| |
Koruma
No: 119-120
Kaynak :
Orhan Erdenen
"Boğaziçi Sahilhaneleri"

Koruma no:119 eski harem bölümü,
koruma no:120 eski selamlık bölümü. 1973
Kandilli Caddesi, No:25 - 29. ( Ada 931/Parsel 1/2 ).
Üslubu:
Neo-Klasik/ampir karışımı. Pencere pervazlarında barok
süslemeler var. XIX, yüzyıl yapı tarzını koruyordu.
İnşa tarihi:
XIX. yüzyıl başı. (Aslı 1753)
Harem ve
selamlık bölümlerinden oluşuyor, (çok harap durumda olduğu için,
yeni malikleri tarafından 1984-87 yıllarında Harem bölümü
yeniden inşa edilmiştir.)
Yüzölçümü:
Selâmlık Binası 550 m2. Arsası 1000 m2.
Harem Binası
650 m2. Arsası 963 m2.
Toplam Binası
-1200 m2. Arsası 1963 m2. Oda, salon, sofa adedi: 23 oda, 3
salon, 2 taşlık, 2 büyük sofa, 3 hela.
Tavan
yükseklikleri: 4.5 m / asma kati: 2m.

1992
Kandilli
Akıntıburnunda, eski Kandilli Sarayı yerine, kayalar üzerine
oturtulmuş olup harem ve selâmlığı aynı sakaf (çatı) altındadır.
XIX. yüzyıl ortasından itibaren Edip Efendi'nin ismine bağlanan,
geniş yayvan yalının inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle
beraber tarihçesi şöyledir:
Tarihçesi
Kaynak olması
gereken; İslâm Ansiklopedisi ile Gümrük Rehberi Mecmuası'nın
kayıtları başlangıç için ayrılıyor, sonra birleşiyor. İslâm
Ansiklopedisi (fas. 53, 1967) tapu kayıtlarını esas aldığını
belirterek şöyle yazıyor: "Tapu kayıtlarından ilk sahibinin
Muammer Paşa olduğu, ondan Kani Paşa'ya geçtiği, Kani Paşa'dan
da (Edip Efendi'nin torunu Asaf Bey'in verdiği bilgiye göre)
1887 tarihinde Edip Efendi tarafından satın alındığı
anlaşılmaktadır."1888 yılında ölen Edip Efendi “Sicilli Osmai'ye
göre" nizamsever muhasiplerdendir. Çeşitli defterdarIıklarda ve
nazırlıklarda bulunmuştur. İyi yaşamasını bilen, çelebi ve zevk
sahibi Edip Efendi Akıntıburnu’ndaki yalıyı, o dönemin rahat,
sade ve güzel eşyasıyla döşemiş, fakat burada ancak bir sene
kadar yaşayabilmiştir.
Edip Efendi
yalıyı aldıktan sonra mimarî karakteri bozulmaksızın esaslı bir
tamirden geçirmiştir."
(Haluk
Y.Şehsuvaroğlu-Hayat Mecmuası,1963)

Güney/Batıdan görünüş. Fotograf:
Yılmaz Dinç 1974
Ahmet Esat,
Gümrük Rehberi Mecmuası'nın (Mart/1948 tarihli sayısındaki)
makalesinde Yalının H.1166 (M. 1753) de vefat eden Divitdâr
Mehmet Emin Paşa tarafından yaptırıldığını, yine aynı mecmua
nüshasında Edip Efendi'nin torunu Asaf Muammer, dedesinin bu
yalıyı 1844 yılında Kani Paşa veresesinden 1500 altına satın
aldığını yazmaktadır. “Edip Efendi ile aynı devirde Maliye
Nazırlığı ve Rüsumat Emanetinde bulunan ve maliye mesleğinden
yetişmiş olan; Kani Paşa ile Edip Efendi'nin dostlukları vardı."
(M. Celalettin
Aksoy Kandilli'de Tarih TTOK/1982)
Harem Bölümü
1937 yılında
(Edip Efendi veresesinden) Av. Ahmet Arif İyicigil satın alıyor,
yalının bu bölümünü; "1/2 hisse olarak eşi, ½ hisse olarak
annesi" üzerine tapuya kaydettiriyor.
Ahmet Arif Bey
1951 yılında öldükten sonra, annesi Nefise İyicigil de vefat
ediyor ve hisseler dağılmaya başlıyor.

Yalının Kuzey/Batıdan görünüşü
1976.
1972’de
hissedarları: Meliha Eryuvası, Saide Berzenç, Mualla İyicigil,
Muarra İyicigil, Av. Ragıp İyicigil, Lâmia Ünderen ve
Didem-Didar-Belkıs Eryuvası idi. Bu tarihte yalının bu bölümüne
5 milyon TL. kıymet takdiri yapılmıştı. Bu gün haliyle, (harap
sayılabilecek durumda) değeri 7,5 milyar olarak
gösterilmektedir.
Selamlık Bölümü
Edip Efendi'den
sonra yalının mülkiyeti torunu Asaf Bey'e, sonra “Asaf Bey'in
oğlu Muammer Bey'e, Muammer Bey'in 1964 yılında ölümü üzerine
iki kızı Şahika Frederiçi ve İptihaç Mertkal'a kalmıştı...
1990 yılı
baharında yalı önünde aldığımız not şöyledir: Kuzey Bölümü
(Harem) Um Denizcilik/Uğur Mengenecioğlu tarafından satın
alındıktan sonra onarım yapılmıştır. Bu onarımın durumunu ayrıca
kaydedeceğiz.
Güney
(selâmlık) bölümünün mülkiyeti ise halen Mesut Göksu'dadır. Ada
931 parsel 1 (selamlık bölümü idi.)
"Dilekçe:
1.9.1983
Maliki
bulunduğum Kandilli mh. 173 pafta 931/1 deki yalının tamirat
onarım ve tadilatı için ...... Mesut Göksu"
Yapısı

Taş Oda 1987

Alt kat taşlık 1987 |
Tülay Bilginer
röportajlarında ilk sahibi için daha değişik söylüyor: "Tapu
kayıtları incelendiğinde ilk sahibinin Muammer Bey olduğu ortaya
çıkıyor. Ondan da Kani Paşa almış. 1887 yılında da adını taşıyan
Edip Efendi'nin mülkiyetine geçmiş."
(Hürriyet
Gazetesi. Kasım 1987)
Yalı
kârgir/kayıkhaneli bir bodrum katı üzerinde; iki ahşap/
bağdadi katlı idi (kuzey bölümü değişti). Birinci katta
deniz cephesinde asma kat vardır. Deniz cephesi 39 m. dir.
İki bölüm de -deniz yönünden- alt ve üst katlardan uzun
koridorlarla bağlanmıştır. Aynı zamanda, harem köşesinden
Selamlık köşesine kadar, oda ve salonlara, kapılarla birbiri
içinden geçilmektedir. Bütün kapılar açıldığı vakit, yalı
bir baştan diğer başına kadar görülebilir. "Harem ve
Selamlık iki mülkiyet haline getirilince, ara kapı
kapatılmıştır.
Yalının
karakteristik taraflarından biri de; harem ve selâmlık
kısımlarında birbiri karşısında bulunan büyük taşlıklar ve
üst katlardaki sofalardır. Sofalar, kenarları kesik
dikdörtgen "pahlı" plandadır. Rumelihisarı, Koruma no'su
135/sınıfi:1 olan Oduncubaşı/Aral yalısında da aynı planı
görüyoruz.
|
Taşlıklar,
eski Boğaziçi yapı düzeninde geniş, ferah, serin olma
örneğini göstermektedir. İki tarafındaki pencereleriyle loş
bir ışık elde ediliyor. Taşlıklarda, ahşap sütunlu, kavallı
merdivenlerle önce sahanlığa, oradan da üst kata çıkılıyor.
Binanın asıl cümle kapısı, selâmlık tarafındadır. Buradan
selâmlık taşlığına girilmekte ve mabeyn'e açılan bir kapıdan
harem'e girilmektedir.
Oda/Sofa
Durumları
Selâmlık Bölümü:
Bodrum katında 5 bölme; asma katta 3 oda, üst katta 2 oda, 2
salon, 1 büyük sofa, 2 hela vardır. Bu bölüm boş vaziyette ve
çok harap durumdaydı. Fakat, tamir görmediği için orijinal
vaziyetini (1984'e kadar) daha iyi koruyordu.
1984 yılında
başlayan restorasyonda bu bölüm tamamen yenilenmiş, 1960/84
yılları arasında çekilen fotoğraflarda da belli olduğu gibi dış
cephe aynen korunmuş, fakat, girişten itibaren sofa, eski
dönemden kalma pide/yemek ocağı, taşlık ve bazı kısımlar tamamen
değiştirilmiştir.
|

Edip Efendi Yalısı Selamlık Bölümü,
güney köşe odası 1963

Giriş sofası. Merdiven camekanı,
tekne tavan ve yan oda kapısı 1963 |
Restorasyon ruhsatı aynen şöyledir: "Taşınmaz Kültür ve
Tabiat Varlıkları İstanbul Bölge Kuruluşunun 269/9.3.1984
no. ve tarihli kararı ile: 1/B gurubu korunması gerekli eski
eser restorasyonu.
Mim. Proje:
Yüksek Mühendis Haluk Sezgin
Pafta: 173, ada 931 / parsel 2 Proje no: 84/3872
Uygulama: Dizayn İnşaat Mimarlık A.Ş.
Tekrar alt
taşlığa dönelim: Merdiven yanında, Haremin alt katına geçiş
yapan kapılar bulunuyor. İki tarafında, yuvarlak ahşap
sütunlu, kavallı ahşap merdiven önce ''14 basamaklı" tek,
sonra "11'er basamaklı" çift olarak üst kata çıkıyor. Sofaya
çıkılınca; dört kesik kenarında –Beylerbeyi’nde yanan Hasip
Paşa Yalısı'nın daha basit şekliyle- dört küçük kompartıman
var. Bu kompartımanlarda, servis odaları, yüklük, mutfak,
"alaturka" helalar ve minik sofalar var. Birbirine geçilen
ve sofalardan da girilen üç deniz odasının ahşap göbekleri
önemli.
Harem
bölümünde 1937-1950 arasında değiştirilmiş bulunan
pencerelerin orijinal şekli burada görülüyor. Pencere üçlü
giyotin tarzında. Tarabya/Villa Zarifis sahilhanesinin aynı. |
Harem Bölümü:
Alt katta 1 dehliz
üzerinde 6 oda, zemin katında odunluk/ kömürlük ve kayıkhane;
üst katta 8 oda, 1 salon, 1 sofa. Kayıkhanesi kullanılan durumda
değildir. Bu bölümde, tavanları yaldız nakışlı ve süslü
salonlara daha fazla yer verilmiş. Tavan nakışlan arasına, 1887
yılında yapılan tamir sırasında bazı tablolar da resmolunmuş.
Selâmlık bölümünden 100 m2. biraz daha büyük olan Harem
bölümünün - kayıkhaneden, yan merdivenli aralıktaki çeşme
yanından (Kapı no:21/1) ve yan taş merdivenlerin bitimine yakın,
olmak üzere - üç girişi var. Harem'in -halen girişi olan- üçüncü
kapısı, bahçe kapısından girersek görünüm şöyle: Ortası havuzlu
küçük bir bahçe.
"Bu havuz 1940
yılından sonra "L" biçiminden "O" biçimine dönüştürülmüştür.
Solda, çıkmalı, yeni ilâve bir çay odası; altı çeşme haznesidir.
"Bu ek odanın yalının bütünlüğüne uymadığı hemen fark ediliyor.

Alt kat deniz tarafı, seki 1987

Alt kat sofa 1987

Yalının güney/batı cephesi.
Dipte 1765 yılında yapılmış "kitabeli" Mehmet Paşa ruhu için
yapılmış çeşme 1974 |
Yalının
içi, eski köşk ve sahilsaraylarının iç dekorasyonuna
uygundur. Nakışlı, beşik tarzı kanatları altında bu iç
âlemi, dış görünüşünün aksine zengindir. Ayrıca sofalara
açılan merdiven camekânları gösterişlidir. Pencerelerde de
bir değişiklik yapılarak, giyotin tarzı yerine; içeriye
doğru açılır, çift kanatlı hale getirilmişti.
Geometrik/ceviz döşeme çok güzel parkeleri Edip Efendi
zamanından kalma, iyi vaziyettedir,
Yalının
biri Haremde, diğeri Selâmlık tarafında olmak üzere,
kayalara oyulmuş iki sarnıcı vardır. Selâmlık sarnıcının
önünde, 1179 (1765) yılında Mehmet Paşa ruhuna yapılmış bir
çeşme ve kitabesi mevcuttur ki, bu çeşmenin tarihinden, bazı
tarihçiler yalının inşa yılını çıkarma görüşündedirler.
"İki
yangınla, özellikle Kandilli'nin iskele ile Vaniköy
arasındaki yalılar ortadan kalkarken; bu sahada tek kurtulan
bina Edip Efendi Yalısı olmuştur."
(Macide
Ekimoğlu. Tez. 1970)
"Yalı
1850'de Kont Ostrorog yalısı ile aynı zamanda; aynı semtteki
İsmail Paşa ile Abut Efendi yalıları da üç yıl sonra inşa
edilmiştir."
(Mimar Lütfi
Yazıcıoğlu. Taç Dergisi - Nisan 1977 ) |
(Kandilli) Edip
Efendi Yalısı Selamlık Kısmı Restorasyonu:
Üsküdar ilçesi: Pafta 173, ada 931, parsel 1
İstanbul III. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı
No: 05.09.1991/3598
İstanbul Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü Ruhsat No:
924022-26.01.1993
T.U.S. Restorasyon projesi: Haluk Sezgin (Y.Mim.)
Statik Proje: Balkar Mühendislik

1992
Mimari Biçimi
Yalının adını
aldığı eski defterdar Edip Efendi buranın satın alma suretiyle
sahibi olmuştur.(1887); buna göre yapısı daha eski olmalıdır,
ama tam tarihi belli değildir.
Bu yalı da XIX.
yüzyıl diğer yalıları gibi aynı karakterde bir espri taşımakta;
temelde Boğaziçi yapı tarzını sürdürmekte, içte ise Avrupa bir
dekora bürünmektedir: Özellikle bu etkileşim giriş sofasında
-yabancı haslık ve ayaklı kolonlar ve onun üstündeki geniş
firizlerde görülen madalyonlar içindeki peyzaj resimlerinde-ki,
muşamba ve sıva üstü yağlıboya resimler devrin benzeri
yalılarında da görülür ve oda tavanı dekorlarında belli
olmaktadır.

Edip Efendi Yalısı deniz
cephesi-Revizyon 1. Y.Mimar R.Necdet Arevi. 1983
Planı ise Türk
usulü orta sofa (artı koridor) üzerinde düzenlenen oda biçimleri
ile belirgindir. Dikdörtgen sofa köşelerinin 45° köşe kesimleri
(pah)yeni bir biçim ortaya çıkarmakladır. Sofa merdivenleri
burada ortadan çıkışlı olarak yine üç kolludur.
45° kenarlı
biçim cephe köşe çıkmalarına da uygulanmıştır. Cephe cumbalar
ahşap kolonlara bindirmedir; deniz cephesi sol kenar cumba ise
iki kolon üzerine çıkmaktadır, altından taşlığa giriş vardır ve
böylece bir kapı ön mahalli (Vorraum) teşkil edilmiştir.

Edip Efendi Yalısı güney cephesi,
selamlık bölümü-Revizyon 1. Y.Mimar R.Necdet Arevi 1983.
Esas kat
pencereleri yüksek ve üç bölümlü, üst başı hafif sehimlidir; alt
kat pencereleri düz haslı ve iki bölümlü daha alçak, sürme
pencerelidir. Bu kat, yüksek kârgir subasman katı üzerinde bir
asma kat görünümü arz ediyor.

Kandilli/Akıntı Burnu'nun vaziyet
planı
Yalılar yaz,
kış kullanılmaya başlandıkça baca ihtiyacı doğmuştur; ama,
buradaki gibi yerden bitme -soba borusu gibi-baca çıkıntıları
kadar Boğaziçi estetiğine ters düşen görülmemiştir.
Bu yalı,
bölgedeki en uzun cepheli (39 m.) yapılardan biridir ve deniz
üstü rıhtımı, eski dönemler misali amme yolu (tarik-i aam)
sayılmıştır.
Behçet Ünsal

Denizce

|
|