|
Romantizmin ve
cazibenin simgesi olan zakkum çiçeklerinin öyküsü,
Yunan mitolojisinde şöyle
anlatılıyor: Leander adındaki
genç, Yunan Denizi’nin (Marmara) karşı kıyısında oturan genç
kıza kur yapmak ve onu görmek için her gece yüzerek karşı kıyıya
geçer. Yine fırtınalı bir eylül akşamında, sevgilisinin hasretiyle
yanıp tutuşan Leander kendini
azgın sulara bırakır. Tam karşı kıyıya varmak üzereyken fırtınanın
şiddetine dayanamayan Leander
karanlık sularda yorgunluktan can verir. Azgın dalgalar, sevgilisini
bir kez daha görebilmek için çırpınan gencin cansız bedenini beyaz
kumlara bırakır. Bunu gören genç kız, sevgilisi için topladığı
zakkum
çiçeklerini Leander’in cansız
bedenine serer. İşte o günden bu yana,
zakkum
çiçekleri Leander’in sonsuz
aşkının simgesi olarak sahilleri süslüyor.
Birçok yabancı
dilde “oleander”
olarak isimlendirilen zakkumun yaygın adı, sevgilisini görmek uğruna
boğulan Leander’den geliyor.
Ülkemizdeyse, ağu ağacı,
ağıçiçeği
ve zıkkım
ağacı olarak da biliniyor. “Zıkkımın kökü” deyimini
bilirsiniz. (Yemeklerine burun kıvrılan annelerin sıklıkla
kullandığı “zıkkımın kökünü ye!” ifadesinde çok geçer örneğin!)
Buradaki “zıkkım”
aslında zakkumun ta kendisi. Çok zehirli bir bitki olan zakkum, eski
çağlarda kuvvetli bir zehir olarak da kullanılıyordu. Bu
özelliğinden dolayı, bazı bölgelerde hâlâ “eşek
öldüren” adıyla da biliniyor.

Bilimsel adı
Nerium oleander
olan zakkum, Apocyanaceae
ailesinden. Anavatanıysa Doğu Akdeniz. Kokusuz ve oldukça
zehirli bir bitki. Ülkemizde sadece bir türü yetişen zakkumun
yaklaşık 5 türü bulunuyor. Islak ve nemli yerlerde, dere
yataklarında ve özellikle sahillerde doğal olarak yetişen zakkum
bitkisi herdem yeşil, yani kışın yapraklarını dökmeyen bir çalı.
Bahar aylarından başlayarak sonbahara kadar uzun bir süre pembe-
beyaz çiçekler açan zakkumlar, 2-3 m kadar boylanabiliyor. Gövdesi
çok dallı ve boz renkli. Yaprakları 10-15 cm. uzunluğunda, 2-3 cm.
genişliğinde. Üst yüzeyi parlak ve derimsi olup uç kısmı oka
benziyor. Yaprak altlarıysa açık yeşil. Meyvesiyse 10-15 cm
boylarında ve ince uzun yapıda; kuruyunca kenarlarından çatlayarak
açılıyor. Tüylü tohumları da rüzgarlarla taşınarak uzak mesafelere
ulaşabiliyor. Ülkemizde Ege, Akdeniz kıyılarında çok
sık olarak rastlanan zakkum, az da olsa Karadeniz Bölgesi’nde
de bulunuyor. Genellikle kıyı şeridini ve alçak kesimleri tercih
eden bu bitki Atlas Dağları’ndaysa 2500 m yüksekliğe kadar
çıkabiliyor.
Zakkumun tarih
öncesinde tam olarak nasıl isimlendirildiği bilinmese de
H.W. Smith adlı yazarın “İnsan
ve Tanrıları” kitabında, zakkumun
Eski Mısır uygarlığında, Nil
vadisinde MÖ 3400-2475 yılları
arasında yetiştirildiği yazıyor. Daha sonra dini metinleri
incelediğimizde zakkum, mersin ve çınar ağacıyla birlikte
Yahudilerin kutsal bitkisi
olarak karşımıza çıkıyor. Zakkum Batı Avrupa’ya yaklaşık
olarak MÖ 12. yüzyılda
Fenikeli gemicilerle giriyor.
Eski Yunan uygarlığındaysa
sunakların ve altarların süslenmesinde kullanılıyor. Bugün
Yunanistan’da cenaze törenlerinde zakkum kullanma geleneğinin
kökeni de bu.

Zakkumun
günümüzde kullanılan Latince adı olan
Nerium,
Yunan Denizi’nin tanrısı Nerium’dan
türetilmiş. Aristo’nun öğrencisi
olarak bilinen ve MÖ 372-287
yılları arasında yaşamış olan Teofrast
ise, rhododaphne
olarak isimlendirdiği zakkumu, yaprakları bademe, çiçekleri güle
benzeyen çalı olarak betimliyor. Roma
döneminde de çok sevilen bir bahçe bitkisi olan zakkum birçok
şehirde yapılan duvar resimlerinde en sık kullanılan çiçek motifi
olarak görülüyor. Roma Uygarlığı’ndan
sonra 12. yüzyılda gül ve
mersinin yanında Arap bahçe
sanatının da vazgeçilmez bir parçası olan zakkumlar
16. ve 17. yüzyıllarda tüm
Avrupa’da en fazla kullanılan süs bitkilerinden biri oluyor.
Hindistan’daysa kaner adıyla bilinen zakkum kutsal kabul
ediliyor ve Tanrı Şiva’yı temsil
ediyor. 1656-1708 yıllarında
yaşamış olan Fransız hekim ve
botanikçi Tournefort’un
ülkemizde ve Yunanistan’da yaptığı araştırmalar sonucunda
1700 yılında hazırladığı kitapta
zakkum
da nerion
olarak kaydedilmiş. Zakkumun Latince isminde yer alan
Nerium
sözcüğünü ilk kullanan kişiyse, sistematik botanik biliminin
kurucusu olarak kabul edilen İsveçli biliminsanı
Linnaeus.
Zehirli bir bitki
olan zakkumun halk hekimliğinde kullanılması çok tehlikeli. İçinde
oleandrin
adı verilen glikozitler bulunuyor. İnsanlar ve hayvanlar tarafından
kullanıldığında öldürücü olabilen bu bitkinin neden olduğu
zehirlenmeler, kusma, ishal ve son aşamada kalp yetmezliği şeklinde
ortaya çıkıyor.

Galveston
Özellikle
Amerika kıtasında çok sevilen bir süs bitkisi olan zakkum için
Teksas eyaletinin Galveston şehrinde
1967 yılından beri faaliyet
gösteren uluslararası zakkum sevenler derneği bulunuyor. Dünyanın
birçok bölgesinden gelen zakkum yetiştiricileri her yıl bahar
aylarında yapılan zakkum şenliğinde Galveston’da bir araya
geliyor.
Cenk Durmuşkahya
cdkahya@hotmail.com
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Eylül-2005
Cenk Durmuşkahya'ya teşekkürlerimizle
Denizce

|