Sağlığımızı teslim ettiğimiz doktarlarda rapor kuyrukları var.
Ücretle ya da hatırla devamsızlığı "yasa"dan koruyan raporların kuyrukları.
Çocuklarımız, bu yaklaşımı "adamını bul" ya da "satınal" olarak algılar mı acaba?
Sınıflar bomboş, oğretmenine, okuluna saygı duyduğumuz sınıflar...
"Başöğretmenim", "öğretmenim canım benim" dediğimiz kavramların içi boş.
Çocuklarımız, bize, yakın geçmişine bakıp inancını, güvenini yitirir mi acaba?
Bilgi dersanede veriliyorsa, okulda verilemeyen ne?
Okulda verilenlerle sonuç alınamıyorsa,
dersaneye gideni gidemiyeni aynı sınava giriyorsa,
birliğimizi beraberliğimizi yücelten unsurlar nice ?
Ermeninin dosyası, zayıflayan yerin ayrılıkçılığı...
Çözümü ailesine, ulusuna, yarınına güvenen çocukta değil de,
belgede, lobide, teşvikte ararken neler yitirdiğimizin farkında mıyız acaba?
Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden,
içerideki cephenin suskunluğudur.
Mustafa Kemal Atatürk
Benimsediğiniz oranda kamuoyu olaşturmanız bizleri sevindirecektir. Denizce
"Denizce" yetkinliğinde "Yelken Eğitimi" Gençlere yaşıtlarına yetişme...
Yetişkinlere, çocuklarınla paylaşabilecek yeni bir ufuk,
özgün, seçkin ve bir ömür boyu sürdürülebilecek
"yaşam biçimi" kazandırır. 0216 416 53 82
Haftanın Fotografı
DİKKAT ACİL ve ÖNEMLİ
Saydam kanatlı kelebek
Fethiye'de Kelebekler vadisinde yaşıyor.
Her an imara açılıp yok edilebilir ...!
Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile. Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor?
Birisi nasıl olduğunu sorsa;"Bomba gibiyim" diye yanıt verirdi hep.. "Bomba gibiyim." Jerry bir doğal motivasyoncuydu... Yanında çalışanlardan biri, o gün, kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.
Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni... Bir gün Jerry'ye gittim. Anlayamıyorum dedim.. Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun... Nasıl başarıyorsun bunu?
Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü.. derim. Havamın iyi olmasını seçerim.
Kötü bir şey olduğunda gene iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak. Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim.
Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, gene iki seçimim var..
Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek.
Ben hayatın olumlu yanlarını seçerim.
Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar kolay yani?
Evet.. Kolay dedi Jerry..
Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin... Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!..
Jerry'nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu, uzun yıllar görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırladım.
Yıllar sonra, Jerry'nin başına çok tatsız bir şey geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry'yi delik deşik etmişler... Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış. Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu, olaydan altı ay sonra gördüm. Nasılsın? diye sorduğumda, Bomba gibiyim dedi. Bomba gibi.
Olay sırasında neler hissettin Jerry dedim.
Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm.. Ya yaşamayı seçecektim,
ya ölümü.. Ben yaşamayı seçtim.
Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi !..
Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep İyileşeceksin merak etme dediler. Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken, doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana; Bana adam ölmüş diyordu. Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten..
Ne yaptın? diye merakla sordum..
Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu.. Evet diye yanıt verdim.. Var..
Doktorlar ve hemşireler merakla sustular.. Derin bir nefes alarak kendimi toparladım ve bağırdım: Benim kurşunlara alerjim var !..
Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar.
Tekrar bağırdım... Ben yaşamayı seçtim.
Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil..
Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı.
Yaşaması bana yeni ders oldu.
Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim...
Ve her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu..
Sibel Özman & Yüksel Erler'e teşekkürlerimizle
Gökten elmalar düşmüş...seçmesini bilene...
Haftanın Sözü
Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir.
Toplumun gözünde başarı iyi maddi gelir getiren bir kariyer,
büyük bir ev, lüks bir arabadır.
Aslında bunlar başarılı olmanın tanımı değildir. Ralph Waldo Emerson başarıyı aşağıda şöyle tanımlıyor.
BAŞARI ; Sık sık gülmek ve çok sevmektir;
Akıllı insanların saygısını ve çocukların sevgisini kazanmaktır; Dürüst eleştirmenlerin onayını almak; sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır; Güzeli sevmektir.
Herkesteki en iyiyi bulmaktır; Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden
kendiliğinden vermektir; Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister
kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe, ister iyileştirilen bir
sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır;
Gönlünce eğlenmek ve gülmek; Kendinden geçerek şarkı söylemektir;
Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hâlâ yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin..
İki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme.
Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu.
Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Karı koca yataklarında uyurken kadın gördüğü rüyanın etkisiyle:
- "Eyvah kocam" diye bağırmış.
Kocası uyku sersemi fırlayıp gardroba saklanmış...
Tuğba'ya teşekkürlerimizle
Günün Mana ve Ehemmiyetine Binaen "Nükleer"
Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş:
- Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet
ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana.
Kucağındaki kitabi okumak üzere yeni açmış adam, kitabi kapatmış ve adama:
- Hangi konuda sohbet etmek istersiniz?
- Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?
- Olabilir, bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size
başka bir soru sorayım.
Bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket
gibi, inek sıvı biçimde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar.
Sizce neden?
Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış;
- Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum.
Kitabini okumak isteyen adam;
- Hiç bir boktan anlamıyorsanız
ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istiyorsunuz ?!?
Rümeysa Öz'e teşekkürlerimizle
Alıntılarda "Denizce" yi hatırlamanız bizleri sevindirecektir.
Püf Noktası
ÇOK İLGNİÇ
Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arsaıtramya göre,
Böylece: Firma adına FCUK koyulmasının nedenini faturayı ödemeden önce de anlayabilmek mümkün.
Ömer Faruk Altuntaş'a teşekkürlerimizle
TAVLA VE SATRANÇ
Pers İmparatoru'nun başveziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce
tasarlanan tavla oyunu dünyanın en popüler oyunlarından biridir.
Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici.
Senenin birliği olarak tavla bir tânedir. 4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın
içindeki karşılıklı 6'şar hâne 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü,
siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'şer hâne günün 24
saatini simgeler...
Eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyununu Pers İmparatoru'na,
yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir.
Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj
yazmıştır.
Pers imparatoruna;
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
İşte hayat budur...
Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı
paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint
imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini
ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora
sunar.
Hint İmparatoru'na tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir
mesaj hazırlanır.
Hint İmparatoru'na:
Evet,
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
AMA BİRAZ DA ŞANSTIR.
İşte hayat budur...
Alper Kaya'ya teşekkürlerimizle
EL CEBİR nam-ı diğer ALGEBRA
a = b
a2 = ab
a2 - b2 = ab - b2
(a+b)(a-b) = b(a-b)
(a+b) = b
a + a = a
2a = a
2 = 1
e-posta
Denizce 4 yaşında
Türkiye'nin kararlı büyüyen en başarılı kuruluşlarından biri olduk
Geçen 12 ayda 2.099.395 kişi tarafından ziyaret edildik.
Coca Cola, ABD'de kimyacı John Styth Pemberton tarafından üretildi.
Fransız ressam Paul Gaugin öldü.
Alman General Von Keitel, Sovyet komutan General Zhukov'a teslim oldu. Avrupa'da savaşın bittiği bu güne ''V.E. Day'' (Zafer Günü) adı verildi. Ulvi Cemal Erkin, Prag'da Çek Filarmoni Orkestrasını yönetti.
Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü kuruldu. Uluslararası Af Örgütü kuruldu. [Aİ] Ecevit listesinin olağanüstü kongrede kazanması üzerine, İsmet İnönü, 33 yıl 4 ay 11 gün sonra CHP genel başkanlığından istifa etti.
Radyo-TV Gazetecileri Derneği kuruldu.
Türk parlamenterlerin yetki belgeleri, Strasbourg'daki Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi'nde onaylandı. 12 Eylül'den sonra, 1981'den beri Konsey Meclisi'nde temsil edilmeyen Türkiye ile Avrupa Konseyi ilişkileri, böylelikle yumuşama yoluna girmiş oldu.
Sovyetler Birliği Los Angeles Olimpiyatlarını boykot edeceğini açıkladı.
Ressam müzeci Elif Naci (89) öldü.
Üç bin kişi Gökova termik santralına karşı eylem yaptı.
9
1485
1920
1926
1935
1942
1955
1955
1988
1998
Davutpaşa Lisesi, dönemin sadrazamı Davut Paşa tarafından ''Mektebi Sübyan'' adıyla kuruldu. 1874'te Rüştiye Mektebi'ne dönüştü.
Anadolu Ajansı, ''Büyük Millet Meclisi adına Mustafa Kemal'' imzasıyla ''İslam Alemine Beyanname''yi yayınladı:
''... Orduyu, terhis etmek, köylülere Kuvayı Milliye'yi asi tanıtmak, milleti kendisine şeref veren en asil ve civanmert evladına karşı şüphe ve tereddüde düşürmek, sulhü hazırlamak için İngiliz emri altında çalışan vatansızların ilk işi oldu.''
Amerikalı kaşif Amiral Byrd, Kuzey Kutbu'na doğru ilk uçuşunu yaptı.
Cumhuriyet Halk Fırkası 4. Büyük Kurultayı toplandı. Kurultayda ''fırka'' yerine ''parti'' sözcüğü benimsendi. ''Altı Ok'' daha ayrıntılı şekilde ele alındı. ''Partinin
güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm prensipleridir'' denilerek, ''Kemalizm'' ilk kez resmi olarak tanımlandı.
Ulusal mimarlık akımının en önemli temsilcilerinden Mimar Vedat Tek İstanbul'da öldü.
''Anneler Günü'' Türkiye'de ilk kez kutlandı.
Batı Almanya, NATO'ya katıldı.
Basın Müzesi, İstanbul'da açıldı.
Şair Haşim Nezihi Okay (94) İstanbul'da öldü.
10
1799
1868
1876
1907
1919
1921
1930
1961
1975
1978
1995
Cezzar Ahmet Paşa, Akka'da Napolyon'un ordularına karşı zafer kazandı.
''Danıştay'' kuruldu. ''Şurayı Devlet'' adıyla kurulan Danıştay, Padişah Abdülaziz'in nutkuyla fiilen çalışmaya başladı.
Osmanlı devletinde sansür uygulamasına ilişkin ilk ''Kararnamei Ali'' çıkarıldı. Anneler Günü, ilk kez ABD'nin Philadelphia kentinde kutlandı.
İtilaf Devletleri temsilcileri, Paris'te, Yunanlılar'ın İzmir'i işgali konusunda karar aldı.
Mustafa Kemal Paşa, TBMM'de ''Müdafaayı Hukuk Grubu''nu kurdu.
Cumhuriyet Halk Fırkası'nın 3. Büyük Kongresi'nde, ''Altı Ok''un simgelediği ilkeler kabul edildi.
TBMM, nispi temsil seçim sistemini kabul etti.
Sinemamızın sempatik oyuncusu Necdet Tosun (49) öldü.
Tarihi Çiçek Pasajı binası çöktü. Enkaz altında kalan 7 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
Tiyatro sanatçısı Belkıs Dilligil, İstanbul'da geçirdiği trafik kazasında öldü.
Daha sonra Boğaziçi köprüsünde sollama yasağı getirildi.
11
1920
1938
1946
1954
1961
1964
1985
1997
2000
2000
Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'daki Divanı Harb tarafından idama mahkum edildi. Atatürk, çiftliklerini ve taşınmazlarını ulusa bağışladı.
Bugün ise küçüle küçüle tanınmaz hale geldi.
(Atatürk dönemindeki ve bugünkü yüzölçümü arasındaki fark,
atamıza, savunduğu düşüncelere, bağlılığımıza simge olur mu dersiniz?)
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün CHP Tüzüğü'nde yer alan ''Milli Şef'' ve ''Değişmez Genel Başkan'' unvanları kaldırıldı.
Öykü yazarı Sait Faik Abasıyanık (48) öldü.
Yassıada'da ''Anayasa'yı ihlal'' davaları başladı.
Yazar Sait Faik Abasıyanık'ın, ölümünden on yıl sonra, Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürüldü.
Birmingham City ile Leeds United arasında Birmingham'da yapılan futbol maçı sırasında yangın çıktı; 40 kişi öldü, 150 kişi yaralandı. IBM bilgisayar şirketinin süper bilgisayarı Deep Blue, gelmiş geçmiş en büyük satranç ustası kabul edilen Gari Kasparov'u yendi.
Terör örgütü ''Hizbullah'' üyesi 32 sanığın yargılanmasına Ankara DGM'de başlandı.
Film yönetmeni Faruk Kenç İstanbul'da öldü.
12
1820
1947
1951
1976
1978
1978
1979
1994
1997
1998
1998
Dünya Hemşireler Günü ve Hemşirelik Haftası: İngiliz hastane reformcusu ve Selimiye kışlasındaki Kırım Savaşı yaralılarınca, ''Lambalı kadın'' olarak bilinen Florence Nightingale doğdu.
Güzel Sanatlar Akademisinin Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde yetişen on sanatçının oluşturduğu ''Onlar Grubu'' kuruldu.
Yıkıcı gücü Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombaların 100 katı büyüklüğünde olan ilk hidrojen bombası denemesi, Pasifik Okyanusu'ndaki Eniwetok atolünde yapıldı.
Filistin Kurtuluş Örgütünün (FKÖ) Türkiye'de büro açma isteği kabul edildi.
FKÖ yü ilk tanıyan ülke Avusturya, şansölyesi ise yahudi asıllı Bruno Kreiszky
Liselerde okutulan ahlak dersi ve müfredat programları ile ders kitapları uygulamadan kaldırıldı.
Ankara'nın Dışkapı semtindeki YIBA Çarşısı, tüp patlaması nedeniyle yandı: 49 kişi öldü. Türkiye Sanayici ve İşADamları Derneği, gazetelere ''Gerçekçi Çıkış Yolu'' başlıklı, Ecevit hükümetini eleştiren tam sayfa ilan verdi. Kayıp olan Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan, başına iki kurşun sıkılmış halde ölü bulundu.
Güneydoğu'da sürdürülen operasyonlarda 28 terörist ölü ele geçirildi.
İstanbul'da, Hollanda ve Türk polisinin ortak çalışması sonucu, deniz yoluyla İtalya ve Hollanda'ya gönderilmek istenen, uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Baybaşin'in amcasının oğlu Nizamettin Baybaşin'e ait 10 trilyon lira değerinde eroin ve afyon sakızı ele geçirildi.
İHD Genel Başkanı Akın Birdal, uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.
13
1915
1919
1950
1965
1975
1981
2000
Çanakkale'de, Binbaşı Ahmet Bey'in komutasındaki ''Muaveneti Milliye'' muhribi, Golyat zırhlısını torpilleyerek batırdı.
İzmir'in işgal edileceğine ilişkin Venizelos'un beyannamesi, Aya Fotini Kilisesi'nde Yunan Albayı Mavrudis tarafından yerli Rumlara okundu. Ereğli Kömür İşletmelerinde Türkiye'nin ilk siyasal grevi yapıldı.
Batı Almanya İsrail'i tanıdı. Karar nedeniyle, 9 Arap ülkesi Batı Almanya ile ilişkisini kesti.
Başbakan Süleyman Demirel, Vural Önsel adlı bir kişinin saldırısına uğradı. Demirel'in burun kemiği kırıldı. Papa II. Jean Paul, Mehmet Ali Ağca tarafından Roma'da vurularak yaralandı.
Ankara'da Sincan'da tarlaya bırakılmış halde fazla miktarda patlayıcı madde ve silah ele geçirildi. Patlayıcı ve silahların, yasadışı Tevhid (Selam) örgütü mensubu Necdet Yüksel tarafından bırakıldığı belirlendi. Yüksel'in Ahmet Taner Kışlalı'nın aracına bombayı koyduğunu ''itiraf ettiği'' bildirildi.
14
1560
1839
1919
1919
1948
1950
1955
1964
1972
1975
1984
1984
1987
1995
1997
1998
1998
Anneler Günü Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı donanması, Cerbe deniz savaşını kazandı.
Askeri hekim yetiştiren Osmanlı öğretim kurumu Mektebi Şahane-i Tıbbiye açıldı. Tanzimat Fermanı'nın getirdiği reform düşüncesinden en çok etkilenen kurumlardan olan ''Mektebi Şahane-i Tıbbiye'', 1909'da, Haydarpaşa'daki binasına (bugünkü Marmara Üniversitesi) taşındı.
İzmir Limanı'nda bulunan İtilaf Devletleri donanması kumandanı Amiral Caltrop, Türk ordusuna İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edileceğini bildirdi. İzmirli yurtseverler, gece Yahudi Maşatlığı'nda toplanarak, ''Reddi İlhak'' ilkesini kabul ettiler.
Filistin'de İngiliz egemenliği sona erdi; İsrail bağımsızlığını ilan etti.
27 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı son buldu. Demokrat Parti yüzde 53 oyla tek başına iktidara geldi. Türkiye'de tek parti dönemi sona erdi.
Arnavutluk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Doğu Almanya, Macaristan, Polonya, Romanya ve Sovyetler Birliği, yeni bir askeri ittifak içeren ''Varşova Paktı''nı imzaladılar.
Gazeteci yazar Selami İzzet Sedes (68) İstanbul'da öldü. Bülent Ecevit, CHP Kurultayı'nda Atatürk ve İnönü'den sonra CHP'nin üçüncü Genel Başkanı seçildi.
Gazeteci Ümit Deniz (53) İstanbul'da öldü.
Oyun yazarı Vasıf Öngören öldü.
Tiyatro ve sinema sanatçısı İhsan Yüce (54) öldü.
TBMM, Anayasa değişikliğini kabul ederek, siyasi yasaklar için referanduma gidilmesi, milletvekili sayısının 450'ye çıkarılması ve seçmen yaşının 20'ye indirilmesini benimsedi.
Deneme ve eleştiri yazarı Rauf Mutluay (70) öldü.
Güneydoğu'da sürdürülen operasyonlarda 30'u ölü, 32 ölü ele geçirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin isteği üzerine Kuzey Irak'a girdi. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle Prof. Dr. Bernard Lewis'e verildi. Frank Sinatra (82) öldü.