e-mail
    
    denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Dost Köşesi     

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Tanju Berk / Rüzgarı Beklemekle Olmuyor, Aramaya Çıktık

aaa24.05.2002    

 

Selam Dostlar,

 

34.46 N   47.18 W    saat: 24:00  (03:00 utc)

Rüzgarı beklemekle olmuyor, aramaya çıktık.

 

Elimizdeki son kartlara göre kuzeyde 15 hava olmalı. ve doğuya doğru da devamı var. yerel saat 16:00'da kuzeye tırmanmaya başladık. Geçirdiğimiz 9.günü anlatmam zor, gelince fotolardan bakarsınız. Rüzgar yok. denizin üzeri neredeyse ayna gibi. Dalga yok. Güney ve kuzeyde bulutlar var, arasındaki kanalda ilerliyorsunuz. Elimizdeki mazot bu durumu sürdürmeye yetemezdi. Su anda kuzeyin yağmurlu kesimlerine gelebildik. Denizler (houle) başladı. Rüzgar olmayınca denizlerin büyüklüğü daha çok anlaşılıyor. "Acaba nasıl olur?" derdim, felaket oluyor, 3.metrelik denizin üzerine çıkıp inmek, insan hakikaten aşağıdaki bahçeyi görüyor. Dikkat etmemişseniz masanın üzerindeki sise kayıyor ve düşüyor. Simdi biraz daha çalkantı var, ama rüzgar hala 3-4 yani ise yaramaz. Bu teknenin ilerlemesi için 10-15 rüzgar lazım. Bilmem aranızda sextant kullanmayı bilen var mı? Benim bilgim teorik, isin asli ufuk ile gökyüzündeki sabit bir çisimin arasındaki acıyı ölçerek yeryüzündeki enlem ve boylamınızı bulmak. duşundum de ufuk neresi? Dalganın tepesine çıktığınızda tüm ovalar sizin, dibine girdiğinizde de dağların tepeleri ancak ufkunuz olabiliyor. Hep tepelerde gidecek haliniz de yok. Kıç üstünden doğal birikimlerimin doğal ortama kavuşmasına yardımcı olurken, sanki kendi etrafimızda daire çiziyormuşuz gibime geldi, oysa pusula sabitti. ne kadar da aldatıyor insani duyuları. Burada her an yasıyorsunuz bunları.

 

Kısacası dostlar 10. gün başlıyor, ve 2 günden beri rüzgarı bekliyoruz. Tabii sinirler geriliyor, sallanıp durdukça. Dün sabah yerel 03:00 sularında oldukça yakınımızdan gecen Borular isimlik tekne ile telsiz irtibatı kurduktu. Direğini kiran bir Fransız teknesine yardıma gidiyordu. Böyle bir havada direk kırılması, düz yolda yürürken düşmeye, Konya ovasında yoldan çıkmaya benziyor. Kim bilir çarmıkları tutan kocalardan biri kırılıp, koca çarmığın ve de dolayısıyla direğin yerinden çıkmasına neden olmuştur, bu sonsuz sallantıda. Öğlen saatlerinde bizim yaklaşık 4 mil güneyimizde ulaşıldı kazazedelere. Borelar onları Azorlar'a doğru çekmeye başlamıştı biz kuzey yolunun tutarken.

 

Sabahın ilk ışıklarıyla oltamızın ucundaki 15cm.lif sahte baliğimiz da

(rapalas) gitti, kaçan balık büyük olurmuş dedik. Yerine 7cm.lik mürekkep baliği taklidi bir şeyler koyduk, ama gelen giden yok, halbuki eminim balık vardı civarımızda, yunus bile vardı buğun.

 

Sevgili Dostlar içinizden bir çoğu bırakın denize girmeyi, gerçi ben de hala girmedim, mayolara girmek için rejim yapmaya bile başlamamıştır :)))) Yeter bugünlük deniz muhabbeti diyorum, Sevgisiz ve rüzgarsız kalmayın (yaw ikisi aynı şey olmasın bunların)

 

Tanju