e-mail    
denizce@denizce.com
 

  ACİL YARDIM / DAKSAR



Denizcilik Eğitimi
ADF Olası Sınav Soruları
DTO Olası Sınav Soruları
VHF Olası Sınav Soruları
Denizcilik Tarihi

AB ve Denizcilik
Akıntılar
İst.Boğ.Dip Akıntısı
Balıkçı Günlüğü
Bayrakların Dili
Bofor Tablosu
Boğazlarımız
Boylu Soylu Gemiler
Büyük Denizciler
Büyüklere Oyuncak
Cankurtarma İşaret.
Deneyim/Sintine p.
Deniz Aşıkları Koop.
Deniz Bilim.Enst.I
Denizde Yangın
D.Taşıtlar.Yangın
Dizel Motorlar
Ege ve Akdeniz...
Fenerler
Forsa Yelkenlisi
Gemi İşletmecisi
Gemi Sicili Kodları
Gemi Söküm Tes.
Hamidiye Krvz.
Harita Simgeleri
Kıyı Konferansı
Kurtuluş'un Son..
Kürek Sporu
Levent Yatı
Marmara'da Yaşam..
MDTMYO B.Bülteni
Ölçüler
Pusula
Saltanat Kayıkları
Savarona
Trak'ın Seferi
Tekne Boya-Bakım
Teknede Yaşam
Türkiye Süngerleri
Yavuz / Bismarc

Ev Tersaneciliği
Marinalar
Marina Map
Mersin DTMYO
Tekne İmalatçıları
Türk Loydu
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri
 Deniz Araçları Sözlüğü                                                                             C Ç D E

    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

   

CANETON [kanöton], yelken yarışlarında kullanılan küçük tekne. 1931’de gemi inşaat mühendisi V. Brix’in yaptırdığı, karina çizgisi köşeli olan bu teknenin maliyeti başlangıçta çok düşüktü. 19472de bu tekne örnek alınarak daha üstün nitelikte Caneton’lar yapıldı. Bunlardan biri, ingiliz Westll’in izlediği modeldir. “505”, “beş yüz beş” veya “beş sıfır beş” denilen bu model, yeni bir tektip serinin doğmasına yol açtı. Bu modelin boyutları: uzunluk 5,05 m, genişlik 1,90 m, su içi derinliği 1,30 m, yelkenlerin yüzeyi 14 m², taşırdığı su ise 130 kg’dır. Gövde üzerinde bir büyük yelken, bir “flok” ve bir “spinnaker” olmak üzere üç yelken bulunur. Kazandığı büyük başarı yüzünden bu tekne, milletlerarası tektip olarak kabul edilmiştir. Yelken yarışları için ideal iki kişilik teknedir. Alabolara olması halinde, tamamen su geçirmez yüzme sandıkları yardımıyle tekneyi doğrultmak ve hız etkisiyle açılan arka kapaklar yardımıyle de suyu boşaltmak mümkündür.

CAN FİLİKASI Batmak üzere olan bir gemiden, ya da karaya gittiği sırada içindeki gemiadamlarını ya da yolcuları kurtarmak için geminin taşımaya zorunlu olduğu özel yapılmış ve donatılmış filika. // Sahillere bindiren, karaya giden deniz araçlarından gemiadamlarını ve yolcuları kıyıdan kurtarmak için özel olarak yapılmış, batma olasılığı çok az olan cankurtarma deniz araçları. Bugün bunlara uygulamada makinesizlere “Tahlisiye sandalı” makinelilere “Tahlisiye motoru” denilmektedir.

CAN SALI Gemilerde tehlike anında denize atılan ve üzerinde belirli miktarda insan tutabilen yüzer sal.

CANKURTARAN FİLİKASI Denizde, cankurtarma maksatları için ağaç veya saçtan yapılmış yüzücü gücü fazla olan tekne. // Ticaret gemilerinde can emniyeti bakımından bulundurulması zorunlu deniz aracı. // Harp gemilerinde gece veya gündüz şartlarında kurtarma maksadı ile kullanılan emniyet botu. Genelde vasıta motoru bu maksatla kullanılır. //    Bu teknelerin yüzücü güçlerini artırmak için tekne içinde hava sarnıçları bulunur. Cankurtaran filikaları veya motorlarının içerlerinde teknede bulunan kazazedelerin yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda yiyecek maddeleri ile kazazedelerin yaralarını tedavi için tıbbi malzeme ve işaret tabancaları gibi diğer lüzumlu malzemeler bulunur. Cankurtaran filikaları kürekle yürütüldüğü gibi motorla da çalışırlar. Bazı filikalarda pervaneyi döndürmek için pedal tertibatı bulunur.

CANKURTARAN GEMİSİ Batma tehlikesi geçiren veya karaya oturan gemileri kurtarmağa yarayan gemi.

CANKURTARAN SALI Denizdeyken kazaya uğramış bir gemideki personelin kurtarılması için saçtan veya yüzücü gücü fazla olan ağaçlardan yapılmış sal. Cankurtaran salları gemilerin denize bakan taraflarında bulunurlar. Bunların denize bırakılmaları ya mekaniki bir tertibatla veya gemi battığı zaman kilit kısmındaki kimyevi maddenin erimesi suretiyle fora kancası açılır ve sal sephiyesi sebebiyle deniz sathına çıkar. Cankurtaran sallarının içerlerinde, kapalı kutular içinde yiyecek maddeleri ve diğer lüzumlu malzemeler bulunur. Salların etrafında daha çok personelin kurtarılması için can halatları vardır.

CARAVELA [karavela] i. (portekizce k., lat. carabus’tan). Özellikle XV. ve XVI. yy.larda keşif gezilerinde kullanılan yollu gemi.

Caravela’nın nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir. Kelimenin de nereden geldiği belli değildir. Bazı yazarlara göre, bu kelime oldukça yüksek tonajlı arap gemilerini belirtmek için kullanılan carabus’tan, bazı yazarlara göreyse de carabo’dan gelmiştir. Portekizliler bu tür gemileri ilk yapanların kendileri olduğunu iddia ederler. XV. yy. caravela’ları hakkında bilgi yoktur. Latin yelkenleriyle donatıldığı tahmin edilir. Kolomb’un Nina adlı gemisi de aynı şekilde donatılmıştı. O zaman bu gemilere caravela latina denirdi. XVI. yy’da dört direkli ayrıca bir de cıvadıralı caravela redonda’lar ortaya çıktı. Bu tür gemiler, mizana direğinde kare şeklinde iki yelken taşır, öteki üç direkte latin yelkenleri vardır. Caravela, devrinin öteki gemilerine oranla daha zarif bir görünüşe sahipti. Buna rağmen çok sağlam bir gemiydi. Kolomb’un Santa Maria’sının bir caravela olduğu kesin şekilde belli değildir, çünkü Kolomb gemisini nao adıyle anar.

CAT-BOAT [ket-bot] i. (ing. cat, kedi ve boat, kayık’tan). Tek bir büyük yelkeni olan, flokasız küçük tekne. Yelken dengesi serenin baş tarafa çok yakın olmasıyle sağlanır. Moth ve Finn, cat-boat türü teknelerdir.

CELİYYE İnce donanma gemilerindendir. Nehirlerde kullanılırdı.

CEP DENİZALTISI Küçük denizaltı.

CEP ZIRHLISI Birinci dünya savaşından sonra, deniz silahlarını azaltma konferansının savaş gemilerinin ağırlığını sınırlandırması üzerine Almanların yaptığı savaş gemisine verilen ad. (Konferansta Almanya için konulan sınır 10 000 tondur. Almanlar bu ağırlıktaki gemilere 28 sm’lik altı top yerleştirdiler ve üç gemi yaptılar. Dretnot ve muharebe kruvazörüne benzemediği için bunlara cep zırhlısı adı verildi.)

Yelkenli gemiler zamanında ağaçtan yapılmış bazı küçük tekneler (msl. Havan topu atan kalyonlar) güllelere karşı bordaya sallandırılan zincirlerle veya demir levhalarla korunuyordu. Bunlar, yüzer bataryalardan başka bir şey değildi. Modern çağın ilk büyük zırhlısı, mühendis Dupuy de Lome’un planlarına göre 1860’ta yapılan Gloire isimli bir fransız gemisidir. Tamamen demirden yapılmış olan bu gemi 6 000 tondu; 100 mm kalınlıkta bir zırhı vardı, topları yelkenli kalyonlardaki gibi, bir sıra batarya halinde dizilmişti; her top, bir top lumbarının içinden ateş ediyordu. O zamandan bu yana, toplar bir zırhlı bölmeye, sonra taretlere yerleştirildi. Zırhın kalınlığı ve dayanıklılığı arttırıldı ama, topların gücü ve mermilerin ağırlığı da aynı zamanda artmıştı. 1914-1918’in zırhlıları 18 000-30 000 tonluktu; topları 305 ile 381’likti; süratleri de 21 ila 24 deniz miliydi. Hücreli bir ara bölmeyle ayrılmış iki zırhlı güverteleri vardı. Dikey borda zırhı 270 ila 300 mm kalınlıktaydı. Kuvvetli bir şekilde zırhlanmış olan blokhavs ve taretler, gemileri top mermilerine karşı koruyordu. Modern zırhlıların zırhı ise, ayrıca bombaları geminin önemli kısımlarına ulaşmadan önce patlamaya mecbur eden zırh güvertelerin takviyesiyle uçaklara ve su altındaki patlamalara (mayınlar, torpidolar) karşı da koruyucu bir rol oynamaktadır. Bazı zırhlıların dışarıya doğru şişkin bir karina bordası vardır. İyi yapılmış ve iyi yetişmiş bir personelle donatılmış bir zırhlı, saf dışı olmaksızın birçok mermi isabetine dayanabilir. Günümüzde iyi bir hava savunması olmadan bir zırhlının kullanılması düşünülemez. Hava kuvveti ve füzeler, topun tahribini aynen yapabileceklerine göre, geleceğin zırhlısı yani zırhlanmış ve büyük bir ateş kudretine sahip olan büyük harp gemisi muhtemelen büyük uçak gemisi veya füze atom gemisi olacaktır. Bununla beraber İkinci Dünya savaşı sonundan beri hiç bir milletin büyük bir zırhlıyı tezgaha koymamış olması anlamlıdır. Bugün hizmette olan en büyük zırhlılar, Amerikalıların 1943-1944’te suya indirdikleri Missouri sınıfı gemilerdir. Bunlar tam yüklü olarak 58 000 tondur, 33 deniz mili hızı ve 9 tane 406 mm’lik topları vardır. Büyük zırhlılar 1960’ta faal kadrolardan çıkarılarak ihtiyata alınmış veya okul gemisi olarak kullanılmıştır.

CEVHER GEMİSİ “Madenci” de denir. Maden cevheri taşımak üzere özel olarak yapılmış gemi.

CLIPPER i. (ing. k.). XIX. yy.da çok kullanılmış olan yollu, yelkenli gemi. // İnce ve uzun bir yapısı olan gezinti yelkenlisi. // Sür’atli teknelere verilen isim.

Eski yelkenli ticaret gemileri hantal yapılıydı, yollu değildi. Geçen yüzyılın başında o zamana kadar kanuni sayılan bazı alışverişler, mesela zenci ticareti yasaklanınca, tekne kısmı uzun, baş ve kıç tarafı ince, uzun direkli gemiler yapılmağa başlandı. Bunlar genellikle çok yollu, iki direkli gemilerdi. Bunların en yollularıadlarını yapıldıkları şehirden alan Baltimore Clipper’lerdi. 1850’ye doğru Clipper’lerin yerini daha büyük ve daha yollu, dörtköşe biçimde üç direkle donatılmış gemiler aldı. Bunlar San Fransisco ile Avustralya ve Çin arasında çay ticaretinde kullanıldı. Lightning adlı gemi tipleri saatte 21 deniz mili hız yapabiliyordu. Clipper’ler buharlı gemilerin gelişmesiyle ortadan kalktı.

COCK BOAT Barınak limanda çalışan tekne.

COPPER PUNT Kraliyet donanmasında bakır kaplı gemilerin karinalarını temizlemek için eskiden kullanılmış sal.

CORALCLE Bir tür küçük padılbot.

COROCORE Doğu Arşipeldeki gemi tipi. Eskiden korsanlar tarafından kullanılırdı. Tek direkli 60 kişiye kadar adamı olan çift sıra kürekli tekne.

CÖNK i (malezya dilinden). Malezya’da kullanılan büyük yelkenli gemi.

Cönk’te omurga yoktur. Bazılarında omurga görevini tabana çivilenen basit bir tahta görür. Ön tarafta pruva bodoslaması yoktur; kare biçimindedir ve eski nehir mavnalarına benzer, ama daha kavislidir; suyu yaracağına üzerinde kayar. Arka taraf aynalıklıdır, bu aynalık değişik biçimlerdedir. Dümen teknenin altında olabilir. En büyük cönkler Petchili’lerinkidir; uzunlukları 50 m’dir ve beş direklidir. Ötekiler iki, üç direklidir. Direkler dildörtgen biçimi yelkenle donatılır ve bambu latalarıyla desteklenir; bu latalar direkleri sağlamlaştırır. Burnun iki yanında teknenin üzerine bir göz resmi yapılır. Balıkçı cönkleri daima ikişer ikişer gider. Bugün pek çoğu motorludur.

CRAYER Tudor zamanında üç direkli yelkenli.

CUPOLA SHIP Eski tip taretli savaş gemisi. Küçük fribordlu olupağır silahlarla donatılmıştı. U.S.A. “Monitor” bunun ilk örneğidir.

CUTTER 1- Tek direkli, civadralı, iki yan yelkene sahip tekne. 2- 12 kürekli, yelkenli bir tekne (eski donanmada). 3- Yarış teknelerini takip eden tekne. 4- Kılavuz verip alan tekne (pilot cutter). 5- Devriye gezen tekne (coast guard cutter).

ÇAMLICA veya ŞEHDİYE i. Tuna ırmağında işleyen çektiri cinsinden eski osmanlı taşıt gemisi. Boyu 28-30 arşın kadardı. // 27-35 zirâ boyunda, 200 personeli olan büyük ve küçük tipleri bulunan bir savaş gemisidir.

ÇAMUR DUBASI Tarak gemilerinin deniz dibinden taradıkları maddeleri koydukları duba.  

ÇATANA i. (Çetene kasabasının adından). Küçük (filika) büyüklüğünde) motorlu gemi: Kiminiz çatanadır, kırdığı gibi bacayı / Şıp diye geçen Köprü’nün altından (Orhan Veli).

ÇAYKA i. Esk. denizc. Osmanlı imparatorluğunda kullanılan bir gemi çeşidi. (Şayka da denir. Altı düz olan çaykalar 20-50 er alırdı. Genellikle üç topu bulunurdu. Osmanlılar Karadeniz kıyılarını korumak, Kazaklar ise kıyı bölgeleri vurmak için çayka kullandılar.)

ÇEKELEVE veya SAKALAVA i. (ital. sacaleva). Kıç tarafı yüksek, hızlı giden yelkenli.

ÇEKDİRİ veya ÇEKTİRİ i. (çektirmek’ten çek-ti-ri) Eskiden kürek ve yelkenle yürütülen savaş ve ticari maksatla kullanılan bir tür teknedir. // Yelkenli olduğu halde kürekle de yol alabilen, savaş ve ticarette kullanılan eski gemi çeşitlerinden biri: Ehl-i İslam donanması cümle yüz yirmi iki parça çektiri gemi idi (Katip Çelebi). // Vasıfları oturak sayısına göre değişen yelkeni olmakla birlikte esas, kürekle hareket eden teknelerin genel adı.

Osmanlı imparatorluğunda deniz kuvvetlerinde kürek devri savaş ve taşıt gemisi olarak kullanılan çektiriler kürekle hareket eder ve yelken ancak yardımcı olarak kullanılırdı. Boy, yükseklik ve hacim bakımından değiştikçe artan kürek yani oturak sayısına göre özel adlar alırdı. Kürek ve yelkenle hareket edenler on dokuz çeşit idi: Karamürsel, Aktarma, Üstüaçık, Brolik, Celiyye, Çamlıca, Kütük, Kancabaş, İşkampaviye, Sahtur, Çekelye, Kırlangıç, Firkate (10-17 oturaklı), Kalite (19-24 oturaklı), Pergandi (18-19 oturaklı), Mavna, Girab, Kadırga (25-28 oturaklı), Baştarde (26-36 oturaklı).

Yalnız kürekle hareket edenler ise şunlardı: Uçurma, Varnabeş çiftesi, Çete kayığı, At kayığı, Şayka (Çayka). Çektiriler sonraları brik denilen iki direkli tekne biçimine sokuldu, aslında bunlar brikten daha küçük tonajdaydı ve arma donatımı biraz farklıydı. Çektiri tipi gemi XIX. yy. ın ilk yarısından sonra bırakıldı.

ÇEKTİRME Yaklaşık olarak 30/50 gros tonluk yelkenli ya da motorlu ağaç yük taşıma deniz aracı.

ÇETE KAYIĞI Eskiden nehirlerde top çekmekte kullanılan çektiri türünden hafif donanma gemisi. Üstü açıktan büyük, brolik’ten ise küçüktü.

ÇIKARMA ARACI Çıkarma yapılacak kıyıya asker ve cephane taşımakta kullanılan, altı düz, az su çeken, küçük deniz aracı. // amfibi harekatta kullanılan personel ve malzeme çıkarma teknesi.

ÇIKARMA BOTU Çıkarma hareketinde kullanılan ve çıkarma yerine kadar gemide götürülen özel yapılmış çıkarma teknesi.

ÇIKARMA GEMİSİ Amfibik harekatta, kuvvetlerin düşmanın daha önceden tespit edilmiş sahillerine, çıkartılması için özel şekilde yapılmış gemi tipidir. Çok az su çeken ve sığ sahillere baştan kara yaparak, baş tarafındaki kapağı açarak, taşıdığı asker ve malzemeyi en kısa zamanda istenilen mevkiye çıkarırlar. Taşıyacağı personel ve araç kapasitesine göre değişik büyüklükte inşa edilirler. // Çok az su çeken  Uzun sefer yapabilme olanağı olan ve özel çıkarma işi yapabilen gemi. // İkinci Dünya savaşında Müttefikler çeşitli tipte çıkarma gemileri kullandılar, bu gemiler iki ana kategoriye ayrılabilir: 1. Piyade çıkarma aracı veya piyade çıkarma gemisi. Bunlar 30 km hızında 250-404 tonluk küçük gemilerdir. Kıyıda kolayca karaya oturtulabilir, personel ve malzemenin karaya çıkarılması için baş taraflarında indirilebilir rampaları vardır.; bunlarla 200 kişi ile 32 ton malzeme taşınabilir. 2. Açıkdeniz çıkarma gemileri. Başlangıçta tankların taşınması için düşünülmüş olan araçlardı. Bunlar da 20 km hızında 150-4 000 tonluk küçük gemiler veya hafif zırhlılardır; iki güverstesi olan en büyükleri, 80 tank ve 300 kişi taşıyabilir, bir kısmı hafif çıkarma araçlarını yüklenebilecek şekilde metafora düzenlidir, bir kısmı da deniz araçlarını üzerinde taşıyan yüzer havuz halindedir. Taşıt araçlarının karaya çıkarılması da pruva bodoslamasına yerleştirilen bir rampa vasıtasıyle yapılır. 1941’den itibaren İngiltere ve Amerika’da inşa edilmiş olan bütün bu gemiler, Müttefiklerin 1942’den 1944’e kadar devam eden çıkarmalarında kullanıldı. Fransızlar da 1946’dan 1954’e kadar Çinhindi harekatında çıkarma gemileri kullandılar. Bu gemilerin bazı modelleri, helikopterleri taşımağa elverişli duruma sokuldu.

ÇIRNIK Tek direkli, üç floklu, çektirmeden büyük yelkenli tekneler olup, 200 tona kadar inşa edilirler.

ÇİFT DİREKLİ İki direkli yelkenli gemi.

ÇİFT SIRA KÜREKLİ Üst üste iki sıra kürekli Eskiçağ roma gemisi.

ÇİFTE KAYIK Bir kayıkta bulunan kürek sayısına göre  kayıklara verilen ad: Eyvâh o üç çifte kayık aldı karârım / Şarkı okuyup geçti bir âfet var içinde (nedim).  

ÇİTİHA veya ŞEHDİYE i. Tunus kıyılarına has, üç direkli yelkenli. Grandi direğine çekilen tek parça büyük yelken özelliğini teşkil eder. Çitiha’lar ortalama 50 tonluk teknelerdir.

ÇÖP DUBASI Limanlarda gemilerden çöp toplayan duba.

DENİZ İTFAİYESİ Yangında kullanılan hafif gemi. (Hidrolik tertibatı çok yüksek güçte olan bu gemi her yöne kolayca hareket edebilir.)

DENİZALTI blş. i. Denizin altında seyir olanağı olan savaş gemisi. // Su altında giden savaş gemisi. Eski dilde Tahtelbahir. // Deniz savaşlarının en etkili hücum silahlarından birisidir. Su altından görünmeden hedefine yaklaşması, tahrip gücü yüksek silahları ile onu tahrip etmesi, bu tip savaş gemilerini su üstü gemileri için büyük tehlike haline getirmiştir. Çağımızda geliştirilen nükleer denizaltı gemileri ise, yüksek seyir kapasiteleri, olağanüstü su altı süratleri ve taşıdıkları nükleer başlıklı uzun menzilli füzeleri ile geleceğin en korkunç silahları arasında yerini almıştır.

Denizaltı gemisinin dalışı, dalma sarnıcı denilen su depolarının deniz suyu ile doldurulması, su yüzüne çıkışı ise bu sarnıçların boşaltılmasıyla sağlanır. Önceleri iki türlü denizaltı vardı. Biri, dalma sarnıçları sağlam bir tekne içine yerleştirilmiş, yüzme gücü az, fazla dalgalı havalarda su üstünde gidemeyen denizaltı, öteki ise gerçek bir deniz üstü gemisi gibi su yüzünde gidebilen, çok su alan, dalma sarnıçları tekne dışında olan “dalabilir tekne” adıyle anılan denizaltı. Laubeuf’ün Narval’’inden sonra yalnız “dalabilir tekne” yapıldı. Fakat  Fransızların bu terimi tutmadı, bugün bu gemilerin her tipine denizaltı gemisi denmektedir. Su altında istenildiği kadar kalan denizaltılar ancak atom gücünün yürütücü olarak kullanılmasıyle gerçekleştirilebildi. İlk denizaltı gemisini amerikalı Bushnell 1776’da yaptı. Bu denizaltı New York önünde bir ingiliz savaş gemisini tahrip etti. Fulton ilk Nautilus’u 1798’de Le Havre’da yaptı. Denemelerpek inandırıcı olmadı. Napolyon bu işe girişmeyi kabul etmedi. Amerikalılar denizaltı yapımını Ayrılık savaşı sırasında yeniden ele aldılar, ama başarı sağlayamadılar. İlk başarı, H. Dupuy de Lôme’un tasarılarını inceleyen Gustave Zédé tarafından 1887’de yapılan Gymnote adlı gemiyle sağlandı. Elektrik motoru ile çalışan bu deney teknesi ancak 30 tonluktu ve su üstünde 7, su altında 5 mil hız yapabiliyordu. Bu başarıdan sonra, Fransa’da, torpille donatılmış Gustave Zédé denizaltı gemisi (266 t, 48 m boy) yapıldı. (1893). Bu ilk tekneler yüzme katsayılarının çok az oluşundan (yüzde beş, on) denizciliğe elverişli değildi. Su altı seyrinin kesin gelişmesi Laubeuf’ün sunduğu proje ile başladı ve 1899’da yapılan Narval adlı “dalabilir tekne”nin tamamlanmasıyle (su yüzünde 120 t, dalmışken 200 t) sonuçlandı. Gemi, atom gücüyle çalışan denizaltılar yapılıncaya kadar, bu alanda ilk örnek olarak kaldı. Laubeuf, denizaltı teknesini bir su üstü gemisi teknesinin içine yerleştirdi, böylece, iç içe konan iki tekneden kurulu bir gemi yapıldı. Aradaki boşluk deniz suyu ile doldurulunca, bu gemi bir deniz üstü gemisi olmaktan çıkıyordu. Biri su üstünde seyir için buharla (daha sonra Diesel motoru), öteki su altında seyir için elektrik motoru ile çalışan iki ayrı makine kullanıldı. Dalma hızı 12 dakikaydı, sonraları Pluviose tipi denizaltılarda 3-4 dakikaya indi. Fransızların çalışmaları yanı sıra A.B.D.’de 1898-1899’da (mühendis Holland tarafından yapılan, 1901’de İngiltere’nin satın aldığı denizaltı) ve Almanya’da da 1903’te benzer başarılara ulaşıldı. 1914’te Fransa’nın 76, İngiltere’nin 85, Almanya’nın 25 denizaltı gemisi vardı. Dalma hızının önemini değerlendiren Almanlar 30 saniyede dalan ve yüzme gücü yüzde 20 olan denizaltı gemileri yaptılar. Bu gelişmeler Almanya’da, denizaltı gemisinin stratejik bir silah olarak kullanılmasını sağladı (1915): Birinci Dünya savaşında yaptıkları 344 denizaltı ile Müttefiklerin 11 milyon ton gemisini batırdılar. İki savaş arasında denizaltı, artık klasik bir savaş gemisi oldu. Dalış hızı 5-10 saniye olan, yalnız kumanda kulesi su yüzünde kalan denizaltılar, dalma sarnıçları açık olarak seyir edebiliyordu. Bunların alarm durumunda sarnıç püskürtme teşkilatı açılır ve gemi dalar. Teknenin deniz yüzüne çıkması için püskürtme teşkilatı kapatılır, sarnıçlardaki suyun boşaltılması için basınçlı hava verilir. Su, doldurma borularından dışarı çıkar. Su altında kalma süresi 4 mil hızla 20 saattir, yüzeyde kalma süresi ise, çok fazladır (birkaç bin mil). Tonaj 600’den (kıyı tipi) 1 500-2 000 tona (okyanus tipi) kadar değişebilir. Silahları 4-6 torpido kovanı ve bir top (bazı ingiliz denizaltılarında 75-305 mm) idi.Surcouf adlı fransız denizaltı gemisi (2 800 t) kendi tipinde tek denizaltıydı, 203 mm’lik bir top tareti ve mancınıkla uçurulan bir keşif uçağı vardı.

1939’da A.B.D.’nin 87, Fransanın 76, İngiltere’nin 58, Almanya’nın 43 denizaltısı vardı. Alman deniz kuvvetleri 1945 yılına kadar 1 098 denizaltı yaptı, bunlardan 780 tanesi Müttefiklerin 14 milyon ton ticaret gemisini batırdıktan sonra yok edildi. Almanlar tarafından gerçekleştirilen teknik gelişmelere rağmen (50 metre yerine 200 metre derinliğe dalmış denizaltıların Diesel motorlarıyle seyrini sağlayan şinorkel, dinleme araçları v.b.), Atlas okyanusundaki savaşı asdik radar refakat gemileri ile uçakların (özellikle uçak gemilerindekilerin) konvoyları koruması sayesinde, Müttefikler kazandı. Müttefiklerin deniz hakimiyetini ortadan kaldırmakta çok geç kalan alman deniz kuvvetleri 1944’te su altı hızı yüksek (1 600 tonluklarda 16 ve 800 tonluklarda 20 deniz mili) olan denizaltıları hizmete soktular. Bu yüksek hızlı bir gaz türbini (Walter sistemi) ile sağlanmıştı. Çok hızlı dönen bu türbinlerde oksijenli su kullanılıyor, tortusu suda eridiğinden deniz yüzünde iz de bırakmıyordu.

Atom gücü 35-40 deniz mili hızla sürekli olarak su altında seyretmelerini sağlayarak denizaltılarda gerçek bir devrim yarattı. Atomla çalışan ilk denizaltı 1954’te A.B.D.’de denize indirilen 3 500 tonluk Nautilus’tur; bu gemi reaktörünün birinci dolduruluşu ile 26 ayda 69 000 deniz mili seyir yaptı ve 1958’de Kuzey kutbunun altından geçti. George Washington adlı denizaltı 1961’de hiç deniz yüzüne çıkmadan 67 gün su altında kaldı. Atom denizaltı gemisinde (2 000-8 000 t) nükleer enerji, denizaltıyı yürüten elektrik motorlarını ısıtan bir türbojeneratöre ısı verir. Bu yeni imkanlar atom denizaltı gemisinin korkunç bir stratejik silah olmasını sağladı. A.B.D. 1965’te bu alanda gerçekten ileri bir durumdaydı(hizmete girmiş 31 atom denizaltı gemisi). “Polaris” tipinde füzeler atan bu denizaltı gemileri, A.B.D.’nin askerlik alanında başlıca gücüdür. Denizaltı silahı, S.S.C.B.’de 1945’ten sonra şaşırtıcı bir gelişmeye ulaştı. Rus donanmasında 1965’te klasik tip 400 denizaltı vardı (350 tanesi 1950’den sonra yapılmıştır); bunların 70 tanesi (2 000 ton, su altı sürati 20 mil, denizde 3 ay kalır) açık deniz tipi, birkaçı (1965’te ortalama 4 000 tonluk 10-15 tane) atom denizaltısıdır. İngiltere, bir amerikan reaktörünün verilmesiyle Dreadnought adlı ilk atom denizaltısını 1962’de hizmete sokabildi. Bunu 1964’te Valiant takip etti. Fransa’da, bu alanda 1954’te başlamış olan çalışmalar, 1958’de durakladı, kısa bir süre sonra yeniden başladı: 1963’te Cadarache’da denenen bir reaktörle 7 500 tonluk nükleer bir denizaltı kızağa konuldu. Nükleer denizaltı gemisinin üstün nitelikleri, nükleer gücün ona sağladığı dayanıklılık (uzun süre denizde kalmak) ve klasik makineli (dizel ve akü) denizaltılara oranla ölçülemeyecek kadar geniş imkanlar (klasik denizaltı dalmış olarak az süre seyir edebilir) 1967’de bu tip denizaltı gemilerini en güvenilir savaş silahı ve yıldırmanın en etkili desteği yaptı.iki tip nükleer denizaltı vardır: nükleer hücum veya vurucu denizaltı gemisi, klasik torpido kovanlarıyle donatılmıştır, hızı otuz milin üstünde olabilir, konvoylara veya füze atan denizaltılara saldırabilir. Füze atan nükleer denizaltı gemilerinin tonajı çok yüksektir (7 000-9 000 t). Yıldırma silahı olan “Polaris” tipi füzelerle donatılmıştır. Bu denizaltılar, üssünden ayrıldıktan sonra, buzulların altında veya okyanusların derinliklerinde kolayca saklanabilir. Böylece ülkelerine yapılacak bir hücum karşısında hedeflerini hemen hemen aynı anda yok edilme tehdidi altında tuttukları bir noktaya yerleşirler. Her denizaltının iki tertip mürettebatı vardır, bunlar gemide görev alırlar. Bu personel, okyanus altında geçirdikleri sürenin uzunluğuna uygun yaşama şartlarından yararlanırlar. Buna rağmen personeli bulmak, yalnız yüksek teknik bilgi değil, monoton görevlerin gerektirdiği moral ve psikolojik özelliklerde istendiği için zordur.

Üslerinde bulundukları sürece hemen hemen savunusuz olan bu denizaltıların üslerinin korunması ve lojistik bakımdan desteklenmeleri ortaya karmaşık meseleler çıkarır, personel ve malzeme bakımından devlete ağır bir yük olur. Amerikalılar, her biri dokuz denizaltı gemisinin bakımı ile uğraşmak ve görev dışı kalma sürelerini azaltmak için, reaktörlerde parçalanabilen elementlerin bulunduğu kısmı değiştirebilecek güçte 6 tane büyük bakım gemisi donattılar. Bundan başka füzeleri ve yedek parçaları taşımak işine altı yük gemisi, havuzlama ve ufak tefek onarımlar için kullanmak üzere 4 tane yüzer havuz ayrıldı. 1967’de A.B.D.’nin füze atan 41 nükleer denizaltı gemisi ve 20 tane de nükleer hücum denizaltı gemisi vardı. Sovyet Rusya’nın ise eş türde 20 ve 30 kadar denizaltı gemisi vardı. İngiltere’nin 4 tane hücum denizaltısı vardı, öteki 6 nükleer denizaltıdan 4’ü füze atan ve 2’si de hücum denizaltısıydı.

Fransa, kararlaştırılmış 3 nükleer denizaltı gemisinden ilkini 1967’de indirdi, bunlar 1975’de Fransa’nın stratejik nükleer gücünün üçüncü kuşağı olacaktır.

Türkiye’de otomatik torpido atabilen ilk denizaltı gemisi ingiliz mühendisi Carret tarafından hazırlanan plana göre 1885’te İngiltere’de Nordenfeld top fabrikasında yapıldı. Bu plan biraz değiştirilerek, 1886’da ısmarlanan 2 denizaltı Haliç’teki Taşkızak tersanesinde monte edildi (1888). Bunların ağırlığı 160 ton, boyu 30,5, genişliği 3,66 m idi. Hızları su üstünde 10, su altında 3 mildi. Su altında ve su üstünde buhar makinesiyle çalışan bu tek pervaneli gemilerin baş tarafında iki torpido tüyübü ve güvertede bir makineli tüfeği vardı. Gemi mürettebatı bir kumandan, üç makine subayı ve bir ateşçiden ibaretti.

1888’den sonra Sarayburnu önünde ve İzmit körfezinde dalış, çıkış ve seyir tecrübeleri yapıldı. Bu denizaltılarla dünyada ilk defa hareket halindeki bir hedef gemisine su altından başarılı torpido atışı yapıldı. 1910 ve 1915 yıllarında Fransa, İtalya ve Almanya’ya denizaltıcılık eğitimi görmek üzere birçok türk subayı gönderildi. 1915’te Marmara’ya girmeyi başaran Turquoise adlı fransız denizaltısı Boğazlardan geçerken Akbaş önünde dibe oturmuş, kurtulmağa çalışırken su üstüne çıkmış, bu sırada Müstecip onbaşı tarafından karadan açılan top ateşi karşısında teslim olmuştu. Bu gemiye 1915’te Kasımpaşa’da türk sancağı çekildi ve Müstecip Onbaşı adı verildi. Fakat gemi faal kadroya alınmadı. 1925 yılı sonlarına doğru Hollanda’ya I. İnönü ve II. İnönü, 1929’da İtalya’ya Sakarya ve Dumlupınar denizaltıları ısmarlandı. 1935’te Almanya’dan Gür adlı denizaltı alındı, 1939’da da bir denizaltı ısmarlandı; Taşkızak’ta buna benzer iki denizaltı yapıldı. Bunlara Atatürk tarafından “Saldıray”, “Batıray”, “Atılay” adları verildi. // İlk denizaltıların imal edildiği tarihten, 1890-1900’lü yıllara kadar geçen süre içerisinde denizaltıcılıkta çok büyük gelişmeler oldu. Önceleri bir oyuncak gibi görülen ve çok ciddiye alınmayan denizaltının müthiş bir silah olduğu anlaşıldı.

Denizaltının gelişmesinde Amerika’da Holland, Fransa’da ise Goubet tarafından hemen hemen aynı zamanda ortaya atılan şu fikir esası teşkil etti.

“Denizaltı su üzerinde iken patlarlı motor ile, su altında iken elektrik bataryası ile yani akü ile yürütülmelidir.”

Denizaltıların esas silahı Whitehead torpidosu ve Nordenfelt topudur.

Sonunda ortaya iki tip denizaltı çıktı.

Holland Tipi Denizaltı: Amerika’da geliştirilen sigar şeklindeki bu denizaltının yalnız kıç tarafında yatay dümenleri vardı, dalma sarnıçları muntazaman bütün gövdeye yayılmıştı. Su üstünde benzin motoru ile, su altında akümülatör ile gidiyordu, baş tarafında Whitehead torpidosu atan bir kovan vardı, sürati 9 mildi.

Laubeuf Tipi Denizaltı: İç içe geçmiş iki tekneden oluşuyordu. Yine su üstünde mazotla işleyen makine ile su altında ise elektrik ile işleyen, gücünü aküden alan motor ile hareket ediyordu dört torpido kovanı vardı. Sürati 12 mildi.

1900 yılından sonra denizaltı çok hızlı bir şekilde gelişti. 1915 yılına gelindiğinde, denizaltılar, atom denizaltıları hariç, hemen hemen bugünkü denizaltılara benzer teknik olanaklara kavuşmuş bulunuyordu.

DENİZALTI ANA GEMİSİ Açık denizlerdeki denizaltı gemilerine onarım ve lojistik desteği sağlayan su üstü gemisi.

DENİZALTI AV BOTU 100-200 ft uzunluğunda denizaltı karakol gemisi.

DENİZALTI AVCI GEMİSİ veya DENİZALTI AVCISI Denizaltılarla savaşmak için özel surette yapılan küçük ve süratli gemi. (Silah, su bombası gibi araçlarla donatılmış bir çeşit uçak ve savaş gemisi de yardımcı denizaltı avcısıdır.

DENİZALTI AVCISI Özellikle denizaltı savaş gemilerini avlamak için özel olarak yapılmış savaş gemisi.

DENİZALTI AVLAMA GEMİSİ veya REFAKAT MUHRİBİ Temel görevi, savunduğu ana kuvveti denizaltı saldırısından korumaktır. Denizaltı tespit ve tahrip cihazları ile donatılmıştır. Bir çok yerde muhriplerin görevlerini üstlenmiştir.

DENİZALTI KABLO GEMİSİ Denizaltı kablosu döşeyen gemi. Bk. KABLO GEMİSİ.

DENİZALTI KURTARMA GEMİSİ Batan denizaltıyı kurtarmak için özel yapılmış gemi.

DEPO GEMİSİ Bir filonun gereçlerini taşıyan ve ikmal yapan gemi.

DESTROYER i. (“yıkıcı” anlamında ing. k.) Orta çapta toplar ve torpilsalarla donatılmış, çok hızlı, orta tonajlı savaş gemisi. // Düşük tonajlı, sürati yüksek, çok maksatlı görevler icra edebilen savaş gemisi tipi, Muhrip. // Esas görevi torpito atmak olan çok sür’atli savaş gemisi. Muhrip. // (Tahrip edici) Kruvazöre oranla gövde ve silah bakımından daha küçük yapıda, hız ve manevra yeteneği bakımından da daha üstün nitelikte savaş gemisi. Torpido destroyeri, torpido muhribi, hatta muhrip denildiği de olur. Açık deniz destroyeri, sahil hizmetinde kullanılan küçük destroyer tipleri de kullanılmıştır.  

(İkinci Dünya savaşından önce, bu tip gemiler, özellikle torpidobotları batırmak için kullanılırdı; bu yüzden onlara destroyer adı verildi. Bugünkü destroyerler veya torpidobot destroyerleri uçaksavar veya denizaltısavar silahlarla donatılmış olan ve özellikle, benzerleriyle savaşmak amacıyle inşa edilen hafif, küçük kruvazörlerdir. Bk. MUHRİP.

DESTROYER LİDERİ Uçak gemilerinin hava savunması için dizayn edilmiş, nisbeten yüksek tonajlı muhripler.

DHAGSAI Genellikle Malta’da kullanılan iki direkli tekne.

DİNGİ i. (hintçe, dingi’den ing. dinghy veya dingey). Bir çeşit küçük, hafif kayık. // Tek çifte kürekle hareket eden 9 kadem boyundaki tekne. Dingi yerine Patalya terimi kullanılır. // 10/14 kadem boyunda iki kürekli bir ya da iki yelkenli tekne. Vasıta kayığı, patalya. // Ayna kıçlı 20 feet’ten kısa yelkenli veya kürekli tekne. Yelkenli veya motorlu küçük yarış teknesi. (Yelkenli dingilerin bordası su hattına dikey olarak uzanır ve keskin bir açı ile omurgaya doğru kıvrılır; motorlu olanlar ise kıçtan takma motorludur.)

DİREK MAÇUNA DUBASI Çok sağlam yapılmış, gemilere direkleri takmak veya çıkarmak için iki tane makası veya aleti bulunan duba. (Yükleme boşaltma maçunası da denir).

DOGGER Hollanda, Dogger Bank’da çalışan iki direkli bir balıkçı teknesi.

DÖKME YÜK GEMİSİ Maden cevheri, tahıl v.b. yükleri, ambarlarına doldurarak taşıyan gemi. // Özellikle dökme yük taşımak için özel olarak yapılmış tekneler.

DRAGON Tekneli ve markoni şalupalı monotip yarış yatı.

Dragon, ilk şekliyle, kol gemisi olarak da kullanılacak şekilde düzenlenmişti ve içinde iki kuşetli, kapalı bir tayfa kamarası vardı; bu bakımdan, lepuin’e benzerdi. Çok ince biçimi olan dragon denize çok dayanıklı ve yelkenle çok yollu olduğu için yarış yatı olarak çok beğenilmiş ve büyük bir hızla gelişmiştir. Boyutları: uzunluğu, 8,90m; genişliği, 1,96 m; su içi derinliği, 1,20m; tonilatosu, 1850 kg; yelken yüzeyi, 25 m².

DRAKKAR, DRAKE veya DREKİ i. Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında iskandinav gemilerine verilen ad. (Bu ad genellikle geminin baş tarafını süsleyen ejderha’dan gelir.)

1881’e kadar Viking gemileri üstüne kesin bilgimiz yoktu. Fakat bu tarihte, Sandefjord yakınında, Gokstad’da bir höyüğün altında geleneğe göre büyük şefin mezarı olarak kullanılan, bir drakkar bulundu. Bu gemi M.S. 700-1000 yıllarından kalma, meşe ağacından, oldukça sağlam, kullanışlı olarak yapılmış bir balina av gemisidir. Uzunluğu 24 m, genişliği 5,20 m, omurgası üzerindeki derinliği 1,80 m’dir. İki kenarında on altı kürek bulunur, su içinde kalan oylum 23 tonilatodur. Deniz için çok uygun olan bu gemilerle İskandinavlar Akdeniz’e kadar bütün avrupa kıyılarını dolaşmışlardır.

DRETNOT veya DREDNOT i. (ing. which dreads nought, hiç bir şeyden korkmayan’ın kısaltması dreadnought’tan). // Bir çeşit muharebe gemisi. Yüksek süratli, büyük çaplı topları olan muharebe gemisi. // Savaş gemileri inşaatında yeni bir çağ açan ve 1907’de denize indirilen bir ingiliz zırhlısının adı. // Genellikle çok büyük ve güçlü savaş gemileri için dretnot tabiri kullanılır. Gerçekte dretnot, ilk kez İngilizlerin dizayn ettiği ve dreadnought (korkusuz) adını verdikleri güçlü, zırhlı, büyük savaş gemisidir.

Dretnot adlı zırhlının planları, Çuşima muharebesinden (27 mayıs 1905) çıkarılan dersler konusunda amiral sir John Fisher (sonra lord Fisher) tarafından 1905’te görevlendirilen bir komisyonda gizli olarak incelendi. Gemiye tek çaplı, çift namlulu beş tarette on tane 305 mm’lik bir ana batarya ile muhriplere karşı kullanılmak üzere 24 tane küçük top daha kondu. Dört pervanesini çalıştıran istim türbin makineleri 23 000 beygir kuvvetindeydi ve 38 km hız sağlıyordu. Tam yüklü olarak 18 000 ton ağırlığındaydı. Bu tip, daha önce yapılmış gemileri değerden düşürdü, bütün deniz kuvvetleri tarafından benzerleri yapılmağa başlandı. Dretnot tipi gemiler ve ondan sonraki süper dretnotlar XX.yy.ın ilk yarısında savaş donanmalarının belkemiği, ana kuvveti oldu ve bu hakimiyet, uçak ortaya çıkıncaya kadar devam etti. İngilizler 1960’ta yaptıkları 2 850 t’luk ve atom gücüyle çalışan ilk denizaltı gemilerine Dretnot adını verdiler.

DROGNER 1- Ringa balıkçı teknesi. 2- Batı Hind adalarında yük taşıyan tekne.

DROMON Sür’atli, hafif yelkenli tekne.

DUBA i. Altı düz, eşya taşımak için inşa edilmiş saç veya ağaçtan mamul tekne. // Genellikle yüzdürücülük (sephiye) özelliğinden yararlanarak yük taşıma, bağlama, kaldırıcı olarak kullanılır. Saçtan ve ağaçtan yapılır. Makineli ve makinesiz olarak kullanılır. Şat, layter ya da mavna olarak da isimlendirilir. // Yük taşımak ve köprülere ayaklık yapmak gibi genel hizmetlerde kullanılan ağaç veya saçtan yapılmış araçlar. Yük taşımak için yapılanları motorsuz olduğu gibi motorlu olarak da yapılırlar.  // Saçtan veya ağaçtan dikdörtgen prizma yahut buna yakın şekillerde kaba ve sağlam yapılı yüzer araç. (Genellikle üstü kapalı olarak inşa edilir. Kısmen açık olanları da vardır. Kullanıldıkları yere göre tarak dubası, çamur dubası, taş dubası, köprü dubası gibi adlar alır). // Enli ve altı düz olarak yapılan ve yedekte çekilerek ağır eşya naklinde kullanılan bir çeşit mavna. // Fıçı biçiminde içi boş ve alttan deniz dibine demirle bağlı olan, yan yana sıralanarak üzerinde köprü kurulan veya halkalarına gemiler bağlanan büyük şamandıra: Dubaların zincirleri paslanmış, bel kalınlığında midye tutmuştur (M.Ş. Esendal). // Köprülere dayanaklık etmek veya batmış gemileri askıya alarak su yüzüne çıkarmak için kullanılan geniş, yüksekçe, altı düz, ağaç veya saçtan yapılmış güverteli duba (ponton). Bk. BARÇ, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT. 

DUBALI TARAK GEMİSİ Karinasında açılabilir kapakları bulunan tarak gemisi.

DUMB BARGE (DUMB LIGHTER) Dümensiz, makinesiz, yelkensiz yedekde çekilen duba.

DUNGIYAN Tek direkli, yelkenli Arap teknesi.

EĞİTİM GEMİSİ Okul, talim gemisi.

EĞRİBAR Büyük ve çok topu olan bir gemi tipidir.

EMPİRE [empayr] i. (ing. k.). Empire gemisi, İkinci Dünya savaşı sırasında kayba uğrayan deniz ticaret filosunu hızla takviye ve denizden ikmalin devamını sağlamak amacıyle İngiltere’nin seri halinde inşa ettiği kuru yük gemisi tipi. Asgari masraf, azami hızla inşaat esaslarına göre planlanmış, beş ambarlı, iki güverteli ve kullanılması kolay, sade yapıda bir gemidir. EC-2 adı altında da anılır. Başlıca nitelikleri: Tam boy 136,42 metre; dikmeler arası boy 129,54; kalıp genişliği 17,07; kalıp derinliği 8,46; dedveyt kapasitesi 9,960 ton; gros tonajı 6 945,8; net tonajı 4 223,3; makine 2500 beygir gücünde üç silindirli mütenavip sürat 10 mil.

ESKORT Konvoyu korumakla görevli refakat gemisi. Bk. REFAKAT GEMİSİ.

ET TAŞIYAN GEMİ Dondurulmuş et taşıyan gemi.

Hazırlayan: Serdar Başaran   


Serdar Başaran
'a teşekkürlerimizle

Denizce

09.01.2007