|
JACKASS RIG
Pruva
grandi direkleri kabasorta diğer iki direği yan yelkenlerle
donatılmış dört direkli yelkenli tekne.
JEEP
Baltık
denizinde çalışan koster.
JOLLY BOAT
Bir
gemide genel işlerde kullanılan filika. Hizmet filikası,
patalya. Kraliyet Donanmasında 28 kadem uzunluğunda, 10 kürekli,
2 oturaklı filika.
KABASORTA
ARMALI GEMİ
Bk. TAM ARMALI
GEMİ.
KABLO GEMİSİ
Kablo döşeyen gemi. // Telgraf, telefon, elektrik akımı
kabloları v.b. döşeyen gemi // İki kıyı arasına deniz
altı kablosu döşemek veya döşenmiş kabloları onarmak için
yapılmış özel biçim ve nitelikte gemi.
Kablo gemisi, karşılıklı iki yaka arasında kablo döşemekten,
kıtalararası kablo döşemeye kadar çeşitli çalışma alanlarına
göre yapılır. Genellikle telefon ve telgraf şirketleri
tarafından yaptırılarak çalıştırılır. Kablo gemilerinin, biri
kablo toplayıcı, diğeri kablo döşeyici olmak üzere iki veya her
iki işi birlikte görebilecek nitelikte bir yardımcı makine ile
baş ve kıç taraflarında denize doğru uzanmış büyük tamburataları
(sabit makaraları) vardır. Döşenecek kablolar, kablo tankı
denilen ambarlara kangallar halinde yerleştirilerek taşınır.
Büyük kablo gemilerinin genellikle ikisi baş, biri kıç tarafta
olmak üzere üç kablo tankı vardır. Döşeme işi, kablonun bu
tanklardan alınarak sağıcı makineden dolaştırıldıktan sonra kıç
taraftaki makineden denize verilmesiyle yapılır. Kablonun dibe
vardığı uzaklık 40 mili bulur. Makine üzerindeki bir dinamometre
yardımıyle otomatik olarak ayarlanarak akış hızında düzen
sağlanır. Toplama işi daha çok deneme ve onarım için yapılır.
Bunun için toplayıcı makine ve baş makaralar kullanılır.
Kablo gemisinin baş ve kıç tarafında iki tane halat
mataforası vardır. Bunlardan baştaki, kabloları kaldırmakta, kıç
taraftaki de denize dökülmekte ve tamir işlerinde kullanılır.
Ambarlarda, kabloların yerleştirilmesi için fıçı biçimi
sandıklar vardır. Baş taraf içeri doğru kıvrıktır. Gemi düşük
hızlı bir motorla donatılmıştır.
İlk deniz altı kablosu 1850-1851’de Douvres ile Sangalte
arasında, özellikle kablo döşemek için donatılmış olan
Goliath adlı romorkörle döşenmiştir. Dünyanın en büyük kablo
gemisi olan ünlü Great-Eastern, özellikle Atlas
okyanusuna döşenen ilk kablo ve 1870’de Bombay’dan Aden’e
döşenen kablo için birçok kere kiralanmıştır. Başlangıçta kablo
döşemek ve onarmakta kullanılan gemiler, bu özel işe göre
hazırlanmış normal gemilerdi. Kablo gemisi olarak yapılan ilk
gemi 1872’de inşa edilen Hooper adlı gemidir, bunu
sonradan Faraday izledi. Bugün yeryüzünde sayısı kırkı
bulan açık deniz kablo gemilerinin en büyüğü “Long Lines” adlı
amerikan gemisidir. 155 m boyundaki, 9 312 tonluk bu gemi, çağın
en modern elektronik aletleriyle donatılmıştır. 31,7 mm çapında,
2 000 deniz mili uzunluğunda kablo depolayabilecek üç kablo
tankından başka, onarım işlerinde kullanılacak 100 mil
uzunluğunda yedek kablo alabilen bir yardımcı tankı vardır.
Döşeme sırasında, okyanusun bazı derinliklerinde kablonun dibe
vardığı uzaklık 40 mili bulur. Gemi bu durumda bile 8 millik
düzenli bir hızla döşeme işini sürdürebilmektedir. Bk. DENİZALTI
KABLO GEMİSİ.
KADET
Bk. CADET
KADIRGA
i.
(yun. Katergon’dan). Kürek ve yelkenle hareket edebilen
eski tip bir yelkenli. // Eski devirlerde kürek ve yelken ile
yürütülen, süratli ve yönetimi kolay bir savaş gemisi tipidir.
// Kürekli, iki direkli yelkenli, özellikle Akdeniz’de
kullanılmış olan harp gemisi: İkiyüz elli kıta kadırga ve
baştarda hazır olup... (Peçevi). // Kaptana kadırgası.
Bk. KAPTANA. // Patrona kadırgası. Bk. PATRONA.
Kadırga,
özellikle Akdeniz’de kullanılmış bir gemidir. Alelade kadırganın
boyu ortalama 46,65 m, genişliği 5,83 m idi. Her bordasında 25
küreği vardı, bunlar güverte hizasını aşan kürek küpeştelerine
takılırdı. Tekneler ince uzundu. Kürekçilerin oturdukları iki
taraftaki sıraların (oturak) arasında, geminin ortasında, baştan
geriye kadar bir geçit (baş-kıç ara köprüsü) vardı. Bunun baş
taraf sonunda, 24 librelik gülle atan bir top ve iki bordasında
yine başa atan sekizer librelik birer top vardı. Bunlara takip
topu denirdi. Kaptan kamarası gerideydi (pupa) ve bu kamara ile
oturaklar arasında dört köşe ve sıralar döşenmiş bir boş alan
vardı; bu, günümüzdeki lumbar ağzı veya üst tava’dır. Buraya
takılan bir merdiven (iskele) ile kadırgaya girip çıkmak
mümkündü. Baş tarafta “romlata” denilen ve gemicilere ayrılmış
bir kamara vardı. Geminin başı gaga denilen ve eski çağ
kadırgalarındaki mahmuzun bir taklidi olan sivri ve uzun bir
okla biterdi. Yelken donanımı, biri kısa, öbürü uzun (yani ana
direk) iki parçadan meydana gelen çift direkti. Ana direğin
tepesinde, yelken halatlarının üzerinden kayarak kolyca aktığı
dökme demirden tekerlekler (makara dili) geçirilmiş birçok delik
vardı. Çarmıklı olan direkler, kürek küpeştelerine sartiye
denilen ipler ve makaralarla bağlanıp gerilirdi. Her direkte
latin yelkeni denilen üst kenarı ağaç bir serene sarılmış üç
köşeli yelken vardı. Her zaman kullanılan yelkene orta yelken,
çok hafif rüzgarlı havalarda kullanılan çok büyük yelkene can
kurtaran (çünkü bir kuruluğa oturulduğu zaman tekneyi
yüzdürmek için bu yelken açılırdı) ve fırtınalı havalarda
kullanılan daha küçük yelkene de borda yelkeni veya
fırtına yelkeni denirdi. Ana direğin arka tarafında gabya
denilen bir tür çanaklık vardı. Kadırgalar çok süslü
yapılırdı. Mürettebatın seçimi çok değişik şekillerde olurdu.
Bunlar bazen hükümlülerden, bazen de yeter sayıda kürekçi
bulunamayınca, zorla toplanan adamlardan meydana gelirdi, fakat
netice olarak Fransa’da kürekçilerin hemen hepsini kürekçibaşı
sağlardı. Berberi memleketlerinde, tutsak olarak getirilen
hıristiyanlar, korsanların ve Türklerin kadırgalarında bu ağır
işte kullanılmıştır. Kadırgalar Fransa’da Louis XIV zamanından
sonra az kullanıldı, bu tarihte kadırga donanması, kalyon
donanmasından (kaba karınlı ve yelkenli gemiler) ayrıydı.
1748’de ise kadırga artık ortadan kalktı. Baltık’ta Ruslarla
İsveçlilerin kadırgaları vardı, İspanya, Napoli, Papalık,
Venedik kadırgaya sahip olan son devletlerdir.
Osmanlı denizciliğinde yürütücü gücü esas olarak kürek ve
yardımcı olarak da yelken olan gemilere çektiri denirdi.
Fakat bu tip gemiler kürek sayısına (yani bir bordadaki kürek
sayısına veya oturak sayısına) göre isimlenirdi: 10-17
oturaklıya fırkata (fr. frégate), 18-19 oturaklıya
perkende veya birgende (fr. brigantine), 20-24
oturaklıya kalite (fr. galiote), 25 oturaklıya kadırga
(fr. galére), 26-36 oturaklıya baştarda (fr. galére
batarde), bu tipin daha yüksek ve geniş olanına mavuna
(mahon veya galeozza) ve kürekçilerin üstünde ayrıca top
yerleştirilmiş bir ambar bulunan tipine göke (cogghe veya
cogue) denirdi. Keşif, haber ulaştırma ve gözcülük hizmetlerinde
kullanılan 7-10 oturaklı çektirmeler ise kırlangıç adını
alırdı.
KALİTE
i. (ital.
galeotta’dan). On dokuz veya yirmi dört kürekçisi olan
çektiri türünden harp gemisi. (Buharlı gemilerden önce
kullanılan savaş gemisi tiplerinden biriydi. Daha çok deniz
takipleri için kullanılırdı.)
KALYON
i. (esk.
yun. galea > ital. galea’dan). Üst güvertesinden
başka, alt alta üç sıra top güvertesi olan, eski tip bir savaş
gemisidir. İki sıra topu olanlara ise, kapak, karaka isimleri
verilir. Kalyon sınıfından sayılırlardı. Yelkenli ve kürekli en
büyük savaş veya yük gemisi: Dolmabahçe önünden ben
çekseydim Halic’e, / Kızaklara bindirip kalyonları! (Y. Z.
Ortaç). // 3 direkli, kabasorta donanımlı, civadrası bulunan en
büyük, en güçlü harp gemisi tipidir. 2-3 ambarlı olur. Boyu
40-70 zirâ, personeli 600-1000 kişi arasında değişir. Üst
güvertesinden başka alt altaüç sıra top güvertesi olur. Birbiri
ardına üç sıra topu olan kalyonlara “Üç Ambarlı” denilir.
İki sıra topu olanlara “Kapak”, “Karaka” (Karavela) gibi
isimler verilir.
Göke veya Güge, Barça, İngilizlerin “Carrack” dedikleri
gemiler, Karaveller, hep Kalyon cinsi gemilerdir.
Karavel veya Karavela’lar dört büyük yelkeni olan gemilerdir.
En büyük Kalyonlara “Küke” denilir ki 1.500-2.000 tondur.
2.000 asker taşırlar.
Osmanlılarda kalyonların üç ambarlı ve kapak
adı verilen başlıca iki çeşidi vardı. Üç ambarlı, en üst
güvertesinden başka üç alt güvertesinde de top bataryası bulunan
ağır ve hantal yapılı, yalnız yelkenle yürütülen bir gemi tipi
idi. Kapak, ana güvertesinden başka iki alt güvertesinde top
bataryası bulunan daha hafif bir kalyondu. Buna “karaka” da
denirdi. Üç direkli olan bu gemilerin her direği üç parçadan
(ana, gabya, babafingo) meydana geliyordu. Her parçada bir seren
yelkeni, yalnız mizana direği arasında latin yelkeni
bulunuyordu. Baş yelkenleri genellikle üç filoktan ibaretti.
KALYOT
i. Bk.
GALYOT.
KANCABAŞ
blş.
i. Başları kancaya benzer şekilde yapılmış tekneler. //
Çoğunlukla tüccar yelkenlilerinde görülen yay biçiminde geriye
kıvrık bodoslama. (Bk. GAGABURUN.) // Balıkçı alamanasının diğer
adı. Bk. ALAMANA.
KANO
i.
(ispanyolca. Canoa, tekne’den fr. canot ).
Güvertesi olmayan kürekli, buharlı veya motorlu tekne. Bu
tekneler tahtadan, bazen de alüminyumdan yapılır. Bk. SANDAL. //
Padıl kürekle yürütülen küçük, dar deniz aracı.
KAPAK
i. (esk.
türk. Kapģak’tan). Bk. KALYON.
KAPI GEMİSİ
Denizaltı mania hattını açıp kapayan tekne.
KAPTANA
KADIRGASI
Bk. KAPUDANE-İ
HÜMAYUN
KAPUDANE-İ
HÜMAYUN
Kapudane denilen
amiral’in bindiği gemi. (Amiral gemisinin flaması, sancak altına
takılırdı. Gemide biri yeşil, öteki lırmızı iki bayrak
bulunurdu. Yeşil bayrağın ortasında “zülfikar”, kırmızı bayrağın
ortasında ay ve yıldız vardı.)
KARAKA i. (ar. k.). Ortaçağda ve XVII. yy. sonlarına kadar
kullanılan büyük gemi.
Portekiz karaka’larının su üstünde kalan kısmı çok
yüksekti; baş be kıç taraflarında da büyük kamaralar vardı.
Genellikle üç hatta dört direkliydiler. Sonraları, daha çok
Portekiz ile Hindistan arasında sefer yapan büyük yük gemisi
olarak tanındı. Aralarında çok büyük tekneler vardı; Hindistan’a
giderken 1592’de İngilizlerin eline geçen Madre de Deus,
adlı karakanın 1 600 ton olduğu sanılır. Karakalar savaş gemisi
olarak da kullanıldı.
KARAKOL
veya
SAHİL KORUMA GEMİSİ Bir sahanın kontrol görevini yapan
gemilerdir. // Bir sahanın, sahillerin kontrolunu yapan
gemilerdir. // Belirli bir kıyı bölgesi veya deniz sınırı
boyunca düzenli ve sürekli faaliyet göstererek buralardan
düşmanın sızmasını önleyen küçük çapta savaş gemisi. //
Limanların ve karasularının karakol görevini yapan, güvenlik ve
asayiş sağlayan küçük deniz aracı. Bk. MUHAFIZ GEMİSİ.
KARAKOL
TORPİDO BOTU
Hücumbot. Kısaca
PTB. Bk. TORPİDO BOT.
KARAMÜRSEL
i. (Karamürsel
yer adından). Marmara denizi kıyılarında işleyen
küçük teknelere verilen ad. (Osmanlılar, denizde ilk defa bu
tekneleri kullandılar.)
KARAVELA
i.
(portekizce caravela’dan). Çok büyük, dört yelkenli deniz
teknesi.
KARAVELE
Pruva
direği kabasorta, grandi direği latin donatılmış yelkenli tekne,
kalyon. Kristof Kolomb ve Magellan bu tip tekneler
kullanmışlardır. // Pruva direği kabasorta, grandi direği latin
donatılmış tekne, kalyon. Christoph Colomb ve Magellan bu tip
tekneler kullanmışlardır.
KATAMARAN
i.
(Tamil dilinden k.) Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten
yapılan sal. (Brezilya, Hindistan, Antil adaları yerlileri
tarafından kullanılır; yelken ve padıl kürekle yürütülen ilkel
bir teknedir. Bu teknenin modern örneklerine de aynı ad
verilir.) // Havuzlarda kullanılan yüzer sallar. // Birbirine
bitişik iki tekne.
KATIR
İngiltere’de
bir çeşit balıkçı teknesi.
KAYIK
i. (kaymak’tan
kay-ık). Çeşitli boy ve biçimlerde, kürek, yelken veya
bazen motorla hareket eden nehir, göl ve denizde dolaşmak veya
belirli ağırlıkta yük taşımak için kullanılan güvertesiz küçük
tekne: Ey yağ gibi üç çifte kayıklarla kayanlar, / Ey
Maltepe’den Pendik’i bir hamle sayanlar! (M.A. Ersoy).
Sadrazam Ali Paşa önde kendisinin ve sayılı, misafirlerinin,
arkada adamlarının kayığı ile Boğaziçi’nde gezintiye çıkar
(F.R. Atay). O zamanlarda erkeklerle kadınlar ayrı ayrı kayık
ve sandallarla gezmeğe çıkarlardı (A.Ş. Hisar). // Baş
tarafı öne doğru uzun, kıç tarafı çok yüksek, livard biçimi
yelken ve bir de serene açılan gabya yelkeni olan tek direkli
küçük kıyı gemisi. // Portekiz’de Algarve kıyısında kullanılan
12 m uzunluğunda, her birine latin yelken açılan iki direkli
balıkçı gemisi, (Chaique de denir). // XVI. ve XVII.
yy.larda bir kadırgada bulunan iki sandaldan her biri (Kayık,
kürekçilerin oturması için altı tane oturağı bulunan, oniki
kürekli, 8,45 m uzunluğunda ve 2,11 m genişliğinde bir tekne
idi. Kano [cano] denilen sandallar kadırganın
yedeğinde çekilerek görüldüğü halde kayık hemen her zaman
kadırganın güvertesine alınırdı.)
Kayık’ta
yürütücü güç kürek ve bazen direğe açılan yelkendir. Genellikle
ağaçtan bazen branda, deri, kauçuk veya lastikten yapılanları da
vardır. Çeşitli biçimdedir; tek, çift ve pek seyrek olarak, üç
küreklisi de (yarış kayıklarında daha fazla) olur. Kullanma
amacına göre gezi, yük, balıkçı, ateş ve yarış kayığı, piyade,
salapurya, pazar, kum ve alamana kayığı gibi adlar alır. Bazı
kayıklarda yürütücü kuvvet olarak tekne içine koyulan veya
gerisine takılan motor kullanılır. Sandal ve filika
deyimleri de bu anlamdadır.
KAZA FİLİKASI
Yolcu
gemilerinde denize adam düşmesi halinde hemen denize mayna
edilebilecek şekilde hazırlanmış filika.
KEÇ
i. (ing.
ketch’den). İki direkli, civadralı küçük yelkenli tekne (Yat
tipi). // İki direkli, yan yelkenleri olan civadralı bir
yelkenli tekne tipi. // Çift direkli yelkenli gemi. (Arka direği
ön direğinden küçük ve dümen çatkınının önündedeir.)
KERESTE
GEMİSİ
Özel olarak
kereste taşımak üzere yapılmış gemi.
KESMELİ TARAK
GEMİSİ
Deniz dibini
keserek iş gören tarak gemisi.
KEŞİF BOTU
Nehir, göl ve benzeri yerlerde keşif yapan şişirme bot.
KEŞİF GEMİSİ
Keşif
görevinde bulunan gemi.
KILAVUZ ARACI
Kılavuzların kılavuzlayacakları gemilere girip, çıkmalarını
sağlamak için tehlikesiz sularda kullandıkları küçük kılavuz
aracı. Pilot Botu.
KILAVUZ
BARKOSU
Gidilen bir yerde kılavuzluk etmek belgesi bulunan kılavuzun
bindiği barko.
KILAVUZ
GEMİSİ
Kılavuzluk
sahaları arasında demirlenmiş olarak veya dolaşarak denizden
gemileri karşılayıp motoru ile kılavuz veren, küçük, fakat
denize dayanıklı gemi. // Açık denizlerde kılavuz alıp verebilen
büyük kılavuz aracı. // Açık denizlerde, belli alanda limana
giren gemilere klavuz veren ve çıkan gemilerden klavuz alan,
seyir halinde gemi.
KILAVUZ
TEKNESİ
Bk. KILAVUZ
ARACI, KILAVUZ GEMİSİ.
KILİPER
i.
(?). XIX. yy.da çok kullanılan hızlı yelkenli. // İnce uzun
tenezzüh teknesi.
Kıliper,
yelkenli ticaret gemileri hantal görünüşlüydü ve süratsizdi.
Ama, son yüzyılın başlarında, o zamana kadar kanuni sayılan bazı
seferler (zencilerin taşınması) yasak edildi. Uzun tekneli, ince
uçlu gemiler yapılmağa başladı; bu yüksek direkli ve hızlı
gemiler, yapıldığı şehrin adından ötürü Baltimore kıliperi
diye adlandırıldı. 1850’ye doğru bunlar yerlerini daha iri
fakat aynı derecede hızlı gemilere bıraktı. Yeni gemiler San
Fransisco, Avustralya ve Çin (çay nakli) seferine çıkıyordu.
Kıliper, buharlı gemilerden sonra ortadan kalktı.
KIRLANGIÇ
i.
(esk.türk. karģılaç veya karlıģaç’tan). Buharlı
geminin icadından önce savaş gemisi olarak kullanılan gemi.
(Karamürsel çekdirmelerinin en küçüğü idi. Donanmada keşif,
muhabere ve karakol hizmeti görürdü.)
KIYI BOTU
Liman
içi yolcu teknesi.
KİK
Gemilerde
deniz filikası olarak kullanılan, kürek ve yelkenle yürütülen
bindirme kaplamalı, aşırtma kürekli ince yapılı teknelerdir. //
25/30 kadem boyunda aşırma 4/5 kürekli narin deniz aracı. //
Başı ve kıçı aynı olan ve kürek veya yelkenle hareket eden ince
yapılı ağaç tekne. Kürekçiler aşırmalı olarak otururlar. //
25/30 kadem boyunda, tek oturaklı, 4/5 kürekli tekne. // Gemi
komutanı için tahsis edilmiş vasıta motoru (Komutan Kik’i).
KİRA KAYIĞI
Gezinti için kiralan kayık: Boğaziçi iskelelerinde kira
sandalları kira kayıklarından daha ziyadeleştiği gibi yalıların
da eskiyen kayıkları yerine kikleri çoğalıyordu (A.Ş.
Hisar).
KİRLİ GEMİ
Ham
petrol ve kalın akaryakıtlar taşıyan gemi. // Ham petrol,
fuel-oil, akaryakıt gibi kirli mal taşıyan tanker.
KOFF
Beher
direğindeaçevela gönderli yelken olan, iki direkli eski hollanda
teknesi.
KONSERVE
FABRİKA GEMİSİ
Tutulan
balıkları işleyip konserve yapan gemi.
KORSAN GEMİSİ
Deniz
hırsızlığı ve korsanlık yapan gemiler. (Düşman gemilerini
basarak mallarını alan bir devletin donanma gemilerine de aynı
ad verilirdi.)
KORVET
i.
(Hollandalıların takip gemisi Korver’den fr. corvette).
Yelken devrinin, firkateynden daha küçük, fakat aynı biçimde ve
aynı yelken donanımına sahip savaş gemisi. // Günümüzde
denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan ve konvoylara
refakat için kullanılan küçük, hafif gemi. // İlk önceleri silme
güverteli, tek sıra, 18 topu olan yelkenli savaş teknelerine
denilirdi. Sonraları refakat, devriyeve konvoy görevleri yapan
savaş gemilerine de denilmiştir. // 3 Direkli harp gemisidir.
33-39 zirâ boyundadır. Topları 30 adet olup, toplar yalnız
güvertesindedir. 174 personeli vardır. Firkateyn’den küçüktür,
fakat yelken donanımı aynı biçimdedir. // (fr. Corvette)
Hollandalıların takip gemisi Corver’den gelir. Yelken devrinde
Firkateyn’den küçük, fakat aynı biçimde ve aynı yelken
donanımında olan gemilere korvet denilirdi. Bugün denizaltılara
karşı özel olarak silahlandırılmış, konvoylara refakat için
kullanılan, küçük gemilere denir.
Eskiden güverteli basit bir tekne olan korvet, XIX.
yy.da küçük bir savaş gemisi haline geldi; güverte altında tek
bir bataryada yirmi kadar, baş ve kıç kasaralarında da dökme
birkaç kaval topu vardır.
Korvetler filoların evrak, yolcu ve bunun gibi servis
işlerinde kullanılır yahut amiralin işaretlerini diğer gemilere
pasaparola (tekrar etme) ederdi. Deniz Harp okulu öğrencileri
uzun süre yelken kullanmasını korvetlerde öğrenirlerdi.
KOSTER
i. (ing.
coaster) Kıyı limanları arasında seferler yapmak üzere inşa
edilmiş ve donatılmış küçük tonajda yük gemisi. // Kısa sefer
yapan küçük tonajlı (örneğin en çok 499 gros tonilatoluk) yük
gemisi.
Bugün için koster deyince 300 grostonun altındaki
gemiler akla gelir. Bu gemilerin birçok liman giderinden muaf
tutulması, gemi sahiplerini ve inşaatçıları, groston hesapları
300’ün altında, fakat taşıma kapasiteleri yüksek gemiler
inşasına sevketti, böylece bu tip gemilerin planlanması gemi
inşaatçılığında bir bilim kolu haline geldi. Bugünkü kosterlerin
taşıma kapasitesi 2 000 tonun üstüne çıkmıştır ve artık bu
koster irilerine okyanus aşırı limanlarda bile
rastlanabilmektedir.
KOTRA
i. (ing.
cut, kesmek > cutter’den). Genellikle tek direkli,
randalı, ince ve hafif spor yelkenlisi (böyle adlandırılması
suyu kesiyor gibi görünmesindendir): Suad, ara sıra gözlerini
dikişinden kaldırıp, yeşil, köpüklü denizde beyaz yelkeniyle
uçan kotraya bakarak, dalgın, yalnız, meşgul idi (Mehmed
Rauf). // Tek direkli, cıvadralı, iki yan yelkene sahip tekne.
Bk. YAT.
İnce ve narin bir tekne olan kotra, kısa boyludur ve
pupaları çok batıktır. Yarış kotralarında çok ince olan omurga,
yana kaymayı önleyen bir yelpaze biçimindedir. Sabit olan
arması, çubuklu ana direkteki serene açılan yamuk dörtgen büyük
bir yelken ile bir pik ve iki floktan meydana gelir. Eskiden
savaş gemisi olarak kullanılan kotra, yelkenli gemilerden kurulu
harp bahriyesiyle birlikte ortadan kalktı. Bugün gezi ve spor
yapma amacıyle kullanılır.
KOVALI TARAK
GEMİSİ
Dönen aygıtı
üzerinde bulunan kovaların deniz dibini kazıyarak tarama işlemi
yapan tarak gemisi. // Devamlı dönen bakraçlarla deniz dibini
tarayan tarak gemisi.
KÖLE GEMİSİ
Tutsak, esir taşıma işinde kullanılan gemi.
KÖMÜR GEMİSİ
Kömür
taşımağa ayrılan yük gemisi veya kömür taşımak üzere özel olarak
yapılmış gemi. Bk. KÖMÜR TEKNESİ.
KÖMÜR TEKNESİ
Kömür
taşımak için özel olarak yapılmış tekne, gemi. Bk. KÖMÜR GEMİSİ.
KRUVAZÖR
i.
(fr. croiser, kol gezmek’ten croiseur). Açık
denizde kol gezmek, bir filoya veya konvoya keşif yapmak, uçak
ve hat gemilerini düşman uçaklarının veya hafif gemilerin
saldırılarına karşı korumakla görevli, daha çok toplarla
donatılmış hızlı savaş gemisi. // Bir savaş gemisinden daha
hızlı olmasına karşılık, daha küçük ve daha hafif silahlarla ve
zırhlarla donatılmıştır. Bir muhrip ile karşılaştırıldığında
kruvazörün daha ağır silahlarla donatıldığı görülür. Genellikle
görevi açık denizde seyretmek, keşif yapmak, uçak ya da diğer
savaş gemilerinin saldırılarını önlemektir. // Donanma içinde
çok maksatlı olarak kullanılabilen bir gemi tipidir. Büyüklüğü,
taşıdığı silah gücüne göre kendi tipleri arasında; Ağır
Kruvazör, Hafif Kruvazör diye sınıflandırılır. Filo içinde
manevra yeteneği yüksek, vurucı gücü fazladır. // Muhrip ve
fırkateynden büyük tonajda savaş gemisi. // Kol gezmek
sözcüğünden gelir. Açık denizlerde kol gezmek, bir filo veya
konvoya keşif yapmak, düşman saldırılarına karşı korumakla
görevli, daha çok topla donatılmış, hızlı bir savaş gemisidir.
Vurucu gücü fazladır. Manevra yeteneği yüksektir. Tüm
ihtiyaçlarını çok uzun süreli olarak kendi olanakları ile
karşılayabilecek yetenektedir. Büyüklüklerine, silahlarına, zırh
durumlarına göre sınıflandırılırlar.
Yıllar ilerledikçe, çeşitli hacimde, çeşitli silahları olan
çeşitli kruvazör tipleri ortaya çıkmıştır.
Eski kruvazörler, kalyonlardan daha hafif donatılmış,
daha az silahlandırılmış fırkateyn ve korvet tipi gemilerdi.
Modern kruvazörler hat gemilerinden daha hafif zırhlı, hızları
oldukça yüksek, çok değişik tonajlarda yapılmış gemilerdir.
Topları ve tonajları hat gemisininkine eşit olan kruvazörlere
savaş kruvazörü denir. Top çapları biraz daha küçük olanlar
birinci sınıf kruvazör (veya ağır kruvazör) ve
ikinci sınıf kruvazör (veya hafif kruvazör) adını
alır. Bunlardan başka bir de uçaksavar kruvazörleri vardır.
Bunlar (ana topları dahil) bütün toplarıyle uçaklara ateş
edebilir; ayrıca bir amiral ve kurmay heyetine ayrılan ve özel
savaş aletleriyle donatılan kumandan kruvazörleri de
sayılabilir. Almanların Derflinger ve İngilizlerin
Lion’ından sonra, Birinci Dünya savaşında yapılan kruvazör
tiplerinin en önemlilerinden biri İngilizlerin Hood savaş
kruvazörüydü. Yeter derecede zırhlı olmayan bu kruvazör 1941’de
batırıldı; tonajı 42 000, hızı 32 mil idi; 8 tane 380 mm’lik
toplu bataryası vardı. İki dünya savaşı arasında kruvazörler,
Washington deniz antlaşmasına göre 10 000 ton olarak
sınırlanmıştı; yop çapı 203 mm’den büyük olmayacaktı. Bütün
büyük deniz kuvvetlerinde bu tip kruvazörler vardı. Fransa’da
Algérie adlı kruvazörlerle bu tip son derecede gelişmişti.
Algérie, 1942’de Toulon’da intihar etti. Washington deniz
antlaşmasını 1939’dan sonra tanımayan Japonlar, 15 000 tonluk
kruvazörler yaptılar, Amerikalılar da onları taklit ettiler.
1945’ten beri kruvazörlerin tonajını sınırlayan hiç bir anlaşma
yoktur. Hizmetteki kruvazörlerin tonajı 2 000 ile 3 000 tondan,
bazı amerikan kruvazörlerinde 30 000 tona kadar çıkmaktadır.
KUDASTRE
Yaklaşık olarak 50 kadem uzunluğunda Çin Denizi’ne özgü iki
direkli yelkenli tekne.
KURTARMA
GEMİSİ
Karaya oturmuş
bir geminin kurtarılması, batmış bir geminin yüzdürülmesi,
hareket kabiliyetini kaybetmiş bir geminin çekilmesi gibi
işlerde kullanılan gemi. // Çekme gücü yüksek, içinde, karaya
oturmuş veya batmış gemileri yüzdürebilecek, deniz altında ve
üstünde geçici tekne onarımları yapabilecek araçları bulunan,
açık denizde romorkörlük yapabilen gemi. // Kurtarma işleri
yapmak üzere özel olarak yapılmış ve donatılmış gemi.
KURU YÜK
GEMİSİ
Çeşitli ticaret
eşyası taşıyan gemi.
KURYE GEMİSİ
Gemiler arasında haber, emir götüren tekne.
KÜÇÜK BOT
(PATALYA)
12 kadem boyunda
tek çifte bottur.
Kutrani kaplama olarak yapılan; makine, kürek ya da yelkenle
yürütülen yarım güverteli tekne. İşkampavya, hizmet teknesi. Bk.
İŞKAMPAVYA.
LATİN BARKO
Üç köşe latin yelkenli barko.
L.A.S.H. GEMİ
(
ing. “Lighters Aboard Ship – Gemide Layterler” in kısa yazılışı.
Bunlara “Barge Carrier” da denmektedir).Yüklü layterleri
yükleyerek gideceği limana götüren ve orada boşaltan,
boşalanları alarak geri getiren gemi. Yükleme, boşaltma
zamanından ekonomi sağlamak amacıyla yapılmış ve halen
uygulanmaktadır.
LAYTER
Altı düz
tekne. Genellikle, yük boşaltma ve yükleme esnasında kullanılan
tekneler. (Yaklaşık 250 ton civarındadırlar).
Önceleri hafifletici, aktarmacı deniz araçlarına verilen bu
isim sonraları bu tür bütün deniz araçlarını kapsamına almıştır.
Genellikle makineli, az su çeken, geniş karinalı, yaklaşık
olarak 250 ton yük taşıyabilen deniz araçlarıdır. “Şat” ta
denir.Bk. BARÇ, DUBA, MAVUNA, PONTON, ŞAT.
LIBERTY SHIP
[liberti şip] i. (ing.k.). Liberti gemi. İkinci Dünya
savaşında A.B.D. tarafından yapılan 2500 H.P. gücünde yaklaşık
7100 gros tonilatoluk şilep. // İkinci Dünya savaşında, Amerika
Birleşik devletlerinin seri halinde inşa ettiği şilep tipi.
1941 Kasımından 1945 Ekimine kadar 2 710 liberty ship
denize indirildi. Elektrik kaynağı sayesinde inşaat büyük bir
hız kazandı. 133 m uzunluğundaki bu gemiler 2 500 beygirlik bir
makineyle 10 mil sürat yapıyor 10 500 ton yük alabiliyordu.
Savaşta çok işe yarayan ve kullanışlı olan bu gemilerin çoğu
savaştan sonra yabancı memleketlere satıldı.
LIGHT BOAT
Bekçisiz fener gemisi. Belirli yerlere demirlenen bu tekneler,
gemilerin o bölgelerde seyir güvenliğini sağlamak amacıyla ışık,
ses, radyo dalgaları v.b. verir.
LİMAN MOTORU
Liman
başkanlıklarına ait motorlu deniz taşıtı.
LİMAN
RÖMORKÖRÜ
Bir geminin bir
liman içinde yer değiştirmesini (limana giriş, yanaşma, limandan
çıkış) sağlamak amacıyle kullanılan römorkör.
LINE FISHER
Olta
ya da oltalarla balık tutan balıkçı teknesi. Parakatçı.
LINER
Saffıharp
gemisinin eski adı.
LOGGER
Tomruk
gemisi. Tomruk kütük taşımak için özel yapılmış gemi.
LONG BOAT
Bir
ticaret gemisi tarafından eskiden taşınan en büyük ve en geniş
filika. Uzunluğu 32-40 kadem, genişliği 8-10 kadem arası olup
armuz kaplama, düz döşek yapımındadır.
LUGGER
[laggır] i.
(ing. k.). Atlas okyanusu ile Manş limanlarında kabotaj servisi
yapan küçük gemi.
Direk ve
yelken donanımıyle Şar None tipine benzeyen ve alt yelkenlerinin
direğe bağlandığı alt uçların (amoro yakası) biçimi ile ondan
ayrılan yelkenli tekne. Alt yelken pıraçıra (veya lagen) biçimi
yelkendir: Uzun süre kıyı koruması için filolara bağlı olarak
kullanılan lugger’de birkaç tane büyük dökme kaval top vardır.
Fransa’da Birinci İmparatorluk döneminde korsanlar tarafından
kullanıldı. // Aşırmalı, pıraçıra yelkene sahip tek ya da çift
direkli tekne, uskuna. İki yahut 3 floku da olabilir.
Hazırlayan:
Serdar Başaran
Serdar Başaran'a
teşekkürlerimizle
Denizce

09.01.2007
|