Kişilik
Aynada
gördüğümüz görüntülerin derinliklerinden bahsediyoruz, üzerimize
giydiğimiz sıfatların ötesinden.
|
 |
Hani şu
ara sıra zihnimizi kurcalayıp da yanıtını bulmakta zorlandığımız
soru: "Ben kimim?". Çünkü ergenlikte içine girdiğimiz o zorlu
kimlik arayışı dönemi sonrası hayatımızın geri kalanı da
bulduğumuz kimliklerin ne olduğunu anlamaya çalışmakla geçiyor.
Kendimizi anlamak ve tanımakla. Peki, nedir bu "kişilik"
dedikleri? Doğuştan mıdır, değişir mi? Ya da belli kalıplar
çerçevesinde sınıflandırılabilir mi? |
Kişilik ve
Kültürün Kişilik Değerlendirmelerine Etkisi:
Farklı
durumlar karşısında değişim göstermeksizin yansıttığımız
düşünce, his, motivasyon ve davranışların bütünü kişilik'imizi
oluşturuyor. Kişilik değerlendirmeleri ise kültürden kültüre
değişim gösterebiliyor. Örneğin, Japonya'da oldukça "dışa dönük"
olarak değerlendirilen bir çocuk okumak üzere İngiltere'ye
gittiğinde orada oldukça "çekimser" olarak tanımlanabilir.
Öyleyse kullanılan tanımlar kültürlerin değer yargılarıyla
birebir ilişkili diyebiliriz. Haliyle kişilik testleri de gerek
sorular, gerekse puanlandırma cetveli bakımından o dile ve
kültüre "uyum/ adaptasyon" gerektiriyor.
Genlere Kulak
Verecek Olursak
Öyle
görünüyor ki, araştırmalar bundan 2000 yıl önce Yunan fizikçi
Galen'in öne sürdüğü "Kişilik kuşaktan kuşağa geçer."
varsayımını destekliyor. İkiz çalışmalarında ayrı ailelerce,
farklı koşullarda yetiştirilen çocuklar kişilikleri oturduğunda
yanlarında büyüdükleri kişilerden çok biyolojik aileleriyle
benzerlikler gösteriyor. Bu da, kişilikte genlerin parmağı
olduğunu kanıtlıyor. Rakamsal olarak ise bu pay %15 ila %50
arasında değişebiliyor.
Genler tüm
karakter özelliklerine aynı oranda mı etkiyor?
Kimi kişilik
özelliklerinin kalıtımsal bağı daha yüksek. Öyle ki, kendilerini
gelişimin erken dönemlerinde gösterebiliyorlar. Dışa dönüklük,
aktivite düzeyi -ki bu halk arasında çocukları "hareketli" ya da
"uslu" gibi sınıflandırmalar içine koymamıza yol açıyor- ve
görev odaklı olma eğilimi güçlü genetik etki altındaki kişilik
özellikleri olarak geçiyor. Yapılan araştırmalar sonrası en
düşük kalıtımsal bağ ise dürüstlük ve yumuşak başlılık karakter
özelliklerinde bulunmuş. Yani dürüst ve yumuşak başlı olma daha
çok kişinin çevresel koşullarıyla şekillendiriliyor.
Kişiliğimizi
Değiştirmek Mümkün mü?
Kişiliğin
tanımına da göz atacak olursak, bir kişinin kişilik
özelliklerinden bahsediyorsak farklı durumlar ve farklı zamanlar
karşısında değişim göstermemelerini bekliyoruz. Ancak elbette ki
bunca davranış ve seçim zenginliği değişmeyen karakter
özellikleri saptamayı da oldukça zor kılıyor. Hele ki bir de
cinsiyet farklılığını göz önünde bulunduracak olursak.
Cinsiyet
Farklılığı Kişilikte Nasıl Bir Rol Alabilir: "Depresyon"
Çocukluktaki
kimi depresif ipuçları yetişkinlikteki depresyona referans
olabiliyor. Yani eğer ki bu depresif ipuçlarına kişilik
özellikleri dersek, bu özellikler zamanla değişim göstermiyor,
kalıcı yapıda oluyorlar. Ancak cinsiyet farklılığı söz konusu.
Erkek çocukları için ileriki yaşlarda depresyona gönderme yapan
belirtiler saldırganlık ve dürtü kontrol eksikliği iken, kız
çocukları için genelde tam tersine utangaçlık, itaatkârlık ve
alçak gönüllülük oluyor.
Özetle, çalışmalar genelde
kişiliğin zaman ve durumlar karşısında kalıcı olduğunu
gösteriyor.
 |
Konu
hakkında ortaya sürülen "Eğer. Öyleyse. Modeli" (Mischel,
1995) ise belli durumların belli düşünce, his ve
davranışları tetiklediğini öne sürüyor.
Bir
örnekle açıklayacak olursak; A kişisi biri onu aşağılayıcı
sözler söylediğinde sinirleniyor olsun.
B kişisi
ise eşine herhangi bir söz söylendiğinde. Sonuç olarak, her
ikisi de eşit oranda "sinirli" bir karaktere sahip olsa da,
bu özellikleri farklı durumlarda tetikleniyor. Bir durum
(Eğer), bir karakter özelliğini tetikliyor (Öyleyse).
Değişmeyen bu düşünce, his ve davranışlar da işte "kişilik"
adını alıyor.
|
Etkileşimi
Savunan Yaklaşımlar:
Kişiliğe
etkileşimli bir yaklaşımdan bakacak olursak "Genler kişiliği
belirler", "Çevre kişiliği belirler" gibi kalıplardan ziyade
neden-sonuç ilişkilerinin çok yönlü olduğunu görüyoruz. Ekonomik
ve kültürel durumlar illa ki kişiliğe etkide bulunuyor ancak bu
işleyişlerin kendileri de aslında psikolojik ihtiyaçları
karşılamaya yönelik oluyor. Haliyle neden-sonuç ilişkisi bir
yönlü olmaktan çıkıyor.
Nasıl yani?
Örneğin,
ailelerinden istismar gören çocukların mitsel semboller ya da
otorite figürleri de katı ve sadistik olabiliyor. Çocuğun
kafasındaki bu sadistik figürlerse kendilerini çocukların
çizdikleri resimlerde ele verebiliyorlar.
Bir Kişilik
Modeli: Myers-Briggs
Kendi modeli
üzerinden geliştirilen Myers-Briggs Kişilik Testi Türkiye'de de
çeşitli alanlarda kullanılıyor. İsterseniz gelin, şimdi hep
beraber bu modele bir göz atalım.
Myers-Briggs
Kişilik Modeli genel hatlarıyla 4 ana sorudan güç alıyor:
1. Enerjinizi
Yönlendirdiğiniz İlk Kaynak Neresi Olur?
|
Aktivite ve Dil Üzerinden
Dış Dünya: |
Düşünce ve Duygular Üzerinden
İç Dünya:
|
|
Dışa Dönük |
İçe
Dönük |
|
Sosyal |
Saklı |
|
Dışa Vurumcu |
Sessiz |
|
Geniş |
Derin |
|
İletişim |
Konsantrasyon |
|
Düşünceden Önce Eylem |
Eylemden
Önce Düşünce |
Her ne kadar
bu iki özelliği dengede tutmamız sağlıklı kabul edilse de,
günlük hayat içerisinde mutlaka birine daha yönelimli oluyoruz.
|
 |
Bu iki
kişilik özelliğini birbirinden ayıran en önemli
özelliklerinden biriyse kişinin önce düşünüp sonra mı
davrandığı yoksa davranıp daha sonra mı düşündüğü. Ancak
buna karar verebilmek için kişinin tamamıyla özgür olduğu
durumları ele almak gerekiyor. Aldığı eğitimin, kültürün
etkide bulunamayacağı, çevresel koşulların söz konusu
olmadığı durumlardan bahsediliyor. Örneğin, öncesinde
herhangi bir seçimi dolayısıyla ödül ya da ceza almamış
olduğu durumlar.
Örneğin.
Yirmi
katlı bir binada bir yangın çıktı diyelim.
Tüm çalışanların binadan hemen çıkmaya çabalaması, önce
düşünme eylemini seçmedikleri için hepsinin dışa dönük
olduğunu göstermiyor. |
Ya da bir
yapboz çözerken önce düşünüp sonra parçaları yerleştiren
herkesin içine dönük olduğu söylenmiyor. Çünkü bu şartlar, tıpkı
yukarıda da bahsettiğimiz üzere kişinin özgür seçimlerinden
ziyade farklı etmenlerin etkisi altında.
2. Bilgiyi Ne
Şekilde İşlemeyi Tercih Edersiniz?
|
Bilinen Gerçekler ve Tanıdık Kavramlar
Üzerinden |
Yeni Olasılıkları ve
Fark Seçenekleri de
Hesaba Katarak |
|
Duyumsal "Olasılıklar" |
Sezgisel "Gerçekler" |
|
Deneyim |
Yenilik |
|
Şimdi |
Gelecek |
|
Uygulanabilirlik |
İlham |
|
Gerçekçi |
İdealist |
|
Var Olanı Kullanan |
Değişim
Yaratan |
3.
Kararlarınızı Nasıl Almayı Tercih Edersiniz?
|
Mantıksal ve Nesnel Değerlendirmeler Üzerinden |
Kişisel Değerleri Göz Önünde Bulundurarak |
|
Düşünce Odaklı |
His Odaklı |
|
Analiz Eden |
Hislerine
Güvenen |
|
Nesnel |
Öznel |
|
Mantıksal |
Kişisel |
|
Eleştirici |
Takdir
Edici |
|
Gözlemci |
Katılımcı |
|
Kanıt Temelli Kararlar Alan |
Değerler
Üzerinden Kararlar Alan |
|
Uzağı Gören |
Şimdiyi
Gören |
4. Hayatınızı
Nasıl Düzenlemeyi Tercih Edersiniz?
|
Planlı Kararlar Alıp
Nereye Gittiğinizi Bilerek |
Yol Aldıkça Hayatı Keşfedip Değişimlere Açık Olarak |
|
Yargılayıcı |
Algısal |
|
Kapalı |
Açık |
|
Kararlar Alan |
Keşifler
Yapan |
|
Yapısalcı |
Anlamsalcı |
|
Düzenleyici |
Soruşturan |
|
Katı |
Esnek |
|
Kontrolcü |
Akışa
Bırakan |
Myers-Briggs
Modeli'nde dört sorunun yanıtı olan bu sekiz öğe birbirleriyle
eşleştirilerek 16 adet kişilik özelliği belirleniyor. Bu kişilik
özellikleri ise şöyle sıralanıyor:
Myers-Briggs
Modeli'ne Göre 16 Farklı Kişilik Tipi:
1. Dışa Dönük/ Duyumsal/ Düşünce Odaklı/ Yargılayıcı Tip:
(yönetici)
Enerjisini dış dünyadaki eylemlerden alan bu kişiler bugünü ve
var olan gerçekleri göz önünde bulundurarak hayatlarını
mantıksal temeller üzerinde düzenliyorlar. Sonuç olarak,
karşılaştıkları problemleri sınanmış ve güvenilir yöntemler
üzerinden çözmeye çalışıyorlar. Kavramlar ve stratejiler üstünde
zaman harcamak yerine ayrıntılara takılmayı tercih ediyorlar.
2. İçe Dönük/
Sezgisel/ His Odaklı/ Algısalcı Tip: (mücadeleci, avukat)
Bu grup, enerjisini kendi iç dünyalarındaki düşünce ve
duygulardan alıyor. Kararlarını genellikle kendi kişisel
değerleri üzerinden alan bu kişiler, özellikle de diğerleri söz
konusu olduğunda farklı seçenek ve olasılıkları
değerlendiriyorlar. Belirecek yeni bakış açılarına karşı
hayatlarını esnek tutuyorlar. Sessiz ve yaratıcı oluyorlar.
Çevrelerindeki insanlara karşı gizli bir sıcaklık hisseden bu
kişiler gerek kendilerinin gerekse diğerlerinin sürekli bir
gelişim ve olgunlaşma içerisinde olduğunu görmek istiyorlar.
3. Dışa
Dönük/ Duyumsal/ His Odaklı/ Algısalcı Tip: (heykeltıraş)
Dış dünyadaki
eylemler ve konuşulanlardan enerjisini alan bu grup, genellikle
de açık anlamlar ifade eden gerçeklerle ilgilenmeyi tercih
ediyorlar. Arkadaşlık kurmaktan büyük keyif alan bu kişiler
önceliği "şimdi"ye veriyor. Hayatlarını esnek tutuyorlar ve o an
içinde oluşabilecek her duruma o anda karşılık veriyorlar.
Hayattan zevk almaya bakıyorlar ve kolaylıkla yeni arkadaşlıklar
kurabiliyorlar. Yangın gibi bir anda belirebilecek sorunlara
karşı acele çözümler üretebiliyorlar.
4. İçe Dönük/
Sezgisel/ Düşünce Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (yenilikçi/ öncü)
Güçlerini
kendi iç dünyalarından alan bu kişiler, geleceğe yönelik farklı
seçenekleri değerlendirmeyi ihmal etmiyorlar ve sorunlara nesnel
çözümlerle yaklaşmayı tercih ediyorlar. Genellikle hayatlarını
mantıksal çerçevelerin içine oturtuyorlar. Uzun süreli hedefler
koyarak hayatlarını bu hedeflere ulaşmak üzere düzenliyorlar.
Gerek kendilerine gerekse diğerlerine karşı eleştirel yaklaşma
eğiliminde oluyorlar. Planlarıyla ilgili her ayrıntıyı göz
önünde bulundurabilecek derecede bilgili oluyorlar.
5. Dışa Dönük/ Duyumsal/ His Odaklı/
Yargılayıcı Tip: (antrenör)
Enerjilerini dış dünyadaki eylem ve sözlerden alan bu kişiler
karar verme aşamasında kendi kişisel değerlerini ilk planda
tutuyorlar. İnsanlara karşı oldukça sıcak olan bu grup, onlarla
beraber vakit geçirmeyi ve arkadaşlarıyla beraber uyumlu
ilişkiler sürdürmeyi çok seviyor. Hatta arkadaşları, onların
hayatında önemli bir yer tutuyor. İnsanlara karşı kendilerini
öylesi sorumlu hissediyorlar ki, toplumsal görev dağılımında
üzerlerine düşen görevi özenle yerine getirmeye çalışıyorlar.
6. İçe Dönük/
Sezgisel/ Düşünce Odaklı/ Algısalcı Tip: (bilim insanı,
mühendis)
Güçlerini kendi iç dünyalarından alan bu kişiler, kararlarını
mantıksal temellere dayandırıyorlar. Yeni seçenekler belirir
belirmez hayatlarını bu doğrultuda esnetebiliyorlar. Belli bir
noktaya kadar sessiz ve uyumlu olabiliyorlar. Rutin olana ayak
uydurmaktansa her türlü gelişime yol açabilecek değişimlerin
peşinden gidiyorlar. En başarılı oldukları alan, zeka ve bilgi
birikimi gerektiren karmaşık problemler oluyor.
7. Dışa
Dönük/ Sezgisel/ His Odaklı/ Algısalcı Tip: (kâşif,avukat)
Seçenekleri kendi kişisel değerleri üzerinden değerlendiren bu
grup, enerjisini dış dünyada olup bitenlerden alıyor. Ortaya
çıkabilecek yeni bakış açıları ve seçeneklere karşı hayatlarını
esnetebiliyorlar. Yaratıcı olan bu kişiler, insanlara yararlı
olabilecek yeni seçenekler denemeyi seviyor. Her ne kadar
ayrıntı ve planlar üzerine fazla kafa yormasalar da ortada genel
bir hedefin bulunduğu deney ve çeşitlilik içeren işlerle
uğraşmaktan büyük keyif alıyorlar.
8. İçe Dönük/
Duyumsal/ Düşünce Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (bakıcı/ müdür)
Enerjilerini kendi iç dünyalarındaki düşünce ve duygulardan alan
bu kişiler, kararlarını genellikle pek çok seçeneği
değerlendirdikten sonra alıyorlar. Hayatlarını mantık üzerine
kuran bu grup genellikle sessiz ve ciddi bir yapıda oluyor.
Hayat karşısında iyi bir gözlemci olduklarından farklı durumlara
karşı iyi bir anlayış geliştirmiş oluyorlar.
9. Dışa
Dönük/ Duyumsal/ Düşünce Odaklı/ Algısalcı Tip: (heykeltıraş)
Genellikle nesnel olarak gördüğü gerçeklerle ilgilenmeyi seven
bu grup enerjisini dış dünyada konuşulanlardan ve olup biten
eylemlerden alıyor. Kararları mantıksal temellere oturuyor.
Kendi ilgi alanlarına giren pek çok aktiviteyi de barındıran
esnek bir yaşantıları oluyor. Genellikle uygulama gerektirecek
işlerde çalışmayı seviyorlar.
10. İçe
Dönük/ Sezgisel/ His Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (yenilikçi/ öncü)
Özellikle de diğer insanları da ilgilendirebilecek farklı
seçenekler üzerine düşünmeyi seven bu kişiler, enerjilerini
kendi iç dünyalarından alıyorlar. Hayatlarını kişisel temeller
üzerinde düzenliyorlar. Genellikle hayata dair özel bir hedef
belirliyor ve bu hedefe ulaşabilmek için durmadan çalışıyorlar.
Diğer insanların da büyüyüp olgunlaşmaları için yardım etme
gönüllüsü oluyorlar.
11. Dışa
Dönük/ Sezgisel/ His Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (antrenör)
Özellikle de diğer insanları da ilgilendirebilecek farklı
seçenekler üzerine düşünmeyi seven bu kişiler, enerjilerini dış
dünyadan alıyorlar. Hayatlarını genellikle kişisel temeller
üzerinde düzenliyorlar ve sevdikleri insanlarla uzun soluklu
ilişkiler kurma ve sürdürme yanlısı oluyorlar. Oldukça sosyal
olan bu grup, hislerini diğerlerine kolayca yansıtabiliyor.
Ancak özellikle de sosyal ilişkilerine zarar verebilecek
eleştirilere karşı katı olabiliyorlar. İnsanlarla etkili bir
şekilde çalışabiliyorlar.
12. İçe
Dönük/ Duyumsal/ Düşünce Odaklı/ Algısalcı Tip: (bilim insanı)
Enerjisini kendi iç dünyasından alan bu kişiler, kararlarını
mantıksal çerçeveler içinde alıyorlar. Dünyanın nasıl işlediğini
anlayabilmek adına yeni, pratik bilgiler edinebilmek amacıyla
hayatlarını çoğunlukla esnek tutuyorlar. Oldukça sessiz ve
uyumlu olabiliyorlar. Neyin nasıl çalıştığına dair oldukça
meraklı olan bu kişiler, kimi zaman şaşırtıcı fikirlerle
insanların karşısına çıkabiliyorlar.
13. Dışa
Dönük/ Sezgisel/ Düşünce Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (yönetici/
şef)
Enerjilerini
dış dünyada olup biten olaylardan alıyorlar. Kararlarını, pek
çok eylemin sonuçlarını değerlendiriyorlar. Hayatlarını
mantıksal çerçevelere oturtuyorlar. Genellikle nesnel yöntemler
tercih eden yönetici rolleri üstleniyorlar. Yüksek standartlar
koymayan ya da yaptığı işlerde başarılı olamayan insanlara karşı
tolerans gösteremiyorlar.
14. İçe
Dönük/ Duyumsal/ His Odaklı/ Algısalcı Tip: (mücadeleci)
Enerjilerini
genellikle kendi duygu ve düşünce dünyalarından alan bu kişiler,
kendi kişisel değerleri çerçevesinde kararlar almayı tercih
ediyorlar. Sessiz ve arkadaş canlısı bu grup, kalabalık arkadaş
gruplarından ziyade küçük sayılı arkadaşlıkları tercih ediyor.
Diğerlerine karşı kollamacı bir tutumla yaklaşıyorlar.
Genellikle "şimdi"nin keyfini çıkarıyorlar ve grup
çalışmalarında grup için oldukça destekleyici bir üye
olabiliyorlar.
15. Dışa
Dönük/ Sezgisel/ Düşünce Odaklı/ Algısalcı Tip: (kâşif,
mühendis)
Enerjisini
dış dünyadaki eylem ve konuşulanlardan alan bu grup, kararlarını
mantıksal çerçeveler içerisinde alıyor. Uyumlu olabilme eğilimi
gösteren bu kişiler yeni düşünce ve ilgi alanlarına
odaklanabiliyorlar. Özellikle de eğer ki bu yenilikler onların
yeteneklerini geliştirecekse. Yaratıcı efor gerektiren problem
çözümlerinde başarılı olabiliyorlar.
16. İçe
Dönük/ Duyumsal/ His Odaklı/ Yargılayıcı Tip: (bakıcı/ müdür)
Enerjilerini
kendi iç dünyalarından alan bu kişiler, karar verirken kendi
değerlerini göz önünde bulunduruyorlar. Sevdikleri kişilerle
sosyal ilişkiler kurmaktan büyük zevk alıyorlar. İnsanları
gözlemleyen, sessiz bir yapıları oluyor. Onlara uygulama
alanında hizmet verebilecek işlerde çalışmayı seviyorlar.
Diğerlerinin ne düşünüp hissettiğine büyük önem veriyorlar.