e-mail    
denizce@denizce.com
 





Sinemalar
Tiyatrolar

Nobel Ödülleri
. Barış
. Edebiyat
. Fizik
. Tıp
. Kimya

Ressamlar
Fahri Kaptan
Amadeo Preziosi
Ayvazovski
Leonardo DeMango
Titian

Atatürk Müzesi
Beşiktaş D.Müzesi
Bursa Kent Müzesi
İst.Oyuncak M.
İstanbul'dan Geçen...
İzmir Arkeoloji M.
Pera Müzesi
Rahmi M.Koç Müzesi
Sakıp Sabancı M.
Süreyya Operası
Tahtakuş Et.Müzesi
Yesemek

Metropolitan M.

Cengizhan
Ebru
Lale D. Çeşmeleri
Osmanlı Müziği
Saray Tiyatroları
Sessiz Gemiler
Süleymaniye Küt.
Terracotta Army
Yazının Kaldığı...
Zeugma ve Mars
 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Kültür - Sanat    

  Zeugma'lı Mars Heykeli                                             Araştırma: Osman Özçalışkan

 


Çocukluğumda Nizip ilçesi taraflarında “Belkıs harabeleri” diye bir yerlerden bahsederlerdi. İlerleyen zaman içinde birkaç kez gittiğim bu bölgede, Fırat nefis kavisler çizerek geçtiği her yere adeta hayat veriyordu. Üzüm bir başka lezzette, Zeytin olağanüstü büyük, Antepfıstığı ağaçları ise son derece bereketliydi. Daha sonra burası arkeolojik kazı yapıldıktan sonra Zeugma adıyla anılır oldu. Çeyrek asır İstanbul yaşamından sonra geri döndüğüm kentim Gaziantep’te Zeugma benim de ilgi odağım haline geldi. Büyük bir bölümü sular altında kalan Zeugma’da, su altında kalanlar kaldı. Şimdi yükseklerde yürütülen kazı çalışmaları ağır ağır sürmektedir. Gördüğüm, okuduğum ve uzmanlardan dinlediğim Zeugma ile birlikte orada kazı çalışmalarında bulunan Mars heykelinin aşağıda öyküsünü bulacaksınız.

Antik Zeugma kenti’nin gerek Antakya’dan Çin’e uzanan ipek yolu üstünde bulunması, gerekse 5-6 bin askerli IV. Askeri Lejyonun burada konuşlanması sebebiyle oldukça zengin bir şehir olduğu, üzerinde yer aldığı Fırat nehri manzaralı teraslara çok sayıda villalar yapıldığı, bu villaların tabanının mozaik, duvarlarının fresk, oda içlerinin mobilyalar, heykelcikler ve heykellerle süslendiği yapılan kurtarma kazılarında saptanmıştır. Böylesine zengin bir kentin bir kısmının Birecik Baraj Gölünün altında kalacak olması nedeniyle 1992-2000 yılları arasında Gaziantep Müzesi Başkanlığında katılımlı kurtarma kazıları yapılmış ve yüz binden fazla veri toplanmıştır.

Zeugma antik kenti Gaziantep ili, Nizip ilçesi, Belkıs köyü sınırları içerisinde Birecik Baraj gölü kenarındadır. Zeugma A bölgesi 1999-2000 yılı kurtarma kazılarında Poseidon ve Euphrates Evleri gün ışığına çıkartılmıştır.

Yazımızın konusunu Zeugma ile birlikte, Poseidon evinin B bölümünde Arkeolog Yusuf YAVAŞ’ın çalıştığı açmada bulunan Mars heykeli oluşturmaktadır. Şüphesiz ki ileriki yıllarda Mars heykeliyle ilgili daha detaylı bilimsel araştırma yapılacaktır. Amacım, bu yazımda Mars heykelinin bulunuşu, tanımı ve Zeugma’nın bilinen heykeltıraşlık eserleri arasında Mars heykelinin yeri konusunda bilgi vermektedir.

Kazı çalışması esnasında kırılmış kiremitler, yangından kızarmış ve erimiş kerpiç yıkıntısı ve küllerin altında önce heykelin sağ dizi sonra sağ eli belirmiş, titizce yapılan genişleme çalışmasıyla da heykelin tamamı açığa çıkartılmıştır. Heykel geniş ağızlı kapların ve çift kulplu amphoraların arasında sırt üstü yatar halde bulunur. Üstünde yaklaşık 2.00 m. yükseklikte yığılı duran kalıntıların basıncı veya düşme çarpma sebebiyle heykelin sol kolu omzundan ayrılmış, elinde tuttuğu çiçeğin dalları kırılmış, üstünde durduğu bronz kaide de eğrilmiş ve kırılmış haldedir. Sol kolunu doladığı kandelabrumun (kandil ve kaidesi ) gövdesi diskinden çıkmış, diskin altındaki üç ayaklı aslan formlu kaidenin bir ayağı kırılmıştır. Panter ayağının kaidesi olan çan biçimli kaidelerin üçü de bu kazıda bulunur. Çarpma ve yoğun yangın sebebiyle heykelin gövdesinde sağ göğsünden kasığına kadar ise hafif içe çökük ve ezikler oluşmuş olup, ayağının ise diz altından kırılarak yamulmuştur. Tamamen açığa çıkartılan heykel derhal Gaziantep Müzesine taşınmıştır.

Miğferli heykelin ortadan ikiye ayrılan kıvırcık bukleler halindeki kabarık gür saçları alın ve yüzünü çevreleyip ense üstünde birleşmektedir. Yüzünde öfke ve kızgınlık hakimdir. İlk bulunduğunda yüzündeki toprak kalıntıları sebebiyle gözünün yapısı tam olarak fark edilmemişti. Ama, PHİ (Packard Humanities Institutes)’un sponsorluğundaki Roberto NARDİ başkanlığında, Zeugma buluntuları üzerinde çalışmakta olan CCA (Cento di Conservazione Archeologica) restorasyon ve konservasyon ekibi tarafından titizce yapılan temizliğinden sonra göz akının gümüş olduğu, göz bebeğinin üstüne ise daire biçiminde altın kakma yapıldığı görülmüştür. Keskin ince göz kapaklarıyla sınırlanan gözleri iri badem şeklindedir.

Anılan heykelin miğferli olması, yukarı kaldırdığı sağ elinde olasılıkla mızrak veya kama tutuyor olması ve çatık kaşları sebebiyle savaş tanrısı Mars (Ares) olarak adlandırılmıştır. Sol elinde tuttuğu sihirli çiçek de Mars’ın bereketi simgeleyen yönünü ifade ettiği uzmanlarca ifade edilmiştir. Gelelim Mars’ın öyküsüne.

 

Helenistik dönemde Ares olarak adlandırılan Mars, Roma devletinin savaş tanrısıdır. Mars’ın annesi Juno (Hera)’dır: Savaş tanrıçası Minerva’nın (Athena) Jüpiter’in (Zeus) kafasından kendiliğinden doğmuş olmasına öfkelenen Juno, hiçbir erkekle birleşmeden kendisi de bir savaş tanrısı doğurmak ister. İsteğini ağaçları çiçeklendiren bitkisel güç Flora’ya söyler. Flora, ona basit bir dokunma ile bir kadını hamile bırakabilen dölleyici niteliği olan sihirli bir çiçek verir. Juno bu sihirli çiçeğe dokunarak, adı ilkbahar’ın ilk ayı olan tanrıyı, Mars’ı dünyaya getirir. Roma’lılar yılın ilk ayına Mars (Mart) adını vererek savaş tanrısının Flora ve baharla ilişkisini vurgulamışlardır. Mars’a adanan bu ay içinde Mars’ın şerefine bahar bayramları kutlanır, tanrı da bu bayramlarda toprak bereketini simgelerdi. Mart ayıyla birlikte savaş mevsimi de başlardı. Bu sebeple Mars’da iki kavram Zeugma Mars’ında mızrak ve çiçekle belirtilmiştir. Sağ elindeki mızrağı ahşap olduğundan günümüze ulaşmamış olup, sol elinde kıvrık dallı, filizli ve tomurcuklu çiçeği tutmaktadır.

Mars heykelinin Zeugma’da mı yapıldığı yoksa başka şehirlerde mi yapılıp Zeugma’ya getirildiği konusuna, Zeugma’nın yontu sanatı incelendikten sonra yanıt verilebilir. Mars heykeli Zeugma’da ele geçen ilk bronz heykel değildir. 1940’larda Zeugma’da ele geçen Gaziantep Müzesinde teşhir edilen 280 envanter numaralı bronz heykel eli, Mars heykelinin elinden daha büyüktür. Bu sebeple Zeugma’da Mars heykelinden daha büyük bronz heykellerin olduğu bilinmektedir. Ayrıca Zeugma kazılarında bronz heykelcikler de bulunmuştur. Bunlar; Hermes, Eros, Aprodithe heykelcikleri, Hermaphrodithe ve Artemis heykelcikleridir. Bu eserlerle birlikte çok sayıda bronz kaplar, kandiller de ele geçmiştir. Zeugma şehrinde bronz şehir sikkeleri de darp edildiği anlaşılmaktadır. Bu bronz eserler Zeugma’da Mars heykelini yapabilecek bilgi ve tekniğe sahip bronz döküm atölyelerinin olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca, Zeugma’da konuşlanan IV. Lejyonun 5-6 bin askerinin kılıç, mızrak, miğfer gibi silahları ve at koşum takımlarının da varlığı düşünülürse, Zeugma’da muazzam döküm atölyelerinin olduğu sonucuna ulaşılır.

Ayrıca, Belkıs köylüleri 1988-89 yıllarında Zeugma’da yapılan kaçak kazılarda yaklaşık 150 kg.ağırlığında bronz bir kadın heykelinin bulunduğunu, bu heykelin gövdesinin üst kısmının tamamen erimiş olduğunu, diz altlarındaki elbise kıvrımlarının ise korunmuş olduğunu ifade etmişlerdir. Bununla birlikte bir bronz erkek heykel başı ve bir bronz büstün de aynı yıllarda kaçakçılar tarafından bulunarak kaçırıldığını ifade etmişlerdir.

Zeugma’da M.Ö.1. yüzyıla tarihlenen Kommagene krallığına ait kabartmalar bulunmuştur. Bunlar Kommagene kralı Antiokhos ile güç tanrısı Heraklesi tokalaşma stelinin parçası ve 2000 yılı kurtarma kazılarında ele geçen Antiokhos ve Apollon-Helios’un bazalttan yapılmış tokalaşma stelidir. Ama, bulunan yontular daha çok Roma dönemine ait olup, M.S. 64 den, M.S. 250 yılına kadar olan bir dönemi kapsamaktadır. Zeugma’da bu döneme ait çok sayıda mezar stelleri, heykeller ve lahitler bulunmuştur. Heykellerin çoğu Gaziantep Müzesinde sergilenmektedir. Kireç taşından yapılan bu eserler genel olarak Mezar sahiplerine veya yakınlarına ait mezar stelleri ve heykelleridir. Kireç taşından yapılmış olmaları sebebiyle, mermer yontu eserlerinin etkileyiciliğinden yoksundurlar. Greko-Romen yontu sanatı üslubuna uygun olarak mezar heykeltıraşlığında yerel tipler ve başörtüsü, kirmen, rulo, yün sepeti gibi yerel motiflere rastlansa da eserlerde Roma’nın yontu sanatını da yakından takip ettikleri görülür. Örneğin Flaviuslar döneminin başa yapışık uzun saç lüleleri, Antoniler döneminin matkapla göz bebeğinin belirtilmesi, Severuslar döneminin kalın göz kapaklı, afyon yutmuş biçiminde göz bebekleri ve saç lülelerinde matkap kullanımı askerler döneminin çentik sakalı gibi yontu sanat üslubu yakından izlenmiştir. Zeugma’da mezar yontuculuğunun örneklerinden başka heykeller de bulunmuştur. Bunlar ilk kez Antonius Pius’un Zeugma şehir sikkelerinin arka yüzünde Zeugma Tykhe tapınağının içinde görülmeye başlanan ve günümüzde Belkıs tepesinin üstünde parçaları olan kolosal Tykhe heykelidir. Diğeri de Belkıs tepesinin güneyinde bulunan kolosal Athena Parthenos heykelidir. Bu eser, heykeltıraş Pheidias’ın yaptığı Athena Partenon heykelinin Roma dönemi kopyasıdır. Sert kalkerden yapılan bu heykellerden başka mermerden yapılmış oldukça ince işçilikli heykeller de bulunmuştur.

Bunlardan biri o dönemde Gaziantep’te henüz müze olmadığı için Gaziantep halk evi tarafından 1931 yılında çok sayıda mezar steliyle birlikte Adana müzesine teslim edilen mermer Aprodithe heykelidir. Venüs Genetrix tipindeki bu Aphrodite heykeli 1.21 m. yüksekliğinde olup M.Ö.4. yüzyıl eserinin Roma dönemi kopyasıdır. Diğeri 1998 yılı kurtarma kazılarında ele geçen filozof veya hatipe ait olan heykel parçasıdır. 2000 yılı kurtarma kazılarında da mermerden yapılmış heykel parçaları bulunmuştur. Her ne kadar Zeugma yakınında mermer yatakları olmasa da, mermer heykellerin taslak halinde Zeugma’ya getirildiği düşünülse de, bunların ince işçiliğini işlemek için de yine başarılı heykeltıraşların olması gerekmektedir. Mezar stelleri ve heykellerinde yaklaşık iki yüz yıl izlenen yontu stili Zeugma’da başarılı heykeltıraşların olduğunu ve yontuculuğun sürekliliğini kanıtlamaktadır. Zeugma’da nadir konulu mozaik ve fresk sanatında olduğu gibi yontu sanatında da özgün eserler verilmiştir. Bu özgün yontu sanatı için de bronz heykeller içinde kalıplar hazırlanmış olmalıdır. Mars heykeli, kabarık kıvırcık gür saçları, şişkin alın, belirgin göz bebekli iri gözler, göz hatlarındaki sert duruş, idealizm ve ışık gölge oyunu sebebiyle M.S. 2.yüzyılda Zeugma’da yapılmış olma ihtimali çok yüksektir. Yapılan araştırmada diğer bir bronz Mars heykelinin Fransa’nın Lyon şehrinin Arkeoloji Müzesinde bulunduğu görülmüştür. Coligny (Ain) antik kentinde Mars tapınağında 1897’de bulunan söz konusu Mars heykeli 1.74 m. yüksekliğindedir. Lyon Mars heykelinin Zeugma Mars heykelinden farklı olarak miğfersiz ve gözleri oyuktur. Gövdenin duruşu, sağ elini mızrak tutar gibi yukarıya kaldırışı, kıvırcık gür saç lülelerinin yüzünü çevrelemesi ve çatık kaşlarıyla her iki Mars heykeli birbirine benzerdir.

Zeugma, Poseidon evinde bulunan fresk üzerindeki boya ve grafitto tekniğinde, Grekçe harflerle yazılmış Latince adlar ile zırh parçaları, mızrak uçları, kılıç, kama ve benzeri silahlar ve 4.000 adet sikke sebebi ile bu villanın bir dönem bir komutana ait olduğunu söyleyebiliriz. Komutanın evinin kilerinde kapıların üstünde, küllerin içinde sırt üstü yatar halde bulunan savaş tanrısı Mars heykeli ile Zeugma’yı yakıp yıkan Sasanilerin eline geçmemesi için bu kilere saklanmış olduğu da ihtimalimizi güçlendirmektedir.



Yararlanılan Kaynaklar:

- Abadie-Reynal-Ergeç R. “The Zeugma and Apameia Works 1997”
  XX. Kazı sonuçları Toplantısı II.cilt, 1999. Atlan N.,
  Ankara Arkeoloji müzesinde Portre Hususiyeti gösteren bazı steller, Belleten XXXIV,1970.

- Başgelen N. Ergeç R.Tarihe son bakış, İstanbul-2000.

- Ergeç R. “Rescue excavations by the Gaziantep Museum (1992-1994)
  The TwınTowns of the Zeugma On the Euphrates .1998 Portsmouth.

- Erhat A., Mitoloji Sözlüğü, İstanbul 1989.

- Grimal P., Mitoloji sözlüğü, Yunan ve Roma., Çev.Sevgi Tmgüç. İstanbul 1997.

- Kennedy D., The twin towms of Zeugma on the Euphrates, Portsmouth 1998.

- Onurkan S.Doğu Trakya Tümülüsleri Maden eserleri, Ankara 1988.

- Önal, M.Mosaics of Zeugma, İstanbul 2002.
 

 


Osman Özçalışkan
'a teşekkürlerimizle

Denizce