yazı ve derleme yayınlandı. Ben de bu bilgi dağarcığına değişik formda bir yazı dizisi ile, yani derlediğim teknik bilgileri kendi deneyimlerimle  harmanlayarak, iddiasız, bir sohbet formu  şeklinde katkıda bulunmak istiyorum. Deneyimli dostlarımın hoşgörüsüne sığınır, deneyimsiz arkadaşlarımın işine yarayacağını umarım.
 

DEMİRLEME TEKNİKLERİ  

Her tekne kullanan kendi teknesinin kaptanıdır. Demir  tipi seçimi ve demirin atılması şekli de  her kaptanın kendi bileceği bir karar ve usuldendir. Genelde amatörlükten bahsettiğimize göre  amatör kaptan tecrübesiz olarak başladığı bu hayatta  yaşadığı olaylar ve deneyimlerden ders çıkartarak tecrübe kazanır. Genelde yıllar sonra geriye bakar ve "yahu ne cesaretli imişim, çapa tipi, zemin tipi neymiş? Zinciri sermek mi gerekirmiş, kaloma miktarı mı? Çapayı atardık o kadar......." diyebilir. Bilmediğine, ancak bilir geçindiğine üzülebilir. Bence denizde öğrenmenin yaşı ve sonu olamaz. Yıllarını denizlere vermiş deneyimli her kaptan dahi her yeni olayda yeni şeyler öğrenir, karşılaştığı olaylardan yeni dersler çıkartır.

Demirleme teknikleri hakkında kaleme alacağım yazı dizimi numaralanmış bir alt  başlık dizisi ile sürdüreceğim. Bu yazımda ilk iki alt başlık, "Çapaya Gelecek Yükün Tahmini" ve "Çapa Tipi Kararı" yeralacaktır.

 

DEMİRLEME TEKNİKLERİ

MADDE 1-Çapaya gelecek yükün tahmini

Öncelikle demirlemenin hangi gaye için yapılacağına karar verilmelidir. Bu maddeye demirlemek için önem derecesi de diyebiliriz. Örneğin; geçici bir 15 dakika için palpaliman bir havada etrafı açıklık, dibi kum, düz ve 4 m derinlikteki bir yere demir atmanın önemi ile; çevresinde diğer teknelerin olduğu, dar, arkası kayalık, dibi erişte, birden derinleşen, rüzgarın artması ve yön değiştirmesi beklenen, gece teknede yatılacak bir durumun önem derecesi farklı olacaktır. Birinci durumun önem derecesi  örneğin 1 ise ikinci şıkkınki 8 olabilir. Dolayısı ile demirleme gayemize göre  Rüzgar Yükü Tablomuza danışmak, hangi kuvvette bir rüzgara hazırlıklı olmak istediğimize karar vermek gerekebilir.

Örneğin, birinci şıkta  tabloya bakmadan demiri gelişigüzel bırakılabileceğimiz halde, ikinci örnekte 40 knot rüzgarı seçmek ve çapamızın bu yükü tutabileceğinden emin olmaya çalışmamız, dolayısı ile doğru bir demirleme yapma uğraşısına girmemiz kaçınılmaz olacaktır. Birinci şık için demirin taraması riski çok düşük, tarasa bile getireceği tehlike minumum iken, ikinci şık için maksimumdur. Dolayısı ile ikinci şık için tekneyi yerinde tutacak ve rüzgar yükünü karşılayacak çapamız bu yükü her şartta  taşıyabilmeli ve o zeminde kendisini bırakmamalı; tekneye, içinde uyuyanlara ve çevreye zarar vermemelidir.

 

MADDE 2-Çapa tipi kararı

Eğer teknenizde tek çapanız varsa  ve alışageldiğiniz denizler ve mahaller dışında seyir ve konaklama yapmayı düşünüyorsanız; örneğin, Marmara’ya alışık iken Ege veya Akdeniz’e inmeyi düşünüyorsanız, bu denizlerde tecrübeniz yoksa, bu madde özellikle sizler için faydalı olacaktır. 

Genelde geceyi marinada veya barınakta veya emniyetli tonozunda geçiren, günlük gezisi sonunda emniyetli yerine dönen, gece alargadaki teknesinde uyumayan, farklı denizlere çıkmayan denizciler  çoğunlukla tekneleri ile birlikte gelen tek çapalarını kullanırlar. Umumiyetle çapalar hakkında bilgi arayışı içine girmezler ve  günübirlik alargada kaldıkları  her zemin ve havada ayni çapayı atarlar. 

Ancak çeşitli denizlerde gezen, uzun mesafeler geçen, koylarda kıyılarda gece alargada kalan denizciler, teknelerinde kendi deneyimlerinden gelen bir kaç adet ve çeşit demir taşırlar ve sonu gelmeyen bir enerji ile mükemmel demiri, yani nihai çözümü ararlar. Onlar için nihai çözüm; her zeminde ve havada çalışan ideal çapayı bulmak ve teknede taşınan adeti  baş ve  kıç olarak ikiye indirmektir. 

Denizlerde çapada kalmaya müsait deniz zeminleri  bölgesel oldukları kadar yerel olarak da değişiklik gösterirler. Kendilerine  has sayılabilecek zemin yapıları, koyları ve  rüzgarları ile örneğin bir Ege, bir Akdeniz  örneğin bir Marmara  denizinden farklıdır. Çeşitli denizler bu farklı özellikleri dolayısı ile farklı demirleme tekniklerinin  doğmasına da sebep olmuşlardır. Örneğin baştan demir, kıçtan ağaca veya karaya uzun koltuk alarak demirleme  literatürde "Akdeniz Usulü" demirleme olarak yerini  almıştır. 

Aslında konuyu "niçin bir sürü çapa?" sorusuna cevap aramaya getiriyorum. Yukarıdaki belirttiklerimle birlikte bu soruya cevap; farklı zeminlerin ve bu zeminlere uygun  farklı tipteki çapaların ve yine farklı çapaların farklı  tutma kuvvetleri olarak  verilebilir. Örneğin çamur kil kadar, yumuşak kum sert kum kadar, 32 derecelik bir danforth çamur da 45 derecelik bir danforth kadar, 8 kg’lık bir bruce 11 kg’lık kadar......tutmaz. Dolayısı ile tutma kuvveti çapanın fiziki kırılma ihtimalinden ziyade, zeminin tutma kabiliyeti ile çapanın tipine bağlıdır. 

Daha iyi bir fikir vereceği umudu ile örneği kendi teknemden vermek istiyorum. 

a- Teknemin baş tarafında iki adet kullanıma hazır ana çapam mevcut. Birinci çapam çapa tablolarından kendi tekne boyumun iki boy büyüğüne uygun olarak büyük seçilmiş, Yani [iki] kategori büyük tekneyi 30 knot rüzgarda, benim ebadımı ise 42 knot üzeri rüzgarda tutabileceği ticari olarak yayınlanmış. Bruce tipi fırtına-storm anchor. Bu çapa kum, kil, nispeten çakıl-kumlu kaya’da çok kolay tutmakta, ancak eriştelik zeminlere saplanamamakta. Sadece ağırlık olarak davranmakta ve kısa zincir kaloması verilmiş eriştelikte 6 ve üzeri havada erişte üzerinde kayarak tarayabilmektedir. Ancak bu çapa eriştelik dışındaki kumluk ve benzeri alanlarda, rüzgar yönü değişikliklerinde çapa dikeyinde kum içinde yerinde dönmekte ve yerinden çıkmadığı için en güvenilir çapa katagorisine girmektedir. Dolayısıyla  erişte harici bölgelerde bu çapayı kullanmaktayım. Marmara denizi bilhassa İstanbul kıyıları kum/balçık karışımı olduğundan, bu çapaya genelde Mamara’daki asli çapam diyebilirim. Not: Yabancı demirleme terminolojisinde bir ebat tekneyi 30 knot’a kadar tutacağı listelenen çapaya, o tekne boyu için "working anchor" deniyor. Ben bunu "gündelik çapa" olarak tercüme ettim.Türkçe literatürde başka bir karşılığını bulamadım. 42 knot’a kadar tutan çapalara ise fırtına-storm çapası deniyor. Dolayısı ile bir çapa imalatçısının, tekne boyunuzu 30 knot’a kadar tutan çapasını seçerseniz, gündelik çapanızı seçmiş olursunuz. Genel olarak tekne boyunuza denk gelen fırtına çapası ebadını seçmenizi, eğer elinizde yeterli doküman yoksa,  tekneniz için söylenen boyun bir büyüğüne gitmeniz pek yanlış olmayacaktır. 

b- Genelde Ege ve Akdenizin (özellikle Ege’nin demirlenecek yerlerinin (bana göre ve tecrübeme göre tahminen %80’e yakın kısmı)) erişteliklerden meydana gelmekte. Denemelerim eriştelikte Bruce çapanın dibe saplanamadığını tesbit ettiğine göre, erişteliğe saplanabilen bir çapanın gereği kaçınılmaz oluyor. Tercihim, alt ucuna kurşun eritip ağırlaştırarak ucunun dalmasına yardım ettiğim pulluk tipi (CQR) bir çapa. Bu iki çapa başta ayni burun çiftli makarasında yan yana durmakta ve zemin tipine göre ırgat zinciri ucuna bir kilitle bağlanarak değiştirilebilmekte. Son yıllarda çapaları zincir ucuna bağlarken  fırdöndü kullanmıyorum. Zor zeminlerde fırdöndüsüz zincirin çapayı zemine saplamada daha başarılı olduğuna kanaat getirdim. Ayrıca bu bağlamda fırdöndüden de şu ana kadar bir fayda gördüğümü söyleyemem. Son yıllarımda karşılaştığım  bir çok yabancı yatçının da fırdöndüden vazgeçtiğini özellikle gördüm. 

c- Baştankara yaklaşmalar ve yedek çapa olarak kullandığım çok pahalı ancak verdiğim paraya değdiğine kanaat getirdiğim alüminyum alaşımı hafif Fortress marka kıç çapam.

Burada bazı dostlarım kıç çapasına ne gerek var, kıç çapası nedir, ne işe yarar diyebilirler. 

Kıç çapası özellikle manevra alanı dar barınaklara girerken, kıçtan elle atılarak baştan kara yapılan veya kıçtan kara yanaşmanın dümen palasını tahrip etme ihtimali olan dibi sığ veya kaya döküntüsü olabilecek rıhtımlara baştan yanaşırken veya havanın patlayıp ikinci çapanın botla veya diğer bir usulle atılması gerektiğinde kullanılma gayesi ile genelde tekne kıçında taşınan çapadır. Bu çapaya yedek veya acil durum çapası da denilmektedir. Çapanın hafif olması kullanımını ve taşınmasını kolaylaştırmaktadır.

ÖNEMLİ TAVSİYE: Genelde bilmediğiniz, portolonunu görmediğiniz tüm rıhtım ve  benzerlerine ilk denemenizde baştan kara giriniz. 

Bu çapam ucunda 10 m zincir, gerisi esnek naylon ipten müteşekkil bir takımla arka kıçta kullanıma hazır durmaktadır. Yedek çapa olarak botla taşınması ve atılması çok kolay ve emniyetlidir.  

d- Ambarda, ırgat problemi ile doğabilecek tehlikeli sürüklenmeler, kayalara gitmeler için bilhassa kayalık zemine takılabilecek portatif balıkçı benzeri çapa. Bu çapayı şu ana kadar herhangi bir  kullanma gereğim doğmadı. Ancak kendisi ambardaki yerini korumakta.

 

Bir dahaki yazımda devam etmek  üzere...
Rüzgarınız kolayına,
pruvanız neta olsun !

 

                                                                 Sevgi ve Saygılarımla
                                                                      Yusuf Köprülü

                                                                              
                                                                                                                           12.10.2002