|
|
 |
|
Aziz Nesin, asıl adı Mehmet Nusret, 1915 yılında İstanbul’da doğdu.
Türk gülmece yazarı. Gazetecilik, yayıncılık yaptı. Toplumun kimi
tiplerini olağanüstü bir ustalıkla karikatürleştiren,
bürokrasiyle alay eden, devlet çarkının işleyişindeki
bozuklukları gülünçleştiren yapıtları, adının yurt
sınırlarını aşarak başka ülkelerde de tanınmasını sağladı.
Buna karşılık, savunduğu görüşlerden dolayı sık sık
kovuşturmaya uğradı; yargılandı; hapis ve sürgün cezaları
çekti. Toplumun her kesiminde, her gün yaşanan olayların
çelişkili yanlarını, bunların doğurduğu gülünç durumları, her çevrede rastlanan
tipleri konu edinen gülmece, romanlar yazdı. |
Yapıtlarında toplumsal bozuklukları, haksızlıkları, fırsatçılığı,
bürokrasiyi, yanlış değer yargılarını kıyasıya eleştirdi. Çok
geniş toplulukların kolayca sevebileceği canlı, hareketli,
dolambaçsız bir anlatım yolu izledi. Bir yandan güldürürken, bir
yandan da duygulandıran ve düşündüren bir yazar oldu. Onun
anlattıklarına benzer terslikler, güldürücü olaylar, küçük
insanı, ilerici aydını ezen bozukluklar geniş topluluklarca
"Aziz Nesinlik olay" diye adlandırılmaya başlandı. Günlük
olaylardan, gazete haberlerinden, politikadan esinlenen A.
Nesin'e zaman zaman masallar ve halk hikâyeleri de çıkış noktası
oldu. Hikâye ve romanlarındaki bu tür konular ve somut insan
ilişkilerine karşılık, oyunlarında insanın kişiliği, ahlaksal,
toplumsal konumu gibi temaları yer yer somutlamalara yönelerek
işledi. Ancak alışılmış yapıtlarının çizgisini sürdüren oyunlar
da yazdı; kimi yapıtları sahneye aktarıldı. Yapıtlarının
geliriyle, kimsesiz ve yoksul çocukları meslek edininceye kadar
yetiştirmek üzere
Nesin
Vakfı'nı (Çatalca) kurdu (1972). Mayıs 1993'te Aydınlık gazetesini
çıkaran Aziz Nesin gazetenin başyazarlığını da üstlenmişti. 5
Temmuz 1995’de Çeşme'deki imza günü sonrası, saat 01.05'te öldü.
Yıllarla
Aziz Nesin
|
1915 |
|
(20 Aralık) İstanbul,
Heybeliada'da doğdu. |
|
1925 |
|
İstanbul'da Süleymaniye'de 'Kanuni Sultan Süleyman İptidai
Mektebi'nin 3.sınıfına girdi. (Sonradan okulun adı, İstanbul
7. ilkokul oldu.) |
|
1935 |
|
Kuleli
Askeri Lisesi'ni bitirip Harp Okuluna geçti. |
|
1937 |
|
Ankara'da Harp Okulunu bitirip asteğmen oldu. |
|
1941 |
|
2.Dünya Savaşı yıllarında 2 yıl Trakya'da çadırlı ordugahta
görev yaptı. |
|
1942 |
|
Erzurum Mustahkem Mevkii İstihkam Tb.Bölük Komutanlığına
atandı. Bir bomba kazasında yaralandı. Erzincan'da depremde
yıkılmış olan ordu cephaneliğinin boşaltılmasıyla
görevlendirildi. |
|
1944 |
|
Ankara'da Harp Okulu'nda açılan ilk tank kursuna katıldı. |
|
1944 |
|
Zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptırmakla
görevlendirildi. |
|
1945 |
|
Askerlikten ayrıldıktan sonra Karagöz Gazetesinde ve Yedigün
Dergisinde redaktörlük ve yazarlık yaptı, profesyonel olarak
yazarlığa başladı. |
|
1945 |
|
Tan
Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı. (4 Aralık'ta tek
parti iktidarı üniversite gençlerine Tan Gazetesi'ni
yaktırdı.) |
|
1945 |
|
Yayınlanmış ilk bağımsız yapıtı 'Parti Kurmak Parti Vurmak'
adlı 16 sayfalık broşürü çıktı. |
|
1946 |
|
Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa ve süreği olan gülmece
gazetelerini çıkardı. |
|
1947 |
|
Bursa'ya sürgün edilerek güvenlikte gözaltında tutuldu. |
|
1948 |
|
İkinci
kitabı olan 'Azizname' adlı taşlama kitabını çıkardı. Bu
kitap için İstanbul 2.Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. 4
ay tutuklu olarak süren dava sonunda aklandı. |
|
1949 |
|
İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi, Mısır
Kralı Faruk her üçü birden Ankara'daki elçilikleri
aracılığıyla Türkiye Dışişleri Bakanlığı'na resmen
başvurarak, bir yazısında kendilerini aşağıladığı savıyla
aleyhine dava açtılar. 6 ay hapse mahkum edildi ve ceza
infaz edildi. |
|
1952 |
|
İstanbul'da yeni kurulmaya başlanan Levent'te bir dükkan
kiralayarak Oluş Kitabevi'ni açtı. Sabahları Levent'teki
evlere gazete dağıtıyordu. |
|
1953 |
|
İki
küçük çocuğuyla birlikte Levent'teki kitabevinden geçimini
sağlayamayınca Beyoğlu'nda Bursa Sokağı'ndaki yeni yapılmış
hanın bir odasında 'Paradi Fotoğraf Stüdyosu'nu bir ortağı
ile birlikte kurdu. |
|
1955 |
|
6-7
Eylül faciası olarak tarihimize gelen İstanbul'daki
azınlıkların ev ve dükkanlarının korkunç yıkımına suçlu
aranmaya başlanmıştı. Aziz Nesin'de suçlu olarak
Sıkıyönetimce tutuklandı. |
|
1955 |
|
Halil
Lütfü Dördüncü'nün 'Yeni Gazetesi'nde köşe yazarlığına
başladı. |
|
1956 |
|
İtalya'da (Bordighera'da) yapılan uluslararası (yirmi iki
ulus) gülmece yarışmasında birincilik ödülü olan Altın
Palmiye'yi 'Kazan Töreni' adlı öyküsüyle kazandı. |
|
1957 |
|
Yine
İtalya'daki aynı uluslararası yarışmada 'Fil Hamdi' adlı
Öyküsüyle ikinci kez birincilik ödülü olan Altın Palmiye'yi
kazandı. |
|
1960 |
|
İtalya'da kazandığı ilk Altın Palmiye'yi devlet hazinesine
bağışladı. |
|
1961 |
|
Tanin
Gazetesi'nde köşe yazarlığına başladı. |
|
1961 |
|
Zübük
adlı haftalık bir gülmece gazetesi çıkarmaya başladı. |
|
1962 |
|
Sahibi
bulunduğu Düşün Yayınevi anlaşılamayan bir nedenle bir gece
yandı. Üst fiyatları 3 milyon lira olan (bugünkü para
değeriyle en az yarım milyar lira) depodaki kitapları yandı. |
|
1965 |
|
Elli
yaşındayken ilk kez pasaport alabildi ve yurtdışına çıktı.
Çağrılı olduğu Berlin ve Weimar'daki Antifaşist Yazarlar
Toplantısı'na katıldı. Altı ay süren bu ilk yurtdışı
gezisinde, Polonya, Sovyetler Birliği, Romanya ve
Bulgaristan'a gitti. |
|
1966 |
|
Bulgaristan'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında
birincilik ödülü olan Altın Kirpi'yi 'Vatani Vazife' adlı
öyküsüyle kazandı. |
|
1968 |
|
Milliyet Gazetesi'nin açtığı Karagöz oyunu yarışmasında 'Üç
Karagöz' oyunuyla birincilik ödülü aldı. |
|
1969 |
|
Moskova'da yapılan uluslararası gülmece yarışmasında
'İnsanlar Uyanıyor' adlı öyküsüyle Krokodil birincilik ödülü
kazandı. |
|
1970 |
|
Türk
Dil Kurumu'nun oyun ödülünü 'Çiçu' adlı oyunuyla kazandı. |
|
1972 |
|
Kimsesiz çocukları yetiştirmek için
Nesin Vakfı'nı kurdu. |
|
1974 |
|
Asya-Afrika Yazarlar Birliği'nin Lotus ödülünü kazandı. |
|
1975 |
|
Lotus
ödülünü almak için Filipinler'in başkenti Manila'da yapılan
törene katıldı. |
|
1976 |
|
Bulgaristan'da Gabrovo kentinde düzenlenen gülmece kitabı
uluslararası yarışmasında birinciliği elde ederek Hitar
Petar ödülünü kazandı. |
|
1977 |
|
TürkiyeYazarlar Sendikası Başkanı seçildi. |
|
1978 |
|
'Yaşar
Ne Yaşar Ne Yaşamaz' adlı romanıyla Madaralı Roman Ödülünü
kazandı. |
|
1982 |
|
Vietnam'daki Asya-Afrika Yazarlar Birliği toplantısından
dönüşte Moskova'da kalp hastalığından hastaneye kaldırıldı.
'Kalp Hastalıkları Araştırma Merkezi'nde bir ay kalarak
tedavi gördü. |
|
1983 |
|
ABD'de
Indiana Üniversitesi'nin düzenlediği uluslararası toplantıya
çağrıldı. Pasaportu geri alındığı için bu toplantıya
katılamadı. |
|
1984 |
|
(20
Aralık) Şan Sinema Salonu'nda 70. Doğumgünü töreni yapıldı. |
|
1984 |
|
Aydınlar Dilekçesi girişiminde bulundu. |
|
1985 |
|
Ekin
A.Ş'nin kurulması girişiminde bulundu. |
|
1985 |
|
İngitere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçildi. |
|
1985 |
|
TÜYAP'ın düzenlediği 'Halkın Seçtiği Yılın Yazarı' ödülünü
kazandı. |
|
1989 |
|
'Demokrasi Kurultayı'nın toplanmasında etkin görev aldı.
Oluşturulan 'Demokrasi izleme Komitesi'nin iki başkanından
biri oldu. |
|
1989 |
|
Sovyet
Çocuk Fonu'nun ilk kez verilen 'Tolstoy Altın Madalyası'na
değer görüldü. |
|
1990 |
|
(19
Mart) Ankara'da Sanat Kurumu'nda 75.Yaşı kutlandı. |
|
1995 |
|
5
Temmuz Çeşme'deki imza günü sonrası, saat 01.05'te öldü. |
Aziz
Nesin Hakkında
İsmet İnönü
|
 |
|
İnönü, 'Aziz Nesin'in her yazısını yeni Türkçe'nin bir ileri
eseri olarak görmeye çalıştığını, bu inançla ve zevkle
okuduğunu ' belirtikten sonra şunları söylemiştir:
'Siyasi
bakımdan bir yazısı aleyhimde olsa bile, onu da Türk
Edebiyatı'nın ve dil devriminin bir başarısı sayarak
değerlendiririm. |
Dilimizin,
büyük amacına, az çok zaman geçse de mutlaka erişeceğine
inanıyorum. Bu amaca varmada, Aziz Nesin adı, safta saygı
kaplayanlardan biri olacaktır. (Akşam, 24.5.1969)
Yüksel
Pazarkaya
Bir Nazım
Hikmet'in, bir Aziz Nesin'in büyüklüğü her dile, her çağa, her
ulusa en büyük onuru verebilir. Bu onur, dünya halkları içinde,
en başta biz Türkçe'nin çocuklarınındır. (Gürola, F.Almanya)
Leonid Lenç
Aziz
Nesin, bugün, yazdığı ve yazmakta olduğu öyküler, anlatılar,
yergi romanları ve oyunlarla ülkesinin onurudur. Fakat o sadece
yazar değil, tıpkı yazarlık yeteneğinde olduğu gibi, zaptolunmaz
bir toplumsal canlılığa sahip toplum eylemcisidir de.
(Literaturnaya Gazetta, 16.3.1983)
Cemal Süreya
Aziz
Nesin'in, çağdaşları arasında tek kaldığı kanısındayım.(...)
Kısacası, Aziz Nesin sivri, ama tek nitelikteki sanatıyla
benzersiz kalıyor, tek kalıyor. Her olay, her yeni gereç onun
için bir öykü kapısıdır. (Politika, 26.2.1976)
Yaşar Kemal
Aziz
Nesin'in bütün özellikleri, daha da çok direnme gücü, onu,
çağımızın büyük bir güldürü yazarı yapmıştır. Gülmesini bilen
yaratık, sevmesini de, düşünmesini de, oynamasını da bilir.
Aziz'de tıpkı Nasrettin Hoca gibi güldürürken düşündürür de.
(Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı, 1976)
Server
Tanilli
O bir
bayraktı... Büyük bir uyarıcıydı! Sarsıp silkeleyen bir aydındı!
Türkiye'nin de bir şansıydı.. Böylesi bayrak açan aydınların
kıtlığını yaşıyor dünyamız da. (11 Temmuz 1995, Cumhuriyet Aziz
Nesin Özel Eki)
Fikret Otyam
Azizim
Aziz... Gerçeğe hu!..Ne ki binlerce öyküsünden, seksen yüz
kitabından, seksen yıl haykırdığı düşüncelerinden, dobra dobra
sözlerinden nasıl kurtulacaklar? (11 Temmuz 1995, Cumhuriyet
Aziz Nesin Özel Eki)
Alpay
Kabacalı
Gülmece ve
gözyaşı... O, bütün yaşamı boyunca topluma borçlu olduğuna
inandı. Yoktan var ettiği Nesin Vakfı, onun 'topluma borç ödeme'
anlayışının somut göstergesi oldu. (11 Temmuz 1995, Cumhuriyet
Aziz Nesin Özel Eki)

Eserleri
ŞİİR
1984 Sondan Başa
1986 Sevgiye On Ölüme Beş Kala
1988 Kendini Yakalamak
1990 Hoşçakalın
1995 Sivas Acısı
HİKAYELER
1948 Geriye Kalan
1955 İt Kuyruğu
1955 Yedek Parça
1955 Fil Hamdi
1956 Damda Deli Var
1957 Koltuk
1957 Kazan Töreni
1957 Toros Canavarı
1957 Deliler Boşandı
1957 Mahallenin Kısmeti
1957 Ölmüş Eşek
1957 Hangi Parti Kazanacak
1958 Havadan Sudan
1958 Bay Düdük
1958 Nazik Alet
1959 Gıdıgıdı
1959 Aferin
1959 Kördöğüşü
1959 Mahmut ile Nigar
1960 Gözüne Gözlük
1960 Ah Biz Eşekler
1961 Yüz Liraya Bir Deli
1961 Bir Koltuk Nasıl Devrilir
1962 Biz Adam Olmayız
1965 Sosyalizm Geliyor Savulun
1965 İhtilali Nasıl Yaptık
1965 Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
1965 Yeşil Renkli Namus Gazı
1968 Bülbül Yuvası Evler
1968 Vatan Sağolsun
1969 Yaşasın Memleket
1978 Büyük Grev
1980 Hayvan Deyip Geçme
1984 70 Yaşım Merhaba
1984 Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
1987 Maçinli Kız İçin Ev
1988 Nah Kalkınırsın
ROMAN
1955 Kadın Olan Erkek
1957 Gol Kralı Sait Hopsait
1957 Erkek Sabahat
1959 Saçkıran
1961 Zübük
1967 Şimdiki Çocuklar Harika
1974 Tatlı Betüş
1977 Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
1976 Surname
1978 Tek Yol
ANILAR
1957 Bir Sürgünün Hatıraları
1966 Böyle Gelmiş Böyle Gitmez (1. Bölüm 1966, 2. Bölüm 1976)
1967 Poliste
1982 Yokuşun Başı
1987 Salkım Salkım Asılacak Adamlar
1990 Rüyalarım Ziyan Olmasın
MASALLAR
1987 Memleketin Birinde
1960 Hoptirinam
1971 Uyusana Tosunum
Aziz Dededen
Masallar
TAŞLAMA
1970 Azizname
FIKRALAR
1958 Nutuk Makinası
1959 Az Gittik Uz Gittik
1971 Merhaba
1982 Suçlanan ve Aklanan Yazılar
1985 Ah Biz Ödlek Aydınlar
1988 Korkudan Korkmak
OYUNLAR
1958 Biraz Gelir misiniz
1959 Bir Şey Yap Met
1963 Toros Canavarı
1968 Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı
1970 Çiçu
1970 Tut Elimden Rovni
1970 Hadi Öldürsene Canikom
1979 Beş Kısa Oyun
1982 Bütün Oyunları (Adam Yayınları)
GEZİ NOTLARI
1976 Duyduk Duymadık Demeyin
1977 Dünya Kazan Ben Kepçe
KONUŞMALAR
1988 İnsanlar Konuşa Konuşa
1995 Çuvala Doldurulmuş Kediler
ALDIĞI ÖDÜLLER
Üç Karagöz Oyunu (1968) ile 6. Karacan Armağanı birinciliğini
(1968)
Çiçu ile Türk Dil Kurumu 1970 Tiyatro Ödülü’nü
Altın Palmiye (İtalya 1956, 1957)
Altın Kirpi (Bulgaristan, 1966)
Krokodil (Sovyetler Birliği, 1069)
Lotus Asya-Afrika Yazarlar Birliği Ödülü 1975
Bulgaristan Uluslararası Gülmece Kitapları Yarışması’nda Büyük Ödül
1977
Şiirlerinden...
ÖLÜME EĞİLMEK
Uyumaya değil
Rüyalarıma gidiyorum
Orada yaşayacağım isteğimce
Uyanıkken hiç yaşayamadığım
Hepsi de gençti güzeldi
Sevdim sevildim diye aldanarak
Son gördüğüm onlar olacak
Bunca yıldır sevgiye dayanamadığım
Ölüme değil
Sonsuzluğa gidiyorum
Orda dinleneceğim gönlümce
Yaşarken hiç mi hiç dinlenemediğim
Kalemim yine elimde
Kağıtlarım da önümde
Son uykusunda düşecek başım
Sağlığımda hiç eğmediğim
SUSARAK
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş...
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi...
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz...
Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde...
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde...
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde...
Kaynakça:
Nesin Vakfı
Firariadam.Net
Yitikülke
Büyük Larousse
|