| |
Kaynak : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"
(Prof. Dr. Behçet Ünsal "Mimari Biçim" notlarıyla) Köreez caddesi No:53 (eski48) (Ada 66/parsel 8).
Üslubu : Ahşap/bağdadî
İnşası : İlk bina XVIII yüzyıl sonu; Bugünkü bina XIX. yüzyıl ilk yarısı
Ön cephesi çürümüş olduğundan 1978 yılı yazında Taç Vakfı'nın teknik
sorumluluğunda yenilenmiştir. Rıhtımı da yenidir.
Yerleşim alanı : Arsası 1.330 m2 Bina tabnı 375 m2 Kargir mutfak 25 m2

1992
Hekimbaşı Salih Efendi
Hekimbaşı lakabıyla şöhret bulan Salih Efendi, XIX. yüzyılboyunca üzerinde durulmaya layık fen ve idare adamlarımızdandır. İleri görüşleri ve bilimsel düşünen kafasıyla örnek olacak yetenekleri taşırdı. Sultan II.Mahmut zamanında açılan Tıbbiye Mektebi'nin ilk mezunlarındandır. Tophane'de 1816 da doğmuş, 18 Mart 1895 e kadar Sertabibi Sultani, Mektebi Tıbbiye Reisliği, Valide Kethüdalığı, muallimlik Maarif müsteşarlığı yapmıştır. 89 yaşında Anadoluhisarı'ndaki bu yalısında ölmüş, Eyüp Sultan Pertev Paşa türbesinin sol tarafında, Münşeat sahibi Feridun Bey'in kabri cıvarında (Osmanlı müellifleri cilt 3 / Salih Efendi kısmı) yolun sol tarafında defnedilmiştir. Mezar taşında yaptığı görevler kayıt edilmiştir.
Nebatat (botanik) bilginlerindendi. Yalısının bahçesiyle, kendisine ait tepelerin sırtlarındaki bağ ve arazide her çeşit çiçekleri, bitkileri ve nadide meyveleri yetiştirirdi. Karanfil ve güle çok meraklı idi. Aşıladığı bir gül "Hekimbaşı Gülü"diye meşhur olmuştur. Mevsiminde yalıyı, özellikle karanfillerle bir gelin odası gibi süslerdi.
Salih Efendi'nin aldığı rütbe ve nişanlar:
1848'de: Ülâ Rütbesi 2.sınıfı, 1880'de:Bâlâ Rütbesi, 1. Rütbeden Mecidî Nişanı, 2. Rütbeden Osmanlı Nişanı, (Fransa) Legion d'Honneur Nişanı'nın Commandeur rütbesi, (Portekiz) Coplao Nişanı'nın Commandeur rütbesi, (Prusya) L'Aureur de la Cour Nişanı'nın 2.rütbesi, (İspanya) Carlos Nişanı, (Papalık) Murassa "elmas ve zümrütlerle işlenmiş" bir kama, (Avusturya) François Josephe nişanı. (Bilb:Dr.Saffet Eren-C.6/sayi:21-22,1943. Türk Tıp Tarihi Arşivi/İ.Ü.)
'Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler' (1338/1922) kitabında ve 'Türkiye Maarif Tarihi' nde (Osman Ergin) ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır. Üç katlı, sonra iki, sonrada tek kata inen yapısı ve belki de daha ziyade aşı boyasıyla, Boğaziçi ile ilgili takvim / poster / broşür ve rehberlere çokça giren yalı, yapı halâ canlılığını korumaktadır. Bu, belkide dünyada en çok nişan almış bir bilgin insanın "Hekim Başı"nın şöhretine de bağlanabilir.
Yalının selamlığı ve misafir odasındaki mobilyalar sahibesi tarafından olduğu gibi korunuyor.
Yalnın Tarihçesi
Hekimbaşı Salih Efendi'nin birinci ve ikinci eşinden çocuğu olmamış.
|
Üçüncü (Çerkez) eşi Payidar Hanım'dan çocukları ve torunları olacaktır. Yalıyı Salih Efendi, küçük bir yapı (iki oda, bir sofa) olarak satın almış; sonra inşaat suretiyle genişletmiş. Kuzey kısmı selâmlık, güney kısmı harem olmuş.Yalının sonraları tekrar küçüldüğünü göreceğiz. Genişletilmiş haliyle, güneyden itibaren iki blok Salih Efendi'nin
|

|
haremi Payidar Hanım'a ve sırasıyla kızı Sakibe Hanım'a ve daha sonra üç katlı orta kısım Mehlika Hanım'a intikal etmiştir.. Kuzey selâmlık kısmı büyük kızı Übeyde Hanım'a hisse suretiyle ait idi. Übeyde Hanım 1950 yılında ölmüştür.
 |
Selâmlık kısmı güney bölümü gibi kazıklar üzerinde, fakat çok harap bulunduğundan, Mehlika Hanım'ın teyzesi Übeyde Hanım tarafından, elli beş sene kadar evvel yıktırılarak bahçe haline getirilmiştir
1978 |
Bu kısmın deniz üzerindeki odasından, kapak kaldırılarak denize girilmekte idi. Yine bu bölümde fırdola şark sedirleri bulunuyordu.
Burada ayrıca, Salih Efendi zamanında Tıp Kongresi toplanmıştır. Orta katta, ön misafir odasında, bu kongrenin otuzüç kişilik üyelerinin birlikte çekilmiş fotoğrafları bulunmaktadır. Eski perdeler ve diğer eşyalar Salih Efendi zamanından kalmadır.
Yapısı:
Yalının bugünkü taksimatı (üçüncü kattan aşağıya doğru) şöyledir. Üçüncü kat: 3 oda, yüklük, sofa / koridor, hela, merdiven sahanlığı ve ikinci kata inen merdiven. Dik, 19 adet kavallı basamak.
İkinci kat: l küçük, 2 büyük; arkada daha büyük 2 oda. Kuzey köşe odası misafir odası. Önü ahşap dört kare sütûnlu, demir dökme korkuluklu balkon.
Arka büyük odanın -bu odadan beton köprü ile cadde kapısına çıkılıyor- üç kapısı, dokuz penceresi var. Tavanı düz ahşap.Büyük bir taşlık, taşlıkta üç oda. Koridor üzerinde l küçük oda ve yemek odası; mutfak, hamam.(Hamam ve lâmbalar yine Salih Efendi zamanından kalma.) Hamam külhanlı ve üç kurnalı. Sonradan termosifon konmuş. Kubbe pencereleri "dağınık sivri yapraklı çiçek" tabir edilen şekilde. Kuzey taşlığında, ön odaya girerken sağda yüklük ve kemer bulunuyor. Birde, görünmeden yemek vermek için, bir de dönme dolap var ki, İstanbul'da ancak bir kaç örneği kaldı. Mutfak zemini, kiremidi renkte, sekiz köşeli büyük mozaiklerle döşeli. Yalının yegâne kârgir kısmı, bu mutfak bölümü. Zamanından kalma davlumbazı, asma kata çıkan asma merdiveninin inşa tekniği ve görüntüsüyle, kanımızca yalının en ilginç bölümü. Boğaziçi yalılarının uçup giden çeşitli özelliklerinden bir sahne burası. Bahçede, oluklardan gelen suyun toplandığı hazne var. Güney yönündeki kayıkhane şimdi kömürlük olarak kullanılıyor. Salih Efendi'nin iki kayığı şimdi yok fakat sandalcıların yelekleri hatıra olarak saklanıyor. Yalının arazisi tepeye kadar uzanıyordu. Halâ bir miktar arazisi kalmıştır. İçme suyu dağdaki kaynaktan geliyordu; şimdi kaybolmuştur.
|
Salih Efendi yalının bahçesinde: Yıldız, Kasımpatı, Sümbül, Şakaşık, lâle yetiştiriyordu. Bu çiçeklerin bir yağlı boya (natürmort) tablosu, yalının ikinci katında kuzey/doğu, bahçe giriş salonunda durmaktadır.
|
 |
Kurul Dosyasından: 1.Taç Vıkfi'nın yardımı (1977).
2.Rıhtım / temel rapor özeti:
 |
a) Yalının tarihçesi üzerindeki çalışmalar,
yapının Boğaz sahilinde ahşap kazıklar
üzerine oturtulduğu sonucuna varmıştır.
b) Yalı birinci kat, zemin ve küçük bir saha
kaplayan ikinci kattan oluşmaktadır.
Yalının muhtelif zamanlarda çeşitli
aşamalarla inşa edilerek bugünkü haline
geldiği anlaşılmaktadır. Ayrıca yalının
kuzey bölümünün satılarak yıkıldığı ve
bu cephenin kaplamasının sonradan
yapıldığı bilinmektedir. c) Yalının zemin katında, tek katlı hacim
kârgir duvarlı; diğer katlar ahşap
karkastır.
1975 |
d) Bir çok kısımlarda çatlaklar görülmüştür. Yapıdaki çatlak ve deformasyonların nedenleri temel zemininin Boğaz istikametindeki tedrici hareketidir. Ama kayanın büyük bir eğilimle daldığı Boğaz'ın bu kısmında üstteki dolma zemin gerek kendi ağırlığı ve gerekse deniz etkisi ile denize doğru hareket halinde bulunmaktadır. Deformasyonlar zaman zaman alınan inşai tedbirlerle giderilmektedir. Rıhtım 9 adet ayağın üzerine oturtulmuştur. Ayaklar çelik varillerin üst üstte konulması ile teşkil olunan bir kalıp içine beton dökülerek yapılmıştır. Bu ayaklar alttaki dolma zemin üzerine oturtulmuştur, l5-20 yıl kadar evvel inşa olunan bu rıhtım, üstüne oturduğu dolma zemin hareketi ile Boğaz istikametinde yatay ve düşey olarak hareket etmiştir. Bunun sonucu arkasındaki odaların döşemesi ve duvarları da aynı istikamette hareket ederek yapıda ayrılmalara ve çatlamalara sebep olmuştur. (9 Ağustos 1977.) Prof.Y.Mühendis Müfit Yılmaz / İnşaat Y.Mühendis Fazıl Kip
Y.Mimar Turan Giritlioğlu'nun notu:
"Hekimbaşı Yalısı'nın direkli balkonu Avrupai yaşam ve üslubu yansıtıyor. Gabarileri farklı üç kademe, organik bir yapı tarzıdır." (29 Ocak 1991)

Mimari Biçimi
"Röleve planına bakıldıkta halihazır durumunda karakteristik bir kompozisyon görülmemektedir; merdiven biçimi ise günümüz apartıman merdivenlerini andırmakladır, ve de eklenen WC mahalleri ise tam bir aykırılık arzetmekle bulunuyor. Zaman zaman yapılan tadillerin sonucunda özgün yalı bu hale dönüşmüş olmalıdır. Ama mutfak ve hamam bölümü bugün de eski halinde durmakta, bitişik nizamda (gelenek dışı) bir örnek teşkil etmekledir, gerek yapı biçimi gerek döşemesi ile.
Yalının planı gibi, yol cephesi çok hareketlidir ve zaman zaman yapılaşmanın ifadesini taşımaktadır. Bunun gibi deniz cephesi de kitlesel ayrılıklar arzederek yükselmekledir. Ve soldaki üç katlı kitlede özellikle orta katın direkli elevasyon ve alt katın kemerli pencere düzeni cephe birliği ile uyuşum halinde olmadığı gibi Boğaz yapı geleneğine de aykırı görünmektedir.
Bu haliyle artık bu yalı Hekimbaşı'nın sadece yad edilmesine vesile olmaktadır." Behçet Ünsal (Aralık sonu 1990)
 |
Halen ilk sahiplerinin oturduğu nadir yalılardandır.
Yalı bir süredir kapalı gruplar için, özel davetlere açılmıştır.
Bilgi için:
Zerhan Tosuner : 0532 431 1870
Süveyda Birışık : 0532 302 9487 |
|
|