|
Sevgili Dostlar,
Bu yazımda
konunun fazla tekniğine girmeden teknelerimizdeki genel
elektrik sistemleri ile ilgili basit fakat temel olabilecek bazı
bilgiler vermek istiyorum. Buradaki asıl gayem teknik olarak
yeterli dostlarımın hoşgörüsüne sığınarak, konu hakkında basit
temel bilgilere ihtiyaç duyan arkadaşlarımızın da
bulunabileceğinden hareketle konuyu sade bir biçimde
işleyebilmek, aynı zamanda teknede hayatı kolaylaştırdığına
inandığım 220 Volt AC şehir cereyanının da teknelerdeki
kullanımı ile ilgili bilgiler vermeye çalışarak, böyle bir
sistemin teknenizde gerekli olup olmadığı yönündeki
kararınızın oluşmasına katkıda bulunmaya çalışacağım.
Bir çok
denizci için tekne elektriği dendiği zaman ilk aklına gelen
kavramlar, akü ve 12 Voltluk sistemler olabilir. .
Ancak
denizdeki teknelerin büyük bir çoğunluğunda bulunan12 Voltluk
DC sistemlerin yanında 24 Volt DC lik sistemler ile 'şehir
cereyanı benzeri' 220 Volt AC kullanan sistemler de
bulunmaktadır.
Burada "şehir
cereyanı benzeri" kelimesini açıklama yapmadan geçiyor ve
ileride sırası gelince bu konuda bir açıklama yapmayı daha
uygun buluyorum.
Unutmayalım,
Volt kelimesinin yanındaki DC simgesi "doğru akım"ı,AC simgesi
de alternatif akımı tanımlamaktadır.
Özetlersek,
genelde biz amatörlerin kullandığı teknelerde üç çeşit güç
tesisatı bulunabilir. Bunlar;
a)12 Volt DC
(doğru akım)
b)24 Volt DC
(doğru akım)
c)220 Volt AC(
Alternatif akım ) sistemleridir.
Bu
sistemlerden 12 Volt DC sistemi ;12 Voltluk bir adet veya
paralel olarak bağlanmış birkaç adet aküden meydana gelmiş
bir enerji depolama sistemi ile onu cihazlara bağlayan bir
kablo tesisatı olarak tanımlanabilir. Dolayısı ile sistemin
enerji kaynağı teknedeki mevcut akülerdir.
24 Volt DC
sistemi ise 24 Voltluk (özel akü) veya seri bağlanmış iki 12
Voltluk akünün meydana getirdiği bir enerji depolama sistemi ile
onu cihazlara dağıtan bir kablo ağından meydana gelir. Dolayısı
ile bu sisteminde en çok görülen enerji kaynağı birbirlerine
seri bağlanmış ikili 12 V akü takımlarıdır.
Teknede 220
Volt AC enerji ise akü gibi depolanamamaktadır. Bu güç,
umumiyetle
i)
Teknemizde
çalıştıracağımız bir jeneratörün 220 v çıkışından veya
ii)
Akülerimize
bağlayacağımız bir inverter'den , .
iii)
Karadan şehir
cereyanı bağlantısı yapılarak sağlanır.
12 VOLT AKÜLÜ SİSTEMLER
Sistemi
irdelemeden önce aküler hakkında bazı temel bilgileri
tekrarlamamız faydalı olacaktır.
Teknelerimizdeki cihazlar enerjilerini akülerimizden alırlar ve
akülerimizi harcadıkları enerji miktarı oranında boşaltırlar.
Ancak çevrimin devamlılığı için akülerimizden harcanan bu
enerjinin bir şekilde yerine geri konması gerekir. Harcanan
enerjinin aküye geri konması için yapılan işleme akünün şarj
edilmesi denir. Prensip olarak bir akünün şarj edilebilmesi için
aküde o an için mevcut voltajın üzerinde bir voltajla beslenmesi
gerekir. Dolayısı ile bunu birbirine alttan hortumla bağlanmış
iki su dolu kaba benzetebiliriz. Daha düşük seviyedeki kabın
dolabilmesi için öbür kabın içerisine daha yüksek seviyede su
olması gerekir. İşte bu örnekteki yüksek seviyedeki su kabını
aküyü şarj eden şarj cihazımıza,düşük seviyeli kabı da akümüze
benzetebiliriz.
Suyun
dolması, dolduran kabın seviyesine ulaşana kadar devam eder.
Benzer şekilde şarj cihazımızda (örneğin 13. 8 Volt Maksimum
çıkışı varsa )akümüzü 13. 8 Volta çıkarana kadar dolduracaktır.
Burada şarj cihazımızın gücünü yani verebildiği maksimum amperi
kabı dolduran borunun çapına benzetebiliriz. Yüksek amper yani
kalın boru daha çabuk dolduracaktır. Suyun geri kaçmaması için
boru üzerine konulan çekvalf ise şarj cihazlarımızdaki
diyotlara denk gelmektedir.
Aslında bir
çok arkadaşımızın aklına 12 V akü deyince akümüzün içinde 12 v
seviyesinde voltaj bulunduğu gelebilir. Ancak konunun biraz
tekniğine girilirse akülerin voltajlarının yaklaşık 13. 8
Volt'tan başlayarak boşaldıkça 11. 9 Volt'lara kadar düşen bir
yapıda olduğu görülür. Dolayısı ile bir aküye 12 Volt demek bir
kategorinin tanımıdır. Akü içinde muhakkak 12 volt olduğu
anlamına gelmez.
Genelde tam
şarjı ile (13 küsur volttan başlayarak hemen düşer) 12. 8 volt
gösteren bir akü tam dolu,12. 7 Volt gösteren bir akü ¾ dolu,
12. 5 Volt veren bir akü ½ dolu, 12. 3 volta düşen bir akü de
¼ dolu kabul edilmektedir. Bir akünün 12. 3 volt'tun altına
düştüğü halde kullanılması, akü plakalarında sülfatlaşma
başladığı için önerilmemektedir. Benzer mantıkla, akümüzü şarj
edebilmek için kullanacağımız şarj cihazımız da bu voltajlara
uygun olarak 13. 6-14 Voltlara kadar besleme yapabilmeli ve akü
doldukça beslemesini kesebilmelidir. Diğer bir deyişle şarj
cihazımız başlangıçta akü boş iken yüksek amperde besleme yapıp
akü doldukça amperini düşürebilmelidir.
Bir şarj
cihazının gücü besleyebildiği maksimum amper ile
tanımlanmaktadır. Örneğin 12 voltta max. 15 amp-saat verebilen
bir şarj cihazı, boş 90 amper-saatlik bir aküyü teorik olarak 6
saatte doldurabilirken,6 amp-saat 'lik daha ufak bir cihaz ise
ayni aküyü ancak 15 saatte doldurabilecektir. Dolayısı ile
teknemize şarj cihazı taktırırken harcama miktarımızı ve bunun
ne kadar zamanda geri konmasını arzuladığımızı düşünmeli ve
kullanacağımız cihazın gücünü buna göre seçmeliyiz. Diğer bir
seçim kriteri de akülerimiz dolduktan sonra akü şalterini
kapatarak şarj cihazımızın şehir cereyanından ürettiği 12 voltu
akülere göndermeden iç aydınlatma, radyo gibi tüketimler için
direk olarak kullanmaktır. Ancak direk kullanımlarda şarj cihazı
aküyü değil direk olarak çalışan cihazları beslediği için şarj
cihazı gücü daha fazla önem kazanmaktadır. Örneğin 12 Voltluk
buzdolabı, tv ve iç aydınlatmaların birlikte çalıştırılması
halinde gerekken amper miktarını 8-10 amp maksimum güçteki bir
şarj cihazı tarafından karşılanamayabilir ve akülerinde
devreye sokularak takviye yapılmasını gerektirebilir. Her dolma
boşalmanın akünün ömründen bir şeyler götürdüğünü unutmayalım.
Halbuki önceden yapılacak bir tahminle, direk şarj cihazı
üretimini kullanabilir,akümüzü devreye sokmadığımız için
akümüzün dayanma zamanını biraz daha arttırabiliriz. .
Bu arada
bahsetmeye değer bir husus da akümüz dolduğu halde
beslemesini regüle edip kesemeyen, şarja devam ederek
beslemesini 14. 5 Volt ların üzerine çıkaran şarj cihazlarının
akülerimiz üzerinde yaptıkları tahribatlardır. Bu tür iyi regüle
edilmemiş cihazlar akülerimizin kaynamasına, saf su
kaybetmesine , akü plakalarının sertleşmesine ve akülerin daha
az şarj tutmalarına sebebiyet vermektedirler. Akülerde
kaynamanın hava sıcaklığına bağlı olarak 14. 3-14. 4 Volt
civarında başladığını bilmemizde fayda var. .
Akü şarj
cihazınızın akü dolunca tercihen 13. 6-14 Volt aralığında
beslemeyi kesmesi beklenir. Hatta mevcut şarj cihazlarımızı
ölçmemizde büyük fayda görüyorum. Bunu basit bir multimetre ile
yapabiliriz. Karaköy Selanik pasajı alt kattan alacağımız ucuz
dijital bir multimere ile şarj cihazımızın çıkış voltajını
kolayca ölçebiliriz. Sizlere tavsiyem maksimum besleme Voltajını
bilmediğiniz, tam regüle olduğundan emin olmadığınız şarj
cihazlarını teknenizde çalışır vaziyette uzun süreler takılı
bırakmamanızdır. Aksi halde birkaç gün sonra teknenize
geldiğinizde, suyu uçmuş, artık şarj tutmayan akülerle
karşılaşmak kaderiniz olabilir.
Teknelerimizdeki akülerimizin şarj edilmesi genelde aşağıdaki
usullerden bir veya birkaçı ile sağlanır. Eğer teknemiz 12. V
DC sağlayabilen bir motorla teçhiz edilmemişse,
-Karadan
alacağımız 220 volt elektriği teknemize monte edilmiş bir akü
şarj cihazı üzerinden geçirip,12 V DC ye çevirerek,
-Bir
jeneratörün 220 V AC çıkışını yine teknemizdeki akü şarj
cihazından geçirip 12 V DC ye çevirerek,
-Bir
jeneratörün direk 12 V DC çıkışından alarak,
-Bir
güneş paneli veya rüzgar jeneratörü kullanarak,
-Bir
İnverter-Charger setinin 12 Volt'luk şarj ünitesi çıkışından
geri besleme alarak şarj edebiliriz.
Teknemizde
alternatörlü bir içten takma motor varsa, bu motorların
üzerindeki alternatörler çalışma anında akülerimizi otomatik
olarak şarj etmektedir. Bu alternatörlerin güçleri motor
gücüleri ile uyum göstermekte, örneğin bir Yanmar 27 HP nin 55
amper-saat gücündeki alternatörü 90 Amp-saat kapasitedeki boş
bir aküyü yaklaşık devirli bir kullanım ile iki saatte şarj
edebilmektedir
Ancak uzun
gezen ve soğutucu gibi yüksek amper çeken cihazlara sahip
tekneler, özellikle yelken kullanımı da eklenince, motor
kullanım süreleri, akülerini doldurmaya yetmemekte, dolayısı
ile harcananı yerine koymak için alternatif arayışlar da
başlamaktadır.
Bulunabilecek
alternatifler,maliyet ve ses-estetik vs. gibi iyi/kötü
özelliklerin kabulü ile doğrudan ilişkilidir. Bu konuda teknenin
günlük amper-saat gereksinimi ve alternatiflerin bunu
karşılayacak amper-saat'i üretip üretemeyecekleri önem
kazanmaktadır.
Örnek vermek
gerekirse, buz dolabı dahil günde 120 amper harcamaya gereksinme
duyan, buna mukabil 55 amp-saat lik bir alternatöre sahip
motorunu günde ancak bir saat çalıştıran, karadan da
elektrik almayan bir teknenin günlük güç açığı 65 amper
olacaktır. Bu açık bir şekilde karşılanmalıdır. Bu teknenin
enerji açığı oldukça büyüktür ve bu açığını örneğin 1.5
amper-saat güçteki bir güneş panelini 12 saat kullanarak
karşılayamayacağı aşikardır. Dolayısı ile bu tekne mecburen daha
uzun süreler motor çalıştıracaktır. Böyle bir uygulama seyahat
etmeyen bir tekne için zor olabilir . Dolayısı ile motor
çalıştırmaktan kaçınan bir teknenin jeneratör,yüksek güçte
güneş paneli veya rüzgar jeneratörü gibi cihazlardan yardım
alması kaçınılmaz olacaktır.
Yardımcı şarj
cihazları olarak adlandırabileceğimiz bu cihazlar geniş bir
yazı konusu olup birkaç yazı kapsamında ancak irdelenebilir.
Yardımcı biz
bu cihazları burada bırakıp bir çok arkadaşımızın hakkında bilgi
sahibi olmayı arzuladığı bir konuya, 220 V AC 'ye dolayısı ile
İNVERTER'lere geçiyoruz.
220 VOLT SİSTEMLER VE İNVERTERLER
Bir teknede
220 Volt AC elektriğe gerçekten ihtiyaç var mıdır?.
Akülerimizi
şarj etmek için bağlandığımız liman ve marinalarda kıyıdan
aldığımız 220 volt AC genelde bizim seçimimiz değil,bu ülkede
bulunan en yaygın ve ucuz enerji beslemesi,yani şehir
cereyanıdır. Dolayısı ile örneğin bir marinada 12 Volt DC lik
bir beslemeyi isteme, ve onu kıyıdan alma şansımız olmadığına
göre, kıyıdan şehir cereyanını almamız ve bir adaptörle (akü
şarj cihazı) 12 volta çevirdiğimiz cereyanla akülerimi
doldurmamız en kaçınılmaz ve en uygun olmaktadır.
Bir çoğumuzun
bildiği üzere teknelerde kullanılan 12 Volt DC cihazlar her
zaman pahalı satılmaktadır. Sebep olarak deniz için imal
etme, özel imalat rantı, denizcilerin zengin addedilmesi !. vs
gibi bir çok sebep gösterilebilir. Ancak 12 volt doğru akımın
statik bir enerji seviyesine sahip olması sebebi ile
dönen, titreyen, hareket eden motor ve benzeri gibi endüktiv
değişkenliğe ihtiyaç duyan hareket mekanizmalarında, alternatif
akıma karşı zafiyet göstermesinin payı da inkar edilemez.
Buna karşın
ev eşyası, beyaz eşya olarak adlandırılan 220 V AC ev
cihazları her yerde ve her fiyatta kolayca bulunabilmektedir.
Örneğin, 220 volt bir buzdolabı, bir televizyon. . . 12 V luk
rakiplerinin yarı fiyatına hatta daha azına rahatça satın
alınabilmektedir. Dolayısı ile başlangıçta sorduğumuz soruya
'Eğer teknede yerimiz müsaitse, o zaman niçin normal ev
cihazlarını kullanmayalım' diyerek cevap verebiliriz. 220 V
kullanım olayı da zaten bu mantıktan doğmaktadır. Çok spesifik
bir örnek olarak da taşınabilir bir bilgisayarla bedava verilen
bir 220 V luk bir adaptörün 12 V eşdeğerinin 80-100 USD
mertebelerinde satılmasını gösterebiliriz. .
Teknemiz
karaya bağlı ve şehir cereyanı alıyorsa, her şeyin çok güzel ve
güvenilir çalışacağı beklenebilir. Ancak denize açıldığımızda
durum değişecek ve ilk akla gelen ilk soru "Şimdi ne olacak.
Şehir cereyanını nereden bulacağız ?". olacaktır.
Bu sorunun
cevabı İNVERTER denilen cihazdır.
Peki inverter
nedir ?
Inverter'i
anlayabilmek için (örneğin şehir cereyanını 12 v DC
ye çeviren pil şarj adaptörünüzün tersine,) 12 V doğru
akımı 220 V şehir cereyanına çeviren bir adaptör gibi
tahayyül etmek anlamanın en basit yolu olacaktır. .
Ancak burada
vurgulamamız gerek en önemli husus şudur.
İnverter
kendisi elektrik üretmez, Akülerdeki 12 volt doğru akımı
kullanarak 220 volt AC ye çevirir ve kullandığı kadar enerjiyi
aküden çeker.
İnverter
kullanmanın bir faydası da, 220 tarafında çekilen hatların daha
ince kablolardan döşenebilmesidir. Dolayısı ile inverter aküye
yakın bağlanırsa 12 V tarafındaki kalın kabloların boyu kısa
tutulabilecek, buna karşın 220 tarafındaki cihazlara gidecek
hatlar daha ince kablolardan kolayca döşenebilecektir
Aman dikkat!
. 12V DC akım insanlar için tehlikeli olmasa da, inverter
tarafından üretilen 220 Volt AC de şehir cereyanı gibi
ölümcüldür.
Invertör'in
12 voltu 220 ye çevirirken yaptıklarını ve sonuçlarını
daha iyi anlayabilmek için basit hale getirilmiş birkaç
kuralı bilmemiz fayda var.
Ve bunu
aşağıdaki soruyu cevaplayarak daha anlaşılır hale getirebiliriz.
Örn. 120
Wattlık bir cihazın kullanımı akümüzden saatte kaç amper çeker.
220 volt tarafındaki kablomuzdan kaç, 12 v tarafından ise kaç
amper geçer.
Burada
inverterin akülerimize bağlı olduğu kablolar tarafını 12 Volt,
inverterden cihazlarımıza giden 220 volt tarafını da 220 tarafı
diye tanımlıyoruz.
Kural 1.
Herhangi bir cihazın Watt gücü= Voltajı x üstünden akan
amper'dir. Dolayısı ile,
Kural 2 üstünden akan amper = Cihazın Wattı / voltajı'dır.
Bunları
uygularsak 220 Volt tarafından =120 Watt/220 Volt=yak. 0. 5 Amp,
12 Volt tarafından da=120 Watt/12
Volt=yak 10 Amp geçecektir.
Akülerimizden
çekilen enerji için, 220 tarafındaki değil 12 Volt tarafındaki
amperi göz önüne almalıyız.
Diğer bir
deyişle 120 Wattlık bir cihaz akülerimizde saate yak. 10 amper
çekecektir.
Görüldüğü
üzere 220 voltta 0. 5 amper çeken bir cihaz 12 Voltta onun 20
katı olan 10 amper çekmektedir. Bundan da inverterün 12 V
tarafında neden çok kalın kabloların kullanılması gerektiği
açıkça görülmektedir.
Peki
inverterler gerçekten şehirde kullandığımız 220 Volt AC ye tam
benzeyen cereyan üretebilirler mi? Evet üretebilirler de, ancak
bu her zaman gerekli değildir. Bir çok ev cihazı için "Şehir
cereyanı benzeri 220 Volt" bir besleme yeterlidir. Gerçek şehir
cereyanı saniyede 50 defa yön değiştiren, yani 50 Hz de 220
Volt değerindeki bir gerilimdir. Gerilimin şiddeti bir sinüs
dalga formu olarak değişmektedir. İşte inverterler de bu sinüs
formuna benzeyen formlarda üretim yapmaya çalışırlar.
Bazı
inverterler bu sinüs eğrisini genellikle tekli kare dalga
formatı şeklinde benzetmeye çalışır. Modifiye-sinüs inverterler
sinüs eğrisini, kare dalgacıkların sayısını arttırarak merdiven
basamağı formunda taklit ederken, true-sinüs inverterler sinüs
formunu tam olarak taklit ederler.
Ev
aletlerinin hemen hemen hepsi modifiye-sinüs dalgalı
inverterlerle çalışabilmektedir.
Bu temel
bilgilerden sonra,teknemizde inverter kullanıp kullanmama
kararını daha kolay verilebiliriz umarım.
INVERTER SEÇİMİ İÇİN ÖNERİLER
Inverter
seçimimize başlamadan önce teknemizdeki mevcut veya kuracağımız
sıhhatli akü kapasitesini tayin etmemiz gerekir. Sıhhatli akü
kapasitemiz kullanımda olacak akülerimizin 12. 3 Volta düşene
kadar verebilecekleri kapasitedir. Dolayısı ile
Sıhhatli -akü
kapasitesini tespit etmek için önce Akülerinizin kurulu
kapasitesinin
yaklaşık yarısını alın, örn. 2X90=180 Amp-saat yarısı 90 Amp saat
Kullanacağınız en fazla yükün kaç watt olacağını tahmin edin.
Ancak buzdolabı gibi
motoru yüke binecek dönen motorlar varsa örn. 54 watt soğutma
kapasitesindeki bir buz dolabı, ilk kalkışta yükün
kaldırılabilmesi için yak. 4 le
çarpın. (50 watt'lık bir dolabı 200 watt gibi alın. . aynı anda
kullanacağınız tüm güçleri toplayıp, hesaplayın.
Topladığınız
gücün toplamını minimum kabul ederek inverteri bundan büyük güçte (örn.
bir üst modeli) seçin. Yalnız inverteri seçerken inverterin
normal çalışma gücünü baz alın.
Inverterin
ani yük kaldırma kapasitesini de öğrenin. (genelde %50 fazla
olmalı).
Inverteri kesinlikle normal çalışma gücü ne diye sorarak aıin.
Ayrıca, inverterin akü tarafı kablolarını kesinlikle,
uzunluk-max amperi hesaplatarak bağlatın. Kabloların
kaldırmaması ve ısınması sorunu ile karsılaşabilirsiniz.
İnverter dönüşüm yaparken %30 civarında kayıp verecek ve bu ısı olarak
diyotlardan çıkacaktır. Aman inverteri soğuk tutulabilecek bir yere koyun.
Son çıkış katları diyotları kolayca yanabilir.
Sonuç, örnek :
1000 w lik bir inverterde 200 w lik bir harcama, tam dolu bir akü setinden
saatte yaklaşık 200 w/12. 5v =18 amp harcayacak, bu da akü (sıhhatli)
kullanım kapasitenizi 90 amp-saat alırsak teknede 5
saatlik(90/18) bir kullanım sağlayacaktır.
Bu arada
unutmamamız gereken bir nokta da inverter akümüzden kullanım
yaparken, teknemizin inverterden geçmeyen, direk aküye bağlı
örn. ışıklar, navigasyon, radyo, telsiz… vs gibi cihazlarımızın
da aküden kullanımlarının devam etmeleridir. Dolayısı ile
yukarıdaki 5 saatlik tahmini kullanım süresi daha aşağılara
düşecektir. Bu sarfiyatlarında dikkate alınması gerekir.
Kare dalga
çıkışlı inverterler ucuz, modifiye- sinüs ler orta pahada,
elektronik cihazlar için tavsiye edilen true- sinus dalga
inverterler çok pahalıdır.
Konu denizde
gezen teknelerin inverter kullanırken kullandığı enerji de
değil, daha çok aküden kullanılanın nasıl yerine
konulabileceğinde yatmaktadır. Karadan 220 V alabilen ve yılın
büyük zamanını bağlı geçiren teknelerin 220 cihazlarla
donatılması hem ekonomik hem de daha güvenilir olmaktadır.
NOT. Bu
yazım basit teknik bilgi vermek amacı ile hazırlanmış
olup, fazla basit bulan teknik bilgi sahibi arkadaşların
hoşgörüsüne, bir şeyler öğrendik diyebilen fazla teknik bilgi
sahibi olmayan denizci kardeşlerimin bilgilerine sunulmaktadır
Pruvanız
neta, rüzgarınız kolayına olsun.
Sevgi ve Saygılarımla
Yusuf Köprülü

23.09.2003
Yusuf Köprülü
|