|
Sevgili Dostlar,
Demirleme
teknikleri ile ilgili yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
MADDE
3-DEMİRLEME YERİNİN
SEÇİMİ
Demirlemeye karar veren yatçının aşağıda belirtilen hususları
göz önüne alarak demir yeri seçimi yapmasında büyük fayda
vardır.
-
Demir yeri mevcut ve muhtemel rüzgarlara ve bunların
yaratacağı denizlere karşı azami derecede korumalı olmalıdır.
-
Acil bir durumda ve gece karanlığında kolayca derin denize
çıkabilecek manevra alanına sahip, kaya ve sığlıkların
tekneyi hapsetmediği bir yer olmalıdır.
-
Tercihan gece karadan esen kuvvetli rüzgarların ve
civarnaların, tekne tararsa sığlık ve kayalara değil, tekneyi
derin denizlere ve açığa sürükleyeceği konum seçilmelidir.
-
Birden derinleşmeyen tatlı eğimde geniş bölgeler tercih
edilmelidir.
-
Pilot kitaplarda gösterilen mahaller ve iyi tutan zemine sahip
yerler tercih edilmelidir.
-
Seçilecek demir yerinin derinliği teknedeki zincir veya halata
yeterli kalomayı verebilmeye uygun olmalıdır. En makbul
demirleme derinlikleri 3-6 metre arası derinliklerdir. Tatlı
bir eğime sahip etrafı geniş yerler en uygun mahallerdir.
-
Tekne değişik yönlere salsa dahi mevcut su üstü
engellerden (ada, tekne, şamandıra, rıhtım vs)den uzak
kalmalıdır.
-
Tekne saldığında su altı engellerden (kaya, sığlık vs)uzak
kalmalıdır.
-
Tekne saldığında diğer demirlemiş teknelere çarpmamalı, rüzgar
döndüğünde veya tekneler çeşitli yönlere döndüğünde,
çapanızdan teknenize kadar ki metre yarıçaptaki bir bölge
diğer teknelere çapariz vermemelidir. Burada ayni rüzgar
yönüne dönen farklı yapıdaki teknelerin farklı davranış ve
dönme hızları gösterebileceğini unutmayalım. Örneğin Rüzgarın
yön değiştirmesi ile ahşap ve ağır bir tekne ile hafif bir
fiber tekne birbirine paralel dönmeyebilir. Fiber ve salmasız
bir tekne daha önce dönerek ağır hareket eden ahşap teknenin
üzerine düşebilir.
-
Tekne
taramasının fark edilmesini sağlayacak, karadan alınabilecek
bir kerterizi olan bir nokta tercih edilmelidir.
MADDE 4-ÇAPA
ATMA VE TUTTURMA MANEVRASI
Bir üst
maddeye uygun olarak göze kestirilen bölgeye ve noktaya doğru
rüzgar baş bodoslamadan alınarak, rüzgar üstüne 1-2 knot hızla
gidilir. İstenilen noktaya yaklaşıldığında hız kesilir ve
neredeyse durulur, dümendeki kaptanın at komutu ile baş
üstündeki yardımcı, çapayı bırakır. Genelde ırgat tipine göre
çapa birkaç çeşit atılabilir:
-
Irgatı boşlayarak, çapayı serbest düşürülerek
-
Manual olarak ırgattan başüstüne alınmış 10-15 metre zincir
kalomasını, çapayı elle atarak peşinden sürükleterek.
(Bu atış şekli, atma ve çekmesinde selenoid kontrollu anahtar
kullanan elektrikli ırgatların yavaş hareketi dolayısı ile hız
istenen ve etraftaki darlık neticesinde tam hedeflenen
noktanın vurulması gereken, teknenin rüzgardan salmasının
istenmediği durumlarda kullanılır)
-
Etrafı boş, sıkışık olmayan bölgede selenoidin kendi hızında
yavaş yavaş bırakılarak.
Çapa
atılır ve genelde derinliğin(kendi deneyimim-kaloma
zincirse)1.5-2 misli bir kaloma ile tekne geri harekete
başlatılarak yavaşça zincirin boşu alınarak çapa sürüklenir ve
zemine tırnak takması gerek boş zincirin gerilmesinden,
gerekse tekneyi tutmasından gözlenir.
Tekne geri
harekete iki türlü başlatılabilir:
-
Rüzgar kuvveti yeterli ise motor boşta, rüzgarda geriye
sürüklenmesine müsaade edilerek.
-
Motor
gücü ile tornistan yapılarak.
MADDE 5-ÇAPA TUTTURMA
Genelde
Danforth ve admiraltı çapalar dibi tuttuklarını ilk tırnak
geçirişlerinden itibaren sert bir tutuş (silkme)hissettirerek
belirtirler. Buna mukabil pulluk tipi çapalar bilhassa
eriştelikte, bruce tipi çapalarda kumluk ve sert kumluk
alanlarda ilk başta zemine ilk tırnak takmalara bunlar kadar
sert cevap vermezler. Bu tip çapalar yan düşmüş şekillerde de
tutarlar veya tutar görünürler.
Deniz
dibinin görülmediği alanlarda çapanın zemine dalıp dalmadığı
gözle görülemez. Müsait denizlerde ve yazın ben şnorkelle çapa
üzerine yüzer ve çapayı incelerim. Tabi olarak bu soğuk deniz ve
hava şartlarında, bulanık ve derin denizler için geçerli olamaz
. Dibi görünür sularda çapayı takip etmenin en iyi yolu çapanın
beyaza boyanmasıdır. Tavsiye ederim.
Çapanın
tuttuğu iki türlü kabul edilir.
Tırnak
takması sert davranışlı olan çapların bu sert davranışı
göstererek tekne hareketini durdurduğunda,
CQR ve
Bruce tipi çapaların zinciri gerdiğinde veya tekneyi tuttuğunda.
Not: Tam
oturmamış CQR ve bruce tipi çapalar tekne onları gerip
oynattığında zemine yavaş yavaş da işleyebilirler. Dolayısı ile
zinciri gerdiği anı tuttu addedip zincir kaloma vererek kaloma
serilmeye başlanabilir. Bu genelde şansa bırakılan bir tutuş
şeklidir düşük rüzgar şiddetlerinde başarılı olabilir. Garantili
yol tuttuğuna inanılan demirin yumuşak bir tornistan artışı ile
gerilerek zemine geçirilmesi ve tutmasının test edilmesidir.
Sonunda demir full tornistanla denenir.
Her tekne
tornistanda zincire motorunun gücü ile orantılı bir kuvvetle
asılır.
Bu
kuvvetleri aşağıda veriyorum. Bu tablodan motor gücünüz ve
karina tipinize göre teknenizin full tornistan gücünü
bulabilirsiniz.
|
Shaft
|
HP |
25 |
50 |
75 |
100 |
150 |
200 |
300 |
400 |
500 |
|
True Displacement Hulls
(Shaft HP x 20) |
lb |
500 |
1000 |
1500 |
2000 |
3000 |
4000 |
6000 |
8000 |
10000 |
| kg |
225 |
450 |
675 |
900 |
1350 |
1800 |
2700 |
3600 |
4500 |
|
Semi Displacement Hulls
(Shaft HP x 15) |
lb |
375 |
750 |
1125 |
1500 |
2250 |
3000 |
4500 |
6000 |
7500 |
| kg |
169 |
338 |
506 |
675 |
1013 |
1350 |
2025 |
2700 |
3375 |
|
Fast, Planing Hulls
(Shaft HP x 10) |
lb |
250 |
500 |
750 |
1000 |
1500 |
2000 |
3000 |
4000 |
5000 |
| kg |
113 |
225 |
338 |
450 |
675 |
900 |
1350 |
1800 |
2250 |
Alargada geceleyecek teknelerin motorla çapa oturtması yapmasını
önemle tavsiye ederim. Burada bilhassa deplasmanlarına gore
düşük motor güçlerine sahip yelkenli teknelerin tornistan
güçlerinin düşük,
dolayısı ile çapalarına bindirip deneyebilecekleri asılmaların
rüzgar yükü tablomuzdaki çok düşük rüzgar yüklerine tekabül
ettiği kolayca görülebilir. (bknz rüzgar yükü yazımız) Örneğin
10 metre boyunda 25 BG motora sahip full deplasman bir tekne
full tornistanda ancak 225 Kg asılabilmektedir ki,
bu
da çapamıza bindirebildiğimiz deneme yükümüzün 15 knotluk bir
rüzgarın yaratacağı asılmaya eşdeğer olacağını göstermektedir.
Ancak bu deneme her zaman şans almaktan daha iyidir ve gece
alargada kalacak her tekne tarafından uygulanmalıdır. Burada
dikkat edilecek bir husus çok hızlı tornistan yapmamaktır.
Çapaların ilk tırnak takmasını müteakiben çok sert yapılacak
tornistanlar çapanın yerden kopa kopa kaymasına ve teknemizin
metrelerce kaymasına sebep olur. Tornistan hareketi çok yavaş
başlamalı ve çapayı yere yavaş yavaş gömmeye çalışmaya yönelik
olmalıdır.
Yine
de çapanın tutmasının bir şans işi olduğuna bazen bir defada
bazende beş defada tutacağına inananlardanım. Tecrübeli kaptan
acemi görünmekten korkmaz,
defalarca dener,
çapasının tuttuğundan emin olup huzur bulmaya çalışır. Bir
defada tutturma kompleksini yenmiş kaptan tecrübeli olandır.
Not:
Ege ve Akdenizde gördüğüm değisik bir demirleme şeklinden
bahsetmeden geçemeyeceğim.
Bu çeşit çapa atmada tekne rüzgarı iğnecikten alarak
rüzgaraltına harekette iken çapasını atar ve ileri hareketle
ardında kalan zinciri ve çapayı çekip takmaya çalışır. Taktıktan
sonra kalomayı ileri doğru vermeye devam eder ve boşa alır.
Tekne boşta rüzgaraltına salar ve durur. Bu tip demirleme teknik
olarak kolay ancak kendi teknemde denemeye cesaret edemeyeceğim
bir uygulamadır. Zincir üzerine yürüyen tekne her an zincir
tahribatına maruzdur. Bu tip demirleyen teknelerin
karinalarının,
tekne zincir üzerinde yürüdüğü için nasıl tahrip olmadıklarına,
kaptanların bu riski nasıl aldıklarına hala akıl sır erdiremedim.
Tek düşünebildiğim teknesi ahşap ve görmüş geçirmiştir. Bir kaç
ilave sıyrık birşey farkettirmeyebilir.
Yine de muhakkak vardır bir bildikleri ?
MADDE 6-KALOMA VERME
Bu konuda çok şey söylemek istemiyorum. Kısaca derinliğin bir
kaloma boyu sayıldığından hareketle zincir kullanan teknelerde
minimum 3 :1 kaloma,
Zincir+ip kullanan teknelerde 5:1,
sadece ip kullanan teknelerde 7:1 kaloma bırakmasını öneririm.
Kaloma miktarı çapa tutma kuvvetini direk olarak etkilemektedir.
Bazılarımızın diyebileceği "tekneyi çapa değil zincir tutar"
değimini yanlış irdeleyerek çapanın tutmasını geri plana
atmamak lazımdır. Serilmiş zincirin yükaltında zeminden
kalkacağını unutmayalım. Kalkan zincirin asılma kuvvetinin,
çapaya kadarki kalkmayan kısmının zemin üzerindeki sürtünme
kuvvetini yendiği anda( kalan zincir kalkmadığı halde) çapanın
tüm yükü almaya başladığını unutmayalım. Dolayısı ile bu
noktadan itibaren çapa teknik olarak tüm rüzgar yükü eksi
kalkmayan zincirin sürtünme kuvveti kadar bir yükü taşımaya
başlamıştır. Bunu bir örnekle canlandırmak isterim. Örneğin 30
metre zincir kaloması verilmiş bir tekne düşünün,
Rüzgar yükü dolayısı ile zincirin 20 metresi kalkmış,
10 metresi hala yerde.
Birçok kişi 10 mt lik kısım yerde yani çapaya yük gelmiyor,
yani diğer deyimle
tekneyi zincir tutuyor diyebilirler. Ancak teknik ve gerçek
böyle söylemez. Bu teknenin zincirini çapa kilidinden
ayırırsanız,
tekneniz muhtemelen 30 metre zinciri alıp gidecektir. Çünkü 10
metrelik bir zincirin yerde sürünme rezistansı,
tekneyi tutmaya yetmeyecektir.
Dolayısı ile çözüm doğru kalomanın verilmesinden geçer.
Kaloma miktarının çapanın tutma gücünü nasıl etkilediğini
aşağıdaki tablodan görebilirsiniz. Örneğin bir çapa tutma
gücünün %100 ünü 10:1 kalomada verirken 2:1 kalomada ancak
gücünün %10 unu verebilmektedir.
Etkileyici,
değil mi?
Burada iki
konudan daha bahsedilebilir. Sadece zincir kullanan tekneler
dalgalı denizlerde ve rüzgar altında, zincirin elastik
olamamasından dolayı sert sadmelere maruz kalırlar. Bu sert
sadmeleri almak gerekir. Burada yapılması gereken, kaide olarak
zincirden baş koçboynuzuna elastik bir naylon ip veya amortisör
kombinasyonu ile bosa tutmaktır. Böylece sadmeler ve ırgata
binen yük önlenebilir. İkinci konu dar alanlarda zincir yeteri
uzunlukta serilemiyorsa veya serildiği halde ilave emniyet
isteniyorsa, tekne başından zincire geçirilerek sarkıtılan ve
zinciri yere yatıran ağırlığın asılmasıdır. Bu ağırlıklara uzun
gezen denizcilerde çok rastlanmaktadır. İngilizcesi. Angel
veya, Sentinent olan bu ağırlıklardan kendi imal ettiğim 11
kiloluk bir tipini kendi teknemde kullanmaktayım.
Bir
konserve kutusunda kurşun eritilerek, üstüne bir mapa
daldırılan böyle bir ağırlık, tahminime göre ağırlığının bir
misli üzerindeki bir zincir uzunluğuna eşdeğer olmaktadır.
Burada sarkıtılan ağırlığın yere değmemesine, zeminden bir-iki
metre yukarıda kalmasına dikkat edilmelidir.
Bu arada
aklıma gelen ve beni çok rahatsız eden bir yerli çapa konusundan
ve ülkemizde bilinçsizce imal edilen çapalardan bahsetmeden
geçemeyeceğim.
Çapanın
değeri kullananın teknesinin değerine eşittir. Çapa dizaynı
teknik ve ciddi bir konudur. Örneğin bir Danfort tipi çapada
çapa kolunun gövdesine olan açısı 32 derecedir ve mesela
fortress’in çamur için 45 derecelik ayarlanabilir pozisyonu
dışında 32 dereceden taviz verilemez. Dolayısı ile ciddi çapalar
yüzey alanı ve şeklinde değişiklik yapmazlar. Bu çapalarda yüzey
alanı/ağırlık ilişkisi, malzeme dayanıklılığı hayati önem arz eder.
Maalesef ülkemiz teknikten, açılardan yoksun, usta gözü ile
uyduruk ebat ve açılarda, malzeme dayanıklılığı denenmemiş, hatta
sırf gösteriş için paslanmazdan yapılmış, ucu kafadan atmasyon
küt, ucube ebat ve şekillerde çapalarla dolmuştur. Burada
malzemeyi doğru, ebat ve açıları orijinaline uygun kaliteli
imalat yapan az sayıda sanatkar usta ve imalatçı firmalarımızı
sitayişle anmak isterim.
Şu
ana kadar piyasada rastladığım en büyük aldatmaca Tuzla da
rastladığım, orijinal bir pulluk tipi çapanın kalıbı alınarak
döküm yapılmaya çalışılmış taklididir. Örneğin orijinali 12 kg
olan ve buna göre ebatlara sahip bir pulluk çapanın taklidi,
dökümde et kalınlığı tutturulamadığından daha kalın dökülebilmiş
ve dolayısı ile ağırlığı 23 Kg a çıkmıştır. Aslında 12. Kg çapa
kadar tutma kabiliyetinde olan bu çapa, 23 Kg lık çapa diye
satılmakta ve konuyu tam bilmeyen denizci arkadaşlarımızın mal
ve can emniyetleri tehlikeye atılmaktadır. Tam bir ticaret adamı
mantığı ile hareket eden bu bilinçsiz ve bilgiden yoksun
tezgahtarlar, uyarılmaları halinde bilgiç ve kavgacı
olabilmekte, dolayısı ile cahillikleri sebebi ile ne
sahtekarlıklara alet olduklarını ve tehlike yarattıklarını idrak
edememektedirler . Bu konuya çok dikkat etmenizi tavsiye
ederim.
MADDE 7
–İLETİŞİM
Çapa atma
ve toplamada en önemli konulardan biride (uzaktan kumandalı, tek
başına icraatlar hariç) baştaki yardımcı ile dümendeki kaptanın
iletişimidir. Vira, mayna, iskele-sancak, funda demir, yol
ver - yol kes, tornistan gibi işlemler ve işaretleri iki tarafca
da çalışılmış, anlaşılır ve görünür olmalıdır. Genelde eşi ile
yolculuk eden kaptanların baş üstü tayfaları eşleridir.
Bilhassa
kıçtan kara yanaşmalarda erkek kaptanlarımız, bir defada ve
tabiri caizse "cuk" diye oturtulmuş bir kıçtan kara
operasyonunu arzulamakta, ancak bayan tayfalarımız her nedense
bir defada başarılamayan bu manevranın, ırgat başındaki tek
suçlusu durumuna düşmektedirler.
Limandaki
teknelerinin havuzluğunda serinleyen diğer denizcilerin keskin
bakışları altında yapılan yeni bir giriş, çok defa ilk denemenin
başarısızlığı ile küçük düşen erkek kaptanın ustalığına gölge
düşüren tayfasını azarlaması ile sonuçlanmakta ve tekne bir
bağırış çağırışı müteakiben kıçtan kara olabilmektedir. Sizin
de bu film’i daha önce gördüğünüze eminim.
Espri bu
ya, bu film’de ben ve eşim de çok oynadık.
Rüzgarınız
kolayınıza, pruvanız neta olsun
Sevgi ve Saygılarımla
Yusuf Köprülü

14.11.2002
Yusuf Köprülü
|