|
1 - Deniz
Çevresinin Korunması (Güvenliği)
1a - Risk Değerlendirmesi ve Riskler
Deniz çevresinin güvenliğini tehdit eden riskler
-
Gemilerden kaynaklanan riskler
-
Denizden kaynaklanan riskler
-
Denizde kurulmuş bulunan platform
ve boru hatları
-
Doğal afetler sonucu kaynaklanan
riskler
-
Kıyı yapıları ve endüstriyel
tesislerden kaynaklanan riskler
olarak sınıflandırılabilir.
Gemilerden kaynaklanan riskler
Bunlar kaza durumunda denize
petrol veya diğer zararlı maddelerin yayılması, legal veya
illegal yollardan taşıdıkları tehlikeli atıkların veya
maddelerin denize boşaltılması, gemilerin normal
operasyonlarından kaynaklanan sintine ve balast suyu gibi
atıklar ile katı atıkların denize boşaltılması gibi örnekler
verilebilir. Ayrıca gemilerin denize elverişlilik ve yola
elverişlilik durumlarının uygun olmaması v.b.
Denizden kaynaklanan riskler olarak meteorolojik ve hidrografik
durumlar ele alınabilir,
1.b - Acil Müdahale
Ülkemiz deniz kazaları açısından son derece önemli kazalar
meydana gelmektedir. Bu yüzden muhtemel bir deniz kazası
esnasında oluşacak zararları önlemek ve gerekli tedbirlerin
alınması ve kirlilik ile mücadele, kullanılacak teknik malzeme
ve ekipmanları kullanmak gereklidir. Bütün bunlar için Acil
Müdahale planları yapılması gerekmektedir. Acil müdahale
planları kapsamında 21 kıyı ilimizin 14 tanesinin Acil Durum
Planları mevcuttur. Ayrıca Çevre Bakanlığı ve Denizcilik
Müsteşarlığı ile birlikte "Ulusal Acil
Müdahale Kanun Taslağı" hazırlanmaktadır.
Acil müdahalede özel tasarlanmış müdahale ekipmanları acil
müdahale planlarının uygulanmasında en önemli faktörlerden
birisidir. Türkiye'de kullanıma hazır durumda sınırlı sayıda
ekipman vardır. Bu ekipmanlar petrol endüstrisinde, İzmir,
İzmit, İskenderun körfezlerinde bulunan bazı terminal ve
rafinelerde ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde
mevcuttur. Bunların mevcutları yetersizdir ve gerekli donanıma
ve ekipmanlara ihtiyaç vardır.
1.c - Kirlilik Önlenmesi ve Tedbirler
Gemi kazaları sonrasında oluşacak çevre kirliliği ve zarara
karşı alınacak tedbirler;
-
Kaza şekli ve müdahale
kabiliyetini belirtmek ve alınacak tedbirlere karar vermek için
en yüksek riske maruz olanlar tespit edilmelidir.
-
Denize dökülen maddenin özelliği
ve çeşitli çevresel şartlardaki davranış özelliklerini tespit
edilmelidir.
-
Denize dökülen maddelerin muhtemel
hareketlerini tespit ve tahmin edebilmek için denizdeki rüzgar
ve akıntılara dair bilgilerin elde edilmesi
-
Malzeme ve ekipmanların
yerleştirilmesi için strateji belirlenmelidir.
-
Denizde toplanacak petrol ve diğer
malzemelerin geçici olarak depolanacağı alanları tespit etmek ve
sonrası bertaraf usullerini tespit etmek.
-
Müdahale operasyonunda
kullanılabilecek tekniklerin seçimini yapmak
Bütün bunların çeşitli
kuruluşlardan elde etmek ve koordinasyonu sağlamak
gerekmektedir.
Gemilerden kaynaklanan sintine ve balast suları için
limanlarımızda sintine ve balast suları alma tesisleri
mevcuttur. Ancak bunlar gerektiği gibi çalıştırılmaktadır. Bu
tür tesislerin sayısı, kapasiteleri ve modernizasyonu
sağlanmalıdır. Yine bir takım özel sektör kuruluşları bu tür
atıkları toplamaktadır. Ancak bu atıkların nereye döküldüğü veya
nasıl bertaraf edildiği bilinmemektedir. Bunun için bu tür
tesislerin lisans almaları gerekmektedir.
Petrol kirlenmesi ve diğer kirlenmelerden doğan çevre
kirliliğinin vereceği zararın veya kirlenmeyi önlemek amacıyla
bir Bilirkişi Kurulunun oluşturulması önem taşımaktadır.
2 - Ulusal
Mevzuatımızın Değerlendirilmesi
Çevre Bakanlığı deniz çevresi kirliliğinin önlenmesi amacıyla "Gemi
ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın
Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik"
çıkarılmıştır. Bu yönetmelik ile karasularımız, Marmara Denizi
ve Boğazlar le Münhasır Ekonomik Bölgede gemi kaynaklı
kirliliğin, önüne geçilmeye çalışılmıştır. Yine "Su
Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği" ile deniz sularının
kalite kriterleri çerçevesinde "tüm kıyı
ve deniz sularının sağlıklı bir ortam halinde muhafazası için,
deniz sularının genel kalite kriteri" belirtilmiştir.
Yine aynı Yönetmeliğin 24 . maddesi ile "Her
türlü motorlu su taşıtlarının yağ ve petrol atıklarını, sintine
ve balast sularını su ortamlarına boşaltmaları yasaktır. Petrol
ve türevlerini işleyen, doldurup boşaltan, depolayan işletmeler,
kaza sonucu ve istenmeyen özel durumlar nedeniyle su ortamlarına
petrol boşalması, ihtimali göz önünde bulundurularak, gerekli
petrolle mücadele örgütü, ekipman ve malzemesini her an hazır
bulundurmakla yükümlüdürler" denmektedir.
Bununla birlikte deniz kazaları Acil Mücadele Planları hazırlama
aşamasında 21 kıyı ilimizden 14 tanesinin Acil Mücadele Planları
hazırlamışlardır.
Ayrıca Çevre Bakanlığı 21.03.1995 tarihinde bir Genelge
yayınlayarak marina, yat çekek ve benzeri hizmet veren yerlerde
çevre kirliliğine neden olan faaliyetlerin kontrol altına alınıp
önlenmesi amacıyla uyulması gereken düzenlemeleri belirtmiştir.
"Türk Boğazları Trafik Düzeni" 11
ocak 1994 tarih ve 21 185 sayılı Tüzük yürürlüğe girmiştir. Bu
Tüzükle Türk Boğazlarında seyir, can, mal ve çevre güvenliğinin
sağlanmasına yönelik olarak deniz trafik düzenlemesini
gerçekleştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu Tüzüğün 30.
maddesinde Boğazlar ve Marmara bölgesinden geçiş yapmak isteyen
nükleer güçle yürütülen yada nükleer yük ve atık taşıyan gemiler
ile ilgili, mevzuat uyarınca Başbakanlı Denizcilik
Müsteşarlığından, tehlikeli ve zararlı atık taşıyan gemilerin
seferlerinin planlanması aşamasında Çevre Bakanlığından izin
alma yükümlülüğü getirilmiştir, 33. madde de ise "Boğazlar
ve Marmara bölgesinde denize moloz, safra, çöp, sintine, balast,
evsel ve endüstriyel nitelikli atıklarla ekolojik dengeyi ve
çevre sağlığını bozacak maddeler atılamaz, yağ ve benzeri
kirletici maddeler denize basılamaz. Boğazlar ve Marmara
Bölgesinden geçen tüm gemiler hava kirliliği oluşturmayacak
bütün önlemleri almak zorundadır"
Bütün bunlarla birlikte Çevre Bakanlığı ve Denizcilik
Müsteşarlığı ile birlikte "Deniz
Kirliliğinin Önlenmesine ve Acil Durumlarda Müdahale Esaslarına
Dair Kanun" taslağı çalışmaları devam etmektedir, Bu
Kanun tasarısı ile "deniz kirliliğinin
önlenmesi ve acil durumlarda müdahale bakımından, gemi ve her
türlü diğer deniz araçlarından yapılan transferler ve
boşaltımlar, petrol ve diğer doğal kaynaklan çıkarma, nakletme
ve işletme faaliyetleri sırasında veya kıyıda bulunan tesislerde
meydana gelen ve deniz ortamını etkileyen olaylar nedeni ile
doğal kaynaklara verilen basan gidermek ve telafi etmek, ekolojik
dengeye zarar' verebilecek petrol ve türevleri, tehlike]
i/zararlı atık ve maddeler ile nükleer maddelerden kaynaklanacak
muhtemel kirliliği önlemek, azaltmak ve gidermek amacıyla
uygulamak müdahale esaslarını" düzenlemektedir.
Eki kanunun yasalaşması ile;
-
Acil Müdahaleyi gerektiren
durumlarda gerekli koordinasyonu anında sağlamak
-
Çeşitli kuruluşların elindeki
mevcut imkanların olay mahalline vakit geçirmeden ulaştırmak
-
Acil müdahale kanunu çerçevesinde
görev ve sorumlulukları belirlenen kurum ve kuruluşların
müdahale ve mücadeleye katkıları acilen sağlanarak acil müdahale
imkan ve kabiliyeti arttırılacaktır.
3 - Uluslararası Mevzuatın Listelenmesi
Türkiye en son olarak, petrol
kirliliğinden Doğan Zarara İlişkin
Hukuki Sorumluluk
Sözleşmesi (CLC) ve Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Tanzimi
İçin
Bir Fon Kurulması
(FUND) imzalanmıştır. Bunun yanında Petrol Kirliliğine Karşı
Hazırlıklı Olma Mücadele ve işbirliğine Dair Uluslararası
Sözleşme (OPRC 199O)'ın onay işlemleri de başlatılmıştır.
Taraf Olunması Faydalı Olabilecek
Sözleşmeler
Ülkemiz taraf olma çalışmalarının
tamamladığı Uluslararası Sözleşmeler şunlardır.
-
Denizde Seyir Güvenliğine Karşı
Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme (1988 ŞUA)
-
Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit
Platformların Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine
Dair Sözleşme (1988 ŞUA PORT)
-
Deniz Alacaklarına Karşı
Sorumluluğun Sınırlandırılmasına ilişkin Sözleşme (1976 LLMC)
Ayrıca,
-
Tehlikeli ve Zararlı Maddelerin
Taşınmasından Doğan Zararlardan Dolayı Sorumluluk ve Tazminat
Konusunda Uluslararası Sözleşme (HNS- 1996)
-
Atıkların ve Diğer Maddelerin
Boşaltılması İle Deniz Kirlenmesinin Ödenmesi Sözleşmesi (Londra
Sözleşmesi 1972)
-
Marpol 73/78'in 6 numaralı eki
konusunda çalışmalar yapılmalıdır.
4 - Deniz Kazaları
4.a -
Deniz Kazaları İstatistiki Değerlendirmesi
Son on yılda Türkiye'de özellikle
İstanbul Boğazında yaklaşık 350'ye yakın kaza meydana gelmiştir.
Bu kazaların oluşum biçimlerine göre çatışmalar, karaya
oturmalar, karaya çarpmalar ve yangınlar olarak
sınıflandırılabilir. Bu kazaların %57'sini çatışmalar, %22'si
karaya oturmalar %16'sı karaya çarpma ve yangınlar kalan %5'i
ise diğerleri oluşturmaktadır.
Bu kazaların en büyükleri ve çevre, can ve mal güvenliklerini
tehlikeye sokanlar şunlardır;
Independenta:
1.5.1979 tarihinde Haydarpaşa önlerinde Romen bandıralı
Independenta tankerinin bin Yunan tankeri ile çarpışması
sonucunda 95.000 ton petrol denize dökülmüştür. Meydana gelen
patlama İstanbul'da büyük korkuya sebep olmuş ve birçok semtte
konutların camlarının kırılmasına neden olmuştur. Denize dökülen
petrol günlerce yanarak hala hesaplanamayan miktarda deniz ve
çevre kirliliğine sebep olmuştur,
Bluestar-Gaziantep
28.10.1988 tarihinde İstanbul'da Bluestar adlı kimyasal yüklü
tankerin Gaziantep tankeri ile çatışması sonucu Bluestar
tankerinde bulunan 1000 ton amonyak gazı denize ve havaya
karışmış infilak etme tehlikesi bulunan tanker İstanbul'dan
uzaklaştırılarak Marmara Denizine çekilmiştir.
Jambur-Datongsham
29.3. .1990 tarihinde İstanbul Boğazında meydana gelen çatışma
sonucu yara alan Jambur adlı tankerden yaklaşık 2600 ton gazelin
denize dökülerek deniz kirliliğine neden olmuştur.
Leonis-Denizatı
24.8.1991 tarihinde İstanbul Boğazında meydana gelen bir çatışma
sonucu Deniz gemisi batmıştır.
Madonnalily- Robinion-18
14.11.1991 günü iki geminin çatışması sonucu 20000 canlı hayvan
yüklü Robinion- 18 gemisi 3 personeli ile birlikte batmıştır.
Nassia
13.3.1994 günü 100.000 ton petrol taşıyan Kıbrıs Rum Kesimi
bandıralı Nassia tankerinin bir kuru yük gemisi ile İstanbul
boğazında çatışması sonucu büyük bir yangın çıkmış ve 30 kişi
ölmüştür. Denize dökülen yaklaşık 5000 ton petrol bir hafta
yanmıştır.
Semele
7.11.1999 tarihinde İstanbul'da Semele-Shipka gemileri çatışması
sonucu Semele adlı gemi batmıştır.
Volganeft-248
29.12.1999 tarihinde Volganef-248 adlı tanker kuvvetli lodos
etkisi ile kırılmış ve burun kısmı batmıştır. Kaza sonucu
900-1000 ton fuel-oil denize dökülmüştür. Dökülen fuel-oil'in
büyük bir kısmı Florya-Menekşe sahillerinde kirliliğe neden
olmuştur.
Bu deniz kazalarına ilave olarak kara kökenli kaynaklardan gelen
büyük çapta deniz kirliliği mevcuttur. Bunlara örnek olarak
17.08.1999 tarihinde Marmara bölgesinde meydana gelen deprem
sonucunda İzmit Tüpraş tesislerinde hem yangın hemde denize
petrol basılması olayı meydana gelmiştir. Ayrıca yine deprem
sonrası Yalova'da bulunan AKSA elyaf fabrikasından Akrilonitril
kirliliği meydana gelmiştir.
4.b - Deniz Kazalarının Nedenleri ve
Önleme Tedbirleri
Gemi kazaları olarak konuyu ele alırsak deniz kazalarında; bir
yada birden fazla geminin güvenli seyir yapmasını sağlayan
durumların olumsuz etkileyen olayların çıkması; kumanda altından
çıkan gemilerin birbirine, bir başka yüzer nesney, karada yada
karadaki nesneye çarpması veya karaya oturması; alabora olması,
su alması, yanması ve benzeri tüm olaylar olarak ele alınabilir.
Kazaların ana sebepleri
1. Kötü
Doğa Şartları
• Meteorolojik durum (Sis, tipi, rüzgar)
• Hidrografık durum (Akıntı, Orkoz, Anafor)
2. İnsan Hataları
• Bilgi ve beceri noksanlığı
• Denizde Çatışmayı Ödeme Tüzüğüne Uymama
• Kaptan-Serdümen iletişimsizliği
• Haritaların kullanılmaması
• Seyir kurallarına uymama
3. Seyir Yardımcılarının Eksikliği
• Radar, plotlama ve DGPS sistemi yetersizliği
• Kılavuz hizmetleri eksikliği
• Fener ve Racon eksikliği
4. Teknik Hatalar
• Düşük kondisyonlu gemiler
• Bakımsız seyir ve Dümen donanımı
• Yalancı radar ekoları
5. Morfolojik ve Topografık Yapı
• Kıyıya yakın seyir
• Sığ su durumları (Banklar, Kayalık ve sığlıklar, sığ sudan
kaçınma manevraları)
Bunların yanı sıra doğal afetler sonucunda deniz kazaları
meydana gelmektedir. (Deprem v.b.)
Mustafa Bebek
Çevre Bakanlığı
Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü
Mustafa Bebek'e teşekkürlerimizle
Denizce

Kaynakça: Kıyı ve Deniz Güvenliği
T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Yayını |